9. bölüm / 20
Her Gece9. Bölüm
Bölümler 20Şu an: 9. Bölüm
- 1 1. Bölüm852 kelime
- 2 2. Bölüm429 kelime
- 3 3. Bölüm437 kelime
- 4 4. Bölüm330 kelime
- 5 6. Bölüm545 kelime
- 6 5. Bölüm358 kelime
- 7 7. Bölüm415 kelime
- 8 8. Bölüm430 kelime
- 9 9. Bölüm361 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 10. Bölüm418 kelime
- 11 11. Bölüm561 kelime
- 12 12. Bölüm868 kelime
- 13 13. Bölüm716 kelime
- 14 14. Bölüm537 kelime
- 15 15. Bölüm575 kelime
- 16 16. BÖLÜM775 kelime
- 17 17. BÖLÜM926 kelime
- 18 18. BÖLÜM789 kelime
- 19 19. BÖLÜM1.252 kelime
- 20 20. Bölüm1.223 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“Hem kalbimin,hemde hayatımın ışığısın…”
"Ayaz ile yaklaşık 1 saat kadar sohbet ettikten sonra uyuyakalmışız. Sabah bütün evin içini kaplayan menemen kokusuyla uyandım. Umay kahvaltı hazırlıyordu.
"Ooo, sen mi hazırladın bunları?"
"Hayır, güvenlikler getirmiş."
"Ne güvenliği?"
"Üstümüzde 3 tane nöbetçi güvenlik bekliyor, bilmiyor muydun?"
"Hayır..."
"Ama salatalık ve domatesleri ben doğradım, bence bu da bir başarı."
"Aynen, aynen."
"Ben Rüzgar'ı uyandırayım, siz yemeye başlayın," dedi Ayaz. Ama gerçi ben yemek istemiyordum. Sabah kahvaltı yapmayı pek sevmezdim ama bunu onlara söylemedim. Usulca masaya oturdum.
Biz Umay ile sofraya oturunca Umay bir anda yere yığıldı. Yüzü bembeyazdı, kalp krizi geçiriyor gibiydi. Rüzgar içeriden çığlık atarak geldi yanımıza.
"Adel, ne oluyor?"
"Umay, ne oldu?"
Umay yavaşça doğruldu, elini tuttum ve ayağa kaldırdım.
"İyiyim ben, başım döndü sadece."
"Emin misin? İstersen askerlere söyleyelim bir doktor çağırsınlar."
"Cidden gerek yok, kahvaltı yapalım biraz uyurum, sıcak bir duşa girerim geçer."
"Peki, sen bilirsin, gelin kahvaltı yapalım."
Hep beraber kahvaltı masasına oturduk ve sohbet ederek kahvaltı ettik. Artık çok sıkılmaya başlamıştık. Rüzgar'dan gelen harika fikir ile oyun oynamaya karar verdik.
"Doğruluk mu cesaret mi diye bir oyun oynardık eskiden, Ayaz hatırlıyor musun?"
"Nasıl unutabilirim ki... Tüm sırlarımı öğrenmiştin."
"Oynayalım mı?"
"Bana uyar."
Mutfaktan bir pet şişe aldık ve yere oturduk. Rüzgar pet şişeyi çevirdi ve Ayaz'a denk geldi.
"Doğruluk mu cesaret mi kardeşim?"
"Doğruluk."
"Kimse kusura bakmasın ama aklımda tek bir soru var, Ayaz'cığım hazırsan soruyorum, bismillah çek bence."
"Bismillahirrahmanirrahim, sor, hazırım."
"Adel'i üç kelime ile tarif etmek zorunda olsan ne derdin?"
"Işık, güzellik ve cesurluk olabilir."
"Işık derken?"
"Hem kalbimin hem de hayatımın ışığısın..."
"Tamam, çeviriyorum."
Şişe bu sefer Umay ve bana denk geldi. Umay uzun süre düşündükten sonra sonunda sorusunu sordu.
"Doğruluk."
"En çok kimi özlüyorsun?"
"Çok saçma bir so-"
"SUS."
"Belki de herkesten çok kendimi özledim, eski beni, eski neşemi falan..."
"Tamam, devam edelim."
Şişe çevrildi ve bu sefer Umay ve Rüzgar'a denk geldi.
"Doğruluk mu cesaret mi Umay'cığım?"
"Her zaman cesaret."
Rüzgar sanki soruları daha önceden düşünmüş gibi takır takır cevaplıyordu.
"Adel'in bir özelliğini değiştirsen bu özellik ne olurdu?"
"Sanırım biraz fazla korumacı davranabiliyor bazen, bunu değiştirmek isterdim."
Haklıydı, bazen bir anne kadar korumacı oluyordum. Ama yapacağım bir şey yoktu, bu benim kanımda var diyebilirdim..."
Bölüm etkileşimi
