Kaderin Eşiğinde

Vaveyla Yazarı: geceolanyazar 56

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 26Şu an: Kaderin Eşiğinde

Medya: Eylül ve Aras yakın dövüş yaparken...

Sabahın ilk saatlerinde karargâh her zamanki düzeniyle güne başlamıştı. Nöbet değişimleri tamamlanıyor, eğitim alanında askerler hazırlıklarını yapıyor, komutanlık binasının koridorlarında ise günün ilk raporları teslim ediliyordu. Aynı saatlerde ikinci kattaki makam odasında Albay, masasının üzerindeki dosyayı kapatıp karşısında hazır ola duran Aras'a baktı. İki hafta önce ölümün kıyısından kurtarılan yüzbaşının omzundaki yara büyük ölçüde iyileşmiş, yeniden göreve dönebilecek duruma gelmişti.

Albay dosyayı önüne doğru uzatarak, "Sağlık kurulundan onay çıktı. Bugün itibarıyla yeniden aktif görevdesin, Yüzbaşı." dedi. Aras dosyayı alıp göz gezdirdikten sonra başını kaldırdı. "Emredersiniz komutanım."

Albay pencerenin önüne yürüyüp aşağıdaki eğitim alanını işaret etti. "Bugünden itibaren Kurşun Timi'nin sorumluluğu sende olacak. Timin hazır. Önce birlikte eğitimlere katılacak, birbirinizi tanıyacak, ardından görevlere çıkacaksınız."

Aras sessizce başını salladı.

Albay sözlerine devam etti. "Bugünkü parkur eğitimi Yüzbaşı Eylül Karahanlı'nın sorumluluğunda. Kendisiyle zaten tanışıyorsunuz. Bundan sonra iki tim zaman zaman ortak eğitim yapacak. Birbirinizin çalışma disiplinini öğrenmeniz önemli."

"Anlaşıldı komutanım."

Albay hafifçe gülümsedi. "O hâlde vakit kaybetmeyin. Timini al ve eğitim alanına geç."

---

Eğitim alanında hazırlıklar tamamlanmıştı. Kurt Timi tam teçhizatlı hâlde parkurun önünde sıralanırken Baran son kez engelleri kontrol ediyor, Hakan, Burak ve Selim ekipmanlarını gözden geçiriyordu. Eylül ise timinin karşısında dimdik duruyor, elindeki listeyi inceliyordu. Başını kaldırıp net bir ses tonuyla, "Bugünkü eğitim süre üzerine olacak. Parkuru ikili gruplar hâlinde tamamlayacaksınız. Biriniz hata yaparsa ikiniz de zaman kaybedersiniz. Operasyonda da durum bundan farklı değildir. Burada önemli olan hız kadar ekip uyumudur." dedi. Kurt Timi hep bir ağızdan, "Emredersiniz komutanım!" diye karşılık verdi. Eylül tam eşleşmeleri açıklayacağı sırada eğitim alanının girişinden gelen adım sesleri herkesin dikkatini oraya çevirdi.

En önde Aras, arkasında ise yeni kurulan Kurşun Timi vardı. Beş asker nizami adımlarla yürüyerek Eylül'ün önünde durdu. Aras'ın verdiği komutla hepsi aynı anda hazır ola geçti. Ardından tim tek bir ağızdan, "Yüzbaşım, Kurşun Timi albayın emriyle eğitim alanına intikal etmiştir!" diye tekmil verdi. Eğitim alanındaki kısa sessizlikten sonra Eylül askerleri dikkatlice süzdü. Üniformaları düzenli, duruşları disiplinliydi. Başını hafifçe sallayarak selamı aldı. "Hoş geldiniz." dedi sakin ama otoriter bir sesle.

Aras selamını bozmadan, "Teşekkür ederim Yüzbaşım. Az önce dediğim gibi Albay'ın emriyle bugünkü eğitime Kurşun Timi olarak katılacağız. Uygun görürseniz eğitimi sizin sorumluluğunuzda tamamlamak istiyoruz." dedi. Eylül kısa bir an düşündü, ardından, "Uygun. Bugünkü eğitim ortak yürütülecek." diye karşılık verdi. Sonra yüksek sesle, "Dikkat!" komutunu verdi. Hem Kurt Timi hem de Kurşun Timi aynı anda toparlandı.

