BÖLÜM 5

Vaveyla Yazarı: Murat Canpolat

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: BÖLÜM 5

Bölüm 2
‘Baba öyle mutluyum ki’ dedi Mustafa malikânenin içinde dans ederek ‘Yıllar evvel gönlüme düşen kız. Ummadığım bir şekilde karşıma çıktı’
‘Annen öldükten sonra ilk defa bu kadar mutlu görüyorum seni’ dedi babası mutlulukla ona bakarak.
“Evet, mutluyum baba. Hem de hiç mutlu olmadığım kadar mutluyum. Birde kızı gidip annesinden isteyebilsek daha da çok mutlu olacağım'
‘O da olur oğlum, inşallah o da olur. Sen yeter ki içine kapanma. Sen içine kapandıkça bende seninle birlikte kahroluyorum'
‘Bundan sonra olmayacak baba. Yeter ki o kız benim olsun, başka bir şey istemem baba'
‘Canım oğlum, sen beni güldürdün ya daha başka ne isteyebilirim Allah Teâlâ’dan'
‘O zaman hemen gidip isteyelim baba'
‘Dur hele oğul, daha hazırlığımız yok. Hazırlık yapmadan nasıl gidip isteyelim’
‘Ne hazırlığı baba, gidip kızı isteyeceğiz işte'
‘Heyecanını anlıyorum ama hazırlık yapmadan gidip kızı istesek demezler mi hazırlık yapmadan gelmişler'
‘Onlar bir şey demezler baba, o yüzden gidip hemen isteyelim’
‘Sen beni dinlemiyor musun oğlum, hazırlığımız yok diyorum'
‘Bir çiçek bir de çikolata başka ne hazırlığımız olacak baba'
‘Anlaşıldı, sen beni dinlemeyeceksin' dedi babası. Ardından da odasına gidip hazırlığını yaptı. Geri döndüğünde oğlu bıraktığı yerdeydi.
‘Hele şuna bak hem acele ettiriyor hem de hiç bir hazırlık yapmıyor’ dedi, oğlunun tutumu karşısında.
‘Hemen gidiyorum’ dedi Mustafa gülümseyerek. Üstünü değiştirip geldiğinde ise morali bozuktu.
‘Ne oldu Mustafa, neden moralin bozuk’ dedi babası.
‘Bilmiyorum baba, sanki kötü bir şeyler olacak gibi'
‘Neden öyle düşündün oğlum'
‘Odama üstümü çıkarmaya gittiğimde kalbime ok salınıyor gibi hissettim. Ondan sonra da moralim bozuldu'
‘Hemen şu koyuverme’ dedi babası yarı ciddi yarı şaka karışık bir ifadeyle'
‘Ne bileyim baba, ne zaman böyle hissetsem kötü bir şeyler oluyor'
‘Kalbini temiz tut oğul’
‘Haklısın baba, ama ne bileyim bir kere kötü düşünceler geldi işte"
‘Oğlum, kızı istemeye gideceğiz ama adresini biliyor musun?’ dedi babası.
‘Evet, biliyorum baba. Ayşe ile o gün görüştükten sonra adresini almıştım"
“İyi, o zaman gidip isteyelim kızı"
Baba oğul, burada konuşmayı burada sonlandırarak yola çıktılar. Ayşe'nin mahallesine gelince durdular.
‘İşte burası' dedi Mustafa, ama bir gariplik vardı. Evinin camları tamamen kırılmış, kapısı ise yerinden sökülmüştü.
‘Burası olduğundan emin misin?’ dedi babası.
‘Evet, baba eminim, adres burası'
‘İyi de ev terk edilmiş gibi’
‘Hissetmiştim bir sorun olduğunu’ dedi Mustafa, telaşlı bir şekilde.
‘Dur hele telaş etme' dedi babası ‘Etrafa bir soralım, bakalım ne çıkacak'
Babası etrafına bakındı. Bir kişi oradan geçiyordu. Ona doğru yöneldi. Yanına gittikten sonra da ona:
‘Özür dilerim beyefendi bir şey sormak istiyorum' dedi.
Adam, ona dönerek:
‘Buyur kardeşim, ne istiyorsun?” dedi
Mustafa'nın babası camları kırık evi göstererek:
‘Bu evin sahipleri nerede?’ diye sordu.
Adam, onlara dikkatlice baktıktan sonra:
‘Ne istiyorsun onlardan?’
‘Şey, nasıl diyeceğimi bilemiyorum' dedi Ufuk ‘Oğlum, evin sahibinin kızını görmüş ve çok beğenmiş. Yani anlayacağın kız istemeye geldik'
‘Çok ama çok geç kaldınız’ dedi adam, lafını uzatarak.
‘Neden, ne oldu?’ dedi Ufuk.
‘Bayım, Ayşe'nin annesi öldürüldü' demesiyle Mustafa elindeki çiçeği yere düşürdü. Öldürüldü sözü kalbine bomba etkisi yapmış, elleri ayakları boşalmıştı sanki.
‘Ayşe, Ayşe’ye ne oldu?’ dedi Ufuk.
‘Beyefendi o, maalesef’ dedi adam yutkunarak. Annesini kaybettikten sonra Ayşe'nin aklını kaybettiğini bu yüzden hastaneye yatırıldığını söyleyememişti.
‘Ona ne oldu amca?’ dedi Mustafa, gözleri kızarmış bir şekilde.
‘Onu hastaneye yatırdılar' dedi adam ‘Annesinin ölümünden sonra kızcağız kendini kaybetti. Bu yüzden hastaneye götürdüler’
Yatırılma sözünden sonra Mustafa:
‘Nee, hastaneye mi yatırıldı?’ dedi, ardından da babasına sarıldı. ‘Baba, baba her seferinde aynı şeyleri yaşıyorum. Bundan dolayı da artık dayanamaz hale geldim’ dedikten sonra da babasının kucağına yığıldı kaldı.
‘Yücel, çabuk arabayı getir. Oğlum kucağıma yığılıp kaldı' dedi Ufuk.
‘Hemen geliyorum Ufuk Bey' dedi Yücel.
Yücel, Ufuk Bey'in özel şoförüydü.
Şoför arabayı getirdikten sonra Mustafa'yı arabaya taşıdılar. Ardında Ufuk, adama dönerek:
‘Ayşe'yi hangi hastaneye götürdüler?’ diye sordu.
‘.... hastanesine' götürdüler' dedi adam.
‘Yücel, çabuk bizi o hastaneye götür’ dedikten sonra adama dönerek teşekkür etti. Ardından da tarif edilen hastaneye doğru yola çıktılar.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.