13. bölüm / 35
KİRACIM12.Bölüm
Bölümler 35Şu an: 12.Bölüm
- 1 GİRİŞ227 kelime
- 2 1.Bölüm231 kelime
- 3 2.Bölüm483 kelime
- 4 3.Bölüm534 kelime
- 5 4.Bölüm1.194 kelime
- 6 5.Bölüm208 kelime
- 7 6.Bölüm1.080 kelime
- 8 7.Bölüm683 kelime
- 9 8.Bölüm885 kelime
- 10 9.Bölüm690 kelime
- 11 10.Bölüm973 kelime
- 12 11.Bölüm473 kelime
- 13 12.Bölüm881 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 13.Bölüm361 kelime
- 15 14.Bölüm762 kelime
- 16 15.Bölüm343 kelime
- 17 16.Bölüm621 kelime
- 18 17.Bölüm675 kelime
- 19 18.Bölüm288 kelime
- 20 19.Bölüm1.232 kelime
- 21 20.Bölüm575 kelime
- 22 21.Bölüm1.246 kelime
- 23 22.Bölüm1.869 kelime
- 24 23.Bölüm1.030 kelime
- 25 24.Bölüm530 kelime
- 26 25.Bölüm775 kelime
- 27 26.Bölüm703 kelime
- 28 27.Bölüm1.000 kelime
- 29 28.Bölüm880 kelime
- 30 29.Bölüm678 kelime
- 31 30.Bölüm816 kelime
- 32 31.Bölüm1.193 kelime
- 33 32.Bölüm1.526 kelime
- 34 33.Bölüm263 kelime
- 35 34.Bölüm (FİNAL)4.448 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Peki!
Siz istediniz Tolga Bey!
Kahvesine bir yemek kaşığı tuz atıp karıştırdıktan sonra kahveleri tepsiye koyup salona doğru gittim.
Tepsiyi sehpaya bıraktıktan sonra kahvenin yanına bişiler almak için mutfağa gittim.
Döndüğümde Tolga elinde kahvesini almış içmek üzereydi
Heheheheheh
Bu sefer hastanede bekleyen ben olacağım gibi
Bende koltuğu oturup kahvemi elime aldım ve kahvemden bir yudum içtim
İçmez olaydım
Allah belanı versin Tolga!
"Allah belanı versin Tolga!"
O nefes almadan gülerken ben boğulyordum.
"Alma nefes falan,ölde kurtulayım senden"
O hala nefes almadan gülüyorken ben tuz yediğimden dolayı karın ağrısı çekiyordum
Hayat,hassas mideliler için zor!
Hassas midelileri üzmeyin diye dernek açıcam yakında
"Tolga kalk hastaneye götür beni serum filan bağlasınlar,hap içip birde midemi bulandıramam kalk"
"Ya ben seninle bir kafede oturup kahve içmem gereken bir zamanda niye seni hastaneye götürüyorum?"
Ona ciddi misin? Bakışları atıp önüme döndüm
Derin bir nefes alıp gözlerimi açtım
"Ya sen farkında mısın bilmiyorum ama ben şuan senin o aptal şakan yüzünden karın ağrısı çekiyorum!Geldin bana tuz koymayı unutma dedin! Sen istedin sen sen! Sonra da fincanları değiştirip niye hastaneye götürüyorum?! Ebeni götür sen Tolga hastane ebeni! Ben kendim giderim sende kendine haberini yazıcak başka birisini bulursun! Tamam mı!?" Tek nefeste söylediklerimden sonra derin bir nefes aldım.
"Bir dakika. Haberini yazacak başka birini bulursun ne demek?"
"Oğlum sen okula gitmedin mi? Harfleri kelimeleri öğretmediler mi sana?"
"Hani biz anlaşmıştık!"
"Beni zehirlediğin için o anlaşma bozuldu"
"Üff,tamam özür dilerim. O kadar tuz katacağını bende tahmin etmemiştim. Diyordum ki katarsa 1 ya da 2 çay kaşığı katar. Boğulacak kadar atabileceğini ner'den bileyim?"
"Ebene sordaydın Tolga. O bilirdi"
"Neyse,hadi hazırlan hastane gidelim"
"Beyfendiye bak ya. Önce zehirlesin gülsün,sonra işini yapmayacağımızı söyleyince kalk hastaneye. Yok öyle şey. Ben bir iş kullanılacak kız değilim. Beni seveceksen gerçekten sev."
Yanıma gelip kollarımdan tuttu"Bak! Bu aşık olma sevme konusunu sonra konuşalım. Şuan senin sağlığın daha önemli. Hadi,itiraz istemiyorum hastaneye gidiyoruz." Omuz silktim
"Ben seninle hiç bir yere gelmem"
"Peki,siz istediniz küçük hanım" tek hamleyle beni omzuna alınca ağzımdan ufak bir çığlık kaçtı.
"Tolga saçmalama! Üstümde hello kittyli pijamalarımla hastaneye gidemem"
"Bal gibide gidersin" kapıdan anahtarı çıkarıp ayakkabılarını giydi
"Peki ya panduflarım?"
"Yenisini alırım sana"
"Ama ben bunu çok seviyordum"
"Bir sürü beğenirsin hepsini alırız. Daha sonra bunu demene gerek kalmaz" dedi merdivenlerden inerken.
