24. bölüm / 24
SÖZDE ABİSİ ;) Texting24.Bölüm
Bölümler 24Şu an: 24.Bölüm
- 1 1.Bölüm495 kelime
- 2 2.Bölüm649 kelime
- 3 3.Bölüm456 kelime
- 4 4.Bölüm891 kelime
- 5 5.Bölüm496 kelime
- 6 6.Bölüm1.735 kelime
- 7 7.Bölüm1.807 kelime
- 8 8.Bölüm710 kelime
- 9 9.Bölüm1.756 kelime
- 10 10.Bölüm659 kelime
- 11 11.Bölüm235 kelime
- 12 12.Bölüm1.340 kelime
- 13 13.Bölüm946 kelime
- 14 14.Bölüm1.379 kelime
- 15 15.Bölüm1.007 kelime
- 16 16.Bölüm204 kelime
- 17 17.Bölüm562 kelime
- 18 18.Bölüm565 kelime
- 19 19.Bölüm310 kelime
- 20 20.Bölüm949 kelime
- 21 21.Bölüm744 kelime
- 22 22.Bölüm630 kelime
- 23 23.Bölüm1.021 kelime
- 24 24.Bölüm865 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Duru
O kadar iyi hissediyordum ki içimden sürekli gülümsemek geliyordu. Poyraz ve ben… Sanırım biz olmaya çok yaklaşmıştık. Yarın akşamı düşündükçe kalbim deli gibi atıyor, yüzümdeki gülümsemeye engel olamıyordum. Sanki uzun zamandır hayalini kurduğum bir şey sonunda gerçek oluyordu.
Bu mutluluğumu biriyle paylaşmak istedim. Aklıma gelen ilk kişi de tabii ki Pelin’di. Hemen telefonumu alıp onu aradım.
“Alo, aşkım. N’apıyorsun?” diye sordum, enerjimi ses tonuma bile yansıtarak.
“Evde oturuyorum, aşkım. Bu ses tonuna bakılırsa güzel bir şey olmuş.”
Her şeyimi en iyi bilen canım ya…
“Çok mutluyum! Bize gelsene, anlatayım.”
“Olur. Benim de sana anlatmam gereken şeyler var.”
“Spoiler versen? Merak ettim şimdi.”
“Olmaz.”
Dedi ve telefonu kapattı.
On dakika sonra Pelin kapıdaydı. Heyecanla aşağı inip kapıyı açtım, kolundan tutup onu içeri çektim. Bir an önce odama geçmek, anlatacaklarımı anlatmak istiyordum.
Odaya girer girmez kendimi yatağa attım. Pelin de yanıma oturunca daha fazla dayanamadım.
“Yarın akşam Poyraz’la date’im var!”
Sözcükler ağzımdan çıkar çıkmaz gülümsemem daha da büyüdü. İçim içime sığmıyordu. Hâlâ gerçek olduğuna inanmakta zorlanıyordum. Yıllardır kalbimde taşıdığım o his, sonunda bir ihtimale dönüşmüştü.
Pelin’in gözleri parladı.
“Siz ne ara bu kadar ilerlediniz kızım? Çok mutlu oldum!”
Bana sarılıp saçlarımı okşadı.
“Çok mutlu ol, güzelim.”
“Senden de güzel haberler bekliyorum, diğer yarım.”
Pelin geri çekilip yüzüme baktı.
“Vay, iyi lafmış.”
İkimiz de güldük. Ardından ona döndüm.
“Sıra sende. Anlat bakalım, neymiş benim bilmediğim şey?”
Bir anda yüzündeki gülümseme silikleşti. Bakışları yere düştü, parmaklarıyla tırnaklarını kurcalamaya başladı. Ne zaman gerilse böyle yapardı.
“Duru…” diye başladı, sonra duraksadı.
“Biliyorum, bana sorun olmadığını söyledin. Hatta bizim olmamızı istediğini de biliyorum ama…” Derin bir nefes aldı. “Aramızdaki arkadaşlığa zarar gelmesinden çok korkuyorum. Çünkü sen de benim için gerçekten diğer yarım gibi oldun artık. En zor zamanlarımda yanımdaydın. Seni kaybetmek istemiyorum.”
Gözleri dolmuştu.
İçim burkuldu. Onun neden böyle düşündüğünü anlayabiliyordum. İnsan bazen en çok sevdiği şeyleri kaybetmekten korkardı. …
Elini tırnaklarından uzaklaştırıp avucumun içine aldım.
“Sakin ol. Seninle aramızdaki arkadaşlığı hiçbir şey bozamaz.”
Pelin gözlerime bakarken dudaklarını birbirine bastırdı. Sanki söyleyeceği şeyi nasıl anlatacağını hâlâ bilemiyordu.
Sonunda derin bir nefes aldı.
“Biz abinle sevgiliyiz.”
Bir an yüzüne baktım.
Sonra kahkahayı bastım.
Öyle bir gülüyordum ki Pelin’in yüzündeki endişe, yerini şaşkınlığa bırakmıştı. Bana tuhaf tuhaf bakarken kendimi toparlamaya çalıştım ama mümkün değildi.
“Kızım, bu mu bizim aramızı bozacak olan? Şaka gibisin ya!”
