33. bölüm / 35
KİRACIM32.Bölüm
Bölümler 35Şu an: 32.Bölüm
- 1 GİRİŞ227 kelime
- 2 1.Bölüm231 kelime
- 3 2.Bölüm483 kelime
- 4 3.Bölüm534 kelime
- 5 4.Bölüm1.194 kelime
- 6 5.Bölüm208 kelime
- 7 6.Bölüm1.080 kelime
- 8 7.Bölüm683 kelime
- 9 8.Bölüm885 kelime
- 10 9.Bölüm690 kelime
- 11 10.Bölüm973 kelime
- 12 11.Bölüm473 kelime
- 13 12.Bölüm881 kelime
- 14 13.Bölüm361 kelime
- 15 14.Bölüm762 kelime
- 16 15.Bölüm343 kelime
- 17 16.Bölüm621 kelime
- 18 17.Bölüm675 kelime
- 19 18.Bölüm288 kelime
- 20 19.Bölüm1.232 kelime
- 21 20.Bölüm575 kelime
- 22 21.Bölüm1.246 kelime
- 23 22.Bölüm1.869 kelime
- 24 23.Bölüm1.030 kelime
- 25 24.Bölüm530 kelime
- 26 25.Bölüm775 kelime
- 27 26.Bölüm703 kelime
- 28 27.Bölüm1.000 kelime
- 29 28.Bölüm880 kelime
- 30 29.Bölüm678 kelime
- 31 30.Bölüm816 kelime
- 32 31.Bölüm1.193 kelime
- 33 32.Bölüm1.526 kelime · Okuduğun bölüm
- 34 33.Bölüm263 kelime
- 35 34.Bölüm (FİNAL)4.448 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Tolga'dan
Bazı insanlar sadece yalan söyler
Pembe yalanlar
Bazı insanların ise söyledikleri her şey yalandır
Her söyledikleri hemde
Ama bazı insanlar baştan başa yalandır
Her şeyiyle
Yelda'da o insanlardan biriydi
Yelda'nın söyledikleri,yaptıkları, kendisi yalan. Yelda'nın hayatı bile yalan.
Ve Yelda yalanın hayatını kurtardığını sanıyor. Her anlamda
Halbuki yalan hayatımızı altüst eder,her şeyi birbirine karıştırır,biz zor durumda bırakır. Yalan,bir insanın yaşayabileceği en büyük pişmanlıktır.
Fakat Yelda bu yalanların hiçbirinden pişmanlık duymuyordu,aksine gurur duyuyordu.
Bilmiyor ki kendine yapabileceği en büyük kötülüğü yapıyordu.
Belki bazı durumlarda yalan söyleyebiliriz. Pembe yalanlar gibi. Ama zor durumlarda. İnsanlara kendini göstermek, ispatlamak için değil. Bu yalandan çıkar sahtekârlığa girer
Biz insanoğulları kendimizi ispatlamak için yalan söylemek yerine işimizi iyi bir şekilde yapıp hayatımızı yaşarsak zaten kendimizi ispatlamış oluruz. Sahtekarlar gibi insanlara yalan yanlış şeyler öğretmek yerine doğru düzgün şeyleri öğretiriz.
Yalan söylemek sadece bize zarar vermez,yalan söylediklerimizi de verir. Belki de yalan söylediğiniz kişi söylediğiniz yalan yüzünden ömür boyu vicdan azabı çekebilir. Belki de yalan söylediğiniz kişi hayatından olabilir. Belki de yalan söylediğiniz kişi kendisinden utanır,yaşadığına pişman olur,intihar eder. Her an her şey olabilir.
Bir yalan bin kalbi deşebilir.
Bir yalan bin insanı kandırır.
Bir yalan bin aklı oynatır. Her anlamda
O yüzden bu zamana kadar yalan söylemekten her zaman çekinmişimdir. Yalan söylesem bile bu söylediğim yalanı çok sürdüremez gerçekleri söylerim. Olması gerekende bu zaten.
Belki sizin öylesine söylediğiniz bir yalan bir insanın bütün hayatını altüst edebilir.
Bu yüzden yalan söylemeyin,yalan söyleseniz bile doğruları itiraf etmekten çekinmeyin. Çekinmeyin ki ileride pişmanlık duymayın.
Şuan karşımda gördüğüm kadın tamamen yalanlardan ibaret bir kadın.
Şuan karşımda gördüğüm kadının istediği tek şey intikam almak ve istediğini elde etmek.
