15. bölüm / 20
Her Gece15. Bölüm
Bölümler 20Şu an: 15. Bölüm
- 1 1. Bölüm852 kelime
- 2 2. Bölüm429 kelime
- 3 3. Bölüm437 kelime
- 4 4. Bölüm330 kelime
- 5 6. Bölüm545 kelime
- 6 5. Bölüm358 kelime
- 7 7. Bölüm415 kelime
- 8 8. Bölüm430 kelime
- 9 9. Bölüm361 kelime
- 10 10. Bölüm418 kelime
- 11 11. Bölüm561 kelime
- 12 12. Bölüm868 kelime
- 13 13. Bölüm716 kelime
- 14 14. Bölüm537 kelime
- 15 15. Bölüm575 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 16. BÖLÜM775 kelime
- 17 17. BÖLÜM926 kelime
- 18 18. BÖLÜM789 kelime
- 19 19. BÖLÜM1.252 kelime
- 20 20. Bölüm1.223 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“onu çok seviyordum…”
2 Hafta Sonra (Doktor Randevusu)
"Adel, hadi çıkmamız lazım!"
Demir'in sesiyle yatağımdan doğruldum ve duvardaki saate baktım. Saat 10.40'tı. Randevumuz 11.30'daydı. Hemen kalkıp Demir'in bana özel hazırlattığı kıyafet dolabını açtım. Dolaptan bir kot pantolon ve düz siyah bir tişört aldım. Yüzüme hafif bir allık ve maskara sürdüm. Kahverengi buklelerim omzuma dökülüyordu. Demir'in yanına gittim. Hayranlıkla bana bakarken gülümseyerek konuştu.
"En basit kıyafetlerle bile harika bir güzelliğe sahipsin," dedi. Gülerek yanağını öptüm. Bu hareketimi beklemiyordu.
"Sen de bir gömlek ve kot pantolonla muhteşem bir yakışıklısın," dedim.
Güldü. "Sen beni öptün mü?"
"Aşık olduğum adamı öpmem suç mu?"
"Değil... Ama ben de yıllardır bekliyorum."
"Neyi?"
"Seni öpmeyi. Ama şu an olmaz, çok geç kaldık!"
Saat 11.10'du. Cidden çok geç kalmıştık.
"Böyle üşümez miyiz?"
"Arabada hırkam var, onu sen alırsın. Bana bir şey olmaz. Önemli olan sensin."
Önemli olan sensin...
Önemli olan, sensin...
Güldüm. Seviyorum ben bu adamı.
Yaklaşık on beş dakika sonra kliniğin önündeydik. Heyecanlıydım. Demir'in anlattığına göre bayağı ünlü bir psikologdu. İçeri girdiğimizde bizi neşeyle karşıladı.
"Adel Hanım, Demir Bey! Hoş geldiniz, buyurun."
Koltuğa oturduğumuzda ellerim titriyordu. Demir titreyen elimi tuttuğunda az da olsa rahatlamıştım.
"Adel Hanım, Demir Bey bana olayları anlattı. Size bir daha sormayacağım ama başka şeyler soracağım."
Defterine bir şeyler yazmaya başladı. Gülümsedim.
"Tabii ki, ne isterseniz."
Gülümseyerek tekrar bana döndü.
"Ayaz Göker ile hiç öpüşme, aynı yatakta yatma gibi durumlarınız oldu mu?"
"Öpüşme oldu bir kere, aynı yatağa asla girmedik."
Bir şeyler not aldıktan sonra devam etti. Demir'in sinirden dişlerini sıktığını, titrediğini hissedebiliyordum. Haklı adam, sen olsan şimdiye kadar ümüğünü sıkmıştın adamın. Az bile tepki verdi.
"Peki ne zamandır bir ilişkiniz vardı?"
Uzunca düşündüm. Aklım o geceye gitti, ona yazdığım geceye.
"Mart ayında başladı diye hatırlıyorum."
"Her şeyi de hatırlıyorsun, maşallah," diye mırıldandı Demir. Onun elini tuttuğumda biraz da olsa siniri yatışmıştı.
Bize gülümserken önüme küçük bir kâğıt ve bir kalem uzattı.
"Biraz daha değişik bir soru soracağım, Demir ile ikinizi anlatan bir şarkı veya şarkı sözü varsa şu kâğıda yazar mısın?"
"Tabii ki, aslında iki tane var, ikisini de yazabilir miyim?"
"Tabii."
Kâğıda yazmaya başladım.
Şarkı: Mey
Kamaşıyor gözlerim, bebeğim
Öyle gülmek olur mu gözünü seveyim?
Cennet dudaklarınmış, öp de öleyim...
Şarkı: Yara
Karanlık bir yerde bul beni...
Kaybettiğin gün gibi bekliyorum
Üstümde bir başkasının ceketi
Yine de tanırsın, biliyorum...
Kâğıdı doktora uzattığımda gülerek okuyup Demir'in okuması için ona verdi. Utanmadım, sevdiğim kişinin ne tepki vereceğini merak ediyordum. Gülümseyerek okuduktan sonra yanağımdan öptü.
"Çok güzel bir ilişkiniz var..."
"Teşekkür ederiz, daha bir ad koyamadık ilişkimize ama siz öyle sayabilirsiniz," diye mırıldandım. Yaklaşık yarım saat daha konuştuktan sonra klinikten çıktık.
"Dün uyuyakaldığın için yemeğe gidemedik, şimdi gidelim mi?"
"Olur!"
Yemek için çok lüks bir restorana gitmedik. Deniz kenarında, çok tatlı bir restorana geldik.
"Sen sipariş verme, menüyü önden hazırlattım."
Yemekler geldi, yedik, içtik, sohbet ettik. Uykum gelmeye başlayınca Demir kalkmayı teklif etti.
"Kalkalım mı? Uykun gelmeye başladı."
"Olur..."
Dışarı çıktığımızda patlayan havai fişeklerle uykum açıldı. Denizin üstünde bir sürü havai fişek patlıyordu. Bir anda arkada Yara şarkısı çalmaya başladı. Demir önümde diz çökünce şaşkınlığım ikiye katlandı. Ellerim titriyordu.
"Adel... Sen benim hayatımın ışığısın, sen benim son mucizemsin... Seni çok seviyorum... Yıldızlar kadar, gökyüzünden düşen her yağmur damlası kadar... Benimle evlenir misin?"
Ellerim ve bacaklarım zangır zangır titriyordu resmen! Arkadan bir kızın "Ben olsam şimdiye evet demiştim!" dediğini duydum. Aptal kız, sana ne? Adam benim değil mi?
"Evet..." dedim. "Evet..."
4 Ağustos 2024, Demir bana evlenme teklifi etti ve ben kabul ettim. Onu çok seviyordum, gökyüzündeki her bir yıldız kadar...
Bölüm etkileşimi
