Bir Kayıp Bin Sır kitap kapağı

4. bölüm / 18

Bölüm-4

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: Bölüm-4

Bölüm 4-Sessizliğin Ardındaki Kurşun

Kurt kutunun üzerindeki sembole dikkatle baktı.
"Kara..."
Ladin'in gözleri bir an bile sembolden ayrılmıyordu.
"...Evet."
"Bu sembolü tanıyor musun?"
Uzun bir sessizlik oldu.
Yağmurun sesi ikisinin de kulaklığını dolduruyordu.
Ladin derin bir nefes aldı.
"Ne olursa olsun..."
"...o kutuyu açma."
"Kara."
"Sebebini sorma."
"Kara."
Bu kez sesi daha sertti.
"Lütfen."
Kurt ilk kez Ladin'in sesinde korku hissetmişti.
Bu, operasyonda duyulan korku değildi.
Daha derin...
Daha içsel…
"Kara."
"Bu sembol..."
Ladin'in boğazı düğümlendi.
"...Benimle ilgili gömülü kalması gereken birçok şeyi yeniden ortaya çıkarır."
Kurt sessiz kaldı.
Ladin devam etti.
"Ve buna henüz hazır değilim."
Bir anlık sessizlik...
Sonra çok daha kısık bir sesle ekledi:
"...Bazı kapılar bir kez açılır."
"...İkinci kez açılırsa, geriye hiçbir şey bırakmaz."
Kurt kutuya baktı.
Parmağı kapağın üzerinde durmuştu.
Yavaşça elini geri çekti.
"Tamam."
"Açmayacağım."
Ladin gözlerini kapattı.
Derin bir nefes aldı.
Tam o anda aracın bütün monitörleri aynı anda karardı.
Siyah ekranın ortasında beyaz harfler belirdi.
"Geçmiş Seni Unutmadı Ladin."
Araçtaki sessizlik, bu kez yağmurun sesini bile bastırıyordu.Bu yazıyı sadece Ladin görmüştü.
Ladin'in gözleri ekrana kilitlendi."
Yazı birkaç saniye boyunca hareketsiz kaldı.
Sonra bir anda silindi.
Yerini tek bir geri sayım aldı.
00:30
Kurt kaşlarını çattı.
"Kara... Ne oluyor?"
Ladin'in parmakları klavyede hızla dolaşmaya başladı.
"Bilmiyorum... Ama sistemin içine tamamen girmişler."
00:27
Geri sayım işlemeye devam ediyordu.
Araçtaki bütün monitörler aynı anda kapanıp açılıyor, ekranlarda anlamsız kodlar akıyordu.
Ladin hızla güvenlik duvarını yeniden etkinleştirmeye çalıştı.
"Haydi..."
Ekranda kırmızı bir uyarı belirdi.
ERİŞİM REDDEDİLDİ
Ladin yumruğunu masaya vurdu.
"Lanet olsun!"
Kurt çevresini kontrol etti.
"Liman sessiz... Ama bu sessizlik hiç hoşuma gitmiyor."
00:19
Rüzgâr şiddetlenmişti.
Yağmur damlaları konteynerlerin metal yüzeylerine sertçe çarpıyordu.
Tam o sırada Kurt'un kulağına hafif bir metal sesi geldi.
Tık...
Refleksle arkasına döndü.
Kimse yoktu.
Silahını kaldırdı.
"Kara..."
"Evet?"
"Burada biri var."
Ladin'in bakışları haritaya kaydı.
Sistem birkaç saniyeliğine yeniden çalışmıştı.
Ekranda tek bir kırmızı nokta belirdi.
Kurt'un tam arkasında.
"Kurt!"
Sesindeki panik ilk kez bu kadar belirgindi.
"Üç yönünde!"
Kurt düşünmeden yana doğru yuvarlandı.
Tam o anda susturuculu bir mermi bulunduğu yere isabet etti.
Metal kıvılcımlar etrafa saçıldı.
"KESKİN NİŞANCI!"
Kurt en yakın konteynerin arkasına siper aldı.
Nefesini düzenlemeye çalışırken ikinci mermi konteyneri delip geçti.
"Kara, yerimi görüyor musun?"
"Görüyorum... Ama karşı taraf da seni görüyor."
Kurt dişlerini sıktı.
"Harika..."
00:08
Geri sayım sona yaklaşırken Ladin'in ekranı yeniden değişti.
Bu kez siyah ekranın ortasında yalnızca bir cümle vardı.
"İlk Hamle Bizimdi."
Ardından bütün sistem tamamen kapandı.
Araç karanlığa gömüldü.
Ladin başını kaldırdı.
İçini kaplayan his, yaklaşan bir fırtınadan çok daha ağırdı.
Bu saldırının amacı onları öldürmek değildi.
Bir mesaj vermekti.
Ve o mesaj yerine ulaşmıştı.
Kurt telsizden sakin ama kararlı bir sesle konuştu.
"Kara."
"Dinliyorum."sanırım..."
"Bazı kapılar ikinci kez açılmaya başladı."
Ladin dışarıdaki karanlığa baktı.
Yağmurun arasından, uzakta siyah paltolu bir siluet birkaç saniyeliğine göründü.
Hareketsizce araca bakıyordu.
Ladin gözünü kırptığında...
Gitmişti.
Sanki hiç orada olmamış gibi.
Ama Ladin emindi.
Birileri artık sadece onları izlemiyordu.
Bölüm 4-Sessizliğin Ardındaki Kurşun

