4. bölüm / 40
ÖZGÜRLÜĞE YÜRÜYENLER4. BÖLÜM: Gölgedeki Adam
Bölümler 40Şu an: 4. BÖLÜM: Gölgedeki Adam
- 1 1. BÖLÜM: Yolun Başında416 kelime
- 2 2. BÖLÜM: İlk Karşılaşma386 kelime
- 3 3. BÖLÜM: Sessizliğin İçindeki İz470 kelime
- 4 4. BÖLÜM: Gölgedeki Adam475 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5. BÖLÜM: Yeni Ekip502 kelime
- 6 6. BÖLÜM: Dağın Başında468 kelime
- 7 7. BÖLÜM: Gizli Patika413 kelime
- 8 8. BÖLÜM: Şüpheli422 kelime
- 9 9. BÖLÜM: İşaretin Sırrı437 kelime
- 10 10. BÖLÜM: Şafaktan Önce387 kelime
- 11 11. BÖLÜM: Sessiz Bir Yakınlık314 kelime
- 12 12. BÖLÜM: İlk Büyük İz430 kelime
- 13 13. BÖLÜM: Eski Karakol478 kelime
- 14 14. BÖLÜM: Sessiz Nişancı399 kelime
- 15 15. BÖLÜM: Üç Gölge388 kelime
- 16 16. BÖLÜM: Geçmişin Gölgesi444 kelime
- 17 17. BÖLÜM: Yolun Sesi340 kelime
- 18 18. BÖLÜM: Saklanan Gerçek447 kelime
- 19 19. BÖLÜM: Karın Sessizliği393 kelime
- 20 20. BÖLÜM: Ayrı Yollar491 kelime
- 21 20. BÖLÜM: Özlenen Memleket480 kelime
- 22 21. BÖLÜM: Eski Bir Dost486 kelime
- 23 22. BÖLÜM: Eski Görev Yeri453 kelime
- 24 23. BÖLÜM: Yeniden Bir Arada370 kelime
- 25 24. BÖLÜM: Dosyanın İçindekiler453 kelime
- 26 25. BÖLÜM: Şüphe478 kelime
- 27 27. Bölüm: Saklanan Sayfa501 kelime
- 28 28. Bölüm: Eski Arşiv548 kelime
- 29 29. Bölüm: Gerçeğin İzinde513 kelime
- 30 30. Bölüm: Sessiz Adres594 kelime
- 31 31. Bölüm: Üç Yıl Sonra404 kelime
- 32 32. Bölüm: Bir Ömürlük Söz434 kelime
- 33 33. Bölüm: Yeni Hayatlar382 kelime
- 34 34. Bölüm: Sahilde Bir Sabah369 kelime
- 35 35. Bölüm: Son Görev Sandıkları369 kelime
- 36 36. Bölüm: Geri Dönüş368 kelime
- 37 37. Bölüm: Kayıp366 kelime
- 38 38. Bölüm: Bekleyiş Bitti344 kelime
- 39 39. Bölüm: Son Anda421 kelime
- 40 40. Bölüm: Son Veda(Final)612 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Köyden ayrılmalarının üzerinden yaklaşık bir saat geçmişti.
Konvoy yeniden dağ yoluna girmişti.
Kaan, aracın camından dışarı bakıyordu. Az önce yaşananları zihninde tekrar tekrar düşünüyordu.
Çocuğun söylediği birkaç kelime...
Siyah bir işaret.
Evin arkasındaki ayak izleri.
Ve kimliği bilinmeyen bir adam.
Kaan'ın aklına takılan asıl soru ise şuydu:
O adam oraya neden gelmişti?
Telsizden Baran'ın sesi duyuldu.
“Komutanım, ileride terk edilmiş bir yapı var.”
Kaan hemen dikkat kesildi.
“Ne kadar ileride?”
“Yaklaşık beş yüz metre.”
“Yavaşlayın.”
Araçlar yavaşladı.
Kaan aşağı indi.
Alp ve Baran da onunla birlikte ilerledi.
Yapı, yıllardır kullanılmayan eski bir depoya benziyordu. Kapısı yarı açıktı.
