Bölüm 7

Yazar: CEPHEKALEMI 19

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: Bölüm 7

Yemek masası toplanıp demli çayın kokusu salona yayıldığında, evdeki huzur en tepe noktasına ulaşmıştı.

Gül’ün taze demlediği tavşan kanı çaylar ince belli bardaklarda masaya geldi. Salonda televizyonun sesi kısık, askerlerin kahkahaları ise gürdü. Murat Başçavuş çayından derin bir yudum alıp sırtını koltuğa yaslarken, Teğmen Burak çoktan tabağındaki ikinci dilim baklavayı gömmekle meşguldü. Hakan ise telefonundan Ateş’e F-16'ların yeni radar sistemleriyle ilgili bir şeyler gösteriyor, iki üsteğmen teknik bir tartışmaya tutuşmuş gibi yapıp birbirine laf yetiştiriyordu.

Emir Kağan ise koltukta Nur’un dizine başını koymuştu. Yorgunluktan minik gözleri kayıyordu ama sırf "Nyur ablasının" yanından ayrılmamak için direniyordu. Nur, küçük adamın ipeksi saçlarını okşarken, Cesur ile Gül yan yana oturmuş bu kalabalık ve mağrur tabloyu gururla izliyordu.

Cesur, bardağını tabağına tıkırdatıp boğazını temizledi:
— "Ateş, otoparktaki şu teker meselesini Hakan’a çıtlattın mı?"

Salondaki neşeli hava bir anda, tıpkı bir şalterin atması gibi bıçak gibi kesildi. Şimşek Timi’nin yüzündeki o güleryüzlü ifade, yerini saniyeler içinde buz gibi bir asker ciddiyetine bıraktı. Burak elindeki çatalı yavaşça tabağa bıraktı; Murat Başçavuş doğruldu.

Ateş, çayından bir yudum alıp gözlerini abisine dikti:
— "Kesik düzgündü abi. Rastgele bir kaza ya da çivi işi değil. Profesyonel bir bıçak darbesi. Üstelik nöbetçi değişim saatindeki beş dakikalık kör noktayı kollamışlar."

Hakan bakışlarını telefonundan kaldırıp söze girdi: "Nizamiye dışındaki kamera açılarını kontrol ettim komutanım. Siyah bir SUV iki gündür rutin saatlerde üssün çevresinde turluyor. Plaka sahte. Sıradan bir hırsızlık ya da sabote girişimine benzemiyor; doğrudan bizim tepkilerimizi ve reaksiyon süremizi ölçüyorlar."

Gül, dizinde uyuklayan oğluna çaktırmadan koruyucu bir refleksle baktı. Bakışları Cesur’un gözleriyle buluştu. İkisi de bu tip örtülü tehditlerin ne anlama geldiğini çok iyi biliyordu. Savaş sahada değildi artık; kapılarının önüne kadar dayanmıştı.

Tam o sırada, dışarıda, sokağın zifiri karanlığında işler boyut değiştirdi.
Evin iki sokak ötesine park etmiş olan filmli camlı siyah SUV'nin içinde, kulaklığından cızırtılı sesler duyan gözcü, dürbününü Çelik ailesinin salon penceresine odaklamıştı. Yanındaki sürücü koltuğunda oturan adam, belindeki susturuculu silahın şarjörünü kontrol edip tık diye yerine oturtuyordu.

Telsizden soğuk, mekanik bir ses yükseldi:
— "Gözcü 1, durum nedir?"
Gözcü, dürbünü indirmeden fısıldadı: "Bütün ekip içeride patron. Şimşek Timi ve havacı üsteğmen tek çatıda. Güvenlik seviyesi düşük, sivil moddalar. Sabotaja tepki vermediler, olayı sıradan bir arıza sandılar."

Telsizdeki ses kısa bir es verdi. Ardından o kan donduran emri verdi:
— "Yanılıyorsunuz. Onlar asla bir şeyi tesadüf sanmaz. Test aşaması bitti. Tepkilerini canlı sahada görelim. Bahçedeki elektrik panosuna müdahale edin. Dışarı ilk çıkanı indirin, gerisini içeriye sıkıştırın. Reaksiyon sürelerini sıfır noktalarında ölçeceğiz."

— "Anlaşıldı patron. Devre dışı bırakıyoruz."
Siyah araçtan inen gölge gibi iki adam, ellerinde çelik kesiciler ve susturuculu silahlarıyla bahçe duvarından içeriye doğru süzüldü.

İçeride ise Cesur, tam bardağını masaya koyduğu an, asker içgüdüleriyle ense kökündeki tüylerin dikleştiğini hissetti. Salondaki lambalar bir anlığına kırpıştı.
Gül ile Cesur aynı salisede göz göze geldiler.
— "Elektrikler..." dedi Gül, sesi fısıltıdan farksızdı ama elini refleksle belindeki kılıfına götürmüştü bile.

Ateş ayağa kalktı, Nur’a tek bir işaretle Emir Kağan’ı korumaya almasını söyledi. Murat Başçavuş ve Hakan hiç konuşmadan kapının iki yanına pozisyon aldılar.

Çok geçmeden, bütün evin ışıkları tek bir anda kesildi ve içerisi zifiri karanlığa gömüldü. Dışarıdaki gölgeler ise bahçe kapısını sessizce zorlamaya başlamıştı...