Pelin hâlâ neye güldüğümü anlamamış gibi yüzüme bakıyordu.
“Yengem!”
Bu kez ikimiz de gülmeye başladık.
Beni kendine çekip sıkıca sarıldı. Ben de kollarımı ona doladım.
“Bilmiyorum işte…” diye mırıldandı omzuma. “Sen abine çok düşkünsün. Daha önce hiçbir sevgilisiyle de anlaşamadım. Ne kadar bizi yakıştırsan da belki…”
Cümlesini tamamlayamadı.
Başımı hafifçe geri çekip yüzüne baktım.
“Belki ne, Pelin? Bir ihtimal mi?”
Dudaklarımı büzüp başımı iki yana salladım.
“Öyle bir ihtimal yok, birtanem. Sen başkasın.”
Elimi saçlarına götürüp başının üstünü öptüm.
“Senin benim için ne ifade ettiğini bilmiyor musun? Hem ben seni sadece abimin sevgilisi olarak görememki sen zaten benim ailemden gibisin.”
Pelin’in gözleri yeniden doldu. Bu kez endişeden değil, mutluluktandı.
Bu kızı gerçekten çok seviyordum. Çünkü ikimiz de birbirimizin yaralarını sarmıştık. En kötü zamanlarımızda birbirimize tutunmuş, kimsenin bilmediği yanlarımızı birbirimize göstermiştik. Bazen insanın kan bağıyla bağlı olduğu kişilerden çok, kendi seçtiği insanlar anlıyordu onu.
Pelin benim için öyleydi.
O, benim diğer yarımdı.
Birbirimize biraz daha sarıldıktan sonra konu ister istemez dedikoduya geldi. Abimle ne zaman yakınlaştıklarını, ilk kimin adım attığını, bu ilişkiyi benden neden iki gündür sakladığını tek tek sordum.
İki gündür benden gizlediğini öğrenince onu biraz azarladım. Ardından ikimiz de gülmeye başladık.
Sonra sıra yarın akşama geldi tabii.
Poyraz’la nasıl giyineceğimden ne konuşacağımıza kadar her şeyi konuştuk. Sanki yarın akşamı şimdiden yaşamıştık. Pelin’in heyecanı benimkinden aşağı kalmıyordu.
Gece ilerleyip saat geç olduğunda abime haber verdik. Pelin’i evine bırakmak için birlikte çıktılar.
Kapı kapandıktan sonra odama döndüm. Pijamalarımı giyip yatağıma uzandım. Tavana bakarken yüzümdeki gülümseme yine kendiliğinden belirdi.
Yarın…
Poyraz’la geçireceğim o akşamı düşündüm. Bana nasıl bakacağını, neler konuşacağımızı, yan yana yürürken ne hissedeceğimi…
Kalbim yine hızlandı.
Belki de ilk kez bir şeylerin güzel olabileceğine bu kadar inanıyordum.
Gözlerimi kapattım. Aklımda Poyraz, yüzümde kocaman bir gülümseme vardı.
Ve ben, yarının hayalini kurarak uykuya daldım.
…
Sabah uyandığımda telefonumda Poyraz’dan bildirimler görmek, güne başlayabileceğim en güzel şeydi.
Poyraz: Günaydın
Poyraz: Nasılsın?
Duru: Günaydınnn
Duru: İyiyim, sen?
Poyraz: Ben de çok iyiyim de…
Duru: Ne eee?
Poyraz: Bir şeyi merak ediyorum.
Duru: Sor bakalım.
Poyraz: Neden hep günaydın yazarken üç tane n kullanıyorsun? Hep merak etmişimdir.
Duru: Odunsun işte.
Poyraz: Sen öyle diyorsan öyleyimdir.
Duru: Aferin puahdjahshsh
Duru: Önemsediğin kişilere ya da mutlulukla yazdığın mesajlarda n harfini uzatarak günaydın dersin. Tek n ile yazdığımda garip, soğuk hissediyorum.
Poyraz: O zaman günaydınnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn.
Bu mesaja 🤍 ifadesini bıraktınız.
Poyraz: Akşam sekizde hazır ol, güzelim.
Biraz eğlenmekten sorun olmaz diye düşünerek yazdım.
Duru: Ne akşamı?
Poyraz: Yemedim bu sefer. Unutmadığını biliyorum, güzelim. Akşam görüşürüz.
Duru: İstesem inandırırım da neyse.
Duru: Görüşürüz.
Poyraz mesajınıza 🤍 ifadesini bıraktı.
Uzun süredir bölüm atmıyorum bunun tabiki sebepleri var uygulama kitabı silince biraz uygulamaya sinir oldum bir daha bu uygulamaya yazmamayıda düşündüm ama en sonunda sizin mesajlarınız sayesinde uygulamaya bi şans daha vererek okuyamayanlar için kitabı baltan yayınladım bütün okuyucu sayılarım beğeni sayılarım gitti mıtivasyonum düştü ama yinede burdayım umarım bölümü sevmişsinizdir lütfen yorum yapın yarın date bölümü geliyor uzun bi bölüm olucak görüşürüzzz datede (3 z ile puahsksjhd) 💖😻💖😻💖💞💞💞
Bölüm etkileşimi
