44. bölüm · SESSİZLİĞİN İÇİNDEKİ BÜYÜ
41.BÖLÜM=EVLİLİK TEKLİFİ
CELESTENİN GÖZÜNDEN ANLATIM;
Hayat gerçekten garipti.Bir zamanlar kurtlardan nefret ederdim.
Özellikle de Jacob Black’ten.
İlk tanıştığımız günü hatırlıyordum.Sürekli tartışıyorduk.
Birbirimize laf sokuyorduk
.Karşılaştığımız her an kavga çıkıyordu
.Ama sonra…Bir şey değişmişti.Ne zaman olduğunu
bilmiyordum.Belki şelaledeki gün.Belki dans ettiğimiz gece
.Belki de birbirimizi gerçekten tanımaya başladığımız zaman
.Ama artık Jacob’ı gördüğümde sinirlenmiyordum.Gülümsüyordum
.Ve bu durum bazen beni korkutuyordu.O gün Jacob bana
mesaj atmıştı.“Şelaleye gelir misin?”Mesajı görünce kaşımı kaldırdım.“Yine ne planlıyorsun
kurtçuk?”Cevap birkaç saniye içinde geldi.“Gel de gör.”Gözlerimi
devirdim.Ama gitmeye karar verdim.Akşamüstü şelaleye vardığımda etraf sessizdi.
Güneş yavaş yavaş batıyordu.Suların sesi bütün ormanı dolduruyordu.Tam Jacob’a bağırmaya hazırlanıyordum ki onu gördüm.Şelalenin
yanında duruyordu.Üzerinde siyah bir gömlek vardı.Ve nedense…Gergin görünüyordu.
Bu çok garipti.Jacob Black gergin olmazdı.“Ne oldu?”dedim.“Beni kaçırıp kurda mı dönüştüreceksin?”Normalde gülerdi.
Ama sadece hafifçe gülümsedi.İşte o zaman bir şeylerin
farklı olduğunu anladım.“Jacob?”Bana doğru yürüdü.Kahverengi gözleri
gözlerime kilitlendi.İlk defa onu böyle görüyordum.Sessiz.Ciddi.Ve biraz da
heyecanlı.Kalbim hızlandı.“Neden bana öyle bakıyorsun?”Jacob derin bir nefes aldı.
“Çünkü söylemem gereken bir şey var.”Şimdi gerçekten meraklanmıştım
.“Kurtçuk beni korkutuyorsun.”Bu kez güldü.Kısa ama gerçek bir gülüş
.Sonra cebine uzandı.Ve küçük bir kutu çıkardı.Ben donup kaldım.Yok artık.Yok artık.
Yok artık.“Jacob…”Sesim çıkmamıştı bile.Kutuyu açtı.İçinde
ışıkta parlayan zarif bir yüzük vardı.Kalbim o kadar hızlı
atıyordu ki duyabiliyordum.Jacob gözlerimin içine baktı.“Hayatımda birçok şeyden
emin olmadım.”“Sürekli hata yaptım.”“Bazen düşünmeden konuştum
.”“Bazen seni sinirlendirdim.”“Bazen de beni öldürmek istedin.
”İstemeden güldüm.“Evet.”“Bunu hatırlıyorum.”Jacob da güldü
.Sonra tekrar ciddileşti.“Ama bir şeyden eminim
.”Elimi tuttu.“Senden eminim.”Gözlerim dolmaya başladı.
“Sen benim en yakın dostum oldun.”“En büyük baş belam oldun.”
“Beni her gün çıldırttın.”“Ve seni her gün biraz daha sevdim.
”Artık gözyaşlarımı tutamıyordum.Jacob diz çöktü.
Ve dünyanın durduğunu hissettim.“Celeste.”“Kalan sonsuzluğu benimle geçirir misin?”
“Benimle evlenir misin?”Bir saniye boyunca hiçbir şey söyleyemedim
.Çünkü yıllar önce biri bana bunu söyleseydi güler geçerdim.
Bir kurt adamla mı?Asla.Ama şimdi…Karşımda duran
kişi sadece bir kurt değildi.O Jacob’dı.Benim Jacob’ım
.Ağlayarak güldüm.Sonra başımı salladım.“Evet.”Jacob’ın gözleri büyüdü
.“Gerçekten mi?”“Hayır.”dedim.“Şaka yapıyorum.”Bir saniye panikledi
.Sonra ona güldüğümü fark etti.“CELESTE!”Kahkahalar arasında tekrar konuştum
.“Evet kurtçuk.”“Bin kere evet.”Jacob ayağa kalktı.
Yüzüğü parmağıma taktı.Sonra beni kollarına çekti.