Şuan karşımda gördüğüm kadının hissettiği tek şey nefret. Göstermekten asla çekinmediği nefret
"Neden yaptın bunu?"
"Hayatımızdan çekip gitsin istedim. Çıkıp gitsin de mutlu olalım dedim ama gitmedi. Dokuz canı var herhalde kedi gibi bir gebermedi gitti"
"Söylediklerine dikkat et. Bansettiğin kişi benim karım. Ayrıca ne hayatından bahsediyorsun sen? Seninle benim ortak bir hayatımızın olması imkansız. Ben seni hiç sevmedim ve sevmeyeceğim Yelda. Bunu kafana sok. O kafanda kurduğun hayalleri silip at. Olmayacak o hayallerin,gerçekleşmeyecek. Hiç kendini düşünmüyor musun sen? Düşünmüyorsun çünkü düşünsen bu durumda olmazdın. Eğer kendini önemseseydin,kendine değer verseydin seni sevmediğimi anlar ve giderdin,kendine böyle acı çektirmezdin"
"Acı çektiğimi kim söyledi? Ayrıca ben şuan kendimi düşündüğüm için senin hala senin yanındayım."
"Yanılıyorsun"dedim cümlesi biter bitmez
"Kendine değer veren insan acı çekmeye göz yummaz. Kendine değer veren insan gerçekleri görmezden gelmez. Ama ne yazık ki sen kendine değer vermiyorsun"
Kurnazca gülümsedi."Vermemi ister miydin?"
Başımı salladım."Gitmen için evet"
Gülümsemesi dediğim ile hemen soldu"Bekle Tolga. Sadece bekle. İleride benim olacağın günleri bekle. "
Başını havaya kaldırdı ve kendine güvenir şekilde gülümsedi"Ben verdiğim sözleri tutarım Tolga. Ve ben kendime bir söz verdim. Sen benim olana kadar pes etmeyeceğim. Pes edersem de zaten ikizim gibi gider intihar ederim. Ama ne yazık ki öyle bir şey olmayacak."
Kollarını önünde bakıp yukarıya baktı ve iç çekti. "Dicle'ye üzülüyorum. Düşmanının ben olması onu zorlayacak. Belki de hayatından olacak kim bilir. Umarım ikincisi olurda biz mutlu mesut yaşayıp gideriz." Bana baktı "Öyle değil mi sevgilim?"
Kaşlarımı çatıp başımı iki yana salladım."Sen delirmişsin" Hapishaneden çıkarken Yelda'nın dedikleri duraksamama neden oldu.
"Karınla boşansan iyi olur Tolga. Yoksa karının başına geleceklerden ben sorumlu değilim"
•••
"Ne dedi o cadı sana?"
"Hayatım zaten daha yeni iyileştin,boşver sen"
"Yok yok ben çok iyiyim, harikayım,turp gibiyim hatta. Söyle hadi Tolga. Söylemen için zor durumlara sokma beni Tolga. Hadi Tolga. Söyle Tolga"
Ellerimi kaldırıp onu durdurdum"Peki,söyleyeceğim. Ama sakin olacaksın tamam mı?"
Gülümsedi"Tamam,hadi söyle"
Derin bir nefes verdim ve başladım"Bana verdiği sözleri tuttuğunu ve kendine beni elde edene kadar pes etmeyeceğine dair söz verdiğini,pes ederse ikizi gibi intihar edeceğini,ileride onun olacağımı,senden boşansam iyi olacağını,boşanmazsam başına geleceklerden sorumlu olmayacağı gibi şeyler zırvalayıp durdu. İşte neymi efendim,sana üzülüyormuş onla düşman olduğun için falan" bu son dediğine ikimizde kahkaha attık
Gülmelerinin arasında "Ay- ay bu kız beni güldürmekten öldürecek" dedi ve gülmesine devam etti.
"Ay bide seni elde edeceğini,edemezse ikizi gibi intihar edeceğini söylemiş ya. Ay Allah'ım deliriyorum ya. O korkak özgüvenli özgüvenli şekilde intihar edeceğini söyledi mi cidden?"
Başımı salladım
Tekrar kahaha attı
"Ay-ay karnım ağrıdı"dedi karnını tutarken
Onu kucağıma aldım ve arabaya doğru yürümeye başladım. Boynumda ki ellerinden birini çekip gözlerini sildi."Bu kız beni güldürmekten öldürecek ya"
"Birde ne diyor biliyor musun?" Başını ne diyor der gibi salladı
"Senin dokuz canlı olduğunu,bir türlü ölmediğini söyledi"
Tekrardan gülmeye başladı. Bakışlarım gülüşüne kaydı
Ne güzel gülüyordu kurban olduğum
Onu arabaya bindirip sürücü koltuğuna geçtim.
