28. bölüm / 35
KİRACIM27.Bölüm
Bölümler 35Şu an: 27.Bölüm
- 1 GİRİŞ227 kelime
- 2 1.Bölüm231 kelime
- 3 2.Bölüm483 kelime
- 4 3.Bölüm534 kelime
- 5 4.Bölüm1.194 kelime
- 6 5.Bölüm208 kelime
- 7 6.Bölüm1.080 kelime
- 8 7.Bölüm683 kelime
- 9 8.Bölüm885 kelime
- 10 9.Bölüm690 kelime
- 11 10.Bölüm973 kelime
- 12 11.Bölüm473 kelime
- 13 12.Bölüm881 kelime
- 14 13.Bölüm361 kelime
- 15 14.Bölüm762 kelime
- 16 15.Bölüm343 kelime
- 17 16.Bölüm621 kelime
- 18 17.Bölüm675 kelime
- 19 18.Bölüm288 kelime
- 20 19.Bölüm1.232 kelime
- 21 20.Bölüm575 kelime
- 22 21.Bölüm1.246 kelime
- 23 22.Bölüm1.869 kelime
- 24 23.Bölüm1.030 kelime
- 25 24.Bölüm530 kelime
- 26 25.Bölüm775 kelime
- 27 26.Bölüm703 kelime
- 28 27.Bölüm1.000 kelime · Okuduğun bölüm
- 29 28.Bölüm880 kelime
- 30 29.Bölüm678 kelime
- 31 30.Bölüm816 kelime
- 32 31.Bölüm1.193 kelime
- 33 32.Bölüm1.526 kelime
- 34 33.Bölüm263 kelime
- 35 34.Bölüm (FİNAL)4.448 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İçeri girmeden önce gözlüğümü çıkarıp çantama koydum. Güvenlikten geçtikten sonra danışmanın yanına gittim.
"Ben Tolga Bey'le bakmıştım da burada mı?"
"Ha,evet bugün işe geldi. Siz nişanlısı olmalısınız"
"Evet,nişanlısıyım"
"Adınız neydi?"
"Dicle. Dicle Kara"
"Ha şu meşhur yazar olan Dicle Kara mı?"
"Evet"
"Ben sizin kitaplarınızı çok severek okuyorum. Bir fotoğraf çekilebilir miyiz?"
"Tabiki de"
Fotoğraf çekindikten sonra genç kız tekrar bana döndü "Dedikleri kadar varmışsınız"
Kaşlarım çatıldı"Anlamadım"
"Boyunuz. Size hep 1.50 diyorlardı da inanmazdım. Dedikleri kadar varmışsınız"
Yalandan güldüm
"Maalesef öyleyim. Bende isterdim 1.70 olmayı ama böyle yaratılmışız ne yapalım"
"Ben Tolga Bey'e haber vereyim"
"Ha yok yok,haber vermeyin. Kendisine sürpriz yapacağım"
"Size odasına kadar eşlik edey-"
"Gerek yok"
"Bir şey ister misi-"
"Hiçbir şey istemiyorum. Çok sağolun."
Zar zor danışmandan kurtulduktan Tolga'nın odasına doğru yürümeye başladım
Birde dedikleri kadar varmışsımız diyo
Sen ilk önce kendi boyuna bak ne varoş!
Gelmiş 1.10 boyuyla bana laf atıyo
Bende bilirdin 10 metre topukluyla uzamayı ama yapmıyorum niye çünkü benim narin ayaklarım ağrıyor
Sizin gibi değişik bir canlı değilim ben, hissedebiliyorum acıyı
Tolga'nın odasının önüne geldiğimde kapıyı çaldım. Ne bu resmiyet!
"Gel" cevabını duyduktan sonra içeriye girdim. Önünde ki bilgisayara bakıyor bana bakmıyordu
"Bana baksana lan lolipop!"
Bakışları beni buldu
"Aa sevgilim hoşgeldin. Keşke haber verseydin"
"Süpriz yapmak için vermedim" derken bir taraftan masanın önündeki deri koltuğa oturdum
"Bir şey içer misin?"
