8. bölüm / 40
ÖZGÜRLÜĞE YÜRÜYENLER8. BÖLÜM: Şüpheli
Bölümler 40Şu an: 8. BÖLÜM: Şüpheli
- 1 1. BÖLÜM: Yolun Başında416 kelime
- 2 2. BÖLÜM: İlk Karşılaşma386 kelime
- 3 3. BÖLÜM: Sessizliğin İçindeki İz470 kelime
- 4 4. BÖLÜM: Gölgedeki Adam475 kelime
- 5 5. BÖLÜM: Yeni Ekip502 kelime
- 6 6. BÖLÜM: Dağın Başında468 kelime
- 7 7. BÖLÜM: Gizli Patika413 kelime
- 8 8. BÖLÜM: Şüpheli422 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 9. BÖLÜM: İşaretin Sırrı437 kelime
- 10 10. BÖLÜM: Şafaktan Önce387 kelime
- 11 11. BÖLÜM: Sessiz Bir Yakınlık314 kelime
- 12 12. BÖLÜM: İlk Büyük İz430 kelime
- 13 13. BÖLÜM: Eski Karakol478 kelime
- 14 14. BÖLÜM: Sessiz Nişancı399 kelime
- 15 15. BÖLÜM: Üç Gölge388 kelime
- 16 16. BÖLÜM: Geçmişin Gölgesi444 kelime
- 17 17. BÖLÜM: Yolun Sesi340 kelime
- 18 18. BÖLÜM: Saklanan Gerçek447 kelime
- 19 19. BÖLÜM: Karın Sessizliği393 kelime
- 20 20. BÖLÜM: Ayrı Yollar491 kelime
- 21 20. BÖLÜM: Özlenen Memleket480 kelime
- 22 21. BÖLÜM: Eski Bir Dost486 kelime
- 23 22. BÖLÜM: Eski Görev Yeri453 kelime
- 24 23. BÖLÜM: Yeniden Bir Arada370 kelime
- 25 24. BÖLÜM: Dosyanın İçindekiler453 kelime
- 26 25. BÖLÜM: Şüphe478 kelime
- 27 27. Bölüm: Saklanan Sayfa501 kelime
- 28 28. Bölüm: Eski Arşiv548 kelime
- 29 29. Bölüm: Gerçeğin İzinde513 kelime
- 30 30. Bölüm: Sessiz Adres594 kelime
- 31 31. Bölüm: Üç Yıl Sonra404 kelime
- 32 32. Bölüm: Bir Ömürlük Söz434 kelime
- 33 33. Bölüm: Yeni Hayatlar382 kelime
- 34 34. Bölüm: Sahilde Bir Sabah369 kelime
- 35 35. Bölüm: Son Görev Sandıkları369 kelime
- 36 36. Bölüm: Geri Dönüş368 kelime
- 37 37. Bölüm: Kayıp366 kelime
- 38 38. Bölüm: Bekleyiş Bitti344 kelime
- 39 39. Bölüm: Son Anda421 kelime
- 40 40. Bölüm: Son Veda(Final)612 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Akşam karanlığı dağın üzerine çökmeye başlamıştı.
Kaan ve beraberindeki ekip, kulübeden ayrılıp köye doğru ilerliyordu.
Kimse fazla konuşmuyordu.
Az önce buldukları kumaş parçası herkesin aklındaydı.
Alp sessizliği bozdu.
“Komutanım.”
Kaan dönmeden cevap verdi.
“Ne oldu?”
“Bence Emre haklı. Bizi gerçekten izliyor olabilir.”
Kaan birkaç saniye düşündü.
“Olabilir.”
Emre arkadan konuştu.
“Benim dikkatimi çeken başka bir şey var.”
Kaan ona baktı.
“Nedir?”
“Çantayı, suyu ve kumaşı özellikle görünür yerlere bırakmış.”
