27. bölüm / 35
KİRACIM26.Bölüm
Bölümler 35Şu an: 26.Bölüm
- 1 GİRİŞ227 kelime
- 2 1.Bölüm231 kelime
- 3 2.Bölüm483 kelime
- 4 3.Bölüm534 kelime
- 5 4.Bölüm1.194 kelime
- 6 5.Bölüm208 kelime
- 7 6.Bölüm1.080 kelime
- 8 7.Bölüm683 kelime
- 9 8.Bölüm885 kelime
- 10 9.Bölüm690 kelime
- 11 10.Bölüm973 kelime
- 12 11.Bölüm473 kelime
- 13 12.Bölüm881 kelime
- 14 13.Bölüm361 kelime
- 15 14.Bölüm762 kelime
- 16 15.Bölüm343 kelime
- 17 16.Bölüm621 kelime
- 18 17.Bölüm675 kelime
- 19 18.Bölüm288 kelime
- 20 19.Bölüm1.232 kelime
- 21 20.Bölüm575 kelime
- 22 21.Bölüm1.246 kelime
- 23 22.Bölüm1.869 kelime
- 24 23.Bölüm1.030 kelime
- 25 24.Bölüm530 kelime
- 26 25.Bölüm775 kelime
- 27 26.Bölüm703 kelime · Okuduğun bölüm
- 28 27.Bölüm1.000 kelime
- 29 28.Bölüm880 kelime
- 30 29.Bölüm678 kelime
- 31 30.Bölüm816 kelime
- 32 31.Bölüm1.193 kelime
- 33 32.Bölüm1.526 kelime
- 34 33.Bölüm263 kelime
- 35 34.Bölüm (FİNAL)4.448 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Sevgilim,o nişanda yaşanan tatsız olay yüzünden abim denen herif adına özür dilerim. Böyle olmasını istemezdim"
"Senin suçun değil ki. Senin özür dilemeni gerektiren bir durum yok. Ayrıca sen bana abim gelmeyecek demiştin. Neden geldi ki?"
Derin bir nefes verdi
"Abim annemgille birlikte yaşıyor. Buraya bir anda gelmelerine şaşırmış ve anneme nedenini sormuş. Annem söylemese de annemi biraz zorladıktan sonra annem dayanamamış söylemiş. Daha sonra da bende gelicem demiş gelmiş işte."
"Neyse ya sıkmayalım canımızı. Hem artık nişanlıyız. Sevinsek ya"
Parmağında ki kırmızı ip bağlı yüzüğe baktı. Gülümsedi
"Evet. Biz artık gerçekten nişanlıyız"
Ona sarıldım"Neyse sevgilim, daha sonra görüşürüz. Sen sıkma canını tamam mı?"
"Tamam. Görüşürüz" dedikten sonra kapıyı kapattım.
Bu nasıl bir akşamdı ya
•••
Kapı çalınca koşarak kapıyı açmaya gittim. Nişanlım gelmişti.
Benim nişanlım.
"Hoşgeldin sevgilim"
"Hoşbulduk."
Bugün Tolga ile annemgili uğurlayacaktık. Maalesef ki annemgil bugün gidiyorlardı. Amaa 1 ay sonra tekrardan nikahımız için geleceklerdi. Her ne kadar 1 ay daha kalmalarını istesemde abimgilin düğünü için hazırlıklara devam etmelerini ve babamın işinin olduğunu söyleyip gitmişlerdi.
Ve evet, 2 hafta sonra abim ile yengem evleniyor
Onlardan 2 hafta sonra da biz!
Ayyyyy
Çok heyecanlıyım
Tolga içeriye gittiğinde annem ile selamlaştı. Annem yerine oturduğunda Tolga'ya meyve uzattı
Yine ve yeniden
Tolga teşekkür edip meyveyi almadığında annemin ısrarları sonucu eli yine annemin uzattığı meyveye gitti
Şu kadının meyve sevdasını hiç anlamıyorum ya
Tolga'nın yanına oturduğumda Tolga'ya döndüm
"Bu arada sevgilim. Akşam ben Ankara'ya gideceğim. İmza için. Bugün alışveriş yapmam gerek. Benimle gelir misin?"
"Gelirim sevgilim. Hatta istersen Ankara'ya da birlikte gidebiliriz"
"Ben diyorum bu çocuk kardeime sülük gibi yapıştı diye. Dinleyen yok ki" diyen abim elinde çantası ile yanımıza geldi.