Eylül elindeki listeyi kapattı. "Eşleşmeler değişti." dedikten sonra isimleri tek tek okumaya başladı. "Hakan, Emre... Burak, Oğuz... Selim, Berk... Baran, Kadir..." İsimleri duyulan askerler vakit kaybetmeden eşlerinin yanına geçti. Kısa bir sessizliğin ardından Eylül gözlerini Aras'a çevirdi. "Ben açıkta kaldım. Yüzbaşı Demir, siz benimle eşleşeceksiniz."

Aras başını hafifçe eğerek, "Anlaşıldı Yüzbaşım." dedi. Baran etrafına göz gezdirip gülümseyerek, "Komutanım, galiba bugünkü parkurun en iddialı eşleşmesi belli oldu." deyince birkaç asker gülümsememek için kendini zor tuttu. Eylül ise ifadesini bozmadan Baran'a baktı. "Parkur kimseye ayrıcalık tanımaz Baran. Kim daha iyi hazırlanmışsa o kazanır." dedi. Aras da sakin bir ifadeyle, "O zaman güzel bir antrenman olacak." diye ekledi.

Eylül elindeki listeyi kapattıktan sonra düdüğü avucunda çevirdi ve karşısında sıralanan iki timi baştan sona süzdü. "Parkuru tek tek koşacaksınız." dedi sakin ama otoriter bir sesle. "Herkes yalnızca kendi rakibiyle değerlendirilecek. Diğerleri süre tutacak. En iyi süreyi yapan kazanır. Hazırsanız başlayalım."

İki tim aynı anda, "Emredersiniz Yüzbaşım!" diye karşılık verdi.

Eylül ilk eşleşmeye baktı.

"Baran ve Kadir."

İkisi de başlangıç çizgisine geçti. Önce Baran parkuru koştu. Baran kronometre durduğunda kenara geçti, ardından Kadir aynı parkura çıktı. İkisi de başarılı bir performans sergilese de birkaç saniyelik farkla kazanan Baran oldu.

Eylül sonucu not ettikten sonra ikinci eşleşmeyi açıkladı.

"Hakan ve Emre."

Önce Hakan, ardından Emre parkuru tamamladı. Emre son engelde zaman kaybedince kazanan Hakan oldu.

"Sıradaki... Burak ve Oğuz."

İki asker de parkuru hatasız bitirdi ancak Burak daha iyi süre elde ederek eşleşmeyi kazandı.

"Selim ve Berk."

Berk oldukça iyi bir derece yaptı fakat Selim son bölümlerde temposunu artırarak parkuru daha kısa sürede tamamladı.

"Kazanan Selim."

Bütün eşleşmeler tamamlandıktan sonra Eylül son kez başını kaldırdı.

"Son eşleşme..."

Bakışları Aras'a döndü.

"Yüzbaşı Aras."

Aras sessizce başlangıç çizgisine ilerledi. Eylül de birkaç metre yanındaki başlangıç noktasına geçti. Eğitim alanındaki herkes dikkatini iki tim komutanına vermişti.

"Önce Yüzbaşı Aras."

Baran düdüğü çaldı. Aras parkuru güçlü bir tempoyla tamamladı. Son engeli geçip bitiş çizgisine ulaştığında süre açıklandı.

"İki dakika kırk saniye."

Aras kenara çekildi. Bu kez Eylül başlangıç çizgisindeki yerini aldı.

"Başla!"

Düdük sesiyle birlikte Eylül parkura girdi. Engelleri akıcı ve hatasız geçti. Son tırmanıştan indikten sonra temposunu biraz daha artırdı ve bitiş çizgisini geçti.

Baran kronometreye bakıp gülümsedi.

"İki dakika otuz sekiz saniye."

Aradaki fark yalnızca iki saniyeydi.

Aras hafifçe gülümseyerek, "İki saniye... Gerçekten çok küçük bir fark." dedi.

Eylül matarasından bir yudum su alıp sakince karşılık verdi.

"Operasyonda bazen iki saniye bile sonucu değiştirir."

Aras başını salladı.

"Buna katılıyorum."

Eylül elindeki listeyi kapattı ve iki timi birden süzdü.

