9. bölüm · PERİ MASALI
İKİ MESAJ ARASINDA
Fırtınalı bir akşamdan herkese merhaba bisküvisi çaya batanlar;
Fırtınalı dediğime bakmayın, dışarıda yağmur bile yok. Hatta bulut bile yok. Bugünkü konumuz: insan âşık olmalı mı?
Evet olmalı… Ama sana bahanelerle gelmeyene, ama sorununa çözüm sunduğunda “ya o öyle değil işte” demeyene… Ama sesiyle sana her şeyi unutturabilecek kişiye… Ama, ama, ama... Bu böyle uzar gider. Olacaksanız bile, size bu saydığım sorunları unutturacak, hatta düşündürmeyecek birisine olun. Size bu huzuru varlığıyla verecek birisine olun.Volkan daha fazla düşünmemek için arkasından bir şarkı açtı ve eve doğru yürüdü. Eve vardığında şansına ev boştu ve neden erken geldiğinin hesabını vermeyecekti. Doğrudan odasına gitti ve öylece yattı. Ertesi sabaha kadar kesintisiz süren uykudan sonra uyandığında, üstü başı kırış kırıştı. Öyle uyuya kalmıştı. Saate baktığında gün daha yeni ağarıyordu. Bu da vakti olduğunu gösteriyordu. Hemen duşa girdi ve kıyafetlerini ütüledi. Ütüleme işi tam olarak başarılı sayılmazdı, ancak o an onu düşünemedi, “Olduğu kadar.” diyerek evden apar topar çıktı. Hocaların gözünden düşmeye başlamıştı iyice ve buna bir yenisini daha eklemek istemiyordu.Yirmi dakikalık bir yolculuğun ardından sonunda okul koridorundaydı. Normal ders süresi başlamıştı ama hocanın hâlâ gelmemiş olma umudundan dolayı devam ediyordu. Bir yandan da yetişmek adına koşarken Aden ile çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle ikisi de geriye savruldu. Aden dudağını tutarken Volkan kaşını tutuyordu.— İyi misin? Görmedim seni koşarken. Özür dilerim, derken hâlâ pişmanlık duygusu boy gösteriyordu Volkan’da.Yüzünü gülümseme alan Aden ise gayet sakindi.
— Özre gerek yok, iyiyim. Biliyorum, bilerek olmadığını.
— Dudağın kanamıyor değil mi?Aden bir kez daha eliyle kontrol ettikten sonra kanamadığını belli edercesine dudağını gösterdi.
— Ya sen? Kaşını tutuyorsun. Bekle bakayım.Aden bakmaya yeltenmişti ki Volkan kendini geri çekti.
— Çok önemli bir şey yok. Teşekkür ederim sorduğun için.Volkan’ın kendini çekmesine bozulmuş bir tavır vardı Aden’in yüzünde ancak Volkan oralı değildi.
— Sınıfa gidelim, hoca gelecek neredeyse.
— Tabi, tabi.Sınıfa girdiklerinde hoca daha yeni girmişti ki sınıftaki bakışlar Volkan ve Aden üzerindeydi.
— Ne bu hâliniz? diye sordu hoca.
