11. bölüm / 35
KİRACIM10.Bölüm
Bölümler 35Şu an: 10.Bölüm
- 1 GİRİŞ227 kelime
- 2 1.Bölüm231 kelime
- 3 2.Bölüm483 kelime
- 4 3.Bölüm534 kelime
- 5 4.Bölüm1.194 kelime
- 6 5.Bölüm208 kelime
- 7 6.Bölüm1.080 kelime
- 8 7.Bölüm683 kelime
- 9 8.Bölüm885 kelime
- 10 9.Bölüm690 kelime
- 11 10.Bölüm973 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 11.Bölüm473 kelime
- 13 12.Bölüm881 kelime
- 14 13.Bölüm361 kelime
- 15 14.Bölüm762 kelime
- 16 15.Bölüm343 kelime
- 17 16.Bölüm621 kelime
- 18 17.Bölüm675 kelime
- 19 18.Bölüm288 kelime
- 20 19.Bölüm1.232 kelime
- 21 20.Bölüm575 kelime
- 22 21.Bölüm1.246 kelime
- 23 22.Bölüm1.869 kelime
- 24 23.Bölüm1.030 kelime
- 25 24.Bölüm530 kelime
- 26 25.Bölüm775 kelime
- 27 26.Bölüm703 kelime
- 28 27.Bölüm1.000 kelime
- 29 28.Bölüm880 kelime
- 30 29.Bölüm678 kelime
- 31 30.Bölüm816 kelime
- 32 31.Bölüm1.193 kelime
- 33 32.Bölüm1.526 kelime
- 34 33.Bölüm263 kelime
- 35 34.Bölüm (FİNAL)4.448 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bi' dakika!
Bana aşık olduğunu mu söyledi?
Yani olmasa bile olabileceğini söyledi
Ben daha gencim ama
2 sene sonra belki
"Niye olsun ki?"
"Benim duygularım yok mu küçük hanım?"
"Yoo,var. Yani,herhalde var"
"E o zaman niye olmasın?"
"Niye olsun?"
"Niye olmasın?"
"Kiracımsın"
"Niye? Kiracılar ev sahiplerine aşık olamaz mı?"
"Ya sen şuan ne demek istiyon açık açık konuş"
Arkasına yaslanıp ellerini önünde birleştirdi."Diyorum ki,sana aşık oldum"
Bunu dedikten sonra kahkaha atmamı beklenmiyor olacak ki şaşırmıştı
"Niye güldün ki? Komik bir şey mi var?"
Gülmemi zar zor durdurduktan sonra ona döndüm"Hayır,yok ama senin gibi bir göktaşının bana aşık olma ihtimali komik"
"Aslında düşününce haklısın. Sen benim gibi birini haketmiyorsun. Ben senden çok daha iyilerine layığım. Senin benim gibi birin haketmediğini farketmen iyi olmuş. Eğer sen gerçekten beni sevseydin seni başımdan savmak zor olurdu."
Bunu dedikten sonra yüzüm düştü. Neden öyle söyledi ki?
Ben kötü biri miydim?
Hayır
Çirkin miyim?
İnsandan insana değişir ama Tolga bana daha önce güzel olduğumu söylemişti.
Sıkıcı biri miydim?
Tolga benim yanımda güldüğünü göre hayır
Peki,neden ben onu haketmiyorum?
"Neyse,ben gideyim artık. Beni ağırladığınız için teşekkürler" diyip gitti.
Ben boş boş yere bakarken Müge ona fısıldayarak bela okurken yanıma geldi.
"Üff,boşver sen o malı. Mal mal konuştu işte,takma sen kafana"
Yere bakmaya devam ederken "Müge" dedim. Başımı kaldırıp ona baktım. Endişeliydi"Sence ben neden onu haketmiyorum?"
Yüzünde ki endişeli ifadesi yok oldu.
"Sen onu değil,o seni haketmiyor. Sen,ona fazlasın kızım. Onun seni haketmesi için Justin Bieber gerekiyor."
