1. bölüm / 40
ÖZGÜRLÜĞE YÜRÜYENLER1. BÖLÜM: Yolun Başında
Bölümler 40Şu an: 1. BÖLÜM: Yolun Başında
- 1 1. BÖLÜM: Yolun Başında416 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2. BÖLÜM: İlk Karşılaşma386 kelime
- 3 3. BÖLÜM: Sessizliğin İçindeki İz470 kelime
- 4 4. BÖLÜM: Gölgedeki Adam475 kelime
- 5 5. BÖLÜM: Yeni Ekip502 kelime
- 6 6. BÖLÜM: Dağın Başında468 kelime
- 7 7. BÖLÜM: Gizli Patika413 kelime
- 8 8. BÖLÜM: Şüpheli422 kelime
- 9 9. BÖLÜM: İşaretin Sırrı437 kelime
- 10 10. BÖLÜM: Şafaktan Önce387 kelime
- 11 11. BÖLÜM: Sessiz Bir Yakınlık314 kelime
- 12 12. BÖLÜM: İlk Büyük İz430 kelime
- 13 13. BÖLÜM: Eski Karakol478 kelime
- 14 14. BÖLÜM: Sessiz Nişancı399 kelime
- 15 15. BÖLÜM: Üç Gölge388 kelime
- 16 16. BÖLÜM: Geçmişin Gölgesi444 kelime
- 17 17. BÖLÜM: Yolun Sesi340 kelime
- 18 18. BÖLÜM: Saklanan Gerçek447 kelime
- 19 19. BÖLÜM: Karın Sessizliği393 kelime
- 20 20. BÖLÜM: Ayrı Yollar491 kelime
- 21 20. BÖLÜM: Özlenen Memleket480 kelime
- 22 21. BÖLÜM: Eski Bir Dost486 kelime
- 23 22. BÖLÜM: Eski Görev Yeri453 kelime
- 24 23. BÖLÜM: Yeniden Bir Arada370 kelime
- 25 24. BÖLÜM: Dosyanın İçindekiler453 kelime
- 26 25. BÖLÜM: Şüphe478 kelime
- 27 27. Bölüm: Saklanan Sayfa501 kelime
- 28 28. Bölüm: Eski Arşiv548 kelime
- 29 29. Bölüm: Gerçeğin İzinde513 kelime
- 30 30. Bölüm: Sessiz Adres594 kelime
- 31 31. Bölüm: Üç Yıl Sonra404 kelime
- 32 32. Bölüm: Bir Ömürlük Söz434 kelime
- 33 33. Bölüm: Yeni Hayatlar382 kelime
- 34 34. Bölüm: Sahilde Bir Sabah369 kelime
- 35 35. Bölüm: Son Görev Sandıkları369 kelime
- 36 36. Bölüm: Geri Dönüş368 kelime
- 37 37. Bölüm: Kayıp366 kelime
- 38 38. Bölüm: Bekleyiş Bitti344 kelime
- 39 39. Bölüm: Son Anda421 kelime
- 40 40. Bölüm: Son Veda(Final)612 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Güneş henüz dağların arkasından tamamen yükselmemişti.
Gökyüzü, gecenin karanlığıyla sabahın ilk ışıkları arasında kalmıştı. Dağların eteklerine çöken sis, yolu neredeyse görünmez hâle getiriyordu.
Uzakta birkaç aracın motor sesi duyuldu.
Kaan Yalçın, aracın yanında sessizce duruyordu.
Üzerindeki üniforma tertemizdi fakat yüzündeki ifade, birazdan başlayacak görevin ağırlığını taşıyordu. Karşısındaki dağlara baktı. Birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedi.
Arkasından Alp'in sesi geldi.
“Hazır mısın komutan?”
Kaan başını çevirdi.
“Hazır olmak başka, neyle karşılaşacağını bilmek başka.”
Alp hafifçe gülümsedi.
“Bunu söyleyen bir komutanın ilk işi ne biliyor musun?”
“Neymiş?”
“Ekibine korkmadığını göstermek.”
Kaan gözlerini tekrar dağlara çevirdi.
“Ben korkmadığımı söylemedim.”
Alp'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
Kaan devam etti:
“Korku kötü bir şey değil. Bazen insanı hayatta tutan tek şeydir. Önemli olan korkunun seni yönetmesine izin vermemek.”
Bir süre ikisi de sustu.
O sırada aracın diğer tarafından Eren göründü.
“Komutanım, ekip hazır.”
Kaan başını salladı.
“Tamam. Herkes yerini alsın.”
Askerler araçlara doğru ilerlerken Kaan birkaç saniye daha olduğu yerde kaldı.
Bu görev yalnızca bir görev değildi.
Karşılarında ne olduğunu tam olarak bilmiyorlardı.
Ama Kaan'ın bildiği bir şey vardı:
Bir insanın görevi, sadece kendisine verilen emri yerine getirmek değildi.
Bazen görevin en zor kısmı, doğru olanı yapmaya çalışmaktı.
Aynı saatlerde, birkaç kilometre ileride küçük bir sağlık merkezinde hareketlilik vardı.
Derya Aksu, çantasındaki malzemeleri son kez kontrol etti.
“Bandajlar tamam... ilaçlar tamam...”
Yanındaki Selin ona baktı.
“Bir şeyi üç kere kontrol etmeden rahat edemiyorsun.”
Derya gülümsedi.
“İnsan hayatı söz konusuysa dört kere de kontrol ederim.”
Selin başını salladı.
“Umarım bugün kimseye ihtiyacımız olmaz.”
Derya bir an sustu.
“Umarım.”
Sonra çantasını omzuna aldı.
“Fakat ihtiyacımız olursa da hazır olacağız.”
Dışarı çıktıklarında sabahın soğuğu yüzlerine vurdu.
Derya dağlara baktı.
Orada ne yaşanacağını bilmiyordu.
Ama bildiği bir şey vardı.
İnsan hayatının hangi tarafta olduğunun önemi yoktu.
Yaralanan bir insan, önce insandı.
Araçlar hareket etti.
Dağ yolu giderek daraldı.
Kaan önündeki yola bakarken telsizden Alp'in sesi duyuldu.
“Komutanım, ileride yol kontrolü var.”
Kaan kısa bir sessizlikten sonra cevap verdi.
“Yavaşlayın.”
Araçların hızı düştü.
Herkes dikkat kesildi.
Derya'nın bulunduğu araç da arkadan onları takip ediyordu.
Dağların arasında ilerleyen konvoy, sisin içine doğru kaybolmaya başladı.
Kaan camdan dışarı baktı.
Gözlerinin önünden taşlık yollar, yüksek tepeler ve sessiz köyler geçiyordu.
Bir an için çocukluğunda duyduğu bir cümleyi hatırladı:
“Özgürlük, insanın yalnızca istediği yere gidebilmesi değildir. Korkmadan yaşayabilmesidir.”
Kaan gözlerini kapatıp kısa bir nefes aldı.
Sonra telsizi eline aldı.
“Devam ediyoruz.”
Araçlar yeniden ilerlemeye başladı.
Kimse bilmiyordu.
Bu yolculuk onların hayatlarını değiştirecekti.
Çünkü bazı yolların sonunda bir görev değil, insanın kendisiyle yüzleşmesi vardır.
Ve onların yolu daha yeni başlıyordu.
Özgürlüğe yürüyenlerin yolu...
Bölüm etkileşimi
