Bir Kayıp Bin Sır kitap kapağı

11. bölüm / 18

Bölüm-11

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: Bölüm-11

BÖLÜM 11-Kilit Altında

Kara'nın ağzından
"Kilit sistemi aktif edildi."
Fabrikanın içini dolduran mekanik ses kulaklığımdan yankılandı.
Ardından metal kapılar birbiri ardına kapanmaya başladı.
GÜÜM!
GÜÜM!
Haritadaki çıkış noktaları kırmızıya döndü.
İçimde kötü bir his oluştu.
"Luna."
"Dinliyorum."
"Çıkışlar?"
"Kilitlendi."
"Açabiliyor musun?"
"Deniyorum."
Kurt'un sesi sakinliğini koruyordu.
"Kara."
"Dinliyorum."
"Alternatif rota?"
Haritayı hızla inceledim.
"Henüz yok."
"Bulmaya çalışıyorum."
Tam o anda...
Koridorun sonundaki karanlık hareket etti.
"Temas!"
Pars bağırdı.
İlk kurşun sesi fabrikanın duvarlarında yankılandı.
PAT!
Ardından ikinci...
Üçüncü...
Kurt elini kaldırdı.
"Siper!"
Dört kişi aynı anda beton kolonların arkasına geçti.
Şahin yüksek noktadan çevreyi izliyordu.
"Üç hedef görüyorum."
"Maskeliler."
"Kimlik yok."
Ben ekranlara kilitlenmiştim.
"Luna."
"Evet."
"Onları net görebiliyor musun?"
"Hayır."
"Yüzlerinin tamamı kapalı."
Bir anda...
PAT!
Tek bir kurşun sesi duyuldu.
Ekranda Kurt'un omzu hafifçe geriye savruldu.
Ama...
Düşmedi.
Silahını doğrultmaya devam etti.
Ben fark etmemiştim.
Atlas etmişti.
Gözleri bir an Kurt'un omzuna kaydı.
Üniformasının sağ tarafında koyu bir leke oluşuyordu.
Kan.
Atlas'ın bakışları bir anlığına değişti.
Hiçbir şey söylemedi.
Sadece Kurt'a çok kısa baktı.
Kurt da onu gördü.
İkisi arasında tek kelime edilmeyen kısa bir sessizlik oluştu.
Sonra Kurt başıyla belli belirsiz "devam" anlamında işaret verdi.
Atlas hiçbir şey olmamış gibi tekrar önüne döndü.
"Kara."
Kurt'un sesi her zamanki kadar sakindi.
"İlerliyoruz."
Kaşlarımı çattım.
"Az önce vuruldunuz mu?"
Birkaç saniyelik sessizlik...
"Hayır."
Cevabı çok sakindi.
Ama...
Ben tam emin olamamıştım.
Çünkü kamera görüntüsünde omzundaki koyu leke büyüyordu.
"Luna."
"Evet?"
"Kamera üçü yakınlaştır."
Görüntü ekrana geldi.
Omzunun kumaşı yırtılmış gibiydi.
Ama açı yeterli değildi.
Belki de gölgedir...
Belki de değildir...
"Luna."
"Net seçemiyorum."
Ben de seçemiyordum.
Ama içimde kötü bir his vardı.
Tam o sırada Şahin konuştu.
"Sağ taraftan iki kişi geliyor."
"Mesafe otuz metre."
Kurt hiç beklemedi.
"Ekip."
"Yer değiştiriyoruz."
Atlas, Pars ve Kurt aynı anda yeni sipere geçti.
Koşarken Atlas çok hafif sesle, sadece Kurt'un duyabileceği kadar konuştu.
"Kanıyorsun."
Kurt başını bile çevirmedi.
"Biliyorum."
"Duralım mı?"
"Hayır."
"Devam."
Atlas daha fazla üstelemedi.
Çünkü bunun nedenini biliyordu.
Ve o sır...
Yalnızca onun bildiği bir sırdı.
Ben ise komuta aracında, ekranlara bakarken tek düşündüğüm şey şuydu:
Kurt benden bir şey saklıyordu.
Ama ne olduğunu henüz bilmiyordum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

59okunma 22beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…