"Çay olur"
"Tamam sevgilim"
Çay istedikten sonra bana döndü
"Ee nasıl geçti imza günün?"
"Çok güzeldi ama bir o kadarda yorucuydu. Az önce danışman ile de fotoğraf çekindik sanki saatlerce fotoğraf çekinmemişim gibi. Birde bana dedikleri kadar varmışsın diyip boyuma laf ediyor. Sen kimsin ki benim boyuma laf ediceksin ya!"
Ellerimle sanki karşımdaymış gibi boynunu tuttum"Onu boğmamak için kendimi zor tuttum" Tolga'ya döndüm
"Hayır kendisi sanarsın 1.90. Gelmiş 1.10 boyunu bilmem kaç bin metre topuklularla 1.70'e çıkarmış. Bende bilirdim topuklu giymeyi ama ben öyle bir kadın değilim. Kusursuz bir kadınım ben. Harikayım! Birde gelmiş bir şey içer misini-" içeriye giren çalışan yine o danışmandı. Yalandan bir gülücük sundum
Önüme çayı bıraktıktan sonra bana mahçup bir şekilde baktı"Ya benim şuan yanımda kitaplarınız var. İmzalayabilir misiniz acaba?"
Derin bir nefes verdim
"Pekala,getir bakalım"
O hemen odadan çıkınca Tolga'ya döndüm "Ya benim kitap imzalamaktan parmağım içe göçtü. Gelmiş birde rica ediyor. Ben bunun saçını başını yola-"
İçeriye giren kadınla birlikte sustum. Tolga'ya baktım."Bana bir kalem verir misin hayatım?" Dedim az önceye kıyasla çok daha sakin olan bir sesle
Tolga kalemi uzatınca kitapları imzalamaya başladım. İsim falanda istemicem,parmağım koptu zaten. Birde bütün kitaplarımı almış
"Melda adım" demesini duymazdan gelerek kitapları imzalamaya devam ettim
İmzalama bitince kitapları yine yalandan bir gülümseme sunup ona verdiğimde teşekkür edip çıktı.
"Ne diyordun?"
"Esas söylediğim,bu kızı hiç sevmedim"
"Bende sevmiyorum. Aşırı itici geliyor"
"Bak ben zır deliyim. Hiç kimseyi sevmiyorum. Sana n'oluyor?"
"Ne yani delirmemiş insanlar birilerinden nefret edemez mi?"
"Ederde,ne bileyim. Senin birinden nefret etmen garip geliyor. Herneyse,ben gideyim meşgul etmeyim seni. Hem daha akşama yemek yapmam gerekiyor. Görüşürüz" deyip ayağa kalkarken içeri giren kız geri yerime oturmama neden oldu
Kızın fiziği gayet güzeldi. Uzun boyu,uzun saçları,bir metre tırnakları,15 kilo makyajı ile fazlasıyla dikkat çekici görünüyordu
O kadar şeyi bende yapsam bende dikkat çekerdim
"Ee,Tolga Beyciğim. Şu evrakları imzalamamışsınız,imzalamanız gerekiyor"
Bi dakika
Bu kız benim nişanlıma cilve mi yapıyor?
Vallahide yapıyor
Kıvırta kıvırta Tolga'nın yanına gidip dibine girmiş sanki benim nişanlım körmüş gibi imzalayacağı yeri gösteriyordu
Tolga'dan ayrılıp kapıya kadar tekrar kıvırta kıvırta gittikten sonra Tolga'ya döndü ve göz kırptı "İstediğiniz kahveyi hemen getiriyorum Tolga Bey" Tolga da göz kırptıktan sonra kız odadan çıktı.
Alayla güldüm
Baş parmağımla kapıyı işaret edip Tolga'ya baktım
"Bu kız sana yürüyor mu demeyeceğim çünkü yürümüyor,koşmuyor,uçmuyor ışınlanıyor resmen"
Tolga ciddileşti
"Ne alaka Dicle"
"Ne mi alaka?"
