38. bölüm · SESSİZLİĞİN İÇİNDEKİ BÜYÜ
35.BÖLÜM=AYRILIK
NERANIN GÖZÜNDEN ANLATIM
Mezuniyet gecesi bitmek üzereydi. Herkes gülüyor, dans ediyor ve gelecekle ilgili konuşuyordu
. Ama Edward’ın yüzündeki ifadeyi gördüğüm anda içime kötü bir his çöktü.Bir şeyler yanlıştı.
Yanına yaklaştım.“Edward, iyi misin?” diye sordum.Başını kaldırıp bana baktı. Altın rengi gözlerinde alışık olmadığım bir duygu vardı.
Endişe… suçluluk… ve sanki derin bir üzüntü.Sessizce elimi tuttu.Parmakları her zamanki gibi soğuktu ama bu kez dokunuşunda farklı bir şey vardı.“Ne oldu?” diye sordum
.Edward derin bir nefes aldı.“Nera… sana bir şey söylemem gerekiyor.”Kalbim hızlandı.“Vampir meclisiyle mi alakalı?” dedim
.Başını salladı.“Hayır. Başka bir şey.”Sonra elimi bıraktı.Bir adım geri çekildi.Ve hayatımı ikiye bölen cümleyi söyledi.“Ayrılmak istiyorum.”
Dünyam durdu.Sanki biri bütün sesleri susturmuştu.Rüzgar bile esmemeye başlamış gibiydi.Edward’a baktım ama konuşamadım.
Bir dakika…İki dakika…Üç dakika…Dört dakika boyunca tek kelime edemedim
.Sonunda boğazımdaki düğümü yutarak konuştum.“Neden?”Sesim titriyordu.“Neden peki?”Edward gözlerini kaçırdı.“Biz gidiyoruz.”“Olsun…” dedim
hemen.“Uzaktan olur. Görüşürüz. Bir yolunu buluruz.”Ama Edward başını salladı.“Olmaz, Nera.”Gözlerime baktı.“Benden bu kadar.”Kalbim parçalandı.
Gerçekten parçalandı.Gözlerim doldu.Bir şey söylemek istedim.Bağırmak istedim.Ağlamak istedim
.Ama hiçbirini yapamadım.Sadece ona son kez baktım.Sonra arkamı döndüm.Ve yürümeye başladım.
Arkamdan gelip beni durdurmasını bekledim.İsmimi söylemesini bekledim.
Kolumdan tutmasını bekledim.Ama hiçbir şey olmadı.Sadece sessizlik vardı.Ve gözlerimden durmadan akan yaşlar…
Eve vardığımda kapıyı açıp içeri girdim.Annem beni gördüğü anda yüzündeki ifade değişti.“Nera? Ne oldu?”Cevap vermedim.Doğrudan odama çıktım.
Kapıyı kapattığım an içimdeki büyü kontrolden çıktı.Masam havaya fırladı.Kitaplar raflardan düştü.Camlar çatladı.
Duvarlarda çatlaklar oluştu.Bir anda bütün oda savaş alanına dönmüştü.
Çünkü kalbimdeki acı artık taşmıştı.Kapı açıldı.Annem ve babam içeri girdi.“Nera kızım, dur!” dedi annem.
Sonra bana sarıldı.Ona sarıldığım anda bütün gücüm çöktü.Hıçkırarak ağlamaya başladım
.“Edward beni terk etti anne…”Annem saçlarımı okşadı.“Canım kızım…”“Sen daha çok gençsin.”“Hayatında daha birçok şey yaşayacaksın.”
Babamın ise yüzü kıpkırmızı olmuştu.Öfkeden titriyordu.“Onun kafasını
koparacağım.”Annem hemen ona döndü.“Mason!”“Hayır.”“Onlar daha çocuk.”
Babam derin bir nefes aldı.Bana baktı.Sonra yavaşça sakinleşmeye çalıştı.
O gece annem saatlerce yanımda kaldı.Konuştuk.Ağladım.Tekrar konuştuk
.Ama hiçbir şey acımı azaltmadı.
1. HAFTA
İlk hafta benim için karanlıktı.Yemek yemiyordum.Uyumuyordum.Kimseyle konuşmuyordum.
Sabahları yatağımdan çıkmak bile istemiyordum.Saatlerce tavana bakıyordum.