— Koridorda çarpıştık hocam, dedi Volkan.Aden ise yorum yapmaktan geri duruyordu. Volkan’ın gözü Alina’ya değince yüzünde gülümseme belirdi. Bunu fark eden Aden’in yüzü asılmış olacaktı ki Merve fark etti bu durumu.Ders başladıktan yarım saat sonra kapı çaldı ve müdür sınıfa girdi:
— Arkadaşlar, biliyorsunuz hafta sonu piknik var. İsmini yazdırmak isteyen varsa hâlâ yazdırabilir, yarın son! İyi dersler hocam, dedikten sonra sınıftan çıktı.Sınıfta kendi aralarında konuşanların sayısı artıyordu ki hoca kontrolü ele aldı ve kalan on dakikayı da ders işleyerek geçirdi.Teneffüste Merve, hocaya söyleniyordu:
— Ne değişik bir hoca bu? Soru sorunca cins cins bakıyor, sanki atomu parçala diyoruz!Gerçekten de kimya hocası Selen Hoca öyleydi. Teneffüslerde dost gibi davranıyor, derse gelince sanki nefret ettiği bir topluluğa konuşma yapıyor gibi anlatıyordu. Bir de soru soran oldu mu, attığı, insana “gerizekâlı” gibi hissettiren bakışı vardı. Neyse ki tek senelik gelmişti. O kadar egoluydu ki, dünyaca ünlü okullarda görev alabileceğini falan zannediyordu.— Eee sütlaç yersiniz değil mi? diye sordu Alina.Bu soruya oldukça heyecanlanan Cenk:
— Hani, nerede? diye sorunca hevesini kursağında bırakacak o cevap geldi:
— Piknikte!Bu cevabı beklemeyen Volkan hemen atladı:
— Hani gelm...Alina araya girip lafı devam ettirince Volkan kalakaldı:
— Gelmiyordum, ancak o bir şakaydı. Senden sonra müdürün yanına girdiğim zaman ismimi yazdırdım. Aslında en baştan yazdıracaktım da, sana gıcıklık yapmak istedim o kadar.Volkan cevap verecekti ki, Aden’in seslenmesiyle arkasını döndü.
— Pikniğe geliyorsun değil mi?Yine Volkan’a cevap hakkı doğmuştu ancak yine cevap veremediği bir hak:
— Evet, bizimle geliyor. Başka bir soru? diye atladı Alina.Cenk fırsattan istifade hem Alina’ya hem de Volkan’a bakıp sırıtıyordu. Merve daha fazla utanmasınlar diye Cenk’i dirseğiyle dürtse de Cenk’in durmaya niyeti yoktu.
— Başka soru var mı diye sordum, diye üsteledi Alina.Aden bir şey demeden sadece bakınca Volkan araya girdi:
— Evet, geleceğiz.Sadece kafa sallamakla yetindi ve oradan ayrıldı. Ancak Alina hâlâ söyleniyordu:
— Sinir!Cenk’in yine durmaya niyeti yoktu:
— Kıskandın mı sen?Alina o sinirle bir an için ağzından kaçırdı:
— EVE- HAYIR!Cenk hâlâ pis pis sırıtıyordu.Bir okul gününün daha sonuna gelinmişti. Cenk, herkesi arabayla eve bırakma görevini üstlenmişti yine. Cuma günüydü günlerden. Pikniğe az bir süre kalmıştı ve piknikten önceki son dersti. Volkan, hocaların gözüne girme çabasındaydı bir yandan da. Test kitabını kaptığı gibi soluğu öğretmenler odasında aldı, ancak hocanın daha gelmediğini görünce beklemeye karar verdi.O sırada kendisine yaklaşan Aden’i gördü. Yüzüne bir gülümseme kondurduktan sonra ellerini önünde bağlayarak utangaç bir tavır sergiledi.
— Selam!
— Selam!
— Napıyorsun burada?
— Hocayı bekliyordum. Sen napıyorsun?Aden utangaç tavırlarını sürdürmeye devam ediyordu.
— Bugün doktor randevum vardı da, o yüzden sabahki derslere gelemedim. Muhtemelen pazartesi ya da salı günü de gelemeyeceğim.Bunu derken derslerinden geri kalacak olmanın verdiği mutsuzluk vardı yüzünde. Aden, okulun en başarılı ve gözde öğrencisiydi. Matematikte tam 40 neti vardı.— Geçmiş olsun, neyin var?
— Elimle alakalı.Sohbet devam edecekti ki Volkan, beklediği hocanın geldiğini görünce dikkatini hocaya verdi. Aden de arkadaşlarının yanına gitti. Cuma günü başka bir olay yaşanmadı. Aksine neşeli geçti. Merve, Cenk, Alina ve Volkan o günü güle eğlene geçirdi.Piknikten önceki gece Volkan yatağında uzanmışken aynı anda iki mesaj birden geldi. Biri Alina’dan biri Aden’den.“Nasılsın Volkan? Yarın geliyorsun demi kesin :)” yazan Aden’in mesajını okudu önce.
