26. bölüm / 32
Kaybetmeden Önce Kaybolmak26 - Mangal
Bölümler 32Şu an: 26 - Mangal
- 1 1 - Yeni Okul, Yeni Yüzler652 kelime
- 2 2 - Kim Bu Kız?550 kelime
- 3 3 - Başkanlık Seçimi383 kelime
- 4 4 - Sınav Haftası.342 kelime
- 5 5 - Matematik Sınavı418 kelime
- 6 6 - Beden Eğitimi Sınavı315 kelime
- 7 7 - Beden Eğitimi Sınavı (2)506 kelime
- 8 8 - Gerilim393 kelime
- 9 9 - Çözüm702 kelime
- 10 10 - Kitapçı719 kelime
- 11 11 - Ertesi Gün781 kelime
- 12 12 - Lisans Mı?725 kelime
- 13 13 - 'Arkadaşlarla' Takılmak562 kelime
- 14 14 - 'Arkadaşlarla' Takılmak (2)710 kelime
- 15 15 - Karar439 kelime
- 16 16 - Okul Maçları615 kelime
- 17 17 - Okul Maçları (2)852 kelime
- 18 18 - Kitap Seçimi793 kelime
- 19 19 - Kapıda Kaldım604 kelime
- 20 20 - Aramamak, Aramak ve Sonunda Bulmak387 kelime
- 21 21 - Karne Günü566 kelime
- 22 22 - İçimi Isıtıyor966 kelime
- 23 23 - Kar Tatili535 kelime
- 24 24 - Okula Dönüş373 kelime
- 25 25 - Dertleşme744 kelime
- 26 26 - Mangal1.012 kelime · Okuduğun bölüm
- 27 27 - Aquapark720 kelime
- 28 28 - Aquapark (2)779 kelime
- 29 29 - O Gün498 kelime
- 30 30 - Düzenli507 kelime
- 31 31 - Kapı Aralandı398 kelime
- 32 32 - Pazartesi533 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Ne alıyoruz?" dedi Kenan, gözlerini marketin et reyonuna dikerek.
"Sucuk!" diye atladı lafa Bekir.
Köfteyi işaret ederek "Kimse sucuk yiyip kokmak istemiyor aptal." dedim sırıtarak.
"Köfte olsun madem." dedi Kenan.
Poyraz, "Kömür işi bende beyler!" diye bağırarak rafa doğru ilerledi.
Ödemeleri bitirdik, "Bana IBAN'dan yollarsınız" dedi ve arabasının kilidini açtı Kenan.
Arabaya atladık. Ben öne oturdum, Bekir ve Poyraz ise arkaya oturdu.
Bekir, telefonu kurcalarken "Neden kızlarla gitmiyoruz ki?" attı ortaya.
"Hangi kızlarla?" Kenan dikiz aynasından Bekir'e baktı.
Poyraz, Bekir'i dirsekle dürterek "Hoşlandığın mı var lan yoksa?" dedi ve sırıttı.
"S... Sus lan, yok öyle bir şey oğlum!"
Bekir'i ilk kez bu kadar kırmızı ve kekelerken görmüştüm
Kenan kıkırdadı ve "Kimmiş o?" dedi yola odaklanmış şekilde.
"Erkek erkeğe daha çok sarar sanki." diye ortaya attım.
Bu plan nereden çıktıysa zaten... Nisan'ın sonunda. Sıcak... Yanıyorum. Bu mangal biraz eğlenmeme ve kafa dağıtmama yardımcı olur, sürekli Deniz'i düşünmekten sıkıldım, beraber kar tatiline gitmemiz ve Deniz'in bana öyle sözler söylemesinin üzerinden 4 ay geçmiş be. O değil de, okul başlayalı ne ara 8 ay geçti ki? Camdan dışarı baktım, yemyeşil ormanı izliyordum. Hava çok güzeldi, parçalı bulutlu. Güneş ışığı benim yüzüme vuruyordu, mavi gözlerimi daha belirginleştiriyordu. Hafifçe camı açtım, içeri giren rüzgarla beraber saçlarım hafifçe dalgalandı. Sanırım Eskişehir'i İstanbul'dan daha çok sevdim. İçeriyi ferah bir hava sardı, sonunda rahat nefes alabiliyorum.