Merve ekledi:
“Yani saklamak isteseydi saklardı.”
Kaan durdu.
“Demek ki bize bir şey göstermek istiyor.”
Tam o sırada Serkan elini kaldırdı.
“Herkes dur.”
Ekip olduğu yerde kaldı.
Serkan yolun ilerisini gösterdi.
“Orada biri var.”
Kayaların arasında bir adam duruyordu.
Üzerinde koyu renkli bir mont vardı.
Sırtında küçük bir çanta bulunuyordu.
Adam onları fark edince arkasını dönüp yürümeye başladı.
Kaan:
“Bekle!”
Adam durmadı.
Emre:
“Bir dakika!”
Bu kez adam durdu.
Yavaşça arkasını döndü.
Yaklaşık kırklı yaşlarında görünüyordu.
Sakin bir yüzü vardı.
Kaan ve Emre birlikte yanına ilerledi.
Emre:
“Burada ne yapıyorsun?”
Adam çevreye baktı.
“Eve gidiyorum.”
Emre:
“Evin nerede?”
Adam köyü gösterdi.
“Orada.”
Kaan dikkatle adamı süzdü.
“Adın?”
“Hasan.”
“Hasan ne?”
Adam birkaç saniye bekledi.
“Hasan Akın.”
Merve araya girdi.
“Bu saatte dağ yolunda ne işin var?”
Hasan:
“Keçi arıyordum.”
Alp çevreye baktı.
“Keçi mi?”
“Evet.”
Alp hafifçe kaşlarını kaldırdı.
“Burada mı?”
Hasan cevap vermedi.
Kaan adamın ellerine baktı.
Ellerinde toprak vardı.
Ayakkabılarının üzerinde ise dağ yolundaki taze çamur bulunuyordu.
Emre:
“Çantanı açabilir misin?”
Hasan'ın yüzündeki sakin ifade bir anlığına değişti.
“Niye?”
“Kontrol edeceğiz.”
Adam çantayı yere bıraktı.
Emre açtı.
İçinden birkaç parça yiyecek, su şişesi ve eski bir battaniye çıktı.
Merve çantayı dikkatle inceledi.
Sonra Hasan'ın koluna baktı.
Montunun kolunun altında küçük siyah bir iz görünüyordu.
Merve'nin bakışları değişti.
“Kolunuzu gösterir misiniz?”
Hasan hemen kolunu kapattı.
“Bir şey yok.”
Kaan:
“Göster.”
Hasan birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonunda kolunu sıvadı.
Bileğinin biraz üzerinde küçük bir siyah sembol vardı.
Herkes sustu.
Aynı sembol.
Kaan'ın gözleri sembole kilitlendi.
Emre de gördüğü anda ciddileşti.
“Bunu nereden aldın?”
Hasan:
“Doğuştan.”
Merve:
“Dövme gibi görünüyor.”
“Eski bir dövme.”
Kaan bir adım yaklaştı.
“Az önce bulunduğumuz kulübeyi biliyor musun?”
Hasan'ın yüzü bir anda değişti.
Çok kısa bir andı.
Ama Kaan bunu fark etmişti.
“Hayır.”
Kaan:
“Emin misin?”
“Evet.”
Emre araya girdi.
“Tamam. Şimdilik bizimle geliyorsun.”
Hasan:
“Neden?”
Emre sakin bir sesle cevap verdi.
“Birkaç soru soracağız.”
Hasan itiraz edecek gibi oldu.
Sonra sustu.
Kaan, Alp'e baktı.
“Geri dönüyoruz.”
Ekip köye doğru ilerlemeye başladı.
Hasan ortalarında yürüyordu.
Kaan birkaç adım geriden onu izliyordu.
Adam sakin görünüyordu.
Ama Kaan artık emindi.
Bu adam bir şey biliyordu.
Ve asıl soru şuydu:
Neyi saklıyordu?
Bölüm etkileşimi
