5. bölüm / 31
Meriç'in İki Yüzü4.Bölüm
Bölümler 31Şu an: 4.Bölüm
- 1 1.Bölüm180 kelime
- 2 2.Bölüm373 kelime
- 3 3. Bölüm783 kelime
- 4 4.Bölüm362 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5.Bölüm471 kelime
- 6 6.Bölüm808 kelime
- 7 7. Bölüm769 kelime
- 8 8.Bölüm1.053 kelime
- 9 9.Bölüm1.075 kelime
- 10 10.Bölüm769 kelime
- 11 11.Bölüm736 kelime
- 12 12.Bölüm534 kelime
- 13 13.Bölüm831 kelime
- 14 14. Bölüm607 kelime
- 15 Yeni Sezon Ağustos'ta37 kelime
- 16 15.Bölüm1.151 kelime
- 17 16.Bölüm735 kelime
- 18 17.Bölüm444 kelime
- 19 18.Bölüm392 kelime
- 20 19.Bölüm652 kelime
- 21 20.Bölüm497 kelime
- 22 21.Bölüm354 kelime
- 23 22.Bölüm431 kelime
- 24 23.Bölüm622 kelime
- 25 24.Bölüm430 kelime
- 26 25.Bölüm333 kelime
- 27 26.Bölüm647 kelime
- 28 27.Bölüm833 kelime
- 29 28.Bölüm544 kelime
- 30 29.Bölüm292 kelime
- 31 30.Bölüm408 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Meriç'in Saklı Köprüsü
Her ikisi için de o gece adeta bir asır gibi geçti. Agapi, şafak sökene dek penceresinin kenarında karanlığı izledi; kalbi ile mantığı arasındaki o zorlu savaşta, bütün gece kürek çekip durdu. Yannis ise sabahın ilk ışıklarıyla birlikte sözleştikleri kıyıya inmiş, büyük bir sabırsızlıkla beklemeye başlamıştı.
Güneşin en tepede olduğu o an , Yannis artık Agapi'nin gelmeyeceğini düşünüyordu.
"Kulaklarında Agapi’nin adının anlamı yankılanıyordu: Sevgi. Sevgi emekti; fakat beklemek, kızgın güneşin altında bir damla suya hasret kalmak gibi genzini yakıyordu."
Yannis kendi kendine mırıldanıyordu:
Gelmedi...
Yannis'in kalbi, rüzgarın her esintisinde göğüs kafesinden çıkacakmış gibi çarpıyordu. Gözleri patikaya kayıyor ama kimseyi göremiyordu.
"Agapi’nin gelip gelmeyeceği o günün en büyük muammasıydı. Zira bu topraklarda verilen sözler sadece iki kişi arasında kalmaz; nehrin insafı ile tarihin rüzgarı arasında sınanarak yoğrulurdu ."
Tamamen ümidini kesmek üzereyken ,söğütlerin arkasından bir hışırtı duyuldu. İşte o an, hikayenin kaderi mühürlendi. Agapi, tüm yasakları ve engelleri arkasında bırakıp adeta rüzgârla yarışarak patikadan koşarak geliyordu.
Yannis onu gördüğünde nefesi kesildi. Genç kadının yanına varışıyla, Yannis’in gözlerinde hem büyük bir rahatlama hem de hâlâ inanamayan bir ifade belirdi.
Sesindeki o titreyen korkuyla fısıldadı:
"Gelmeyeceksin sandım Agapi... Söylediklerimin seni korkuttuğunu, nehrin gürültüsünde kalbinin sesini kaybettiğini ve bir daha bu kıyıya hiç uğramayacağını sandım."
Agapi, nefes nefese kalmış haliyle Yannis’e yaklaştı. Bakışlarında bir gece boyunca verdiği o büyük savaşın izleri vardı ama sonunda kazanan aşktı.
Yannis’in ellerini sımsıkı kavradı, gülümseyerek:
"Gece hiç bitmeyecek sandım Yannis ama bak, buradayım. Korkma... Öyle bir köprü ki bu; altından akan sular bizi ayırmak için değil, sadece hikâyemizi taşımak için akacak. Biz artık o suların içinde kaybolanlar değil, suyun üzerinde aşkla yürüyenleriz."
Tam o anda Agapi’nin boynundaki beyaz tülbent, sert bir rüzgârla çözüldü ve nazlı bir kuş gibi süzülerek nehrin üzerine yayıldı. Tülbent, Agapi ile Yannis'in ayaklarının ucundan karşıya, altın pırıltılı ipekten bir yol gibi uzandı. El ele tutuştular ve nehrin içine, o pırıltıların tam ortasına doğru yürüdüler.
"Nehir onları ayırmak için değil, sarmak için aktı. Dünya dönüyordu ama onlar, altın suların bağrında tek bir ruha dönüştüler."
Artık nehrin bile yıkamayacağı ebedi bir köprüydüler. Yaşadıkları tüm korkular geride kalmış; yerini, nehrin pırıltısı kadar gerçek bir mutluluğa bırakmıştı.
"Meriç’in suları artık sadece su değil, bu iki ruhun sonsuz şahidiydi."
Bölüm etkileşimi