Ellerimi çeneme koydum
"Yani Tolga,bazen senin bu rahatlık seviyene hayran kalmıyor değilim"
"Vayy,hayranımız varmış haberim yok. Bak şimdi çok merak ettim. Benim gibi ev sahibinin hayran olduğu insanlar var mıdır?"
"Ben sana hayranım demedim Bay Ukala. Senin rahatlık seviyene hayran kalıyorum dedim"
Dış kapıyı açıp dışarı çıktı."Benden bir şeye hayran olmanda iyi. Belki ileride benden bir şeye aşık olursun benim gibi,belli mi olur?"
Bu dediği kaşlarımı çattırmıştı.
"Nasıl yani? Sen benden bir şeye mi aşıksın?"
Arabanın kapısını açıp beni indirdi. Koltuğa oturduktan sonra kapıyı kapatıp şoför koltuğuna geçti. Arabayı çalıştırıp radyodan şarkı açtı
Arabayı sürerken sessiz bir şekilde şarkıyı söylüyordu.
"Ve ben,senin gibi gülen biri tanımadım"sağa döndü
"Ve sen gibi bakan.."
"Bir polen gibisin. Hafif. Ama acımasız. Ve her gülüşün,yeni bir bahar"
"Ve ben sana değil. Ben! Sana değil. Ben! Sana değil." Sola döndü
"Evinin yollarına,postersiz duvarlarına, yağmurlu sokaklarına aşık oldum"
"Lüle lüle saçlarına,kızarmamış yanaklarına,ıslanmış kurallarına aşık oldum"
Ben sessizce onu izlerken o arabayı park edip anahtarı çıkardı.
"Geldik"
Hızla önüme dönüp kemeri çıkardım. Kapıyı açıp dışarı çıktığımda yüzümde ufak bir sırıtış vardı. Şuan yer ve zaman umrumda değildi. Gidip boynuna atlama ihtimalim 99.9%
Yanıma geldiğinde ona bakmamaya çalışarak ufak ama hızlı adımlarla hastanenin girişine doğru ilerledim
Bu adam nasıl bu kadar rahat?
°°°
"Dicle,Dicle kalk. Geldik"
Gözlerimi yavaşça araladığımda karşımda mükemmel yüzü ile Tolga duruyordu.
"Ne ara geldik ya?"
"Arabaya biner binmez uyuduğun için farkında değilsin tabi" dedi kemerini çıkarırken
Emniyet kemerini!
"Ben bur'da iyiyim,sen git"
Kapıyı açacakken durdu. Gülerek bana baktı
Çok güzel gülüyordu be
"Yavaş oğlum,kalp bizimki de. Öyle güzel gülünür mü?"
Bu dediğim daha da gülmesine sebep olurken ne dediğimi düşündüm
Ne demiştim ben!
Allah kahretmesin!
"Sana her gülüşün yeni bir bahar dedim diye böyle bir şey dediysen eğer gerek yoktu. Ben sana onları öyle düşündüğüm için söylemiştim. Sen bana böyle karşılık olsun diye söylersen ben üzülürüm."
Bu adam ciddi ciddi seviyor he
"Yok,karşılık olsun diye demedim. Hem sor bakayım ben uyanınca senin o dediklerini hatırlar mıyım?"
"Hatırlamaz mısın?" Dedi kaşları havadayken
"Ben uyanınca kendi adımı bile unutuyom be"
"Daha sonra hatılamaz mısın?"
"Niye hatırlamayım.Hayatımda duyduğum en güzel şeylerdi dediklerin. Şarkıyı daha önce dinlemiştim ama hiç bu kadar anlamlı gelmemişti" dedim hafifçe gülümserken
"Neyse,hadi uyuman gerekiyor. Eve gidelim artık"
"Hayır ya ben bur'da iyiyim"
"Ha sen baya baya ciddisin"
Omuz silktim
"Evet ne var bunda?"
Gülümserken "Hadi Dicle,hadi güzelim. Eve gidelim artık"dedi ve kapıyı açıp arabadan indi
Ne dedi o?
Güzelim mi dedi?
Ay ben iyice şizofrenliğe doğru gidiyorum herhalde
Bana güzelim dedi!
Kapımı açtığında bakışlarım direk ona döndü
Arabaya yaslanıp bana baktı
"Gelmeyecek misin?"
"Gelmicem"
"Peki,siz bilirsiniz küçük hanım" dedikten sonra beni kucağına alıp kapıyı kapattı.
Başımı omzuna yaslayıp uyumaya devam ettim
Bana bakıp güldü. Daha sonra binadan içeriye girdi ve merdivenleri çıkmaya başladı.
Düğün gününe alıştırma aslanım
Ama benimle olan düğününe
Başkasıyla olmaz
Ne saçmalıyorsun Dicle!
Ama şimdi bir düşününce de güzel oldu ya
Tolga,ben,kedimiz,kızımız
Tolga kapıyı açıp içeri girdiğinde bir süre boş boş durdu. Nereye yatıracağını düşünüyordu sanırım.
"Güzelim odan ner'de?"
"Odamızı demek istedin herhalde"dedim boğuk bir sesle.
Güldüğünü hareketlenen göğsünden anlayabiliyorum.
Biraz evde dolaştıktan sonra bir kapıyı açıp içeri girdi. Beni yatağıma yatırıp odadan çıktı
Bölüm etkileşimi
