31. bölüm / 31
Meriç'in İki Yüzü29.Bölüm
Bölümler 31Şu an: 29.Bölüm
- 1 1.Bölüm180 kelime
- 2 2.Bölüm373 kelime
- 3 3. Bölüm783 kelime
- 4 4.Bölüm362 kelime
- 5 5.Bölüm471 kelime
- 6 6.Bölüm808 kelime
- 7 7. Bölüm769 kelime
- 8 8.Bölüm1.053 kelime
- 9 9.Bölüm1.075 kelime
- 10 10.Bölüm769 kelime
- 11 11.Bölüm736 kelime
- 12 12.Bölüm534 kelime
- 13 13.Bölüm831 kelime
- 14 14. Bölüm607 kelime
- 15 Yeni Sezon Ağustos'ta37 kelime
- 16 15.Bölüm1.151 kelime
- 17 16.Bölüm735 kelime
- 18 17.Bölüm444 kelime
- 19 18.Bölüm392 kelime
- 20 19.Bölüm652 kelime
- 21 20.Bölüm497 kelime
- 22 21.Bölüm354 kelime
- 23 22.Bölüm431 kelime
- 24 23.Bölüm622 kelime
- 25 24.Bölüm430 kelime
- 26 25.Bölüm333 kelime
- 27 26.Bölüm647 kelime
- 28 27.Bölüm833 kelime
- 29 28.Bölüm544 kelime
- 30 29.Bölüm292 kelime · Okuduğun bölüm
- 31 30.Bölüm408 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Zoraki Bahar
İlyas Baba’nın son arzusu, sınır boyundaki o döküntü eve bir fırtına gibi düşmüştü. Yannis, Agapi’ye olan ölümsüz sevdasına rağmen babasını son nefesinde gözü açık bırakmamak için Gülcemal ile evlenmeyi kabul etti. Ablaları, babalarının ölüm döşeğindeki bu vasiyetini yerine getirmek için hiç vakit kaybetmediler.
O akşam kız isteme merasimi için Gülcemal’in evine gidildi. Odadaki herkesin yüzünde bayram havası varken bir kişinin yüreğinde cenaze kalkıyordu: Yannis...
Üzerine geçirdiği takım elbisenin içinde kendini bir mahkûm gibi hissediyordu. Gözleri odanın ahşap tavanındaki çizgilere takılıp kalıyor; kulaklarında komşuların tebrik sesleri değil, nehrin karşı yakasından gelen Agapi’nin fısıltıları çınlıyordu.
Gülcemal; edebi, mahcubiyeti ve duruluğuyla adım attığı her yere huzur getiren, terbiyesiyle kasabada herkesin gıpta ettiği pırıl pırıl bir genç kızdı. Ağzından tek bir kötü söz çıkmaz, yüzündeki o sakin tebessüm, kötülükten uzak tertemiz gönlünün dışa vurumu olurdu. Elinde tepsiyle içeri girip kahveleri dağıtmaya başladığında odadaki herkes kızı övgülere boğdu. Gerçekten de İlyas Baba’nın dediği kadar vardı. Ancak Gülcemal kahve fincanını Yannis’e uzattığı o kısacık anda göz göze geldiklerinde, genç kızın içini ince bir sızı kapladı. Yannis’in gözlerinde kendisine bakan bir adamın sıcaklığı değil; çok uzaklara, Meriç’in ötesine kilitlenmiş buz gibi bir karanlık vardı. Gülcemal, o gözlerde başkasının gölgesi olduğunu daha ilk andan hissetmişti.
Dualar edildi, sözler kesildi. Yannis’in parmağına kırmızı kurdeleyle bağlı o gümüş yüzük geçirildiğinde, genç adam parmağına bir yüzük değil, Agapi ile arasına çekilen çelik bir zincir takılmış gibi hissetti. Babasının son nefesindeki o bitkin tebessümü gözünün önüne geldikçe haykıramıyor, çaresizce boyun eğiyordu.
Merasim bitip eve döndüklerinde Yannis odasında duramadı; kendini gecenin zifiri karanlığına, Meriç’in kıyısına attı. Nehir her zamanki gibi hırçın akıyordu. Yannis önce parmağındaki yüzüğe baktı, sonra karşı yakadaki Sofulu’nun cılız ışıklarına...
Şimdi babasının vasiyetini yerine getirip bu yakada bir yuva mı kuracaktı, yoksa Agapi’nin sevdası uğruna her şeyi yakıp yıkacak mıydı?
Bölüm etkileşimi
