12. bölüm / 20
Her Gece12. Bölüm
Bölümler 20Şu an: 12. Bölüm
- 1 1. Bölüm852 kelime
- 2 2. Bölüm429 kelime
- 3 3. Bölüm437 kelime
- 4 4. Bölüm330 kelime
- 5 6. Bölüm545 kelime
- 6 5. Bölüm358 kelime
- 7 7. Bölüm415 kelime
- 8 8. Bölüm430 kelime
- 9 9. Bölüm361 kelime
- 10 10. Bölüm418 kelime
- 11 11. Bölüm561 kelime
- 12 12. Bölüm868 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 13. Bölüm716 kelime
- 14 14. Bölüm537 kelime
- 15 15. Bölüm575 kelime
- 16 16. BÖLÜM775 kelime
- 17 17. BÖLÜM926 kelime
- 18 18. BÖLÜM789 kelime
- 19 19. BÖLÜM1.252 kelime
- 20 20. Bölüm1.223 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“ama onun için ağlarken,o yanımda olmayacaktı...”
"Ayaz! Rüzgar! Hadi gelin!"
Rüzgar bana göz devirirken, Ayaz sakin bir şekilde cevap verdi.
"Geliyoruz, sakin ol."
Hala böyle bir durumda nasıl sakin kalmamı istiyor anlamıyordum. Arkadaşım ne halde bilmiyordum, öldürülmüş olabilirdi, ölmemişse bile kaybolmuş veya başı dertte olabilirdi. Rüzgar kaybolsa o koşa koşa giderdi ama!
"Ayaz, arkadaşım kayboldu, hala konuşuyor musun bir de!"
"Tamam, sustum."
Biraz yürüdükten sonra ayağıma bir şeyin çarpmasıyla durdum. Ayağıma çarpan şey beyaz bir güldü. Ama üzerinde kanlar vardı. Yol boyunca bu güllerden sıra sıra vardı. Ağzım açık şekilde bakarken Ayaz yanıma geldi.
"Bunlar da ne böyle?"
"AYAZ, UMAY'A BİR ŞEY OLDU!"
"Adel, sakin ol!"
Öfkeyle parmağımı Rüzgar'ın yüzüne doğru çevirdim. Ama o ise yüzsüz gibi bana sırıtıyordu.
"GERİZEKALI! SENİN YÜZÜNDEN! SENİN YÜZÜNDEN OLDU NE BOK OLDUYSA! BİR DE UTANMADAN GÜLÜYORSUN, HADSİZ!"
Rüzgar hala gülerken kahkaha attı. Ayaz'a döndü ve konuşmaya başladı.
"Eski sevgilinle Umay'ı öldürme planı yaptığımı köpek gibi biliyorsun, Ayaz."
"Ne?"
Ayaz sahte bir şaşkınlıkla bana baktı.
"Neee? Öyle bir şey mi yaptık biz?"
Var gücümle Ayaz'a tokat attım. Yana savrulan Ayaz, Rüzgar'a göz kırpınca Rüzgar ikinci bir kahkaha attı.
"Zevkle, kardeşim."
Rüzgar üstüme yürümeye başladı. Geri geri kaçarken önüme çıkan kadınla durdum. Kadın Rüzgar ve Ayaz'a bakıp sırıttı.
"Vay vay vay, demek meşhur Adel sensin ha?"
"Nereden meşhur oluyorum pardon?"
Kadın kanlı elini bana uzattı. Tabii ki sıkmadım. Bacaklarım tir tir titriyordu. Hayır, asla korkumdan değil, üzüntüdendi. Bu, Umay'ı öldüren kadındı.
"Merhaba tatlım, ben de Ayaz'ın seni aldattığı sevgilisi Ayça."
Gözlerim faltaşı gibi açılmıştı. Ayaz'a döndüm ve tam ikinci bir tokat yapıştıracakken Ayça arkadan bana bağırdı.
"Yerinde olsam elimi dahi kaldırmazdım."
Elindeki kanlı bıçağı bana doğru uzatmış sallıyordu. Rüzgar üstüme yürümeye devam etti. Rüzgar tam bana tokat atacakken onun elini bir erkek eli tuttu. Simsiyah giyinmişti, o zifiri karanlıkta gözükmüyordu neredeyse. Ama sonradan duyduğum tanıdık sesle şokum iki katına çıktı.
"Yerinde olsam, elimi dahi kaldırmazdım," dedi sert ve net bir ses tonuyla. Bunun kim olduğunu adım kadar iyi biliyordum. Harika, Demir de geldiğine göre ölüm fermanım yazılacaktı. Çünkü ya Demir onları öldürecekti ya da onlar beni. Ama Demir benim ölmememe izin vermezdi…
"Sen kimsin ve hangi hakla bana karşı çıkabiliyorsun!"
Demir öfkeyle yalancı bir kahkaha attı ve konuşmaya başladı.
"Telefonda bana bağırmıştınız, unuttun mu?"