Bazen Edward’ın sesini duyduğumu sanıyordum.Bazen kapı çalınca onun geldiğini düşünüyordum.
Ama her seferinde hayal kırıklığı oluyordu.Annem sürekli yemek getiriyordu.
Babam her gün odama uğruyordu.Ama ikisini de geri gönderiyordum
.Kütüphanedeki kitapların neredeyse tamamını okudum
.Sayfaları çeviriyordum ama aslında hiçbir şeyi anlamıyordum.Sadece düşünmemeye çalışıyordum.
2. HAFTA
İkinci hafta biraz daha iyiydim.En azından odamın kapısını açmaya başlamıştım
.Bir gün Celeste beni aradı.Saatlerce konuştuk.O beni dinledi.Ben ağladım.O teselli etti
.Bir noktada dayanamayarak sordum.“Edward nasıl?”Celeste birkaç saniye sustu.“Senin gibi.”Kalbim sıkıştı.
Demek o da üzgündü.Bu beni mutlu etmedi.Sadece daha da karmaşık hissettirdi.O gece ilk kez birkaç saat uyuyabildim
3. HAFTA
Üçüncü hafta sonunda evden çıkmaya başladım
.Arkadaşlarımla buluştum.Yürüyüşlere çıktım.Kahve içtik.Film izledik.Gülmeye çalıştım.
Bazen gerçekten güldüm bile.Ama sonra aklıma Edward geliyor ve içimdeki boşluk tekrar büyüyordu.Aynı zamanda
bir yemek kursuna yazıldım.Yeni insanlarla tanıştım.Yeni arkadaşlar edindim.
Annem ve babamla daha fazla vakit geçirmeye başladım.Akşamları birlikte yemek yapıyorduk
.Babam saçma şakalar yapıyordu
.Annem ise sürekli beni güldürmeye çalışıyordu.Yavaş yavaş nefes almayı yeniden öğreniyordum.
4. HAFTA
Bu hafta kendimi geliştirmeye karar verdim.
Büyülerimi çalıştım.Saatlerce antrenman yaptım
.Enerjimi kontrol etmeyi öğrendim
.Eskiden öfkelendiğimde kontrolden çıkan güçlerim artık beni dinliyordu.İlk kez kendimi yeniden güçlü hissetmeye başlamıştım.
5. HAFTA
Bu hafta kurt tarafımla çalıştım.
Ormanda uzun koşular yaptım.
Dönüşümlerimi geliştirdim.Daha hızlıydım.Daha güçlüydüm.Daha kontrollüydüm
.Acım tamamen geçmemişti.Ama artık beni yönetmiyordu.
6. HAFTA
Artık tekrar yaşamaya başlamıştım.
Arkadaşlarımla dışarı çıkıyordum.
Gülüyordum.Yeni şeyler öğreniyordum
.Bazen Edward’ı düşünmeden saatler geçirebiliyordum.
Bu küçük bir başarıydı.Ama yine de geceleri yıldızlara baktığımda onu özlüyordum.
SON HAFTA
Yedi hafta geçmişti.Ama bana yedi yıl gibi geliyordu.
Bu akşam Angelina ile bir bardaydım.Müzik çalıyor, insanlar eğleniyordu
.Elimdeki içkiden küçük bir yudum aldım.Son haftalarda güçlerimi tamamen
kontrol etmeyi öğrenmiştim.Artık hedeflerimi hiç kaçırmıyordum
.Büyülerim kusursuz çalışıyordu.Hayatım sonunda tekrar düzene girmeye başlamıştı
.Tam o sırada…Bir şey dikkatimi çekti.Barın karanlık köşesinde duran bir siluet.Tanıdık bir siluet.Kalbim aniden hızlandı.
Nefesim kesildi.Yavaşça başımı kaldırdım.Ve onu gördüm
.Edward.Oradaydı.Bana bakıyordu.Yedi haftadır görmediğim gözler şimdi tekrar benim gözlerimin içindeydi.Bir anlığına ona doğru koşmak istedim
.Kollarına atlamak istedim.Ama yapmadım.Olduğum yerde kaldım.
Çünkü bu kez kırılan taraf bendim.Ve Edward da bunu biliyordu.
Barın diğer ucunda durmuş bana bakıyordu.Ben de ona bakıyordum.Ve ikimiz de ilk hamleyi yapamıyorduk…
