GEÇMİŞTEN GELEN YÜK kitap kapağı

17. bölüm / 18

Özel bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: Özel bölüm

Bazı hikâyelerin kahramanları vardır. Bazı hikâyelerin ise onları hayata döndüren bir kalbi…

Ankara'da sıradan bir sabah başlamıştı.

Emir Kağan Çelik, askerî üniformasıyla karargâhın koridorunda yürürken telefonuna gelen mesaja göz attı. Mesaj, amcası Ateş'tendi.

Ateş: Bugün saat 19.00'da evde olacaksın. İtiraz istemiyorum.

Emir kaşlarını çattı.

— Yine ne karıştırıyor bu adam?

Yanında yürüyen silah arkadaşı Murat, başını ona çevirdi.

— Komutanım, bir sorun mu var?

— Amcam çağırıyor.

Murat'ın yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi.

— Geçmiş olsun komutanım.

Emir ona sertçe baktı.

— Neye geçmiş olsun?

— Ateş Komutan çağırıyorsa ya büyük bir olay vardır ya da sizi yine çocukluğunuzdan anlatacağı hikâyelerle rezil edecektir.

Emir başını iki yana salladı.

— Bazen seni timden atmayı ciddi ciddi düşünüyorum, Balyoz.

— Emredersiniz komutanım! Ama önce doğum günü pastamı yememe izin verin.

Emir yürümeyi bıraktı.

— Ne pastası?

Murat'ın gülümsemesi bir anda kayboldu.

— Ben… şey…

— Murat.

— Komutanım?

— Bir şey saklıyorsun.

— Hayır komutanım!

Emir gözlerini kıstı.

— Sen yalan söylemeyi hiç öğrenemedin.

Murat arkasını dönüp hızla uzaklaştı.

— İzninizle komutanım, çok acil bir işim çıktı!

Emir arkasından seslendi:

— BALYOZ! GEL BURAYA!

Ama Murat çoktan köşeyi dönmüştü.

Emir derin bir nefes aldı.

— Bu tim beni mezara sokacak…

Henüz bilmiyordu ki akşam kendisini bekleyen şey, bütün askerî disiplinini unutturacak kadar büyük bir sürprizdi.

Saat 18.45.

Ateş Çelik'in evi daha önce hiç olmadığı kadar hareketliydi.

Salonun bir köşesinde Nur balonları bağlıyor, diğer köşesinde Murat masaya tabakları yerleştiriyordu. Hakan ile Burak, pasta kutusunu açmaya çalışırken neredeyse birbirlerinin üzerine düşmüşlerdi.

Günay ise henüz orada değildi; bu özel günde sürprizin bir parçası olarak görüntülü aramayla katılacaktı.

Ateş ellerini beline koyup herkesi süzdü.

— Dinleyin! Bu bir operasyon. Herkes görev yerini bilecek, kimse ağzından tek kelime kaçırmayacak!

Nur kahkaha attı.

— Baba, doğum günü kutluyoruz. Sınır ötesi harekât değil.

— Kızım, sen işine bak. Ben bu ekibe güvenmiyorum.

Murat elini kaldırdı.

— Komutanım, pasta güvenli bölgede.

— Murat, sen pastaya dokunma.

— Ama komutanım…

— Emir gelmeden pastaya dokunanı bizzat ben sorgularım!

Hakan, Burak'a eğilip fısıldadı:

— Sence pastayı korumak için kaç kişilik tim lazım?

Burak ciddi ciddi düşündü.

— Bu evde mi? En az bir bölük.

Tam o sırada kapı zili çaldı.

Herkes dondu.

Ateş elini kaldırdı.

— Herkes yerine!

Nur ışıkları kapattı. Murat pastanın arkasına saklandı. Hakan ve Burak, saklanacak başka yer bulamayınca perdelerin arkasına geçti.

Ateş kapıya yürüdü.

Kapıyı açtığında karşısında Emir Kağan vardı.

Üniforması kusursuz, yüzü her zamanki kadar ciddiydi.

— Amca, geldim.

Ateş başını salladı.

— Güzel. İçeri gir, oğlum.

Emir içeri adımını attı.

— Neden ışıklar kapalı?

Ateş cevap vermedi.

— Amca?

Bir anda…

— İYİ Kİ DOĞDUN CEPHEKALEMİİİİ!

Işıklar yandı.

Konfetiler havaya uçtu.

Murat saklandığı yerden çıkarken neredeyse pastayı devirecekti. Nur kahkahalarla alkışlıyor, Ateş ise sanki dünyanın en başarılı operasyonunu yönetmiş gibi gururla gülümsüyordu.

Emir olduğu yerde kaldı.

Bir kez gözlerini kırptı.

Sonra salona baktı.

— Bir dakika…

Ateş omzuna kolunu attı.