"Ormanda mangal yapmak yasak değil miydi?" diye sordum Kenan'a dönerek.
Kenan, ses açma tuşuna basarak müzik açtı ve "Gideceğimiz yer direkt mangal alanı için ayrılmış bir alan." dedi. "Sessiz, sakin bir yer. Hem Poyraz gitarını da getirdi. Takılırız." gözünü yoldan hiç ayırmıyordu.
"Evet, bir ara Miraylar ile de bir şeyler yapalım. Aquapark işine ne dersiniz?" dedi Bekir.
"Oo, o kişi Miray yani." sırıttı Poyraz.
"Hiç de bile!"
Bildirimle beraber telefonuma diktim gözümü, "Naptınız, bindiniz mi?" Deniz yazmıştı.
Gülümseyerek, "Evet, gidiyoruz şuan. Köfte aldık." yazdım.
"Ohh, afiyet olsun sizeee." bilerek uzatarak yazmış, bir anlam aramalı mıyım? "Dikkatli gidinn."
"Kenan bayağı dikkatli. Laf arasında geçti de..." Ensemi kaşıdım, "Aquaparka mı gitsek diyoruz, grupça?"
"Olur, süper olur." yazdı. "Biz beraber geçeriz, ne dersin?" mesajı bildirimden okudum ve yanıt vermedim. Telefonu kapatıp cebime koydum.
Arabadan indik, sandalyeleri aldım ve çimenliğin üzerine kurdum. Bekir de mangalı çıkardı ve koydu. Market poşetlerini ise Kenan ve Poyraz getirdi.
Market poşetlerini karıştırırken sigarasını yakarak, "Hadi, biralar nerde?" dedi Bekir.
Kenan, Bekir ve Poyraz'a bira uzattı. Bekir bana döndü, "Neden Ege'ye de uzatmadın?" dedi Kenan'a.
"Onun içmediğini biliyorum." dedi etleri poşetten çıkarırken.
"Olsun, teklif eder insan." dedi Poyraz.
"İçmesin, boşver." diye yanıtladı mangalın içine kömürleri dökerken. "Kötü bir şey zaten."
Bekir bana kendi birasını uzattı, "Tadar mıydın?" dedi.
Kenan'a baktım, mangalı zeytinyağı ve soğanla temizliyordu. Elim istemsizce şişeye gitti, "Bi deneyeyim madem." dedim Bekir'e.
Bir yudum aldım, yüzüm ekşidi. "Bu ne lan böyle?" dedim.
Bekir ve Poyraz kahkahaya boğuldu, "Bir yudum daha al lan, alışıyorsun!" dediler. Kandım. Bir yudum daha aldım bu sefer ağzımdan püskürttüm, daha çok gülmeye başladılar. Kenan da gülümsedi.
Gerçekten rezildi. Yemin ederim.
Bildirim sesiyle telefonuma baktım, Sude. Onun mesajına tıklayacakken yanlışlıkla Deniz'in mesajına tıkladım... Ne aptalım ama.
Görüldü atmak kabalık olur... Ne yazsam? "Olur!" mu, "Biz Bekirlerle..." gibi bir şey mi?
Çok takıyorum yine, sürekli onu düşünüyorum. Yaptığı her şeyi, söylediği her cümleyi tek tek zihnimde analiz etmekten yoruldum. Bu belirsizlik... Ah... "Olur." yazdım.
Sude'nin mesajına döndüm, anlık bir fotoğr... Oh, bu ne? Yatakta uzanırken simsiyah pijamalarıyla bir fotoğraf atmış. "Müsait misin?" yazmış bir de. Etrafıma bakındım, "Küçük bir görüşme yapsam bozar mı?" dedim.
Kalktım ve ormanda yürümeye başladım, Sude'yi görüntülü aradım. Açar açmaz "Naber Ege?" dedi makyaj yaparken.
"İyidir, ormandayım." diye yanıtladım. "Mangal yapıyoruz."
"Beni hiç çağırma zaten!" dedi ve sırıttı.
"Beraber yaparız bir ara?" dedim ve öneri sundum, aklıma aquapark planı geldi, belki onu da çağırmalıyım?