Şelalenin sesi etrafımızı dolduruyordu.Gökyüzü turuncu ve
altın renklere bürünmüştü.Başımı omzuna yasladım
.Ve ilk kez düşündüm.Belki kader bazen çok garip yollar seçiyordu
.Çünkü bir zamanlar düşmanım
olan kişi…Şimdi hayatımı birlikte geçirmek istediğim kişiydi.
Evlilik teklifinin üzerinden birkaç saat geçmişti.Hâlâ parmağımdaki yüzüğe bakıyordum.
Gerçekten olmuştu.Ben…Jacob Black ile nişanlanmıştım.Bu cümle kulağa hâlâ çok garip geliyordu
.Şelalenin yanında otururken Jacob yüzüme bakıp duruyordu.“Neden sırıtıyorsun?”diye sordum.“Çünkü nişanlımsın
.”dedi.Gözlerimi devirdim.“Bir saat önce de bendim.”“Hayır.”dedi.“Bir saat önce sevgilimdi.”“Şimdi nişanlımsın.”Sonra tekrar sırıtmaya
başladı.“Olamaz.”“Neymiş?”“Sam bunu duyunca bana yıllarca gülecek.”Kahkaha attım.“Bence önce söyleyelim.”Jacob’ın gözleri parladı.“Şimdi mi?”“Şimdi.”Yaklaşık yarım saat
sonra sürünün bulunduğu eve gittik.İçeri girdiğimiz anda Sam, Paul, Jared, Embry ve Quil bizi gördü.Paul bir şeyler yiyordu.Embry televizyon izliyordu.Jared telefondaydı.
Tamamen sıradan bir gündü.Ta ki Jacob konuşana kadar.“Millet.”Herkes ona döndü.“Nişanlandık.”Sessizlik.Tam üç saniyelik sessizlik.Sonra…Paul elindeki içeceği püskürttü
.“NE?!”Jared koltuktan düştü.Embry televizyon kumandasını yere attı.Quil’in ağzı açık kaldı.
Sam ise sadece gözlerini kapattı.Sanki bunu bekliyormuş gibi.“Sonunda.”dedi.Jacob güldü.Paul hâlâ şoktaydı.“Bir dakika.”
“BİR DAKİKA.”“Bana bir kurt adamla vampirin nişanlandığını mı söylüyorsunuz?”“Teknik olarak evet.”dedim
.Paul başını iki eli arasına aldı.“Ben artık hiçbir şeye şaşırmıyorum.”Embry kahkaha attı.“Jacob gerçekten başardı.”“Ne demek o?”“Yıllarca senden korktuk.”“O yüzden.”
Ben ona yastık fırlattım.Herkes gülmeye başladı.Daha sonra haber Cullen ailesine ulaştı.Bu kısmı daha çok korkuyordum.Özellikle Alice’ten.Çünkü Alice düğün demekti.Ve Alice düğünleri seviyordu.
Çok seviyordu.Cullen evine girdiğimiz anda Alice çığlık attı.“EVET!”Daha ben bir şey söylemeden üzerime atladı.“Ben planlayacağım!”
“Hayır.”“Evet.”“Hayır.”“Kesinlikle evet.”Esme gülmeye başladı.Rosalie başını salladı.Jasper ise Alice’i sakinleştirmeye çalışıyordu.Başarısız bir şekilde.Emmett kahkaha attı.“Jacob sonunda
kurt sürüsünün yüz karası oldu.”Jacob ona kaşlarını çattı.“Neden?”“Çünkü aşık oldu.”Herkes tekrar güldü.Sonra kapı açıldı.Nera içeri girdi.Bizi görünce önce durdu.Sonra yüzüğü fark etti.Gözleri büyüdü.“YOK ARTIK!”
Bir saniye sonra bana sarılmıştı.“CELESTE!”Gülmeye başladım.“Nera nefes alamıyorum.”“UMURUMDA DEĞİL.”Sonra geri çekildi.Gözleri dolmuştu.“Çok mutluyum.”Ona baktım.“
Ben de.”Nera yüzüğe tekrar baktı.Sonra Jacob’a döndü.“Eğer onu üzersen seni öldürürüm.”Jacob sırıttı.“Senin de mutlu olduğuna sevindim.”
“Şaka yapmıyorum.”Odadaki herkes kahkahaya boğuldu.Gece boyunca kutlama devam etti.İlk kez kurtlar, vampirler,
cadılar ve Cullen ailesi aynı masada oturuyordu.Bir zamanlar imkânsız görünen şey artık gerçek olmuştu.
Ve ben etrafımdaki herkese bakarken bir şey düşündüm.Bazen aile kan bağı değildir.Bazen aile…Seni olduğun gibi kabul eden insanlardır.Ve o gece, yüzüğüm parmağımda parıldarken, bunun ne kadar doğru olduğunu anladım.
