17. bölüm / 35
KİRACIM16.Bölüm
Bölümler 35Şu an: 16.Bölüm
- 1 GİRİŞ227 kelime
- 2 1.Bölüm231 kelime
- 3 2.Bölüm483 kelime
- 4 3.Bölüm534 kelime
- 5 4.Bölüm1.194 kelime
- 6 5.Bölüm208 kelime
- 7 6.Bölüm1.080 kelime
- 8 7.Bölüm683 kelime
- 9 8.Bölüm885 kelime
- 10 9.Bölüm690 kelime
- 11 10.Bölüm973 kelime
- 12 11.Bölüm473 kelime
- 13 12.Bölüm881 kelime
- 14 13.Bölüm361 kelime
- 15 14.Bölüm762 kelime
- 16 15.Bölüm343 kelime
- 17 16.Bölüm621 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 17.Bölüm675 kelime
- 19 18.Bölüm288 kelime
- 20 19.Bölüm1.232 kelime
- 21 20.Bölüm575 kelime
- 22 21.Bölüm1.246 kelime
- 23 22.Bölüm1.869 kelime
- 24 23.Bölüm1.030 kelime
- 25 24.Bölüm530 kelime
- 26 25.Bölüm775 kelime
- 27 26.Bölüm703 kelime
- 28 27.Bölüm1.000 kelime
- 29 28.Bölüm880 kelime
- 30 29.Bölüm678 kelime
- 31 30.Bölüm816 kelime
- 32 31.Bölüm1.193 kelime
- 33 32.Bölüm1.526 kelime
- 34 33.Bölüm263 kelime
- 35 34.Bölüm (FİNAL)4.448 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"B-beyefendi ne işinden bahsediyorsunuz?"
Yüzünde ki çapkın gülümseme hala duruyordu
"Zamanı gelince anlarsın"
Kapıyı açmaya çalıştım ama açılmıyordu
Lanet olsun!
Tolga'dan
Ben ne yaptım ya?
Ben böyle bir şeyi nasıl yaptım?
Yelda'ya inanmamam gerekiyordu
Ah benim aptal kafam!
Kapı açıldığında gelen kişiye baktım
Yelda'ydı
"Yelda kovuldun"
"Ama Tolga B-"
"Kovuldun dedim"
"Ama-"
"YELDA!"
"P-Peki Tolga Bey"dedikten sonra odadan çıktı
Hemen telefonumu çıkarıp Dicle'ye yazdım
Siz:Dicle,bak çok özür dilerim. Yelda geldi bana kendini acındırdı bir şeyler yaptı etti. Bir anda onu işe alırken buldum kendimi. Bak,senden çok ama çok özür dilerim. Yanına geleyim, konuşalım olur mu?
Hatun:Tolga yardım et
Siz:Ne
Hatun:Tolga yardım et kaçırıyorlar beni
Siz:Nerdesiniz siz
Hatun: Bilmiyorum ormana doğru gidiyor
Siz:Hemen geliyorum
Hemen polisi arayıp durumu bildirdim. Daha sonra hemen ofisten çıktım.
Ormana doğru ilerlediğimde bir taksi gördüm. O olmalıydı. Hemen arabayı park edip indim
Koşar adımlarla ormana doğru ilerlediğimde bir kulübe gördüm. Sessiz bir şekilde kulübeye girdiğimde bomboş bir oda karşıladı beni. Merdivenlerden çıkarken gözüme ilk olarak sandalye girdi. Daha sonra birinin bacakları,beli,omuzları ve yüzü.
Ama bu o değildi ki
Sandalyede Yelda kollarını önünde bağlamış bana bakıyordu
"Hoşgeldin sevgilim" dedi
Hızla merdivenlerden inip kapıdan çıkacaktım ki kapı kapandı
"Eski sevgilinin bana yaptıklarının yanında kalmayacağını biliyordun değil mi?"
"O nerede?"
"Uçtu gitti"
"O nerede?"
"Yaklaşık 15 dakika sonra mezarda olucak"
Buz kestim
"Sen benimsin"dedi iğneliyici bir sesle
"O sana ne yaptı?"
