3. bölüm · Kaybetmeden Önce Kaybolmak

3 - Başkanlık Seçimi

kepo cav

Oluşan saçma kalabalığın arkasından bir şekilde içeri girebildik, koridorda sınıfımıza doğru yürümeye başladık. Deniz tam yanımda sakin adımlarla yürüyordu, onun dış görünüşünü süzdüm. Kızların geneline göre uzundu, benden bile uzundu. Alınmalı mıydım? Sınıfımıza girdik ve sıramıza oturduk, önümüzde oturan iki adet kız arkasını döndü ve bize laf attı.
"Yeniydiniz, di'mi? Eskişehir'e hoş geldiniz. Miray ben. Geçen sene bu sınıfın başkanı bendim. Ve sizlerin adı..?"
Deniz durur mu, hemen lafa atladı.
"Ben Deniz, bu da Ege. Memnun oldum."
Benim yerime konuşulmasını sevmem, keşke az sakin dursa da bende konuşsam. Konuşmaya tenezzül etmemiştim gerçi, beni büyük bir yükten kurtardın. Sağolasın, Deniz.
Gözlerim Miray'ı süzdü. Sarı saçlı ve mavi gözlü... bir melek gibi duruyor. Desene bütün erkekler bu kızın etrafında çember olacak, rolü belliydi. Sanki Tanrı tarafından bahşedilmiş gibi. Gözlerimi yuvarlayıp camdan dışarı baktım, Deniz ve Miray'ın konuşmaları umrumda değildi. Ayrıca Miray'ın yanındaki kız kendini tanıtmamıştı, soğuk duruyor be... Belki de utanıyordur. Aman, beni ne ilgilendiriyorsa. Gözlerimi kapatıp camdan bana vuran o sıcak güneş ışığında kaybolmuştum bile, fena uykum geldi ha...
"Ege... Ege?" diye bir sesle sarsıldım, kafamı kaldırdım.
"Ah, evet?" Ağzımdan akan salyayı sildim. Beni dürten kişi Selin Hoca'ydı.
Selin Hoca başını iki yana salladı ve kollarını kavuşturdu. "Daha okulun ilk günü ve şimdiden uyukluyor musun?" dedi narin fakat bir o kadar da öğretmen sertliğindeki sesle.
"Özür dilerim hocam, dalmışım." etrafıma bakındım. Millet bana kıkırdıyordu, derin nefes aldım. Tahtada 3 kişi ayaktaydı, neler dönüyor lan burada? Deniz'e döndüm.
"Ah, şey. Başkanlık seçimi. Miray da tahtada, baksana." parmağıyla gösterdi. Ben de görebiliyorum ya zaten, işaret etmesine gerek yoktu. Miray, bir erkek ve başka bir kız... o Miray'ın yanındaki kız ha? Her neyse... Boş oy atıp geçerim bende.
"Soldaki Miray, ortadaki çocuk ise Kenan. Sağdaki de Şimal. Kime vereceksin, Ege?" diye sordu bıyık altından Deniz.
"Kimseye, sanki devlet başkanı seçiyoruz burada. Biri olsun gitsin, kasmaya gerek yok." dedim fısıldayarak.
"Boş oy atamıyormuşuz, her erkek Kenan'a verecek gibi duruyor." diye ekledi Deniz.
Ah... Her erkek Kenan'a verecek ha? Ben de Kenan'a verip geçeyim bari. Zaten önümde duran şerit gibi kesilmiş kağıda "Kenan" yazdım, katladım ve ayağa kalkıp öğretmen masasına koydum. Deniz'e döndüm.
"Sen kime verdin?" Pek de umrumda değildi gerçi.
"Miray'a tabii ki." bana bakarak hafifçe sırıttı, kesinlikle yalan söylüyor.
Oylamayı Kenan kazandı, Miray ise yardımcısı oldu. Pek birşey ifade etmiyor zaten, çocukça şeyler. Kafamı tekrar sıraya gömdüm.