Dicle bugün taburcu olmuştu ve şimdi ise eve gidiyorduk. Benim evime.
Eve geldikten sonra arabadan inip hemen Dicle'nin kapısını açtım ve kucağıma aldım.
Binaya girdiğimde komşuların 'ayıp,ayıp' bakışlarını görmezden gelerek merdivenlerden çıkmaya başladım
Dicle dudağıma öpücük kondurup gülümsedi
"Ay aslan kocam benim be. Nasılsa taşıyor karısını"
Bu dediği bana daha fazla kuvvet verince hemen merdivenlerden çıktım
Kim bu binayı 20 kat yaptı?
Evimin önüne geldiğimde Dicle'yi kucağımdan indirmeden kapıyı açıp içeriye girdim.
Kapıyı ayağımla kapatıktan sonra anahtarı vestiyere atıp Dicle'yi odama götürdüm. Onu yatağa bıraktığımda aklıma benim içim çorba yaptığı gün geldi. Gülümsedim
"Niye öyle gülüyorsun?"
"Aklıma benim için çorba yaptığın gün geldi" gözlerini devirdi"Unutalım o günü lütfen"
Başımı gülerek iki yana salladım"Hayatta unutmam"
Kaşlarını çattı
"Tolga!"
"Kusura bakma sevgilim ama o günü ben ölsem unutmam"
Somurttu ve kollarını önünde bağlayıp yatağın başlığına yaslandı.
Dudaklarına öpücük kondurup ayağa kalktım
"Hadi bakalım,yemek vakti. Ne istiyorsun?"
Çapkınca gülümsedi. Bu gülümsemesi hiç hayıra alamet değildi.
"Seni"dedi
Tek kaşımı kaldırıp ona baktım. Oda aynı şekilde bana baktı
Dudağım kenarı yukarı kıvrıldı
•••
"Sevgilim,kahvaltı hazır!"
Esneyerek mutfağa giren Dicle'ye baktım
"Vay vay vay. Benim kocam bu kadar hamarat mıydı ya?"
Şakağına öpücük kondurup kolumu ona sardım "Tabi,ne sandın gülüm"
Güldü
"Gülüm mü? "
Kaşlarımı çatıp kızgınmış gibi ona baktım
"Hee gülüm. Ne var bunda?"
Kollarını belime sardı"Hiç. Hoşuma gitti"
"Hadi bakalım. Kahvaltımızı yapalım. Bugün dışarı çıkıyoruz"
Sandalyeye otururken kaşlarını çattı"Aa,niye ?"
"Batu ve Müge buluşacaklarmış. Bizi de çağırdılar"
Gururla gülümsedi
"Biliyordum"
"Neyi?"
"Bunların olacağını"
Gözlerimi kısıp ona baktım."O yüzden film izlediğimiz gün ikisini de çağırdın değil mi?"
Çayından içerken gözlerini evet anlamında kırptı
Kahvaltımızı yaptıktan sonra hazırlanıp evden çıktık
Bir tiyatroya gidiyorlardı bugün. Fazladan bilet bulunca bizim için de aldıklarından dolayı gidiyorduk. Tabiki de onların yanında değil arkalarında oturacaktık. Bunu ben değil Dicle istedi. Bende emir kulu olarak kabul ettim
Arabayı sürerken Dicle'nin telefonu çaldı. Telefonunu eline alıp baktığında bakışlarım bir anlık ona kaydı."Kim arıyor?"
"Annem"dedi ve çağrıyı cevaplayıp kulağına götürdü
Dicle'nin ailesi Dicle'nin vurulması ile çok endişelenip bir an bile yanından ayrılmadılar. Dicle'nin hastaneden çıkmasına 2 gün kala Dicle onları kafalarını dinlemeleri için tatile göndermişti. Haklıydı aslında. İnci ablanın ölümü,çok geçmeden abisinin intiharı derken birde Dicle'nin vurulması ile gerçekten sarsılmış olmalılar
Onlarda insanlardı ve dinlenmeye hakları vardı. Bir anne ve baba olarak bizden çok onların canı yanıyordu. Bunun farkındayım.
