5. bölüm / 35
KİRACIM4.Bölüm
Bölümler 35Şu an: 4.Bölüm
- 1 GİRİŞ227 kelime
- 2 1.Bölüm231 kelime
- 3 2.Bölüm483 kelime
- 4 3.Bölüm534 kelime
- 5 4.Bölüm1.194 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 5.Bölüm208 kelime
- 7 6.Bölüm1.080 kelime
- 8 7.Bölüm683 kelime
- 9 8.Bölüm885 kelime
- 10 9.Bölüm690 kelime
- 11 10.Bölüm973 kelime
- 12 11.Bölüm473 kelime
- 13 12.Bölüm881 kelime
- 14 13.Bölüm361 kelime
- 15 14.Bölüm762 kelime
- 16 15.Bölüm343 kelime
- 17 16.Bölüm621 kelime
- 18 17.Bölüm675 kelime
- 19 18.Bölüm288 kelime
- 20 19.Bölüm1.232 kelime
- 21 20.Bölüm575 kelime
- 22 21.Bölüm1.246 kelime
- 23 22.Bölüm1.869 kelime
- 24 23.Bölüm1.030 kelime
- 25 24.Bölüm530 kelime
- 26 25.Bölüm775 kelime
- 27 26.Bölüm703 kelime
- 28 27.Bölüm1.000 kelime
- 29 28.Bölüm880 kelime
- 30 29.Bölüm678 kelime
- 31 30.Bölüm816 kelime
- 32 31.Bölüm1.193 kelime
- 33 32.Bölüm1.526 kelime
- 34 33.Bölüm263 kelime
- 35 34.Bölüm (FİNAL)4.448 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Oflayarak kapıyı açtığım da yine o cimri vardı
"Ne vardı canım?"
Kaşlarını kaldırıp gülümsedi "Canın mıyım gerçekten?"
Onun gibi gülümsedim "Değilsin"
Gülümsemeyi bırakıp tekrardan ona döndüm"N'oldu? Yine neden geldin?"
Elinde ki poşeti uzattı
"İlaçların"
Gözlerimi kıstım "Hani almayacaktın"
Göz devirdi "Dün yanımda yeteri kadar nakit yoktu,o yüzden alamadım"
Gülümsedim"Sağ ol canım. Ben bugün çıkıp aldım"
Kapıyı kapatacakken kapıyı tuttu "Ne ara çıkıp aldın ki? Ben hiç çıktığını görmedim"
Gözlerimi kapatıp derin bir nefes verdim "Ben sabahları spor yapmak için spor salonuna giderim. Bu sabah dönerken bir eczaneye uğradım ve aldım. Tekrardan teşekkürler"
Kapıyı kapatacakken tekrardan tuttu.
"Yine n'oldu?"
Poşeti gösterdi
"Ben bunları n'apıcam?"
"Ebene ver Tolga" bu sefer hızla kapıyı kapatıp mutfağa doğru ilerledim. Kapıyı çalmaya devam ediyordu. Salak,açmayacağımı biliyorsun niye çalıyorsun mal!
Dolaptan içecek alıp balkona doğru ilerledim. Bugün alışveriş yapmam gerekiyordu. Saate baktığım da saat daha 11.30'du. 12'de evden çıkarım.
Bu adam neden bu saatte işe gitmemişti?
Hala kapıyı çalıyordu salak!
Gidip kapıyı açtığımda beklemiyor olacak ki şaşırmıştı.
Gözlerimi kısıp bir şüpheliymiş gibi ona baktım"Sen neden bu saatte işte değilsin?"
Sırıttı
"Ayy,sen beni mi merak ettin salak?" Bunu cilveli şekilde söylemişti. Eğer ciddi olsaydı şuan üstüne atlardım.
"Hayır,normalde beni bu saatte rahatsız etmezsin," sanki 1 yıldır burada yaşıyormuş gibi konuşuyorum. Daha taşınalı 4 gün oldu
"O yüzden merak ettim"
"Hmm,şöyle ki ben dün senin ilaçlarını alamadığım için işten çıktım ilaçlarını aldım geldim" dudaklarını büktü "Ama gördüm ki sen ilaçlarını almışsın" aslında ilaçlarının hepsini alamamıştım. Ne kadar tutacağını bilmediğim için bir miktar para almıştım ve param yetmemişti. Sanırım ilaçları alabilirdim
O yere mutsuzca bakarken onun boynuna sarıldım
"Teşekkür ederim" ondan ayrıldıktan sonra ilaç poşetini aldım
"Neyse ben seni tutmayın. Sen işine git,benim yüzümden işini bırakmak zorunda kaldın zaten. Daha fazla bekleme. İlaçlar için tekrardan teşekkürler." Kapıyı kapatacakken kapıyı tuttu.
