23. bölüm · Papatya

22. Bölüm

Sençoban S.Ç

Odanın içi hâlâ gergin.
Kemal’in elinde buruşturulmuş fotoğraf…
Sinem dimdik duruyor.
Kemal dişlerini sıkar:
— “Bu iş burada bitmez dedim.”
Sinem hiç geri adım atmaz:
— “Ben bitirdim.”
Kemal sinirle güler:
— “Her şeyi kendi kafana göre bitiremezsin!”
Sinem bir anda patlar:
— “Yapıyorum işte! Ne yapacaksın?!”
⚡️ Sessizlik.
Kemal ilk defa ne diyeceğini bilemez.
Sinem derin bir nefes alır… sonra arkasını döner.
Dolaba gider.
Çantasını çıkarır.
Kemal:
— “Ne yapıyorsun sen?”
Sinem soğuk:
— “Gidiyorum.”
Aras hafifçe gülümser, bu anı bekliyormuş gibi:
— “Doğru karar.”
Sinem anında döner:
— “Seninle değil!”
Aras’ın gülüşü donar.
Sinem çantaya birkaç parça eşya atar.
Elleri titriyordur ama durmaz.
Kemal yaklaşır:
— “Bu kapıdan çıkarsan… geri dönüşü yok.”
Sinem durur…
Yavaşça ona döner.
— “Zaten hiç gelişim olmadı ki.”
⚡️ Söz kalbe saplanır.
Kemal’in yüzü değişir ama gururu ağır basar:
— “Git o zaman.”
Sinem gözlerinin dolmasına izin vermez.
Çantasını alır.
Kapıya yürür.
Tam çıkacakken…
Kemal son bir kez:
— “Onun yüzünden gidiyorsun.”
Sinem durur.
Arkasını dönmeden:
— “Hayır… senin yüzünden.”
💥 Ve kapıyı açar.
Tam o anda…
Aras cebinden telefonunu çıkarır:
— “Gidersen… o fotoğraf sadece fotoğraf olarak kalmaz.”
Sinem donar.
Yavaşça arkasını döner:
— “Ne demek istiyorsun?”
Aras gözlerinin içine bakar:
— “Gerçeği anlatırım.”
Kemal hemen:
— “Hangi gerçeği?!”
Sinem bağırır:
— “Sus!”
Ama artık geçtir…
Aras yaklaşır, sesi alçak:
— “O geceyi…”
⚡️ O an Sinem’in yüzü bembeyaz olur.
Kemal şüpheyle:
— “Hangi gece?”
Sinem’in dudakları titrer:
— “Aras… yapma…”
Aras:
— “Ya benimle gelirsin… ya da kocan her şeyi öğrenir.”
🔥 Gerilim zirvede.
Kemal çıldırmak üzere:
— “Kimse kimseyi bir yere götürmüyor!”
Sinem iki arada kalır…
Gözleri dolu dolu.
Kapı açık…
Özgürlük bir adım ötede…
Ama geçmiş peşini bırakmıyor.Kemal’in eli havada kalmaz.
Bir anda Aras’ın yüzüne sert bir yumruk indirir.
Aras geriye savrulur, yere düşer.
Sinem çığlık atar:
— “Kemal yapma!”
Ama Kemal artık duracak gibi değildir.
Aras’ı yakasından tutup kaldırır, gözleri öfkeyle yanıyordur.
— “Benim karıma öyle konuşamazsın.”
⚡️ O an ortam donar.
Sinem şaşkınlıkla Kemal’e bakar.
Bu söz… ilk kez böyle çıkmıştır ağzından.
Aras dudak kenarındaki kanı siler, alaycı bir şekilde güler:
— “Karı mı? O mu istedi bunu?”
Kemal daha da sertleşir:
— “İstese de istemese de… o benim karım.”
Sinem hemen araya girer:
— “Yeter! İkiniz de yeter!”
Kemal gözünü Aras’tan ayırmadan konuşur:
— “Sen karışma.”
Sinem sinirlenir:
— “Hayır karışırım! Bu benim hayatım!”
Kemal bir an Sinem’e bakar… ama bu bakış yumuşak değil, sahiplenen bir bakıştır.
— “Sen benim hayatımsın.”
⚡️ Söz ağırdır.
Sinem bir an duraksar… ne diyeceğini bilemez.
Aras ayağa kalkar, bu sefer ciddi:
— “Bu iş burada bitmedi.”
Kemal yaklaşır:
— “Bitti.”
Aras başını sallar:
— “O geceyi unutmadım. Gerekirse herkese anlatırım.”
Sinem’in yüzü tekrar solar.
Kemal bunu fark eder.
Yavaşça Aras’a yaklaşır, sesi alçak ama tehditkâr:
— “Anlatırsan… sonuçlarına katlanırsın.”
Aras gözlerini kısar:
— “Tehdit mi ediyorsun?”
Kemal:
— “Uyarıyorum.”
⚡️ İkisi burun buruna gelir.
Sinem araya girer, ellerini iki yana açar:
— “Yeter artık!”
Gözleri doludur ama bu sefer güçlüdür:
— “Kimse kimseyi tehdit etmeyecek.”
Aras Sinem’e bakar:
— “O zaman benimle gel.”
Sinem başını sallar:
— “Asla.”
Kemal hemen: