32. bölüm · Papatya

31. Bölüm

Sençoban S.Ç

Kasabada, Lina ve Mert artık kendi evlerinde mutluydu ve yakında bebekleri olacağı için heyecanlıydılar. Bahçede küçük bir cinsiyet partisi düzenlediler; arkadaşları Ada, Emir ve Leyla da oradaydı. Balonlar, süslemeler ve tatlılarla bahçe neşeyle dolmuştu. Lina Mert’in elini tutuyor, “Bebek yakında gelecek… heyecanlı mısın?” diye soruyordu. Mert gülerek, “Süper heyecanlı… güzel karım, çok mutluyuz,” dedi ve onu kucaklayıp öptü.
Bu sırada kasabada başka bir olay daha vardı. Sinem ve Kemal’in boşanma davaları devam ediyordu. İkisi de evlilikleri boyunca yaşadıkları kırgınlıklar ve anlaşmazlıklar yüzünden artık yollarını ayırmaya karar vermişti. Sinem, annesi ve babası ile yaşamaya başlamıştı; artık Kemal’in evinden tamamen ayrılmıştı.
Boşanma duruşması günü geldiğinde, Sinem ve Kemal farklı arabalarla adliyeye gittiler. İçeri girerken birbirlerine kısa bir bakış attılar ama kelimeler gereksizdi; yollarını ayırmak üzereydiler. Duruşma sırasında avukatlar tüm belgeleri sundu, Sinem ve Kemal sessizce oturdular. Hakim, boşanmayı onayladı ve evlilik resmi olarak sona erdi.
Duruşma bittikten sonra Sinem, annesi ve babasının yanına gidip biraz olsun rahatladı. “Artık buradayım, güvendeyim,” dedi, gözlerinde hem hüzün hem de rahatlama vardı. Kemal ise dışarı çıktı, derin bir nefes aldı ve kendi içinde karmaşık duygular yaşadı; boşanmış olsalar da, geçmişin ağırlığı hâlâ ikisinin üzerindeydi.
Bu süreçten sonra Lina ve Mert’in bahçedeki partisi devam etti, mutlulukları Sinem ve Kemal’in boşanmış olmasının yanına kontrast oluşturuyordu. Kasabada hayat akmaya devam ediyordu; Sinem artık ailesiyle birlikte, Lina ve Mert bebeklerini bekleyerek mutlu bir şekilde yaşıyor, Kemal ise boşanmanın verdiği boşlukla baş başa kalmıştı.Sinem ve Kemal resmi olarak boşandıktan sonra hayatlarını ayrı ayrı sürdürmeye başladılar. Sinem, annesi ve babası ile kalıyor, Kemal ise kendi evinde yalnızdı. Ama kasaba küçük olduğu için yolları sık sık kesişiyordu. Market, sokak, iş yerleri… Her yerde birbirlerini görüyordu.
Sinem ve Kemal’in en büyük ortak noktası ise kızlarıydı. Küçük ve sevimli kızlarının adı için karar vermeleri gerekiyordu. Sonunda isim konusunda uzlaştılar ve kızlarına Elif ismini verdiler. Elif, iki taraf için de sevgi kaynağı olmuştu ve sık sık Sinem ve Kemal’i bir araya getiriyordu.
Ancak, boşanmalarına rağmen aralarındaki gerilim hâlâ bitmemişti. Sinem ve Kemal her karşılaştığında, göz göze geldiklerinde eski kırgınlıklar ve öfke yüzlerine yansıyordu. Ama bir yandan da, kızlarının varlığı ve geçmişten gelen bağ, aralarındaki duyguları tamamen yok etmiyordu.
Boşanmanın ardından aileler de devreye girdi. Kemal’in ailesi, Sinem’in davranışlarını eleştiriyor, Sinem’in ailesi de Kemal’in tutumuna sinirleniyordu. Küçük tartışmalar zamanla büyüdü; kasabada neredeyse herkes bu gerilimi hissediyordu. Her aile toplantısı, yemeği veya tesadüfi karşılaşma artık gergin geçiyordu.
Elif’in varlığı, bir yandan iki tarafı bir araya getiriyor, bir yandan da eski anlaşmazlıkları su yüzüne çıkarıyordu. Sinem ve Kemal sürekli karşılaşırken, aralarındaki çatışma da daha görünür hale geliyordu.
Kasabada dedikodular dolaşıyor, herkes bu boşanmış çiftin hâlâ birbirine karşı hisleri olduğunu hissediyordu. Aileler arasındaki kavga büyüyor, Sinem ve Kemal ise hem kızlarını korumaya hem de kendi duygularıyla baş etmeye çalışıyordu.
Artık tek gerçek vardı: Elif ve kasabadaki herkesin güvenliği, bu karmaşık ilişkide onları birbirine bağlıyordu; ama aralarındaki gerginlik ve geçmiş, her zaman her karşılaşmada hissediliyordu.