"Ya tamam, birbirinizi seviyorsunuz da yapışık ikiz gibi gezmeniz gerekmiyor. Hem senin işin gücün yok mu oğlum niye sürekli kardeşimin peşindesin?"
"Abi ben nişan olacağı için ve senin düğünün olacağı için yaklaşık 1 aylık falan izin aldım ama yine gideceğim ofise. Şu telaşeler bitsin bi."
"Biz ilk geldiğimiz zamandan beri işe gitmiyorsun ama"
Tolga derin bir nefes verdi.
"Tamam,açık olucam. Sizin geleceğinizi öğrendikten sonra 2 aylık bir izin aldım."
"Oğlum bizim için işini aksatmana gerek yok ki. Biz 1 aydır buradayız. Mutlaka görüşürdük yani. İşinden olmanı gerektirecek bir durum yok ki"diyen anneme hak verir gibi başımı salladım.
"Hayır herkesi geçtim bana niye söylemedin ki?"
"Ne bileyim. Sormadın ki"
İçeriye giren babamla sohbetimiz son buldu
"Hadi bakalım Kara ailesi. Araba kalkıyor"
Annemgil ile birlikte valizleri indirmiş, ardından selamlaştıktan sonra gitmişlerdi. Tolga ile ben ise eve çıkmıştık.
"Sevgilim ben şimdi hazırlanayım. Sonra çıkarız olur mu?"
"Olur sevgilim. Ben bekliyorum seni"
Odama gittim ve gardrobumla şöyle bir bakıştık.
Sanırım biraz daha bakışırsak birbirimize aşık olucaz.
"Off Tolga giyecek hiçbir şeyim yok!"diye salonda ki Tolga'ya seslendim.
"Nasıl yok?"
Ne ara kapıma kadar geldi bu çocuk ya?
"Baya baya giyecek hiçbir şeyim yok"
"İçeri girebilir miyim?"
"Gir"
Kapıyı açıp içeri girdiğinde yanıma geldi ve gardrobuma baktı.
Dolaptan bol,kahverengi bir sweat çıkardı ve onun altına da beyaz bir pantolon çıkardı.
Boynuna sarıldıktan sonra yanağından öptüm"Ya sen bir tanesin ya"
"Hadi hadi oyalanma. Giyinde çıkalım"
Tolga odadan çıktıktan sonra üstümü giyindim ve saçımı balıksırtı örmeye başladım.
Kahküllerim uzadığı için örgüye rahat bir şekilde giriyorlardı.
Saçımı da hallettikten sonra makyajımı yaptım. Ve artık hazırdım.
Parfümünü sıkıp çantamı da aldıktan sonra odadan çıktım
"Hayatım ben hazırım. Çıkalım hadi"
Tolga yanıma geldiğinde zafer gülüşü sundu. "Ben moda tasarımcısı mı olsam ne"
"Off Tolga ne saçmalıyorsun ya yürü hadi. Akşama uçağım var daha"
•••
"Sevgilim. Bu nasıl sence?"
Tolga'nın gösterdiği sweate baktım. Koyu kahverengi renginde , göğüs bölümünden yaka bölümüne kadar fermuarlı bir sweatti
"Güzelmiş sevgilim. Alalım onu"
Ben biraz daha kıyafetlere bakarken Tolga yanıma bir kaç pantolon ile geldi.
"Bunlar nasıl?"
Bu çocuk harbiden bu işi biliyor he
"Bir sürü güzel kıyafet seçtik ama bunları ben imzada giyinemem ki"
"Yoo sevgilim. Bak mesela,"
Az önce seçtiği kahverengi sweat ile yeni seçtiği siyah pantolonu gösterdi"böyle giyinebilirsin. Ya da," ilk mağazaya girdiğimizde seçtiği günlük elbiseyi gösterdi"Bunu da giyebilirsin"
"Aslında şu ilk gösterdiğin güzel oldu. Onu giyeyim o zaman."
Aldıklarımızı ödedikten sonra bir yere oturduk ve yemek yedik. Yemeğimizi yedikten sonra eve doğru gitmeye başladık.
"Tolga senin bu araban niye simsiyah?"
"Siyahı seviyorum diyelim"
"Hmm,anladım"
Eve geldiğimizde ben çantamı hazırlamıştım. Ondan sonra Tolga beni havalimanına götürmüştü. Vedalaştıktan sonra uçağa bindim ve uçak kalktıktan sonra Ankara'ya doğru gitmeye başladım
Bölüm etkileşimi