"İyiki varsın" dedikten sonra ona sarıldım. O da sarıldı ama daha sıkı bir şekilde.
"Sende iyiki varsın ama ben böyle duygusal anlardan nefret ederim. O yüzden şimdi çayımızı atıştırmalığımızı hazırlayıp pijamalarımızı giyiyoruz. Daha sonra nefret dolu şarkılar açıp Tolga denen o herife sövüyoruz."
"Ama benim hiç halim yok"
Kollarımdan tutup beni salladı
"Şimdi var"
Başımı iki yana salladım
"Hayır yok"
"Olmak zorunda" artık bağırıyordu,ama rahatsız eden cinsten değil.
"Neden?"bende aynı ses tonuyla bağırıyordum
"Neden?"
"Seni üzdü"
Başımı onaylar şekilde salladım.
Daha sakin bir ses tonuyla"Doğru söylüyorsun"
"Benim söylediğim tek yanlış şey matematik dersinde verdiğim cevaptı tatlım. Şimdi kalk ve kendine gel"
"Ayaktayım zaten ama neyse. Sen atıştırmalıkları falan hazırla,bende pijamaları hazırlayım"
"Okay,ama bir sorunumuz var"
Kaşlarım çatıldı"Ne sorunu?"
"Onun sende fotoğrafı yok"
"Aslında var. Ailesi bana fotoğrafını atmıştı bu gelecek diye ama bakmamıştım. Fotokopi makinesi var zaten bende,çıkartırız"
"O zaman şimdi o fotoğrafı çıkartıyoruz, sonra da hazırlanıyoruz."
"Tamamdır,sen git mutfakta ki işleri hallet,bende fotoyu çıkartıyım,daha sonra kıyafetleri hazırlarım"
"Tamam,hadi yeter çok uzattık"
°°°
Tolga'dan
Yine ve yeniden
Son bir kaç gündür olduğu gibi bu akşamda ofise gidecektim. Haberleri yazarken sürekli bir sıkıntı,bir hata olduğu için sürekli ofise gitmek zorundaydım.
Artık sürekli ofise gittiğinden dolayı takım elbise falan giyinmiyor,aksine çok daha rahat giyiniyordum.
Üstümde ki tişörtü çıkarıp dolaptan herhangi bir sweati giydim. Havalar soğumuştu ve bu,işi daha da zorlaştırıyordu.
Telefonumu aldıktan sonra ayakkabılarımı giyip kapıyı kapattım.
Allah kahretsin!
Anahtar!
Anahtar içeride kaldı!
Dicle'de yedek anahtar vardır herhalde,gidip sorayım bari
Aşağı indiğimde tam kapıyı çalacaktım ki içeriden gelen ses elimin havada kalmasına sebep oldu.
Elimi indirip başımı kapıya yasladım
"Hoşuna mı gidiyor? O ooo,ben deli ediyor. O ooo. Sevdiğini korkmadan söylemek bana,zoruna mı gidiyor?"
Dicle ve Müge bağıra bağıra şarkı söylerken zıplıyorlardı. Artık nasıl zıplıyorlarsa buradan bile hissediyordum
En son dayanamayıp zile bastığımda kimse duymamış olacak ki müzik çalmaya devam ediyordu.
Bir kez daha zili çaldıktan sonra müzik durdu. Bir kaç adım sesinden sonra kapı açıldı.
Karşımda hello kittyli pijamalı,saçını topuz yapmış Dicle vardı. Her ne kadar komik görünse de hâlâ çok güzeldi.
Karşısında beni görünce yüzünde ki gülümsemesi hemen soldu.
"Buyrun Tolga Bey"
"Ee Dicle,ben yedek anahtar var mı diye sormak için gelmiştim"
Tam ağzını açmışken üstünde Spidermanli pijamalarıyla Müge geldi. Elinde ise benim fotoğrafım vardı ve tam alnından vurulmuştu.