"İlk etap tamamlandı. Eşleşmelerin kazananları; Baran, Hakan, Burak, Selim ve ben. Beş dakika mola. Ardından ikinci etaba geçeceğiz."

"Emredersiniz Yüzbaşım!" sesi eğitim alanında hep bir ağızdan yankılandı.

"Emredersiniz Yüzbaşım!" sesi eğitim alanında yankılanırken askerler kısa mola için kenara çekildi. Kimi matarasından su içerken kimi de az önce yaptığı hataları kendi arasında değerlendiriyordu. Eylül ise elindeki not kağıdına dereceleri yazıyor, parkur boyunca dikkatini çeken eksikleri tek tek işaretliyordu. Yaklaşık beş dakika sonra düdüğü tekrar çaldı. "Mola bitti. Herkes toplansın."

İki tim kısa sürede yeniden düzen aldı. Eylül karşılarında durup tek tek hepsine baktı. "Dereceleriniz kötü değil." dedi sakin ama ciddi bir sesle. "Ama ben iyiyle ilgilenmiyorum. Ben daha iyisini istiyorum. Hakan, halat geçişinde hızın iyiydi ama inişte zaman kaybettin. Emre, duvara çıkış tekniğini değiştir. Burak, denge parkurunda gereksiz fren yaptın. Selim, performansın başarılıydı ama son engelde nefesini yanlış kullandın. Berk, ilk bölümde çok iyiydin, sonlara doğru tempon düştü. Baran..." Bakışlarını çocukluk arkadaşına çevirdi. "Süren iyiydi ama rakibini geçtiğini görünce rehavete kapıldın. Operasyonda böyle bir lüksün yok."

Baran hafifçe gülümseyerek, "Haklısın komutanım." dedi.

Eylül bu kez yüzünü Kurşun Timi'ne çevirdi. "Emre, parkurun yarısına kadar oldukça iyiydin. Oğuz, fiziksel gücün yüksek ama çevikliğini geliştirmen gerekiyor. Berk, ekip arkadaşlarını iyi gözlemliyorsun, bu avantajını kullan. Kadir, son engelde yaptığın hata sana birkaç saniyeye mal oldu."

Aras sessizce timini izliyor, Eylül'ün yaptığı değerlendirmeleri dikkatle takip ediyordu. Söylenenlerin neredeyse tamamına katılıyordu.

Eylül not kağıdını kapattıktan sonra, "Şimdi ikinci etap." dedi. "Bu kez hız kadar koordinasyon da önemli olacak."

Tam o sırada Albay eğitim alanına doğru birkaç adım attı. İki tim aynı anda hazır ola geçti.

"Rahat." dedi Albay. Ardından Eylül'e dönerek, "Nasıl gidiyor?"

Eylül kısa ve net cevap verdi. "Disiplin konusunda sorun yok komutanım. Ufak teknik eksikler var, onları da çalışıyoruz."

Albay başını salladı. Sonra gözleri Aras'a kaydı. "Yüzbaşı Aras, yeni timin beklentimin altında değil."

Aras asker selamı vererek, "Teşekkür ederim komutanım."

Albay hafifçe gülümsedi. "Ama burada herkesin çıtası yüksek. Buna ayak uydurmanız gerekecek."

"Emredersiniz komutanım."

Albay eğitim alanından ayrılırken Eylül bakışlarını iki timin üzerinde gezdirdi. "Bu etapta hız değil, teknik konuşacak. Yakın dövüş eğitimi yapacağız. Eşleşmeler değişmeyecek. Herkes yalnızca kendi rakibiyle dövüşecek. Kurallar belli; kontrolü kaybetmek yok, gereksiz sertlik yok. Rakibini üç kez yere düşüren kazanır."

İki tim aynı anda, "Emredersiniz Yüzbaşım!" diye karşılık verdi. Eğitim alanının ortasına minderler serilirken Baran ile Kadir ilk olarak öne çıktı. Eylül düdüğü çalar çalmaz ikili mücadeleye başladı. Karşılaşma uzun sürmedi. Baran tecrübesini konuşturdu ve rakibini kontrollü hamlelerle üç kez yere düşürerek galip geldi. Eylül sadece, "Tekniğin iyiydi ama son hamlede dengen bozuldu. Operasyonda bunun telafisi olmaz." demekle yetindi.