Kaşlarını çatıp "Bugün bir işin var mı?" Diye sordu
Dudaklarımı bilmiyorum der gibi büktüm "Yani,alışverişe çıkıcam yarım saat sonra. N'oldu neden sordun ki?" Gülümsedi
"Hadi hazırlan. Beraber gidelim"
"Saçmalama,benim yüzümden işini-"
"İşimi her gün yapıyorum. Seninle sadece 3 ayım var küçük hanım. O yüzden bugün vaktimi sizinle geçirmek istiyorum"
"İyi,peki. İstersen geç içeriye bekle beni"
Omuz silkti"Peki,olur"
Ayakkabılarımı çıkarıp salona doğru ilerledi. Kumandayı ona uzattığımda "Yok ben çok fazla televizyon seyretmem" demişti. Omuz silkip hazırlanmak için odama gittim.
Altıma siyah bir tayt ve üstüme de bir sweat giymiştim. Alışverişe gidiyordum. Dümdüz normal market alışverişine. Abartmaya gerek yok.
Saçlarımı at kuyruğu yaptıktan sonra makyaj masama oturdum. Sade bir makyaj yapıp masadan kalktım.
İçeriye gittiğimde kitaplığıma bakıyordu. "Hazırım ben hadi çıkalım" kaşları çatık şekilde bana döndü "Neden 3 kitaptan 1 raf dolusu var?" Bu dediği gülmeme neden oldu.
"Onlar benim kitaplarım"
"Ne!"
Başımı salladım
"Evet"
Beni işaret etti
"Sen yazarsın yani"
Kaşlarımı çattım. Sanki imkansız bir şeymiş gibi bahsediyordu
"Evet. Ne var bunda?"
"Ne bileyim? Ben seni baba parası yiyen,şımarık kız çocuğu sanıyordum"
"Neyse,hadi çıkalım"
°°°
Arabaya bindiğimiz de kemerini takarken "Doğal mı?" Diye sordu
"Ne doğal mı?"
"Saçların,bal rengindeler. Merak ettim gerçek mi değil mi diye. Ondan sordum"
"Ha,yok ya doğal"
Arabayı sürerken ona baktım. Şuan üstünde ki siyah gömlek,siyah pantolonu ve damarlı kollarıyla aşşırı karizmatik gözüküyordu. Aşşırı yakışıklı,aşşırı karizmatik..
Ne diyorum ben!
Dışarıya bakmaya başladım. Tekrar ona baktığımda gözlerim bu sefer belirgin ademelmasında,keskin çene hatlarında ve dağınık saçlarında gezindi.
Bu kadar yakışıklı olduğunu fark etmemiştim
Gözlerimi açıp tekrardan dışarıya baktım
Salak mısın Cemile?
O senin kiracın, kiracın!Markete geldiğimiz de hızla kemeri çıkarıp kapıyı açtım. Dışarıya çıktığımda derin bir nefes aldım.
Burası biraz fazla mı sıcak oldu?
Marketten içeriye girdikten sonra bir araba alıp sebze meyvelerin olduğu yere doğru ilerledim.
"Sen bu sebzeleri n'apıyorsun?"
Kaşlarımı çattım. Bu ne biçim bir soru böyle?
"Bu ne biçim bir soru be? Yemek salata falan yapıyorum"
Kaşlarını kaldırdı"Haa, anladım"
Bu da ayrı bir değişik
Bir kaç şey aldıktan sonra buzluğa ilerledim. Buzluktan 2 paket mısır aldıktan sonra geri kapattım. Tolga bana kaşlarını çatmış şekilde bakıyordu.
"N'oldu Tolga?"
"Bezelye, patates falan almayacak mısın?"
Bu sefer kaşlarını çatıp bakma sırası bendeydi
"Manyak mısın be? Tabi ki de hayır! Pazardan alıyorum ben onları"
Diğer raflardan yiyecek,atıştıracak şeyler almıştım. Şimdi sıra içeceklerdeydi,en sevdiğim.
3-4 farklı içecekken 5-6 tane almıştım. Tolga bana hayretle bakıyordu. "Bunları kim içecek?"
"Ben"
Abartılı bir sesle"Manyak mısın kızım sen? Bu kadar şey içersen ölersin" dedi
"Ben neredeyse her alışverişim de bu kadar alıyorum." Kendimi gösterdim
"Fıstık gibisin maşallah" omzuna vurdum
"Ya Tolga ben onu mu diyorum? Bak diyorum,hala yaşıyorum. 5 yıldır ölmedim Allah'a şükür"
Kaşlarını çattı "5 yıldır?"
Göz devirdim "Ben 5 yıldır tek başıma böyle yaşıyorum"
"Bir dakika. Sen kaç yaşındasın ki?""24"
"Hadi len or'dan"ciddi ciddi ona bakmaya devam ediyordum
"Ciddi misin?"
Ellerimi iki yana açtım
"Sen beni kaç sanmıştın ki?"