"Seni benden aldı. Ama neyse ki ben benim olanı geri almasını biliyorum. Seni benden almasının bedelini canıyla ödeyecek" bana inat yavaş adımlar atıyor,yavaş yavaş konuşuyordu
"Ben senin değilim Yelda"
Güldü
"Sen öyle san"
"İğrençsin"
"Aa,hadi ama sevgilim. Dürüst ol. İkiniz hiç yakışmıyordunuz. Ben değil, siz iğrençtiniz"
"Yelda,bak. Sana zarar vermek istemiyorum. Aç kapıyı,rahat bırak Dicle'yi."
"Bak. Kabullen artık. Dicle diye biri yok! Bu Dünya da artık Dicle Kara diye biri yok. Yani,5 dakika sonra olmayacak."
"Asıl sen kabullen Yelda! Seni sevmiyorum!Senden nefret ediyorum! Yıllardır deniyorsun,bak olmuyor!Sevmiyorum seni! Bunu anla artık! Sok bunu o aptal kafana!"
"Bağırma bana!" Hem ağlıyor hem bağırıyordu.
"Yıllardır beni gör diye bekledim!Güzel güzel giyindim,ne istediysen yaptım! Sana layık olmaya çalıştım! Söylesene! Niye sevmiyorsun beni?! Çirkin miyim! Kendine layık mı görmüyorsun beni?! Mutlu mu edemedim seni?! Ya ben sana ne yaptım da sevmiyorsun beni?!"
"Senden nefret ediyorum! Söyleyim mi seni neden sevmediğimi?! İğrenç, kötü birisin çünkü! Ben senin gibi birini hayatta sevmem! Bana göre çirkinsin! Dicle senden çok daha güzel! Bana layık değilsin! Beni mutlu edemiyorsun! Ve en önemlisi ne biliyor musun? Sen benim sevdiğim kadına,aşık olduğum kadına zarar verdin! Bana istediğin kadar zarar ver. Ama onun tek bir saç teline zarar gelsin! Sana yeminim olsun ki bende gider intihar ederim! Arkamdan bakarsın sende!"
"Bende intihar ederim dicemde. Ben zaten öldüm Tolga. Sen benim duygularımı öldürdün. Geldin,oku tam kalbime sapladın" kalbini gösterdi
Bağırmıyordu ama ağlamaya devam ediyordu. Hatta,daha çok ağlamaya başlamıştı
"Ben zaten çoktan öldüm Tolga. Ben sana kendimi sevdiricem diye gururumu yok saydım. Bütün engelleri aştım,sana geldim. Sen ise geldin Dicle denen kızı sevdin. Söylesene! Benim sana veremediğim neyi verdi sana?"
"Senin gibi kötü biri değil"
"Ben kötü biri değilim Tolga. Kötü olmaya zorunlu kaldım. Sen beni kötü olmaya zorladın"
"Ben seni kötü olmaya zorlamadım Yelda. Sen kötü olmayı tercih ettin. Beni seviyorsun,tamam. Dicle'yi sevmiyorsun ama ona zarar vermek zorunda değildin. Ona zarar vermeyi,kötü olmayı sen tercih ettin. Hakikaten! Neden kötü olmayı tercih ettin? Neyi düşündün Dicle'ye zarar vermeyi planlarken? O kız hayatımızdan çekip gidicek,bizde mutlu mesut yaşıcaz mı? Yok öyle bir şey. Ben seni bu zamana kadar sevmedim, sevmeyeceğim de. Sen iğrenç birisin!"
Dizlerinin üstüne oturup ağlamaya başladı.
Devam ettim
"Eğer Dicle'ye bir zarar gelirse Yelda,beni unut!. Şimdi Dicle'yi ve beni serbest bırak. Ha dersin ki seni bırakmam,o zaman unutma ki ben seni seninle durduğum her dakika her saniye daha da çok üzücem. Sana zarar vermek istemiyorum. Şimdi aç kapıyı"
Kızarmış gözleriyle bana baktı.
Bölüm etkileşimi