Ardından Hakan ile Emre karşı karşıya geldi. İkisi de birbirini uzun süre tarttıktan sonra mücadele başladı. Emre birkaç etkili hamle denese de Hakan savunmasını hiç bozmadı ve doğru zamanda yaptığı hamlelerle karşılaşmayı kazandı. Hemen ardından Burak ile Oğuz mindere çıktı. Mücadele oldukça çekişmeli geçse de Burak rakibine üstünlük kurmayı başardı. Son eşleşmede ise Selim ile Berk karşı karşıya geldi. İkisi de birbirini iyi tanıyormuş gibi dikkatli hareket ediyor, açık vermemeye çalışıyordu. Mücadelenin sonunda kazanan Selim oldu.

Eylül sonuçları not aldıktan sonra başını kaldırdı. Eğitim alanında kısa bir sessizlik oluşmuştu. Herkes son eşleşmeyi bekliyordu. Eylül gözlerini Aras'a çevirdi. "Sıra bizde, Yüzbaşı." dedi sakin bir sesle.

Aras hafifçe başını salladı. "Memnuniyetle."

İkisi de eğitim alanının ortasına geçti. Çevrede duran askerler istemsizce birkaç adım geriye çekildi. Baran kronometreyi bu kez cebine koymuş, kollarını bağlayarak izlemeye başlamıştı. Kimse konuşmuyordu.

Eylül gardını aldı. "Hazırsanız başlayabiliriz."

Aras da gardını alırken hafifçe gülümsedi. "Hazırım."

Baran düdüğü çaldığı anda ikisi de aynı anda harekete geçti. İlk hamleleri birbirlerini tartmaya yönelikti. Ne Eylül gereksiz risk alıyor ne de Aras savunmasını açıyordu. Birkaç saniye boyunca sadece ayak sesleri duyuldu. Aras ani bir hamleyle atıldı ancak Eylül son anda geri çekilip bileğini yakalayarak dengesini bozdu. Aras kendini toparlamayı başarsa da ilk puanı Eylül aldı.

"Bir." diye seslendi Baran.

İkinci raund çok daha sert başladı. Bu kez Aras daha ataktı. İki başarılı hamleyle Eylül'ü geriye çekilmeye zorladı ancak Eylül uygun anı bekledi. Aras'ın omzunu kullanarak yaptığı savurma hareketiyle onu bir kez daha yere düşürdü.

"İki."

Kenarda bekleyen askerler nefeslerini tutmuştu. Kimse tek kelime etmiyordu.

Aras ayağa kalkarken gülümsedi. "Kolay pes eden biri değilim."

Eylül'ün cevabı kısa oldu. "Ben de."

Son raund başladığında ikisi de yorgundu ama bunu belli etmiyordu. Mücadele ilk iki raunddan daha dengeli ilerledi. Uzun süre kimse üstünlük kuramadı. Son anda Aras'ın yaptığı küçük bir denge hatasını fark eden Eylül, fırsatı kaçırmadı. Tek ve kontrollü bir hamleyle rakibini yeniden mindere aldı.

Baran düdüğü çaldı.

"Üç. Kazanan Yüzbaşı Eylül."

Aras birkaç saniye yerde kaldıktan sonra gülümseyerek ayağa kalktı. "Tekniğiniz gerçekten etkileyici, Yüzbaşı." veya "Neden bu kadar saygı gördüğünüzü şimdi daha iyi anlıyorum."

Eylül elini uzattı. "Siz de oldukça başarılısınız. Küçük hatalar dışında."

Aras uzatılan eli sıkarak ayağa kalktı. "O küçük hataları da kapatacağız."

Eylül başını hafifçe salladı. "Umarım. Çünkü bundan sonraki eğitimlerde çıta daha da yükselecek."

