Her Gece kitap kapağı

3. bölüm / 20

Her Gece

3. Bölüm

Vaveyla Yazarı: İclal Ada Cinel

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: 3. Bölüm

“kalpler durdu,nefesler kesildi…”

Okulun İlk Günü
Evet… Gördüğünüz gibi, bugün yeni okulumda ilk günüm.
Heyecanlı mıydım?
Korkuyor muydum?
Yoksa mutlu muydum?
Hayır, aslında ne hepsi, ne de hiçbiri.
Kocaman bir hiç.
Gerçekten kooocaman bir HİÇ.
Neyse, biz hemen ilk güne dönelim. Sabah saat 7.00 civarı, yaklaşık yüz kere çalan alarmım nedeniyle uyandım. Hava hâlâ tam aydınlanmamıştı ve nedense dışarıda aşırı bulutlu bir hava vardı. Gidip yüzümü yıkadım, yatağımı topladım ve kahve yaptım. Okulum 9.30’da başlıyordu. Bu yüzden kahvemi alıp balkona oturdum. Kuş sesleri ve hafif esen rüzgarla az da olsa huzurlu olduğumu düşündüm. Sonra yanımdaki boş sandalyeye baktım. “Keşke,” dedim içimden, “Keşke o da olsaydı burada, yanımda…” Sanırım kimden bahsettiğimi anladınız. Adel… Tabii ki ondan bahsediyordum. Bir gün onunla burada oturma hayalini düşünürken manzaraya bakmaya devam ettim. Uzun bir süre şehri izledikten sonra kahvem bittiği için içeri geçtim. Yarım saat geçmişti bile. Odama gittim, formalarımı giydim, parfümümü sıktım ve saçıma hafif bir jöle sürdüm. Zaten dün akşamdan tıraş olmuş, duşumu almıştım. Neden bu kadar hazırlandım bilmiyorum. Herhalde bakımlı olmayı seviyordum. Saat 8.30 olmuştu. Kendime güzel bir kahvaltı hazırladım. Yumurta, zeytin, peynir, domates, bir sürü şey vardı tabağımda. Güzelce kahvaltımı yaptım ve dişlerimi fırçaladım. Saat 9.10 olmuştu. Okulum zaten yakındı ama arabayla gitmek istemiştim. Çantamı, evin ve arabanın anahtarını, cüzdanımı ve telefonumu alıp çıktım. Arabama bindim ve okula doğru sürmeye başladım. Okulun dış duvarları gri ve siyah karışımı bir renkteydi ve okul bayağı büyüktü. Herhalde dört ya da beş katlı falandı. Zaten hem geniş hem de çok katlıydı. Bahçesinde voleybol, futbol ve basketbol sahası, kantin, banklar ve bir spor sahası vardı. İçeride ise yemekhane, kütüphane, müzik odası, resim atölyesi, ismini hatırlamadığım daha birçok şey ve sınıflar vardı. Müdürün, yani Ömer amca’nın odasına doğru yürüdüm ve kapıyı çaldım.
“Girin.” Yavaşça kapıyı açtım ve içeri girdim. Ömer amca gözlüklerini takmış birkaç dosyayı inceliyordu. İçeri girdim ve masanın önündeki koltuklardan birine oturdum. Ömer amca merak ve özlem dolu gözlerle bana gülümseyerek baktı.
“Hoş geldin Ayaz’cığım. Sınıfını öğrenmeye geldin değil mi?”
“Evet Ömer Amca, hoş buldum bu arada…”
Ömer Amca küçük bir kâğıda adımı, soyadımı ve sınıfımı yazıp bana uzattı. Kâğıtta aynen şöyle yazıyordu:
Ayaz Göker 12/B
“Teşekkürler Ömer Amca, kolay gelsin…”
“Rica ederim oğlum, iyi dersler sana da.”
Yavaşça merdivenleri çıktım, koridorları geçtim ve en son ulaştım. Kapının üzerindeki 12/B yazısına baktım. Her şey başlıyordu ve hatta başlamıştı… Kapıyı açtım ve içeri girdim. Gözlerim Rüzgar’ı ararken başka birisinin gözleri buldu gözlerimi… Kalpler durdu, nefesler kesildi ve gözler kenetlendi birbirine. O gözler hayatımdaki en tanıdık şeydi, o saçlar, dudaklar, o yüz… Her bir yerini ezbere biliyordum. O kişi… Adel’di… Onun gözleri, saçları, dudakları, onun yüzü… Hayatım durdu belki o an, kalbim durdu…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

9okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.