Kaybetmeden Önce Kaybolmak kitap kapağı

32. bölüm / 32

32 - Pazartesi

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 32Şu an: 32 - Pazartesi

"... Sonra Deniz 'Pazartesi görüşürüz.' dedi. Beni odasında beklediğini söyledi."
"Ooo..." Milkshake'inden yudum aldı Sude, benim patatesimi çaldı ve ısırdı. "Seni seviyor."
"Ö... Öyle mi dersin? Ahem!"
Sude kahkahaya boğuldu. "Yüzün yine kıpkırmızı oldu aptal!"
"A... Alay etmeyi kes!" Hamburgerimi ısırdım. "Çok biliyorsun."
Çenesini avuç içine koydu, "Ha, öyle mi olduk şimdi Ege?" Sırıttı.
"Sana burada içimi döküyorum be."
"Ve ben de dinliyorum. Ee, sorun ne?"
Gülümsedim, "Amma kafa ütüledin ha."
Ertesi sabah ütü yaptım, giyindim ve okula gitmek için yola koyuldum. Günlerden pazartesi. Kulaklığımdan en sevdiğim klasik müzik olan "Sergei Bortkiewicz – Elegie in E-flat minor, Op. 46, No. 1" adlı parçayı açtım ve yürümeye devam ettim.
"Heeeey!"
Kafamı çevirmedim, bana demiyor herhalde.
"Yaa, Ege!"
Bana diyormuş. Omzumun üstünden baktım... Ne? Gözlerim büyüdü istemsizce.
"Beni neden beklemiyorsun?"
Başımı bakkala çevirdim, sonra ona.
"Pazartesi görüşürüz demiştim hâlbuki." Kollarını kavuşturdu. "O bakış da ne?"
Bana soru sormayın artık, hiçbir şey bilmiyorum.
"Şaşırdım sadece." Tamamen ona döndüm. "Sen dün 'Pazartesi görüşürüz' dediğinde yine odanın önünden bahsettiğini sanmıştım."
"Baksana, makyajla kapatabilmiş miyim?" Başını bana doğru yaklaştırdı.
Göz altlarına baktım, başımı yukarı aşağı salladım. "Hiç yoktan iyidir."
Maskesini görebiliyorum.
"Deniz... Ben..."
"Teşekkür ederim." Sözümü kesti. "Yanımda olduğun için."
Yere baktım, "Arkadaşlar..." Yumruğumu sıktım. "Bunun için var, değil mi?"
"Kimseye haber vermedim, büyük sürpriz olacak."
Heyecanlı gibi görünüyor, aslında acısını gizlemeye çalışıyor.
Gülümsedi fakat ben onun gözlerinin yorgunluğunu seçebiliyordum.
"Yeter artık!" Çığlık attım. Gitarımın sapını tuttum ve yerden yere vurdum, telleri kopmuştu. Nefes nefeseydim. Gitarı kırmaya devam ettim. "Müzikten nefret ediyorum!" Ağlayarak ve hıçkırarak haykırdım. "FUTBOLDAN DA NEFRET EDİYORUM!" Futbol topuna yumruk atmaya başladım. "O beni dışladığınız iğrenç okul futbol takımınızdan da!" Yatağımın kenarını tekmeledim. "Bu lanet şehir... İstanbul'dan da!" Kapı tıklama sesi geldi, "Oğlum... İyi misin?" Gözyaşlarımı tişörtümün yakasına sildim, "İyiyim!" Burnumu çektim ve gülümsemeye çalıştım. Acımı gizlemeliydim, maske takmalıydım. Saçlarımı sıkıca tuttum. "Yalnız olmak istemiyorum..."
Ah, yine o ana... Geçmişe gittim.
Gözlerimi ovaladım ve Deniz'e döndüm. "Hazır mısın?"
"Çok."
Sınıfın kapısını açtım ve içeriye adım attım. "Günaydın!" diye girdim sınıfa.
Herkes donakaldı. Bana değil, arkamdan beni sınıfın içine takip eden Deniz'e bakakalmışlardı.
Deniz, "Günaydın." dedi sessiz bir sesle.
"DENİİİİZ!" Bekir hemen atladı. "Nasılsın, nerelerdeydin?"
"Onu rahat bırak be oğlum... Kız alışsın biraz." Bekir'in kolundan tuttu ve çekti Kenan.
"Biraz ağırdan alalım, olur mu aşkım?" Miray, Bekir'in elini okşadı.
"Ah, evet... Sen bilmiyorsun, biz çıkıyoruz." Miray, Deniz'e gülümsedi.
"Ege anlattı."
Çantamı Şimal'in yanına koyarken Deniz bana baktı.
"Sonunda uğraşların sonuç buldu." dedi Şimal.
"Ee, benim sıram neresi?"
Kenan eliyle işaret etti, "Tek boş yer benim yanım. Miray, Şimal'i sattığından ve Bekir'in yanına oturduğundan beri hoca yeni oturma düzeni kurdu."
"Ah, şey... Özür dilerim!" Miray gülümsedi. "Evet, panoda asılı. Sen Kenan ile oturacaksın."
Kenan'a döndü ve gülümsedi, Kenan da hafifçe gülümsedi. Ben de Şimal'in yanına oturdum. Deniz, çantasını sıraya fırlattı ve kapı açıldı. 3 erkek sınıfa muhabbet ederken girdi, içlerinden biri Poyraz'dı.
"Günay... Anam! Hayalet mi lan bu?" Poyraz Deniz'i fark etti.
Deniz gülümsedi, "Günaydın."
Deniz, eskiden olduğu gibi enerjik değildi. Sessiz, sakindi. Kendi ayaklarının üstünde durmaya çalışıyordu, gülümsemeye çalışıyordu.
"Dünyadan Ege'ye."
Göz ucumla Şimal'e baktım.
"Yine daldın gittin."
"Bu aralar fazla oluyor." Gözlerimi ovaladım. "Az uyuyorum sanırım."
"Geceleri yine mi oyun oynuyorsun?" Bacak bacak üstüne attı. "Derste uyursan Selin Hoca yine laf etmesin sonra?"
Kıkırdadım, "Dikkat ederim."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

6okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…