2. bölüm / 35
KİRACIM1.Bölüm
Bölümler 35Şu an: 1.Bölüm
- 1 GİRİŞ227 kelime
- 2 1.Bölüm231 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 2.Bölüm483 kelime
- 4 3.Bölüm534 kelime
- 5 4.Bölüm1.194 kelime
- 6 5.Bölüm208 kelime
- 7 6.Bölüm1.080 kelime
- 8 7.Bölüm683 kelime
- 9 8.Bölüm885 kelime
- 10 9.Bölüm690 kelime
- 11 10.Bölüm973 kelime
- 12 11.Bölüm473 kelime
- 13 12.Bölüm881 kelime
- 14 13.Bölüm361 kelime
- 15 14.Bölüm762 kelime
- 16 15.Bölüm343 kelime
- 17 16.Bölüm621 kelime
- 18 17.Bölüm675 kelime
- 19 18.Bölüm288 kelime
- 20 19.Bölüm1.232 kelime
- 21 20.Bölüm575 kelime
- 22 21.Bölüm1.246 kelime
- 23 22.Bölüm1.869 kelime
- 24 23.Bölüm1.030 kelime
- 25 24.Bölüm530 kelime
- 26 25.Bölüm775 kelime
- 27 26.Bölüm703 kelime
- 28 27.Bölüm1.000 kelime
- 29 28.Bölüm880 kelime
- 30 29.Bölüm678 kelime
- 31 30.Bölüm816 kelime
- 32 31.Bölüm1.193 kelime
- 33 32.Bölüm1.526 kelime
- 34 33.Bölüm263 kelime
- 35 34.Bölüm (FİNAL)4.448 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kapıyı açtığımda karşımda kiracım vardı. Sahi, adı neydi? Annesiyle babası da söylememişti.
"Ee, şey, kusura bakmayın—" dedi, ama gözleri hello kitty’li pijamalarımı görünce sözünü yarıda kesti. Bu adam beni illa ki en rezil anlarımda mı yakalamak zorunda?
"Dün dalgındım da tanışmaya fırsat olmadı," dedi ve elini uzattı. "Ben Tolga."
Elini sıktım. "Dicle, ben de."
Bir süre öylece durduk. Ortamda oluşan sessizliği bozmak için ağzımdan şu döküldü: "Kahve yaptım, içer misiniz?"
Bana şaşkınlıkla baktı. Uzaylı görmüş gibiydi. Niye öyle bakıyordu ki? Tipim mi kaymıştı?
Kapının yanındaki aynaya çaktırmadan göz attım. Yoo, gayet fıstık gibiydim. Sadece saçım… biraz.
"Tolga Bey?" diye tekrarladım.
Gülümsedi. "Beyi atalım lütfen. Her gün 'bey' deniliyor, bıktım vallahi."
Bu adam benimle ciddi düşünüyor.
Beyi atalım dedi!
"Pardon, anlayamadım?" dedim.
"Diyorum ki, beyi sizi bizi atalım. Ev sahibimle böyle ciddi olmak, o stresli iş yerini hatırlatıyor. Ama rahatsız oluyorsanız—"
"Yoo, ne rahatsız olması be! Daha iyi hatta. Bekle, kahve getireyim sana," dedim ve mutfağa yöneldim.
Bir kupa alıp kahve doldurdum, sonra kapıya döndüm. Kapıyı açtığımda Tolga far görmüş tavşan gibi bakıyordu.
"Al."
Kahveyi uzattım. Kokladı. "Ne kahvesi bu?"
Kaşlarım çatıldı. Bir de kahve mi seçiyordu? "Türk kahvesi," dedim kısa bir tonla.
Bir yudum aldı, yüzünü buruşturdu. "Sen bunun içine ne kattın? İğrenç," dedi ve kupayı bana uzattı.
O an yüzüm düştü. Halbuki tek suçum, şekersiz içemediğim için biraz fazla şeker koymaktı. Ama o, umursamaz bir tavırla dairesine çıkmıştı bile.
Odun!
Bölüm etkileşimi