Ne yalan söyleyim onların evliliğini kıskanıyorum
Ne kadar kavga etseler de ,ne kadar tartışsalarda gün sonunda öpüşüp barışıyorlardı. Mutlular ve her daim birlikteler. Umarım Dicle ile bende böyle oluruz. Asla ayrılmayız. Umarım.
Telefonu kapatan Dicle'ye baktım"Ne diyor?"
"İyi misiniz, napıyorsunuz ne ediyorsunuz diye hal hatır sordu işte."
Arabayı park el frenini çektim. Dicle'ye baktım"Geldik"
Ben arabadan inerken Dicle'de indi. Yanına gittiğimde elini koluma geçirdi ve tiyatro salonunda doğru gitmeye başladık.
Tiyatronun başlamasına daha vardı bu yüzden acele etmiyorduk. Salonun girişinde Batuhan'ı ve Müge'yi gördük. Gülerek konuşuyorlardı. Müge başını bizim olduğumuz tarafa çevirince bizi gördü ve gülümsemesi bir anda soldu. Boğazını temizledi ve tekrardan gülümsedi"Hoşgeldiniz. Sizi bekliyorduk bizde"
Dicle başını salladı
"Hoşbulduk, hoşbulduk. Bakıyorum da çok mutlusunuz bugün. Neye gülüyorsunuz bu kadar? Bize de söyleyin bizde gülelim"
Müge telaşlandı"H-hiç"dedi dudağını bükerek
Batu saatine baktıktan sonra bize döndü." Tiyatro 10 dakika sonra başlıyor. Dilerseniz salona geçelim."
Ben tam olur diyecekken Dicle lafa atladı."Ben çok susadım,biz bir su alıp gelelim. Siz geçin,biz geliriz"
"Peki"dediler ve salona doğru ilerlediler.
Dicle'ye baktım. Gülümsedim
Seviyorum bu kızı he
•••
Salona sessizde geçerken Mügegilin yan yana oturduklarını ve fısıldaşarak konuştuklarını gördük. Ben tam yanlarına gidecekken Dicle kolumdan tutup onların arkalarında olan sandalyelere götürdü
Biz oturduktan sonra çok geçmeden tiyatro başladı
Tiyatro devam ederken bakışlarım ara sıra Dicle'ye kayıyordu. Bakışları Mügegil ve tiyatro arasında gidip geliyordu. Tam başımı tiyatroya çevireceğim sırada Dicle bir anda kolumdan tuttu. Eğildi."Görüyor musun? Batu kolunu Müge'nin omzuna attı. Ağağğa"
Gülümseyerek onlara bakarken gülümsemesi bir anda soldu. Kolumdan ayrılırken"Salak bu kız valla salak ya"dedi
Müge'ye baktığımda onunda kolunu Batu'ya attığını gördüm. Batu gülerek tiyatroya bakıyordu. Tiyatroya gülmüyordu,Müge'ye gülüyordu. Çünkü tiyatroda gülecek bir şey yoktu. Batuhan'ın vurulan kıza gülecek kadar psikopat olduğunu düşünmüyorum
•••
"Ayyy,tiyatro çok iyi değil miydi enişteee?"
"He he aynen çok güzeldi. Sizin seçeceğiniz tiyatroya tüküreyim ben. Böyle tiyatro mu olur ya berbattı"
"Niye öyle diyorsun enişte. Çok güzeldi"
"Neresi güzeldi be"diye cırladı Dicle."Sen Batu'yla fingindeşmekten tiyatroyu izleyemedin ki"
Dicle'nin bu dediği Müge'nin yanaklarına kan gitmesine neden olurken Batuhan gülümsedi ve elin Müge'nin eline kenetledi
Birleştirdiği ellerini havaya kaldırdı
"Biz sevgiliyiz"
•••
"Biliyordum,yemin ederim ki biliyordum"diye eve giren Dicle zafer kazanmış gibi elini havaya kaldırdı
"İşte budur"
Gülerek kapıyı kapattım ve kilitledim
Dolaptan içecek alıp kendini balkonunda ki pufuna attı ve bilgisayarını açıp yayınevine yazdı
Hastane iken yayınevi ile görüşmüştü ve yazdığı kurgunun basılcağını söylemişti. Bana bunu çok sakin şekilde söylerken ben ona şaşkın şekilde bakıyordum. 'Ne oldu?' der gibi başını salladığında 'Niye böyle sakin karşıladın ki? Senin şuan havalara uçman gerekiyordu'demiştim? Bana alışkın olduğunu söylemişti
Bu kız cidden çok değişikti
Bölüm etkileşimi