— Evet, yeğenim. Bugün bizim yazarımızın doğum günü!

Emir'in kaşları havalandı.

— Yazarımız mı?

Nur gülümseyerek yanına geldi.

— Evet Emir. Bizi yazan, hikâyemizi anlatan, bize hayat veren kişi.

Emir birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra başını hafifçe eğdi.

— Cephekalemi…

İsmi söylerken sesi alışılmadık biçimde yumuşaktı.

— Demek bugün onun günü.

Pasta masanın ortasına yerleştirildi.

Üzerinde büyük harflerle şu yazıyordu:

İYİ Kİ DOĞDUN CEPHEKALEMİ!

Emir pastaya baktıktan sonra arkadaşlarına döndü.

— Peki, şimdi ne yapıyoruz?

Ateş sırıttı.

— Konuşma yapıyorsun, komutanım.

— Ben mi?

— Evet, sen. Hadi bakalım, Özel Kuvvetler'in sert komutanı. Bir doğum günü mesajı ver.

Emir boğazını temizledi.

Herkes ona döndü.

Normalde yüzlerce askerin önünde konuşmaktan çekinmezdi. En zor görevlerde emir verirken sesi titremezdi.

Ama şimdi, bir yazarın doğum günü için birkaç cümle söyleyecekti.

Ve garip bir şekilde heyecanlanmıştı.

— Şey… öncelikle…

Murat, Nur'a doğru eğildi.

— Başladı.

Nur dirseğiyle Murat'ı dürttü.

Emir derin bir nefes aldı ve devam etti.

— Cephekalemi, sen bizi kâğıt üzerinde başlayan bir hikâyeden ibaret bırakmadın. Bize bir geçmiş verdin. Bir aile verdin. Acılarımızı, sevinçlerimizi ve yeniden ayağa kalkma gücümüzü anlattın.

Bir an durdu.

Parmakları, üniformasının altında taşıdığı anne ve babasının künyelerine dokundu.

— Benim hikâyemde annemle babamı kaybettim. Çok küçükken… Ama onların sevgisini hiç kaybetmedim. Çünkü sen onları benimle yaşattın.

Salondaki gülümsemeler yavaşça yerini duygulu bir sessizliğe bıraktı.

Emir'in gözleri dolmuştu.

— Günay'ı da unutmadım. Bazı insanlar uzaklara gider, yıllarca haber alamazsın. Ama kalbinde bıraktıkları yer öylece durur.

Nur, Emir'e şefkatle baktı.

Emir hafifçe gülümsedi.

— Bir de Nur var tabii. Küçüklüğümden beri başımı derde sokan ayrı bir mesele…

— Emir! diye güldü Nur.

Emir'in kulakları kızardı.

— Yani… şey… ben öyle demek istemedim.

Ateş kahkahayı bastı.

— Oğlum, sen daha doğum günü mesajında peltekleşmeye başladın!

Herkes gülmeye başladı.

Emir yüzünü eliyle kapattı.

— Amca, lütfen…

Sonra yeniden başını kaldırdı.

Bu defa sesi daha sakindi.

— Şaka bir yana, Cephekalemi… İyi ki doğdun. Umarım yeni yaşın sana sağlık, huzur ve mutluluk getirir. Bizim hikâyemizi yazarken senin de kendi hayatında güzel hikâyeler biriktirmeni diliyorum.

Bir an durdu ve gülümseyerek ekledi:

— Ve lütfen beni arada bir mutlu et. Her bölümde başıma bir şey geliyor!

Salonda kahkahalar yükseldi.

Ateş alkışladı.

— İşte benim yeğenim!

Nur, pastanın yanına geldi.

Elindeki küçük hediyeyi masaya bıraktı.

— Ben de bir şey söylemek istiyorum.

Herkes sustu.

Nur, kameraya bakıyormuş gibi gülümseyerek konuştu.

— Sevgili Cephekalemi, senin sayende bu hikâyede yalnızca üniformalar ve görevler yok. Dostluk var, aile var, çocukluk anıları var. İnsanların birbirini kaybetse bile kalplerinde yaşatması var.

Emir başını hafifçe eğerek dinliyordu.

Nur devam etti:

— Umarım yeni yaşında seni mutlu eden insanlarla çevrili olursun. Hayallerine bir adım daha yaklaşırsın. Yazdığın her hikâyede kendinden bir parça bulduğun gibi, hayatında da seni anlayan insanlar bulursun.

Sonra gülümseyerek Emir'e baktı.

— Ve lütfen şu komutanın başına biraz daha az iş aç. Ben bile onunla uğraşmaktan yoruluyorum.

— Nur! diye itiraz etti Emir.

— Ne var? Doğum günü dileği bu!

Ateş masaya vurup güldü.