"19 demiştim,hadi bilemedin 20. Asla 24 gibi göstermiyorsun" gülümseyip
"Ayy,gerçekten mi?"
Yüzünü buruşturdu."Tabi ki de hayır. Şaka yapıyorum varoş"
Gözlerimi kapatıp bir süre derin derin nefes aldım."Sakinim, sakinim.."
En son alacağım her şeyi alıp kasaya gitmiştim. Aldıklarımı ödeyecekken Tolga kartını çıkardı. Kartını kasiyere verdiğinde kasiyerin elinden kartı alıp kendi kartımı verdim.
Onun kartını onun yüzüne fırlattıktan sonra şifreyi girdim. İşlem tamamlanınca aldıklarımı poşetlere koymaya başladım. En son poşetleri alacakken Tolga almaya çalıştı.
Yüzümü buruşturup "Dokunma be varoş" dedikten sonra bütün poşetleri alıp marketten çıktım.
Arabanın yanına geldiğimde Tolga hemen bagajın kapısını açtı. Aldıklarımı yerleştirdikten sonra ön koltuğa geçip oturdum.
Tolga'da sürücü kotuğuna otururken ona bakıp göz devirdim.
Sensin varoş!
Gıcık!
Uyuz!
Odun!
Kütük!
Yakışıklı!
Üff,ne diyorum ben be!
Arabayı çalıştırırken bana baktı"Başka bir yere gidecek misin?"
"Alışveriş merkezine gidicem"
"Tamam,hangisine?"
"Gidicez demedim. Gidicem dedim"
"Benim beynim gidicez diye çevirdi"
"Beyninde bir sorun var galiba. Cahiliyeye görün bi'"
"Öyle bir bölüm yok ki"
"Maalesef yok. Keşke olsa."
"İleride olur herhalde"
"İnşallah olur. Hatta ilk hasta da sen olursun"
"Ayıp ayıp, insan kiracısına öyle der mi?"
"Diyormuş demek ki"
"Neyse,buranın biraz ilerisinde bir AWM var. Oraya sürüyorum."
"Tamam"
Kırmızı ışık yandığında Tolga cebinden telefonunu çıkarıp mesaj yazmaya başladı
"Cıc cıc cıc,araba kullanırken telefon kullanılmaz. Sen ehliyeti kasaptan mı aldın?
"Yoo"
"Sana araba kullanırken telefon kullanılmayacağını öğretmediler mi?"
"Öğrettiler" elinde ki telefonu hızla aldım
"E o zaman neden hala bakıyorsun?"
"Ne yaptığını sanıyorsun? Ver şu telefonu"
"Canımı kurtarmaya çalışıyorum" derken bir taraftan cama yaslanmış telefonu sıkı sıkı tutuyordum
"Ya,yeşil ışık yandı arabayı kullansana sen. N'apacaksın telefonu ya?"
"Çocuk mu sanıyorsun sen beni? Yeşil ışığın hâlâ yanmadığını biliyorum. Ver şu telefonu" kollarımdan telefonu almaya çalışıyordu ama ben telefonu nasıl sardıysam alamıyordu.
"Ya,yemin ederim yeşil ışık yandı ya"
O telefonu almaya çalışırken arkadan korna çaldı. Tolga gözlerini açmış şekilde bana bakıyordu.Geri koltuğuna oturunca arabayı sürmeye devam etti. "Neden söylemiyorsun yeşil ışığın yandığını?"
"Ne! Ben bur'da sana bir saattir yeşil ışığın yandığını söylüyorum sen gelmiş bana 'çocuk mu sanıyorsun sen beni? Yeşil ışığın hâlâ yanmadığını biliyorum' diyordun."
"Senin yüzünden trafik tıkandı" gözlerimi açtım ve kendimi göstererek "Ben mi? Ben mi tıkamışım trafiği?"
Bir saniyeliğine bana bakıp tekrardan yola bakmaya devam etti
"Evet,senin yüzünden"
"Öyle mi?"
"Öyle"
"O zaman bu sefer de trafiği telefonun tıkasın o zaman" dedikten sonra telefonunu dışarıya attım.
"Ne yaptığını sanıyorsun sen!?"
"Telefonunu attığımı"
Arabayı sağ çekip arabadan indi
"Dicle çık dışarı"
Omuz silktim"Hayır,çıkmıcam"
Pis pis sırıttı "N'oldu? Pişman mı oldun?"
Kaşlarımı kaldrıp ona baktım"Yoo,yine olsa yine yaparım"
Bir süre durduktan sonra "Üff,bagajı açsana" derken bir taraftan kapıyı açıyordum.
Kaşlarını çattı"Niye?"
"Aç sen"
O bagajı kapısını açarken bende taksi çevirdim. Bagajın kapısını açtıktan sonra poşetleri alıp taksiye bindim ve gittim.
Bölüm etkileşimi