Kurt kutunun üzerindeki sembole dikkatle baktı.
"Kara..."
Ladin'in gözleri bir an bile sembolden ayrılmıyordu.
"...Evet."
"Bu sembolü tanıyor musun?"
Uzun bir sessizlik oldu.
Yağmurun sesi ikisinin de kulaklığını dolduruyordu.
Ladin derin bir nefes aldı.
"Ne olursa olsun..."
"...o kutuyu açma."
"Kara."
"Sebebini sorma."
"Kara."
Bu kez sesi daha sertti.
"Lütfen."
Kurt ilk kez Ladin'in sesinde korku hissetmişti.
Bu, operasyonda duyulan korku değildi.
Daha derin...
Daha içsel…
"Kara."
"Bu sembol..."
Ladin'in boğazı düğümlendi.
"...Benimle ilgili gömülü kalması gereken birçok şeyi yeniden ortaya çıkarır."
Kurt sessiz kaldı.
Ladin devam etti.
"Ve buna henüz hazır değilim."
Bir anlık sessizlik...
Sonra çok daha kısık bir sesle ekledi:
"...Bazı kapılar bir kez açılır."
"...İkinci kez açılırsa, geriye hiçbir şey bırakmaz."
Kurt kutuya baktı.
Parmağı kapağın üzerinde durmuştu.
Yavaşça elini geri çekti.
"Tamam."
"Açmayacağım."
Ladin gözlerini kapattı.
Derin bir nefes aldı.
Tam o anda aracın bütün monitörleri aynı anda karardı.
Siyah ekranın ortasında beyaz harfler belirdi.
"Geçmiş Seni Unutmadı Ladin."
Araçtaki sessizlik, bu kez yağmurun sesini bile bastırıyordu.Bu yazıyı sadece Ladin görmüştü.
Ladin'in gözleri ekrana kilitlendi."
Yazı birkaç saniye boyunca hareketsiz kaldı.
Sonra bir anda silindi.
Yerini tek bir geri sayım aldı.
00:30
Kurt kaşlarını çattı.
"Kara... Ne oluyor?"
Ladin'in parmakları klavyede hızla dolaşmaya başladı.
"Bilmiyorum... Ama sistemin içine tamamen girmişler."
00:27
Geri sayım işlemeye devam ediyordu.
Araçtaki bütün monitörler aynı anda kapanıp açılıyor, ekranlarda anlamsız kodlar akıyordu.
Ladin hızla güvenlik duvarını yeniden etkinleştirmeye çalıştı.
"Haydi..."
Ekranda kırmızı bir uyarı belirdi.
ERİŞİM REDDEDİLDİ
Ladin yumruğunu masaya vurdu.
"Lanet olsun!"
Kurt çevresini kontrol etti.
"Liman sessiz... Ama bu sessizlik hiç hoşuma gitmiyor."
00:19
Rüzgâr şiddetlenmişti.
Yağmur damlaları konteynerlerin metal yüzeylerine sertçe çarpıyordu.
Tam o sırada Kurt'un kulağına hafif bir metal sesi geldi.
Tık...
Refleksle arkasına döndü.
Kimse yoktu.
Silahını kaldırdı.
"Kara..."
"Evet?"
"Burada biri var."
Ladin'in bakışları haritaya kaydı.
Sistem birkaç saniyeliğine yeniden çalışmıştı.
Ekranda tek bir kırmızı nokta belirdi.
Kurt'un tam arkasında.
"Kurt!"
Sesindeki panik ilk kez bu kadar belirgindi.
"Üç yönünde!"
Kurt düşünmeden yana doğru yuvarlandı.
Tam o anda susturuculu bir mermi bulunduğu yere isabet etti.
Metal kıvılcımlar etrafa saçıldı.
"KESKİN NİŞANCI!"
Kurt en yakın konteynerin arkasına siper aldı.
Nefesini düzenlemeye çalışırken ikinci mermi konteyneri delip geçti.
"Kara, yerimi görüyor musun?"
"Görüyorum... Ama karşı taraf da seni görüyor."
Kurt dişlerini sıktı.
"Harika..."
00:08
Geri sayım sona yaklaşırken Ladin'in ekranı yeniden değişti.
Bu kez siyah ekranın ortasında yalnızca bir cümle vardı.
"İlk Hamle Bizimdi."
Ardından bütün sistem tamamen kapandı.
Araç karanlığa gömüldü.
Ladin başını kaldırdı.
İçini kaplayan his, yaklaşan bir fırtınadan çok daha ağırdı.
Bu saldırının amacı onları öldürmek değildi.
Bir mesaj vermekti.
Ve o mesaj yerine ulaşmıştı.
Kurt telsizden sakin ama kararlı bir sesle konuştu.
"Kara."
"Dinliyorum."sanırım..."
"Bazı kapılar ikinci kez açılmaya başladı."
Ladin dışarıdaki karanlığa baktı.
Yağmurun arasından, uzakta siyah paltolu bir siluet birkaç saniyeliğine göründü.
Hareketsizce araca bakıyordu.
Ladin gözünü kırptığında...
Gitmişti.
Sanki hiç orada olmamış gibi.
Ama Ladin emindi.
Birileri artık sadece onları izlemiyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

76okunma 38beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…