“İyiyim, teşekkür ederim. Evet, yarın geleceğim. Sen de geliyorsun değil mi?” diye sorduktan sonra kendi kendine hayıflandı. “Banane ki bundan?” diye kızdı kendi kendine.Mesajın gelmesini beklerken daha mutlu olacağı bir mesaj geldi. Bildirim sesi bile Alina’dan geldiğini belli edercesine ses çıkartmıştı. Volkan’a göre adeta şarkı söylüyordu.
“Yarın o kızdan uzak duruyorsun!”Tek kaşı çatılarak okuduğu bu mesaj hoşuna gitmişti. Bunu belli ederse kendini iyice ele vereceğinden temkinli bir mesaj yazmak istedi:
“Hangisinden?”Alina’nın dikine gitmeye kararlıydı. Böyle anlar ona karşı olan duygusunu ölçmek için fırsattı kendisi adına.
“Cenk’ten.”Bu mesajı beklemiyordu. Anlaşılan Alina oltaya gelmemiş, kendisinin attığı oltayı tekrar Volkan’a atıyordu.
“Cenk’le aramıza giren asıl Merve!” mesajından sonra beklemeye geçti.Bir bildirim daha geldi ancak Volkan mesajı gönderir göndermez Alina yazamayacağına göre bu bildirim Aden’den gelen mesaja aitti.
“Bu piknik iyi mi oldu bilmiyorum ya :/”
“Neden? Bence iyi fikir. Havalar ısındı. Sınıfta ya da evde boş geçirmektense doğayla iç içe olmak daha iyi olacaktır.”Bir bildirim daha geldi. Bu sefer Alina’dan geldi:
“Merve duymasın :).”Bir bildirim de Aden’den geldi:
“Ders çalışamıyorum. Çalışmam gerekiyor. Acaba piknikte mi çalışsam? Beraber matematik çalışabiliriz :).”Volkan önce Alina’ya, sonra Aden’e cevap verdi:
“Merve bizim aramıza girdi asıl!” Alina’ya gönderildi.
“Piknikte de çalışmazsın ya!”Arka arkaya mesajlar geldi. Volkan kendini kötü hissetti. O şu anda da, gelecekte de sadece Alina ile konuşmak istiyordu. Bu yüzden Aden ile sohbetini kısa kesmek istedi. Önce Alina’ya cevap verdi:
“Merve aranıza girdi ama şu anda sen onların arasına girecek konumdasın Volkan :) ayrıca Cenk şu aralar Merve’ye daha yakın yani seni unuttu gibi.” yazmıştı.Aden bir mesaj daha gönderince eli yanlışlıkla gelen bildirime çarptı. Arka arkaya gelen iki mesaj şöyleydi:
“Asıl böyle zamanlarda çalışılır. Uzay mühendisliği istiyorum. Bence sen de çalış benimle :).”
Bu gelen ilk mesaj açıkça bir teklifti.
İkinci mesaj biraz daha hayıflanma içeriyordu:
“Bizim kızlar beni rahat bırakırsa tabii...”Volkan bunları okurken Alina bir mesaj daha attı. Mesaj “görüldü” olduğu için ona kızmış olmalıydı.
“Görüldü de ne demek Volkan!!!!” yazılı mesaj, Volkan’ın düşüncelerini doğruluyordu.Hemen ona mesaj atmak istedi ama durumu nasıl açıklayacağını bilemedi. Aden yazmıştı ona ve o Aden’le sohbeti bitirmek niyetindeydi. Ancak bunu açıklasa da Alina anlamayabilirdi. O sırada ileride çok pişman olacağı bir hata yaptı. Ancak o gün gelene kadar o, bunun farkında olmayacaktı.
