5. bölüm · Papatya
4. Bölüm
Güzelyaprak Kasabası sabaha puslu bir sessizlikle uyandı. Lina, günlüğü ve tarladaki papatyaları düşünerek uyandı; gecenin fısıldayan melodisi hâlâ kulaklarında çınlıyordu. Anlaşılıyordu ki tarlalar, sadece geçmişi ortaya çıkarmakla kalmıyor, kasaba halkı için tehlikeli sırlar da barındırıyordu.
Lina ve Mert, tarlada buluştular. Mert ciddi bir ifadeyle konuştu: “Bazı çiçekler sadece anıları değil, insanın ruhunu bile etkileyebilir. Papatyalarla oynarken dikkatli olmalısın. Geçmişi çağırmak, bazılarını değiştirebilir.”
Lina’nın merakı onu durduramıyordu. Tarlada eski taşların arasında dolaşırken Leyla da yanlarına geldi. “Dikkat edin! Çiçek Adam hâlâ ormanın kenarında gözlemliyor. Eğer doğru yapmazsanız, sırlar sizi tüketebilir,” dedi.
Lina cesaretle papatyaların arasında oturdu. Yavaşça yaprakları saydı ve bu sefer dileğini daha bilinçli tuttu: kasabadaki kaybolmuş bir olayı ortaya çıkarmak istiyordu. Yapraklar titredi, hafif bir ışık yayıldı ve bir anda tarlada eski bir anı canlandı: Mert’in dedesi, tarlalarda çalışırken kaybolan bir kişinin izini saklamış, kimseye söylememişti. Lina ve Mert şaşkındı; geçmişin karanlık bir sırrı ortaya çıkmıştı.
Akşamüstü, kasaba halkı tarlaların etrafında toplanmaya başladı. Bazıları eski olayları hatırlıyor, bazıları korkuyla birbirine bakıyordu. Lina, Ada ve Mert, papatyaların etkisini gözlemlerken, Çiçek Adam yine ortaya çıktı. Bu sefer gölge biraz daha belirgindi; tarlaların ortasında, eski bir ağacın altında duruyordu. Sanki onlara bir mesaj vermek ister gibiydi, ama hiçbir kelime söylemiyordu.
Gecenin karanlığında papatyalar hafifçe sallanıyor, rüzgarla birlikte melodik bir fısıltı yayılıyordu: “Her sır ortaya çıkmayı bekler, her sır bir çiçekte saklıdır…”
Lina, kasabanın sadece güzellik değil, tehlikelerle dolu olduğunu anladı. Artık tarlalar ve papatyalar, çözülmeyi bekleyen bir gizem ağına dönüşmüştü.
