Her Gece kitap kapağı

11. bölüm / 20

Her Gece

11. Bölüm

Vaveyla Yazarı: İclal Ada Cinel

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: 11. Bölüm

“hoşça kal,sonsuz rüyalar”

2 Ay Sonra
Hayatım nasıldı? Sadece ben değil, annem, babam nasıldı? Anneme sarılmayalı kaç hafta olmuştu, babamla maç izlemeyeli kaç hafta geçmişti? Herkesi, hayatımı, evimi çok özlemiştim... Ama hayatımı değiştirmek zorundaydım. Yoksa hayat beni geri dönülemez bir şekilde değiştirecekti.
"Ayaz!"
"Efendim?"
"Umay nerede?"
"Bilmem."
Umay neredeydi? Allah'ım! Bu kız beni öldürecekti! Zaten küçücük bir yerde tıkılıp kalmışız, sinirlerim bozuk! Cebimden telefonumu çıkarıp Umay'ı aradım. Çaldı, çaldı, çaldı... Açmıyordu! Of! Su içmek için mutfağa gittim. O sırada dolaba yapıştırılmış bir not gördüm. Notta şunlar yazıyordu:
"Artık cidden bunaldım. 2 aydır dışarı bile çıkmıyorum. Ben hava almaya çıktım, ormanda dolaşacağım, 1 saat sonra gelirim. 19.30 Umay Yılmaz"
Kafamı kaldırıp duvardaki saate baktım. Saat 21.00'di. Yaklaşık 2 saat geçmesine rağmen hâlâ gelmemişti. Doğrusu, korkuyordum. Bu saatte dışarıda ne yapıyor olabilirdi? Hem de ormanda! Koltukta oturmuş film izleyen Rüzgar ve Ayaz'a baktım.
"Kalkın, Umay'ı aramaya gidiyoruz."
"Ne araması ya? Nereye gitmiş ki Umay?"
"Ormana gitmiş."
"Ne?"
"Kalkıp arayalım, hâlâ soru soruyorsunuz ya!"
İçimde hâlâ kötü bir his vardı. Ya başına bir şey geldiyse diye çok korkuyordum. O sırada içeri giren Rüzgar'a baktım.
"Nereye?"
"Bir telefon konuşması yapıp geleceğim."
Bu cümleyi telaşla söylediği için Ayaz ile şüphelenip kapıdan onu dinlemeye gittik. Duyduklarımız karşısında şok olmuştuk. Söyledikleri tam olarak anlaşılmıyordu ama bazı kelimeleri duyabiliyorduk. O kelimelerden biri de "ölüm" kelimesiydi. Çok net ve ciddi bir şekilde söylemişti bu kelimeyi. Kim ölmüştü? Kim ölüyordu? Kafamda milyonlarca soru vardı.
"Ayaz, bir şey yapmamız lazım..."
"Hiçbir şey yapmayacaksın, Adel!" Sesi oldukça net ve sert çıkmıştı. Karşı gelirsem daha büyük sorunlar çıkacağının farkındaydım. Bu yüzden susmak en iyisiydi. Ayaz hiçbir şey olmamış gibi kapıyı çaldı ve normal bir şekilde Rüzgar'a seslendi.
"Rüzgar, gel hadi gidiyoruz."
Rüzgar başıyla onayladı ve telefonu kapattı. Gergin ve stresliydim. Rüzgar birini öldürmüş olamazdı. Sabırlı olmam lazımdı. Ne olduğunu ikimiz de bilmiyorduk. Ayaz elimi o kadar sıkı tutuyordu ki neredeyse moraracaktı. Tam 2 ay sonra dışarı çıkmak oldukça garip hissettirmişti. Ama şu anda sadece Umay'ı düşünüyordum.
1 Saat Önce Umay'ın Anlatımıyla
Cidden çok sıkılmıştım. 2 aydır ne dışarı çıkıyor ne de temiz hava alıyordum. Herkes uyurken dışarı çıkıp yürüyüş yapmaya karar verdim. Normalde her zaman Adel'i de çağırırdım ama bu sefer onu çağırmadım. Çünkü bana engel olacağını biliyordum. O her zaman güvenliğimi isterdi. Yine de endişelenmesini istemediğim için küçük bir kâğıda not yazıp dolabın üstüne yapıştırdım. Yavaşça demir kapağı kaldırıp dışarı çıktım. Temiz havayı derin derin içime çektim. Sonrasında el fenerimi açıp yürümeye başladım. Aynı zamanda yolda gördüğüm çiçekleri topluyordum. Adel'in gönlünü almam lazımdı ve nasıl olduysa yol boyunca onun en sevdiği çiçeklerden, beyaz güllerden vardı. Hepsini toplayarak ilerledim. Elimde kocaman bir buket beyaz gül olduğunda eve dönmem gerektiğini anladım. Telefonumu yanıma almadığım için saate bakamıyordum. Arkama baktığımda simsiyah bir karanlık vardı. Bir anda gelen kadın sesiyle irkildim.
"Merhaba, sen Umay olmalısın."
"Siz kimsiniz?"
"Ben Ayça Lina Kaya, Ayça demen yeterli."
"Beni nereden tanıyorsun?"
"Ben Ayaz'ın eski sevgilisiyim tatlım."
"Ayça?"
"Ta kendisi."
Ayça, Ayaz'a takıntılıydı. Yeni bir sevgilisi olduğunu öğrenince onu öldürmeye kalkmıştı. Belindeki bıçak ve bana bakışları hiç normal değildi...
"Benden uzak dur!"
"Katilinle bu şekilde konuşmamalısın, en azından nazik konuşursan daha az acı çekersin."
Arkama bakmadan kaçmaya başladım ama sırtımda hissettiğim acı ve yanma ile durdum. Karnımdan akan ve beyaz güllere kırmızı rengi getiren kana baktım. Sonrasında aynı sızıyı boynumda da hissettim. Uçları kırmızı olan sarı saçlarıma dokundum. Nefesim daralıyordu, etraf kararıyordu. Son duyduğum söz şu oldu:
"Hoşça kal Umay, sonsuz rüyalar."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.