"Aquapark planımız var, gelmek ister misin? Hem Deniz ve diğerleriyle de tanışıp kaynaşırsın. Hoş bir aktivite olurdu."
"O vakitte Kadıköy'e gideceğim, arkadaşlarla falan buluşurum. Bilirsin."
Ne zaman gideceğimizi söylememiştim ki.
"Ah, kötü oldu. Neyse, bir ara seninle ayrı takılırız o zaman?" dedim.
"Tabii tabii." siyah rujunu sürüyordu.
"Sen nereye?"
"Markete."
"Markete giderken bile bu kadar makyaj mı yapıyorsun?"
"Kötü görünmektense ölürüm daha iyi." dedi ruj kapağını kapatırken.
"Benimle neden konuşmak istedin?" diye sordum.
"Ne yani Ege, seni istediğim zaman arayamam mı?" biraz agresif geldi sesi...
"Tabii arayabilirsin! Pardon... sadece altında bir şey var sandım, ondan."
"Ölmediğinden emin olmak istedim." dedi ve göz kırptı, "Her neyse, kapatıyorum canım. Görüşürüz!" dedi.
"Görüş..."
Yüzüme kapattı.
Geri döndüm, Bekir hemen sordu: "Kimle konuştun?"
"Bir kız işte. Arkadaşım." dedim.
"Ooo, Deniz, Şimal ve Miray dışında kızlarla da konuşabiliyorsun yani." dedi Bekir sırıtarak.
Poyraz, birasını kenara koydu ve gitarını çıkardı... Benim gitarım. Benim gitarımın aynısı. Çenemin istemsizce kasıldığını hissettim.
Bekir birasından bir yudum aldı ve gitarı Poyraz'ın elinden çaldı. Şakacıktan çalmaya çalıştı.
"Kulağımı kanattın aptal, rezil çalıyorsun!" dedi ve gitarını geri aldı Poyraz.
İlk notasından anladım Poyraz'ın çaldığı şarkıyı... "Norm Ender - Sözler Şerefsiz Oldu." diye fısıldadım kendi kendime.
Poyraz gülümseyerek "Bilir misin?" dedi.
Başımla onayladım. Anısı var.
"Peki ya gitar çalar mısın?" diye sordu Poyraz.
Yine başımla onayladım.
"Eşlik et o zaman!" dedi ve çalmaya devam etti.
Şarkıya sözle eşlik etmeye başladım, hafif rüzgar vardı. Mangaldaki köftelerin kokusu sarıp sarmalamıştı burnumu. Kenan ve Bekir ise sessizce bizi dinliyordu. Hava kararmış, ateş böcekleri ortaya çıkmıştı. Nehrin hafif şıkırtısı içimi rahatlatıyordu.
İkinci kısma geçerken Poyraz gitarını bana uzattı, biraz çekindim. "Alabilirsin, al lütfen!" dedi ve aptal aptal sırıttı. Ne bu paylaşma sevgisi? Senden çekindiğimden değil... Avuç içlerime baktım, o günden beri gitar çalmadım ki ben...
Başımla onayladım, kolamı bir kenara koyarak gitarı yavaşça aldım, bacak bacak üstüne attım ve gitarı bacağımın üstüne koydum. Gitarı yavaşça inceledim ve ellerimi tellere koydum, yavaşça çalmaya başladım.
Parmaklarımı tellerde gezdirdiğimde İstanbul'u hatırladım, tutulmayan sözleri hatırladım. Şarkıyı yazdığım geceyi, videoyu kaydettiğim anı, uykusuz geçen bir haftayı, kağıdı ona verişimi... Onların kahkahalarını. Her şey film şeridi gibi gözümün önünden geçti. Çaldığım şarkı aynı değildi. Çaldığım amaç da aynı değildi. Çalmaya devam ettim, çünkü bu sefer başka bir şey için çalıyordum.
Bekir şarkıyı mırıldandı, "Biri kollarımda uyuyup..."
Şarkı bitince Bekir ve Kenan bizi alkışladı, "Enstrüman çakmak feci zor be!" dedi Bekir.
Kenan, birasından yudum alarak, "Ben de çalmak isterdim, öğrenmek için çok mu geç?" dedi.
Bölüm etkileşimi
