22. bölüm · Papatya
21. Bölüm
🌙 21. Bölüm – “Saklanan Numara”
Sabahın erken saatleri…
Sinem’in telefonu çalar. Ekranda numara yok.
Sinem bir an durur. İçine tuhaf bir his çöker.
Yavaşça açar:
— “Alo…?”
Karşıdan bir erkek sesi, kısık ve tanıdık gibi:
— “Seni unuttuğumu mu sandın… Sinem?”
Sinem’in eli titrer. Konuşamaz.
Tam o sırada arkasında biri belirir.
Kemal.
Kapıya yaslanmış, sessizce izliyordur.
Gözleri direkt telefona kayar.
— “Kim o?”
Sinem panikler.
— “Yanlış numara…”
Kemal yaklaşır.
— “Yanlış numara öyle mi?”
Sinem gözlerini kaçırır. Telefonu kapatır.
Kalbi hızla atıyordur.
Kemal bir süre susar… sonra alttan ama sert bir sesle:
— “Benden sakladığın biri mi var?”
Sinem sinirlenir ama korkusunu bastırmaya çalışır:
— “Abartma Kemal, bir numara aradı sadece.”
Kemal hafif güler, ama o gülüş hiç iyi değildir.
— “Sadece mi?”
Bir adım daha yaklaşır.
— “O zaman neden yüzün bembeyaz oldu?”
Sinem cevap veremez.
Sessizlik… ağırlaşır.
Tam o anda telefon tekrar çalar.
Yine numara yok.
Kemal bu sefer hızlı davranır.
Telefonu Sinem’in elinden alır ve açar:
— “Konuş.”
Karşıdan aynı ses:
— “Demek yanındasın… kocan mı o?”
Kemal’in gözleri donar.
Sinem şok olur.
Kemal yavaşça:
— “Sen kimsin?”
Adam güler.
— “Onun geçmişiyim.”
Telefon kapanır.
O an… odanın içi buz keser.
Kemal yavaşça Sinem’e döner:
— “Anlat.”
Sinem’in gözleri dolar…
Ama bu sefer gerçekten korkuyordur.O an odada ölüm sessizliği vardır.
Kemal’in bakışları Sinem’in üstünde kilitlenmiş:
— “Anlat dedim.”
Sinem’in dudakları titrer.
— “Ben… ben tanımıyorum…”
Kemal sinirlenmez… ama bu daha tehlikelidir.
Yavaşça başını sallar:
— “Yalan söyleme.”
Sinem bir adım geri çekilir.
Gözleri dolu dolu:
— “Gerçekten… geçmişten biri…”
Kemal kaşlarını çatar:
— “Ne geçmişi Sinem? Bana anlatmadığın ne var?”
Tam o sırada…
Kapı çalar.
İkisi de donar.
Kemal yavaşça kapıya yürür.
Sinem arkasından bakakalır, kalbi neredeyse yerinden çıkacak gibi…
Kapı açılır.
Karşılarında uzun boylu, karizmatik ama karanlık bakışlı bir adam duruyordur.
Adam hafif gülümser:
— “Merhaba Sinem.”
Sinem’in rengi solar:
— “Sen… burada ne işin var?”
Kemal ikisine de bakar.
Gözleri iyice sertleşir:
— “Demek tanımıyordun.”
Adam içeri doğru bir adım atar:
— “Tanıştırayım mı kendimi… yoksa sen mi anlatacaksın Sinem?”
Sinem’in sesi çıkmaz.
Kemal araya girer:
— “Benim evimde kim olduğunu söylemeden bir adım bile atamazsın.”
Adam gözlerini Kemal’e çevirir:
— “Evin mi?”
Kısa bir gülüş.
— “O zaman doğru yere gelmişim.”
Gerilim tırmanır.
Adam sonunda Sinem’e bakarak:
— “Ben Aras.”
Kemal donup kalır.
— “Kim bu?”
Sinem gözlerini kapatır…
Ve fısıldar:
— “Eski nişanlım…”
⚡️ O an her şey değişir.
Kemal’in yüzü taş gibi olur.
Bir adım geri atar… ama gözleri Sinem’den ayrılmaz.
— “Benden sakladığın şey bu muydu?”
Aras araya girer, sinsi bir şekilde:
— “Sadece bu değil.”
Sinem panikler:
— “Yeter Aras!”
Kemal sertçe:
— “Devam et.”
Aras yavaşça cebinden bir şey çıkarır…
Bir fotoğraf.
Fotoğrafı Kemal’e uzatır.
Kemal bakar…
Ve yüzü bambaşka bir hale gelir.
— “Bu… ne?”
Sinem ağlamaya başlar:
— “Kemal ben açıklayabilirim…”
Aras fısıldar:
— “Açıklasın… bakalım ne kadarını anlatacak.”
Kemal hâlâ fotoğrafa bakıyordur… yüzü kararmış.
Aras sinsi sinsi gülür.
Sinem bir anda değişir.
Ağlamayı keser. Gözlerini siler.
Ve dikleşir.
Kemal sertçe:
— “Bu ne Sinem?!”
Sinem bu sefer geri çekilmez.
Aksine ileri çıkar.
— “Sanane.”
O an… ikisi de donar.
Kemal:
— “Ne dedin?”
Sinem gözünü kırpmaz:
— “Sanane dedim. Seni ilgilendirmez.”
Aras hafif gülümser, olanları izliyordur.
Kemal’in sabrı taşar:
— “Ben senin kocanım!”
Sinem anında cevap yapıştırır:
— “Zorla.”
⚡️ O kelime odaya bomba gibi düşer.
Kemal’in gözleri kararır.
— “Tekrar söyle.”
Sinem daha da sertleşir:
— “Zorla evlendik. Unuttun mu? O yüzden hayatımın her detayını sana anlatmak zorunda değilim.”
Kemal bir adım yaklaşır:
— “Ama aynı evde yaşıyoruz!”
Sinem:
— “Yaşıyoruz diye sahip mi oluyorsun bana?”
🔥 Gerilim yükselir.
Aras alkışlar gibi yapar:
— “İşte benim tanıdığım Sinem…”
Sinem anında döner:
— “Sen de konuşma!”
Aras kaş kaldırır.
Sinem parmağını kaldırır:
— “Geçmişsin. Bitti. Kapandı. Buraya gelmen hata.”
Aras hafif yaklaşır:
— “Emin misin bittiğine?”
Sinem sert:
— “Eminim.”
Kemal araya girer, sesi düşük ama tehlikeli:
— “Hepiniz benim evimde bağırıyorsunuz… ve ben hâlâ hiçbir şey bilmiyorum.”
Sinem gözlerini Kemal’e diker:
— “Bilmek zorunda değilsin.”
Kemal:
— “Ben karar veririm ona.”
Sinem gülümser ama o gülüş meydan okumadır:
— “Hayır. Bu sefer ben veririm.”
⚡️ O an güç dengesi değişir.
Aras cebindeki fotoğrafı tekrar çıkarır:
— “O zaman bunu da mı umursamıyorsun?”
Sinem bir an donar… ama toparlar:
— “Umursamıyorum.”
Kemal sinirle:
— “Ben umursuyorum!”
Fotoğrafı elinde sıkar:
— “Bu iş burada bitmez.”
Sinem gözlerini kaçırmadan:
— “Biticek.”
Kemal:
— “Hayır… şimdi başlıyor.”