— Cephekalemi, kızımın söylediklerini dikkate al. Ben de yıllardır aynı şeyi söylüyorum.

Tam pasta kesilecekken Ateş'in telefonu çaldı.

Ekranda bir görüntülü arama vardı.

Günay.

Ateş telefonu açtı ve ekranı herkese çevirdi.

Günay, Azerbaycan'dan gülümsüyordu.

— Salam! Hamınız oradasınız?

— Buradayız kızım! dedi Ateş. Bugün özel bir gün!

Günay'ın yüzü aydınlandı.

— Cephekaleminin ad günüdür! Mən də təbrik etmək istəyirəm!

Emir ekrana baktı. Günay'ın sesi, çocukluk anılarının arasından gelen bir melodi gibi salona yayıldı.

Günay, kameraya biraz daha yaklaştı.

— Əziz Cephekalemi, ad günün mübarək! Sənə can sağlığı, xoşbəxtlik və bol-bol uğur arzulayıram. Qoy bütün arzuların gerçəkləşsin!

Ardından Türkçe devam etti:

— İyi ki doğdun. Umarım her zaman mutlu olursun ve yazdığın hikâyeler sana da mutluluk getirir.

Ateş gururla başını salladı.

— İşte bizim kızımız!

Emir ekrana bakarken sessizce gülümsedi.

Bir zamanlar Günay'la aynı sofrada oturduğu, onunla çocukça oyunlar oynadığı günleri düşündü. Şimdi aralarında mesafeler vardı ama o akşam, hiç değilse bir anlığına, herkes aynı kutlamanın içinde buluşmuştu.

Ateş mumları yaktı.

Salonun ışıkları yeniden kısıldı.

Herkes pastanın etrafında toplandı.

Murat hemen öne çıktı.

— Komutanım, mumları ben üfleyebilir miyim?

Emir kolundan çekti.

— Bir adım daha atarsan seni dışarı çıkarırım.

— Ama komutanım, pasta çok güzel görünüyor!

— Murat!

— Tamam, sustum.

Herkes kahkahalarla güldü.

Ateş kameraya döndü.

— Cephekalemi, şimdi gözlerini kapat ve bir dilek tut. Biz de senin için tutuyoruz.

Nur ellerini birleştirdi.

Günay ekrandan gülümsüyordu.

Emir ise pastanın üzerindeki harflere baktı.

Cephekalemi.

Bir yazarın adıydı bu.

Ama onların dünyasında yalnızca bir isim değildi. Onları bir araya getiren, geçmişlerini anlatan, geleceklerini hayal eden ve her birine bir hikâye veren kişiydi.

Emir başını hafifçe eğdi.

— Umarım bütün dileklerin gerçek olur, Cephekalemi.

Mumlar söndü.

Alkışlar yükseldi.

Ateş pastayı keserken bağırdı:

— Hadi bakalım! Herkese bir dilim! Ama önce yazarımızın hakkı!

Murat elini kaldırdı.

— Komutanım, yazarımızın hakkını ben de yiyebilirim!

— SENİN HAKKIN ZATEN BELLİ, BALYOZ! EN KÜÇÜK DİLİM!

Salon bir kez daha kahkahaya boğuldu.

Emir, Nur ve Ateş'in arasında otururken yüzünde uzun zamandır görülmeyen bir huzur vardı.

O akşam ne bir operasyon vardı ne de acil bir görev.

Ne telsiz sesleri ne de ayrılık korkusu…

Yalnızca dostluk, kahkaha ve bir yazarın doğum günü vardı.

Çünkü bazen en büyük zafer, bir görevi tamamlamak değil; sevdiklerinle aynı masada oturabilmekti.

Ve bazen bir kalem, bir ömrün içine koca bir aile sığdırabilirdi.

Gece sona ererken Emir, masanın üzerinde duran küçük karta birkaç kelime yazdı.

“Sevgili Cephekalemi,

Sen bizim hikâyemizi yazıyorsun. Ama bugün, senin hikâyenin en güzel sayfalarından biri olsun.

Yeni yaşın kutlu olsun. Kalemin hiç susmasın, hayallerin hiç eksilmesin ve hayat sana yazdığın en güzel sonlardan bile daha güzel başlangıçlar sunsun.

İyi ki doğdun!

Sevgi ve saygılarımla,

Emir Kağan Çelik ve Çelik Mirası ailesi.”

Emir kartı pastanın yanına bıraktı.

Ardından kameraya dönüp son kez gülümsedi.

— İyi ki doğdun, Cephekalemi. Bu hikâyenin en güzel kahramanlarından biri sensin.

VE ÇELİK MİRASI AİLESİNDEN SANA: İYİ Kİ DOĞDUN! 🎂🇹🇷❤️

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

9okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…