Kahkaha attım
Sinirden
Ayağa kalkıp kapıya gittim ve çıkmadan önce Tolga'ya döndüm
"Ya benimsin, ya ölüsün" baş parmağımla boğazımı kesermiş gibi yapıp odadan çıktım
Sen kim oluyorsun da benim nişanlıma cilve yapıyorsun be varoş!
Bir dakika
O kız tuvalete giriyor değil mi?
İşte şimdi tam sırası!
Bende kızın peşinden tuvalete girdiğimde çantamı lavabonun kenarına bıraktıktan sonra ellerimi yıkamaya başladım. Kız da makyajını tazeliyordu. Tolga'ya kahve götürecek ya
"Uzak dur"
"Anlamadım" musluğu kapatıp peçete aldıktan sonra ellerimi kurularken kıza baktım
"Nişanlımdan diyorum. Uzak dur"
"Hanfendi ne diyorsunuz anlamıyorum"
Peçeteyi çöpe atıp kıza doğru adımladım. Adımladım,adımladım ve dibinde durdum
"Tolga diyorum. Nişanlım o benim. Bir daha nişanlıma cilve yaptığını görürsem o kıvırta kıvırta yürüdüğün bacaklarını kırarım. O kırptığın gözüde çıkarır yediririm sana. Ve inan ki bir an bile gocunmam"
Kız niyetimi anlayınca elinde ki ruju lavabonun kenarına bıraktı ve lavaboya yaslandı
"Sence ben Tolga'yı sana kaptırır mıyım? Bir bana bak birde sana. Tolga zevkli ve akıllı bir adam. Kimi seçeceğini,kimi hakettiğini bilecek akıla sahip. Gelip seni seçmesi aptallık olur. Baksana şu haline. Çirkin ördek yavrusu gibisin. Tolga niye seni sevsin ki? Doğruyu söyle sokakta dilencilik yapan insanlardan biri misin? Tolga sana sadaka verdi diye sana aşık mı sandın yoksa? " Yapmacık şekilde kahkaha attı ve bir anda ciddileşip gözlerini gözlerime kilitledi "Asıl sen Tolga'dan uzak dur be varoş! Uzak dur ki Tolga etrafındakileri görsün. Gerçi uzaklaşmana ne hacet. 1.50 boyun var zaten"
Güldüm
Gözlerinin içine bakmaya devam ederken kıza doğru bir adım attım. Bir adım daha ve bir adım daha. Kız en son duvara yaslanınca gülümsemem yavaş yavaş soldu. Başımı yana eğip kızın gözlerine baktım
Korkuyordu
Haspam!
"Tolga'yı ben sana verir miyim sanıyorsun? Bak bu harbiden komikti. Bu arada adın neydi senin?"
"S-Sevda" dedi zorlukla
Bune be
Yelda Sevda Melda
Rabbim imtihan diye mi gönderiyor sizi bana
Saçını tutup oynamaya başladım
"Bak Sevdacım. Önceden Tolga'nın bir asistanı vardı bilir misin? Yelda. Benim nişanlıma yürüyordu oda senin gibi. Sonra ne oldu biliyor musun?" Tane tane konuşmam onu daha da korkutmuş olacak ki büzüşmüştü
"N-ne oldu?"
"Öldü"
Bunu dememle gözleri büyüdü. Yutkundu
Derin bir nefes verdim
"Anlayacağın,vazgeç güzelim. Yoksa sonun hiç hayıra alamet değil. Ha dersin ki ben Tolga'dan vazgeçmem," saçlarını kavrayıp çektim "Mezar taşını seçsen iyi olucak"
Kulağına eğildim
"Bir daha boyumla dalga geçersen olacaklardan ben sorumlu değilim hayatım. Hayatından olacak sensin sonuçta. Beni ilgilendirmez" Onu bırakıp çantamı aldıktan sonra öpücük attım "Bir daha görüşmemek üzere tatlım" dedim ve tuvaletten çıktım
Bölüm etkileşimi