İki tim aynı anda sessizce komutanlarını izliyordu. Aralarında bir rekabet başlamıştı ama bu rekabet, saygının önüne geçmeyecek kadar profesyoneldi.
---

Yakın dövüş eğitiminin sona ermesiyle birlikte Eylül düdüğü son kez çaldı. Eğitim alanındaki iki tim aynı anda hazır ola geçti. Eylül, hem Kurt Timi'ni hem de Kurşun Timi'ni tek tek süzdükten sonra sakin ama otoriter bir sesle konuştu. "Bugünkü eğitim burada sona erdi. Eksiklerinizi not aldım. Bir sonraki eğitimde aynı hataları görmek istemiyorum. Dağ hata affetmez, bunu aklınızdan çıkarmayın." İki tim bir ağızdan, "Emredersiniz Yüzbaşım!" diye karşılık verdi. Eylül kısa bir baş hareketiyle, "Dağılabilirsiniz." dedi. Askerler düzenli bir şekilde eğitim alanından ayrılırken Aras da timini yanına alıp kendi bölüğüne doğru ilerledi. Gitmeden önce kısa bir an Eylül'e baktı. "Güzel bir eğitimdi." dedi. Eylül sadece başını salladı. "Görevimiz."

Eğitim alanı yavaş yavaş boşalırken Eylül de komutanlık binasına geçip günün raporlarını teslim etti. Son evrakı da imzaladığı sırada masanın üzerindeki telefonu titredi. Ekranda Zeynep Hanım yazıyordu. Eylül vakit kaybetmeden aramayı cevapladı. "Buyurun Zeynep Hanım." dedi.

Telefonun diğer ucundan her zamanki sıcak sesi duyuldu. "Kızım, biz hazırlanıyoruz. Seni almaya gelelim mi?"

Eylül pencereden dışarıda kararmaya başlayan havaya baktı. "Gerek yok. Eğitim yeni bitti, raporları da yeni teslim ettim. Eve uğrayacak vaktim olmayacak."

Zeynep Hanım birkaç saniye sustu. "Yani... doğrudan mı geleceksin?"

"Evet. Büyük ihtimalle askeriyeden çıkıp doğruca konağa geçeceğim."

"Üniformayla mı?"

"Evet." dedi Eylül hiç tereddüt etmeden. "Üzerimi değiştirecek zamanım yok."

Telefonun diğer ucunda kısa bir sessizlik oldu. Ardından Zeynep Hanım yumuşak bir sesle, "Hiç önemli değil kızım. Sen yeter ki gel. Nasıl gelirsen gel."

Eylül'ün sesi her zamanki gibi sakindi. "Yarım saat içinde orada olurum."

"Dikkatli gel."

"Merak etmeyin."

Eylül telefonu kapattıktan sonra birkaç saniye yerinde durdu. Eğitimin ve gün boyu süren toplantıların yorgunluğu omuzlarına çökmüştü ama bunu belli etmedi. Masasının üzerindeki son evrakları da düzenleyip odanın ışığını kapattı. Koridorda karşılaştığı nöbetçi askerin selamını aynı ciddiyetle aldıktan sonra merdivenlerden inerek karargâhın bahçesine çıktı.

Akşam çoktan çökmeye başlamıştı. Eğitim alanı boşalmış, yalnızca nöbet değişimi yapan askerlerin ayak sesleri duyuluyordu. Eylül otoparka yöneldi, kendi siyah aracının kapısını açıp direksiyonun başına geçti. Kontağı çevirdiği anda motorun sesi sessizliği bozdu.

Kısa bir an karargâh binasına baktı. Ardında görevle geçen uzun bir gün, önünde ise alışık olmadığı kadar kalabalık bir gece vardı.

Derin bir nefes aldı, vitesi ileri taktı ve aracı yavaşça karargâhın kapısından çıkardı.

Farların ışığı karanlık yolu aydınlatırken Eylül, doğruca Yiğit'in attığı konuma göre aşiret konağına ilerliyordu. Üzerinde hâlâ askerî üniforması vardı. Hazırlanmak için zamanı olmamıştı ama bunun hiçbir önemi yoktu. O, görevinden çıkar çıkmaz verdiği sözü tutmak için yoldaydı.

Bu gece kına gecesi vardı.

Yarın ise düğün... Ve Eylül'ü, hiç beklemediği bambaşka bir gün bekliyordu.

15. Bölüm Sonu ✨
Bölüm erkenn geldiiiiiiiiiii🎉🎉
Nasıl buldunuz bölümüüüüüü???

Diğer bölümde ağamızla tanışacağız??

Sizce Ağa'nın mesleği ne olsun??

Bana göre en mantıklısı eski asker olması. İleri de işime yarar oradan olay çıkartırız... Bence şimdi hem holding sahibi olsun hemde ağa hem de eski asker...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

196okunma 10beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18