"Demir?"
Demir, Rüzgar'ın kafasına parmağıyla vurdu.
"Bu ismi o olmayan beynine soksan çok iyi edersin."
Ayaz konuşmaya çalıştı, sanki sevgilim de bir de beni savunuyor gerizekalı!
"Bırak demedik mi lan-"
Demir yalancı bir tatlılıkla sanki küçük bir çocukla konuşur gibi konuşmaya başladı.
"Dedin arkadaşım dedin ama şu an Adel kimin yanında? Aaa bak benim. Peki onu aldatan kim? Aaaa bak o da sensin."
Demir tek bir çırpıda beni kolumdan tuttuğu gibi ilerdeki siyah arabaya bindirdi. Bu araba onun arabası değildi. Ya yeni araba almıştı ya da babasının arabasıydı.
"Ben sana o çocuk başına bela açar demiştim, Adel."
"Ama şu an iyiyim, bir şeyim yok bak sapasağlamım."
Başıyla kolumdaki çizik ve yaraları gösterdi.
"Bayağı iyiymişsin ya, ben o anda gelmesem mezarını kazıyorlardı şu an."
"Çok zekisin sen."
"Aferin, öğrenmişsin."
Sinir krizi geçirecektim. Zaten eskiden de gıcık bir kişilikti ama daha da gıcık olmuştu.
"Gıcıklıkta tam formundasın."
Gülmedi, ama beni hiç beklemediğim bir yerden vurdu.
"Umay'ın cesedini saklamışlardır, ortalıkta bırakacak kadar aptal değillerse."
Umay… Cidden ölmüştü. Bu benim için hiç kolay değildi. Daha dün akşam "İyi geceler bebişim" diyen sesi kulaklarımdaydı… Ama ağlamadım, ağlamayacaktım. Çünkü bunun onu getirmeyeceğini biliyordum… Üstelik o ağlamamı istemezdi… O beni korurdu, o beni severdi. Ağlasam gözyaşlarımı o silerdi. Ama onun için ağlarken o yanımda olmayacaktı.
Gözyaşlarım yanaklarımdan aktığını gören Demir torpidoyu açıp bir peçete uzattı bana. Sonra eli omzuma değdi, okşadı… Ama tam parmakları bana değdiğinde kolum titremeye başladı. Ben zaten çoğu şeyden çok etkilenen birisiydim, bu ise bana dev gibi bir travma bırakacaktı.
"Adel, ciddi misin sen?"
"Neyde ciddi miyim?"
"Ben sana dokununca titredin, farkında mısın?"
"Anlık bir şeydi."
Ağlamam artmıştı, hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.
"Sakin ol, bu yaptıkları yanlarına kar kalmayacak."
Hem gülümseyip hem de ağlıyordum. Demir şaşkın gözlerle bana bakarken ağlamamı durduramıyordum. Krize girmiş gibiydim.
"Ha bir de sana bir psikolog bulalım, bu yaşadıkların hafif şeyler değil biliyorsun ki."
"Biliyorum… Bu arada teşekkür ederim, beni kurtardığın için."
"Sevdiğim kadın için her şeyi yaparım, Adel."
Ne oluyordu? Beni aldatan pisliğe yeniden aşık oluyordum, durum bu! Ama ona bir şans vermeliydim. O zaman hepimiz daha çocuk sayılırdık, ama şu anda üniversite sınavına aylar kaldı. Yani, aslında herkes ikinci bir şansı hak eder aslında, Ayaz hariç tabii ki.
"Beni kendine aşık etmeye çalışıyorsan başarmak üzeresin."
Güldü. Eliyle yanaklarımdaki gözyaşlarını sildi ve başparmağıyla yanağımı okşadı…
"Biliyorum…"
Uzun bir süre ikimiz de konuşmadık. Ama bu sessizliği Demir bozdu.
"Bu akşam bende kalacaksın, eğer istersen yarın sana bir ev buluruz. Ama benim yanımda kalman daha güvenli, biliyorsun."
"Biliyorum, senin yanında kalırım sıkıntı yok benim açımdan."
Demir başını salladı ve radyoyu açtı sessizliği bozmak için. Radyoda çalan şarkıya odaklandım. Sözleri benim hayatım gibiydi resmen...
Her milimimi tanıyan birine,
Bakar oldum artık bir yabancı gibi.
Şimdi bir de, biri gelince yerine,
Düşünüp dur sokulup da dokununca tenime...
İçimden hepsine okkalı bir küfür savurdum, bunu sonuna kadar hak etmişlerdi. Ne Ayaz'ın hayatı umrumdaydı ne de eski hayatı. Geberip gitsin, umurumda falan değil. Ama Umay'ın intikamını almadan da ölmeyeceğim. Yavaş yavaş gözlerim kapandı, kendimi uykunun güvenli kollarına bıraktım ve gözlerimi yavaşça kapattım. Rüyalarımdan kaçmak istiyordum..."
Bölüm etkileşimi