Zifiri karanlık çöktüğü an, salonda tek bir çığlık dahi yükselmedi. Askeri refleksler ve yılların saha tecrübesi, panik duygusunu milisaniyeler içinde yok etmişti.

Gül, salisenin onda birinde hareket ederek koltukta uyuklayan Emir Kağan’ı kucağına aldığı gibi Nur’a devretti. Nur, küçük çocuğu kucaklayıp salonun en korunaklı köşesine, merdiven altındaki kör noktaya siper aldı. Emir Kağan uykulu gözlerle ne olduğunu anlamaya çalışırken Nur, minik adamın kulağına fısıldadı: "Sessiz ol paşam, amcanla baban oyun oynuyor..."

Cesur, karanlığın içinde adeta bir gölge gibi hareket ederek belindeki beylik tabancasını kurdu. Sesi, fısıltının bile altındaydı ama salondaki herkes için bir emir niteliğindeydi:
— "Sessiz... Işık yakmak yok. Murat, Hakan, ön kapı. Ateş, sen ve çocukların arka bahçe camındasınız. Gül, yukarıyı tut. Canlı istiyoruz, reaksiyonumuzu ölçmek isteyenlere yanıtımızı verelim."

Salondakiler tek bir kelime etmeden dağıldı. Sivil kıyafetler içindeki sekiz profesyonel asker, kendi evlerini saniyeler içinde geçilmez bir kale mevziine dönüştürmüştü.

Bahçe kapısındaki kilit hafifçe gıcırdadı. Susturucu takılmış iki silahın cılız "puf puf" sesi eşliğinde salonun bahçeye bakan sürgülü camı çatlayarak içeri çöktü. Saldırganlar, içerideki askerlerin karanlıkta bocalayacağını ve panikleyeceğini varsayarak içeri iki adet gaz bombası fırlatmaya yeltendi.
Fakat hesaba katmadıkları şey, karşılarındakilerin Türkiye'nin en seçkin timlerinden biri olduğuydu.

Cam patladığı an Ateş, profesyonel bir refleksle sağa devrildi. Kadir ve Kerem, komutanlarının hamlesiyle eşzamanlı olarak öne fırladı. Kerem, içeri girmeye çalışan ilk saldırganın silah tutan bileğini havada yakalayıp ters çevirdi; kemik kırılma sesi salonun sessizliğinde yankılandı. Kadir ise adama alttan indirdiği sert bir aparkatla saldırganı bilincini kaybedecek şekilde yere serdi.
Ön kapıdan sızmaya çalışan diğer iki saldırgan ise tam anlamıyla bir kapana basmıştı.

Kapı zorlandığı an Murat "Balyoz" Kara, iri gövdesiyle karanlığın içinden bir ayı gibi belirdi. Kapıyı zorlayan adamı yakasından tuttuğu gibi içeri çekti ve kafa atarak adamı duvara yapıştırdı. Hakan "Rüzgar", saniyeler içinde adamın elindeki silahı boşa çıkartıp şarjörünü yere düşürdü ve saldırganı yere sabitledi.

Dışarıda, bahçede bekleyen ve operasyonu yöneten tim lideri, içeriden silah sesi gelmemesinden ve adamlarının saniyeler içinde sessizliğe gömülmesinden gidişatın ters teptiğini anladı. Telsizine uzanmaya çalışırken, ensesinde buz gibi bir çelik hissetti.

Gül, karanlıktan bir ruh gibi sıyrılıp adamın arkasında bitmişti. Keskin nişancı soğukkanlılığıyla silahın namlusunu adamın kafasına dayadı:
— "Kımıldarsan beynini bahçe çimlerine dağıtırım. Telsizi yavaşça yere bırak."

Saldırgan lideri, refleksle belindeki bıçağa davranmaya kalktı ama tam o anda karanlığın içinden fırlayan Cesur, adamın kolunu çelik bir kerpeten gibi kavrayıp arkaya kıvırdı. Adam dizlerinin üzerine çökerken, Cesur adamın kulağına eğildi, sesi buzdan daha soğuktu:
— "Bizim evimize, ailemize girmeye çalıştınız. Reaksiyon süremizi mi merak ediyordunuz? Tamı tamına sekiz saniye sürdü."

Ateş, bahçe fenerini yakıp dışarı çıktı. Salonun ışıkları Hakan'ın sigorta kutusuna müdahalesiyle yeniden yandı.

Salonda, yere yüzüstü yatırılmış ve elleri kelepçelenmiş dört profesyonel saldırgan duruyordu. Şimşek Timi ve havacılar, tek bir çizik bile almadan, sıfır gürültü ve mutlak bir koordinasyonla tehditi etkisiz hale getirmişti.

Gül, silahını emniyete alıp merdiven altına yürüdü. Nur, kucağında gözlerini ovuşturan Emir Kağan ile dışarı çıktı. Emir Kağan, babasının kucağındaki adama bakıp uykulu sesiyle sordu:
— "Baba... Oyun bitti mi?"

Cesur, yerdeki adamı Murat Başçavuş’a devredip oğlunu kucağına aldı, yanağını öptü:
— "Bitti aslanım... Biz kazandık."

Ateş, yerdeki liderin cebinden çıkan kriptolu haberleşme cihazını alıp abisine uzattı. Tehlike şimdilik bertaraf edilmişti ama arkasındaki asıl gücü çözmek için yeni bir süreç başlıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

34okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…