"Kanka bak tam olmayan beyninden vurdu-" beni görünce lafı kesilmişti
Bakışlarım Dicle'nin konuşmasıyla tekrardan ona döndü
"Dicle? Siz benimle nasıl böyle konuşabiliyorsunuz Tolga Bey? Hatırlatayım,ben sizin ev sahibinizim, askerlik arkadaşınız değil"
Bu resmiyet nereden geliyor?
"Yani eskiden konuşurdu-"
"Siz benimle böyle arkadaşmış gibi konuşmayı haketmiyorsunuz Tolga Bey. Lütfen benimle arkadaş gibi konuşmayın"
"Haa o konu. Üff kızım abartma, Allah'tan birşey dedik. Amma da abarttın. Hadi söyle,yedek anahtar var mı yok mu?"
"Var,ama sana yok"Kaşlarım çatıldı. "Ne demek bana yok?"
Kollarını önünde bağladı"Benimle böyle konuşan saygısız bir canlıya ben günahımı vermem"deyip kapıyı yüzüme kapattı.
"Öyle olsun küçük hanım. Bende senin bu inadını kırmazsam adımda Tolga değil"
Telefonumu cebime koyduktan sonra merdivenlerden inmeye başladım
°°°
"Tolga Bey,haber yazısıyla ilgili sıkıntımız var"
"Ne sıkıntısı?"
"Yazamıyoruz"
Bakışlarım hızla ona döndü
"Ne demek yazamıyoruz?"
"Baya baya yazamıyoruz."
"N'apıcaz?"
"Bende onu size sormak için geldim. N'apacağız?"
Bir dakika!
Dicle yazar!
Dicle yazar,haberi o yazar?
Tabi ya!
"Benim bir arkadaşım var. Kendisi yazar,o bize yazar." Yüzünü buruşturdu
"Komik değildi Tolga Bey"
"Espiri değildi zaten" derken bir taraftan cebimden telefonu çıkarıyordum.
Dicle'nin numarasına tıklayıp telefonu kulağıma götürdüm. Telefon çalarken elimle çalışana git git yapar telefon açıldı
Çalışan çıktıktan sonra kendimi koltuğa atıp rahat görünmeye çalışan bir sesle konuşmaya başladım
"Alo Dicle- Pardon Dicle Hanım. Öncelikle iyi akşamlar. Sizden bir ricam olacaktı""Size de iyi akşamlar Tolga Bey. Ricanız nedir? Kendinizi atacağınız binayı seçmemi istiyorsanız veya asacağınız ipe karar veremiyorsanız seve seve yardımcı olurum."
"Ee,hayır daha sizinle hayallerinizi gerçekleştireceğiz,o yüzden ölmek gibi bir niyetim yok. Sizden ricam haberimizi yazar mısınız?"
"Ne,nasıl yani?"
"Baya baya,haberimizi siz yazar mısınız?"
Güldü
"Kusura bakmayın ama Tolga Bey,ben daha kendi kitabımı zor yazarken sizin haberinizi yazamam. Hadi onu geçtim,sizin için hiçbir şey yapasılığım yok."
"Bakın, biliyorum. Size onları denemem gerekiyordu. Sadece sizinle şakalaşmak için söylediğim şeylerdi. Yalvarırım bana yardım edin"
"Sanırım çalıştığınız yere teşekkür etmem gerekiyor. Eğer işinizde sorun çıkmasaydı bana yalvarmazdınız. Her neyse,size yardım edemem. Malum,bazı şeyleri abarttığım için haberide abartırım. İnsanlara yanlış bilgi aktarmak istemem"
Ve şuan fark ettim.
Abarttın diyerek yangına bir odunda ben atmışım
O dilim kopaydıda demez olaydım
"Bakın,sizden çok çok çok özür diliyorum. Biliyorum,yapmamam, söylememem gerekiyordu. Lütfen,yalvarırım yardım edin"
Biraz düşünür gibi sesler çıkardı
"Cevap veriyorum"yerimde dikleştim
"Hayır" daha sonra telefonu kapattı
Lanet olsun!
Bölüm etkileşimi
