52. bölüm · SESSİZLİĞİN İÇİNDEKİ BÜYÜ
49.BÖLÜM=BİR FORKS HAYATI
Savaşın üzerinden altı ay geçmişti.Lider yenilmişti
.Onunla birlikte peşindeki grup da dağılmıştı.Forks yeniden sessizdi.Orman yine kuş sesleriyle
doluydu.Uzun zamandır ilk kez…Gerçekten huzur vardı.Luna artık
emeklemeye başlamıştı.Evin içinde durmadan dolaşıyor,
yakalayabildiği her şeye dokunuyordu.
Bir gün Emmett’in ayakkabısını buluyor…Ertesi gün Alice’in çantasını karıştırıyordu.Bütün ev onun kahkahalarıyla
doluydu.Esme her sabah onu kucağına alıyor, Carlisle ise her hafta gelişimini kontrol ediyordu.Artık korkuyla değil…Sevgiyle yaşıyorduk.
Celeste ve Jacob evlecekti bütün hazırlıklar yapıyordu hemde bütün hazırlıklar
Düğün günü geldiğinde bütün Forks sanki bayram yerine dönmüştü
.Tören, ormanın içindeki geniş bir açıklıkta yapılıyordu
.Ağaçların dallarına beyaz ışıklar asılmıştı.Yabani çiçeklerle süslenmiş ahşap bir yol, tören alanına
uzanıyordu.Şelalenin sesi uzaktan huzur veriyordu.Celeste’yi ilk gördüğümde gözlerim doldu.Bembeyaz
, sade ama zarif bir gelinlik giymişti.Uzun koyu saçları dalgalar hâlinde omuzlarına dökülüyordu.Yüzünde
yıllardır görmediğim kadar huzurlu bir gülümseme vardı.Bana yaklaşıp
elimi tuttu.“Heyecanlıyım.”dedi.“Bu normal.”diye gülümseyerek cevap verdim.“Çünkü bugün
hayatının en güzel günlerinden biri.”Jacob ise siyah bir takım elbisenin içinde onu
bekliyordu.Normalde yerinde duramayan Jacob…Bugün şaşırtıcı şekilde sakindi.Ama
Celeste yürümeye başladığında gözlerini ondan ayıramadı
.Aralarında tek kelime geçmedi.Buna gerek de yoktu.Birbirlerine bakışları her şeyi anlatıyordu.
Sam töreni yönetti.Jacob ve Celeste el ele
duruyordu.“Birbirinizi sevgiyle ve sadakatle destekleyeceğinize söz veriyor musunuz?”
Jacob hiç düşünmeden cevap verdi.“Söz veriyorum.”Celeste
gülümsedi.“Ben de söz veriyorum.”Sam başını salladı.“O hâlde…
”“Sizi karı koca ilan ediyorum.”Jacob gülerek Celeste’nin ellerini tuttu.“Artık bana ‘kurtçuk’ demeyi bırakacak
mısın?”Celeste hafifçe güldü.“Hayır.”“Asla.”Herkes kahkahaya boğuldu.Jacob başını iki yana
salladı.“Beklediğim cevaptı.”Sonra birbirlerine sevgiyle sarıldılar.
Akşam olduğunda müzik başladı.Alice herkesi dans pistine çekmeye
çalışıyordu.Emmett yine herkesi güldüren şakalar yapıyordu.Rosalie gülümseyerek onu
izliyordu.Carlisle ve Esme yavaşça dans ediyordu.Ben de Edward’ın elini
tuttum.“Dans edelim mi?”diye sordum.“Büyük bir zevkle.”dedi.Müziğin ritmine yavaşça eşlik ettik.
Başımı omzuna yasladım.“Luna nerede?”diye
fısıldadım.Edward gülümseyerek karşı masayı gösterdi.Luna, Esme’nin kucağında uyuyakalmıştı.Yüzünde
huzurlu bir ifade vardı.İçim sıcacık oldu.Gece ilerlerken gökyüzüne baktım.
Yıldızlar bütün ihtişamıyla parlıyordu.Hayatımız kolay olmamıştı.Kayıplar
yaşamıştık.Savaşmıştık.Korkmuştuk.Ama sonunda…Mutluluğu
bulmuştuk.Edward elimi sıktı.“Ne düşünüyorsun?”Gülümsedim.“Forks artık benim evim.”“O
zaman…”dedi Edward.“Hoş geldin evine.”Başımı
omzuna yasladım.Ormanın serin rüzgârı
saçlarımı savururken sevdiklerime baktım.Aileme…
Dostlarıma…Ve kızıma…İşte o an anladım.
Bazen mutlu son…Bir hikâyenin bitişi
değil,yeni ve huzurlu bir hayatın başlangıcıydı.
