7. bölüm / 20
Her Gece7. Bölüm
Bölümler 20Şu an: 7. Bölüm
- 1 1. Bölüm852 kelime
- 2 2. Bölüm429 kelime
- 3 3. Bölüm437 kelime
- 4 4. Bölüm330 kelime
- 5 6. Bölüm545 kelime
- 6 5. Bölüm358 kelime
- 7 7. Bölüm415 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8. Bölüm430 kelime
- 9 9. Bölüm361 kelime
- 10 10. Bölüm418 kelime
- 11 11. Bölüm561 kelime
- 12 12. Bölüm868 kelime
- 13 13. Bölüm716 kelime
- 14 14. Bölüm537 kelime
- 15 15. Bölüm575 kelime
- 16 16. BÖLÜM775 kelime
- 17 17. BÖLÜM926 kelime
- 18 18. BÖLÜM789 kelime
- 19 19. BÖLÜM1.252 kelime
- 20 20. Bölüm1.223 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“Biz artık sondayız…”
1 Saat Önce Ayaz’ın Evi…
*Ayaz'ın Anlatımı İle...*
Eve girdim, çantamı yatağıma bıraktım ve bir film açıp izlemeye başladım. Yaklaşık yarım saat sonra kapım çaldı. Kapı deliğinden baktığımda yüzleri bembeyaz olan Umay ve Rüzgar’ı gördüm. Ellerinde iki tane mektup vardı. Hemen kapıyı açtım.
“Rüzgar? Ne bu haliniz oğlum?”
“İçeri geçelim, anlatacağız…”
“Geçin.”
Koltuğa oturduk ve Rüzgar elindeki iki zarfı bana uzattı.
“Ayaz, okuyunca sakin olmanı istiyorum…”
“Ne oluyor?”
“Oku sadece…”
Birinci zarfı açtım ve içindeki mektubu çıkarıp okumaya başladım…
Sayın Rüzgar Kılıç, Umay Yılmaz, Ayaz Göker ve Adel Aksel... Bu mektup dördünüze özel bir uyarı amacıyla yazılmıştır. Bizler Chat Money Hunt yöneticileriyiz. Ayaz Göker’in yaptığı yalanları ortaya çıkarmak için yazıyoruz size. Ayaz’ın neler yaptığına gelirsek… Kendisi uygulamamızda para kazanırken hile ile normal bir kazancın yaklaşık iki ya da üç katını kazanmıştır. Bunun Ayaz açısından mahkeme kararı ile en az 10 yıl hapis cezası vardır. Bilginize. Unutmayın, sonunuz çok yakın çocuklar…
“RÜZGAR NE DİYOR BU ŞEREFSİZLER!”
“Kardeşim sakin ol… Böyle bir şey yapmadığını hepimiz biliyoruz…”
“YA BEN SİZİ NASIL BIRAKIRIM, ÖZELLİKLE ADEL’İ NASIL BIRAKIRIM!”
“Ayaz, sakin ol… Adel’i ara, hazırlansın gidip alayım. Hepimiz bir düşünelim ne yapabiliriz diye…”
“Adel’in tepkisi benimkinden ağır olacak, biliyorsunuz değil mi?”
“Biliyoruz…”
1 Saat Sonra Ayaz’ın Evi
“YA SİZ KAFAYI MI YEDİNİZ! NASIL BIRAKALIM ONU ORADA! ÜSTELİK HAKSIZ YERE SUÇLU OLAMAZ!”
“ADEL SAKİN OL! ÜMİT AMCA VE BABAM BİR YOL BULMAYA ÇALIŞIYORLAR ZATEN!”
“Tamam, sakinim ben…”
“Şu an sadece oturup babamdan bir haber gelmesini bekleyeceğiz…”
Ne demiştim hatırlıyor musunuz? Bazı yaralar zaaftır, sarmaya bile kıyamazsın… Bu o anılardan biri işte… En çaresiz kaldığımız, hayatımızın bir telefona bağlı olduğu, dördümüzün de ne yapacağını bilmediği o anlardan biri… Sanki birisi kalbime bir bıçak saplıyor, sonra çıkarıyor… Saplıyor, sonra çıkarıyor… Ve o yarayı en derinden açıyor. Ama sarmıyorum, çünkü bazı yaralar zaaftır…
KLİK! KLİK! KLİK! KLİK!
“Mesaj geldi!”
Rüzgar ve Umay mesajı okudu. Rüzgar endişeyle bana döndü ve titreyen sesiyle konuşmaya başladı.
“Ayaz, bunu okumalısın sanırım…”
Telefonu yavaşça elime alıp mesaj kutusuna girdim ve okumaya başladım.
Oğlum, size bir iyi bir kötü haberim var…
Kötü haber ise, birkaç saate polisler kapınızda olabilir…
İyi haber ise sizi özel korumalı bir yer altı sığınağına yerleştiriyoruz.
Ama umudunuzu yitirmeyin, biz arkanızdayız.
“Rüzgar, git evden bavul falan hazırlayın. Umay, sen kendi kıyafetlerinden de koy Adel’e, eve gitmesin bir daha ve çabuk gelin. Gidiyoruz, bir saat sonra…”
“Tamam, çıkıyoruz biz.”
“Çabuk gelin!”
Ayaz evde tek kalmıştı, çaresiz, umutsuz bir şekilde yapayalnız kalmıştı… Ayaz son bir cümle kurdu o an…
“Hayatımızın sonu burasıydı ve biz artık sonddayız…”
Bölüm etkileşimi
