Bir Kayıp Bin Sır kitap kapağı

3. bölüm / 18

Bölüm-3

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: Bölüm-3

BÖLÜM 3-Geçmiş

16 Yıl Önce...
Gece alışılmadık kadar sessizdi.
Yağmur, konağın yüksek pencerelerine yavaş yavaş vuruyor, rüzgâr bahçedeki çam ağaçlarını eğip büküyordu.
Sekiz yaşındaki Ladin, odasının halısına uzanmıştı.
Önünde beyaz bir resim kâğıdı vardı.
Yeşil boya kalemini eline aldı.
Yavaşça uzun bir çam ağacı çizmeye başladı.
Babası kapıyı hafifçe araladı.
"Ladin..."
Küçük kız başını kaldırdı.
"Baba! Bak!"
Kâğıdı heyecanla uzattı.
"Bu sensin."
Babası gülümseyerek resmi eline aldı.
"Ama burada sadece bir çam ağacı var."
Ladin omuz silkti.
"Çünkü sen de onun gibisin."
"Nasıl yani?"
"Çam ağaçları kışın bile yapraklarını dökmüyor. Hep ayakta kalıyor."
Adamın gözleri doldu.
Resme uzun uzun baktı.
Sonra eğilip kızının alnını öptü.
"Bir gün ne olursa olsun..."
"...sen de ayakta kal."
Ladin güldü.
"Sen de benimle kalırsan kalırım."
Babası cevap veremedi.
Yüzündeki gülümseme yavaşça silindi.
Çalışma odasından gelen tok bir kapı sesi duyuldu.
Adam irkildi.
"Sana birazdan döneceğim."
Odasından çıktı.
Kapıyı kapatmadı.
Merak...
Ladin'in en büyük zayıflığıydı.
Koridora çıktı.
Çalışma odasının kapısı aralıktı.
İçeriden boğuk sesler geliyordu.
Yavaşça kapıya yaklaştı.
Kalbi hızla atıyordu.
Kapının küçük aralığından içeri baktı.
Babasının karşısında üç adam oturuyordu.
Hepsi siyah takım elbiseliydi.
Yüzleri sertti.
Masanın üzerinde kalın, siyah deri kaplı bir dosya duruyordu.
Dosyanın kapağında altın işlemeli bir sembol vardı.
Kanatlarını iki yana açmış bir kuzgun...
Göğsünde eski bir pusula...
Babası dosyaya dokunmadı bile.
Sadece sert bir sesle konuştu.
"Ben bu anlaşmayı imzalamayacağım."
İçlerinden biri ayağa kalktı.
"Pişman olursunuz."
"Tehdit mi ediyorsun?"
"Hayır."
Adam hafifçe gülümsedi.
"Sadece geleceğini söylüyorum."
Çalışma odasının havası ağırlaşmıştı.
Babası çekmeceyi açtı.
İçinden birkaç belge çıkardı.
Belgelerin hepsinde aynı kuzgun sembolü vardı.
Birini masaya fırlattı.
"Bu vakıf yardım etmiyor."
"İnsanları kullanıyor."
İkinci adam ilk kez konuştu.
"Fazla şey öğrendiniz."
Babası gözlerini kısmıştı.
"Ailemi bu işin içine sokmanıza izin vermeyeceğim."
Ladin'in nefesi kesildi
Üçüncü adam yavaşça öne eğildi.
"Artık buna siz karar veremezsiniz."
Babası yumruğunu masaya vurdu.
Odadaki bardaklar titredi.
"Evimden çıkın!"
Tam o anda...
Ladin'in ayağı eski ahşap zemine takıldı.
GICIRTI...
Üç adam aynı anda kapıya döndü.
Ladin'in kalbi sanki durdu.
Babası saniyeler içinde kapıya ulaştı.
Kapıyı açtı.
Küçük kız korkudan titriyordu.
"Baba..."
Adam dizlerinin üzerine çöktü.
Kızını kollarının arasına aldı.
Elleri buz gibiydi.
İlk kez bu kadar sert sarılıyordu.
Sanki bırakırsa onu sonsuza dek kaybedeceğini hissediyordu.
"Ladin..."
Sesi çatladı.
"Şimdi odana git."
"Ama..."
"Lütfen."
Bu kelimeyi ilk kez böyle söylemişti.
Korkuyla.
Yalvararak.
Ladin gözyaşlarını tutamadı.
Koşarak odasına çıktı.
Kapıyı kapattı.
Battaniyenin altına saklandı.
Alt kattan yükselen bağrışmaları duyuyordu.
Sonra...
Bir şey kırıldı.
Bir kapı çarptı.
Ve ardından...
Derin bir sessizlik.
O gece kimse uyumadı.
Ertesi sabah Ladin koşarak babasının çalışma odasına girdi.
Oda darmadağındı.
Kitaplar yere saçılmıştı.
Masanın üzerindeki belgelerin çoğu yok olmuştu.
Yalnızca tek bir sayfa kalmıştı.
Sayfanın köşesinde aynı kuzgun ve pusula sembolü vardı.
Belgenin üzerine birkaç damla kan sıçramıştı.
Bu kanın babasına ait olabileceği geldi aklına.
Küçük elleri titreyerek kâğıdı kaldırdı.
Tam o sırada arkasından annesinin yürek parçalayan çığlığı duyuldu.
"LADİN!"
Küçük kız irkilerek arkasını döndü.
Annesi gözyaşları içinde ayakta duruyordu.
Tek söyleyebildiği cümle ise Ladin'in hayatını sonsuza kadar değiştirecekti:
"Baban... yok."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

84okunma 40beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…