Alp elini kapıya uzattı.
“Kırılmış.”
Kaan kapının kenarını inceledi.
“Yeni kırılmış.”
İçeri girdiler.
Depoda birkaç eski kasa, boş çuvallar ve kırılmış tahta parçaları vardı.
Baran yere baktı.
“Burada biri kalmış.”
Kaan eğildi.
Yerde küçük bir su şişesi vardı.
Şişenin üzerinde henüz kurumuş olmayan birkaç damla bulunuyordu.
“Ne kadar yeni?” diye sordu Alp.
Baran şişeye baktı.
“Birkaç saatten fazla değildir.”
Kaan ayağa kalktı.
Tam o sırada dışarıdan bir ses geldi.
Bir dal kırılmıştı.
Üçü aynı anda kapıya döndü.
Alp dışarı çıktı.
Fakat kimseyi göremedi.
Sadece dağın yamacına doğru uzanan ayak izleri vardı.
Kaan izlere baktı.
Aynı ayakkabı izi.
Köydeki izlerle neredeyse aynıydı.
“Bizi izliyor olabilir.”
Alp:
“Yani o adam hâlâ yakınlarda.”
Kaan başını salladı.
“Muhtemelen.”
Öğleden sonra ekip tekrar köye döndü.
Derya, yaralı çocuğun durumunu kontrol etmek için sağlık merkezinde kalmıştı.
Kaan içeri girdiğinde Derya ona baktı.
“Bir şey buldunuz mu?”
Kaan:
“Henüz değil.”
Derya kısa bir süre sustu.
“Çocuk bir adamdan bahsediyor.”
“Biliyorum.”
“Fakat bir şeyi daha hatırladı.”
Kaan'ın bakışları değişti.
“Ne?”
Derya masanın üzerindeki küçük bir kâğıdı ona uzattı.
“Adamın elinde bir yüzük varmış.”
Kaan kâğıda baktı.
“Nasıl bir yüzük?”
“Çocuk tam tarif edemedi. Ama üzerinde bir sembol olduğunu söyledi.”
Kaan'ın zihninde köydeki siyah işaret belirdi.
“Bu sembolü çizebilir mi?”
“Deneyecek.”
Bir süre sonra çocuk, kalemle kâğıda basit bir şekil çizdi.
Kaan çizime baktı.
Basit görünüyordu.
Fakat tamamen yabancı değildi.
Alp de çizime yaklaşınca kaşlarını çattı.
“Bunu daha önce gördün mü?”
Kaan cevap vermedi.
Birkaç saniye sonra:
“Emin değilim.”
Derya:
“Bu ne demek?”
Kaan kâğıdı katladı.
“Henüz hiçbir şey demek.”
Alp ona baktı.
“Yine de araştıracağız.”
Kaan başını salladı.
“Evet.”
Kapıya doğru yürüdü.
Sonra durdu.
“Ve bundan sonra daha dikkatli olacağız.”
Çünkü artık ortada yalnızca bir ayak izi yoktu.
Bir sembol vardı.
Bir yüzük vardı.
Ve onları uzaktan izleyen birinin olduğu düşüncesi vardı.
Kaan dışarı çıktığında dağların üzerinde güneş batmaya başlamıştı.
Uzakta, bir tepenin üzerinde tek bir insan silueti göründü.
Kaan gözlerini kıstı.
Siluet birkaç saniye boyunca orada durdu.
Sonra arkasını dönüp kayalıkların arasında kayboldu.
Kaan telsizini eline aldı.
“Kimse peşinden gitmesin.”
Alp şaşkınlıkla baktı.
“Neden?”
Kaan gözlerini tepeye dikti.
“Çünkü artık onun da bizim burada olduğumuzu bildiğini düşünüyorum.”
Bir sessizlik oldu.
Kaan son kez tepeye baktı.
O adam kimdi?
Ve daha önemlisi...
Neden onların karşısına çıkmak yerine gölgelerde kalmayı seçiyordu?
Sorular çoğalıyordu.
Cevaplar ise hâlâ karanlıktaydı.
Bölüm etkileşimi
