25. bölüm / 29
ANNEME NASIL KIYDINIZBÖLÜM 25
Bölümler 29Şu an: BÖLÜM 25
- 1 BÖLÜM 1602 kelime
- 2 BÖLÜM 2823 kelime
- 3 BÖLÜM 3815 kelime
- 4 BÖLÜM 4700 kelime
- 5 BÖLÜM 5627 kelime
- 6 BÖLÜM 6860 kelime
- 7 BÖLÜM 7647 kelime
- 8 BÖLÜM 8491 kelime
- 9 BÖLÜM 9512 kelime
- 10 BÖLÜM 10746 kelime
- 11 BÖLÜM 11499 kelime
- 12 BÖLÜM 12774 kelime
- 13 BÖLÜM 13674 kelime
- 14 BÖLÜM 14618 kelime
- 15 BÖLÜM 15447 kelime
- 16 BÖLÜM 16653 kelime
- 17 BÖLÜM 17807 kelime
- 18 BÖLÜM 18881 kelime
- 19 BÖLÜM 19563 kelime
- 20 BÖLÜM 20598 kelime
- 21 BÖLÜM 21505 kelime
- 22 BÖLÜM 22541 kelime
- 23 BÖLÜM 23607 kelime
- 24 BÖLÜM 24650 kelime
- 25 BÖLÜM 25520 kelime · Okuduğun bölüm
- 26 BÖLÜM 26645 kelime
- 27 BÖLÜM 27438 kelime
- 28 BÖLÜM 28498 kelime
- 29 BÖLÜM 29616 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir polis karakolu...
‘Anlatın bakalım, o kız kimdi ve ne için hapsetmiştiniz?’ dedi Komiser.
Beyhan Hanım, konuşamayacak kadar titriyordu. Bu yüzden söze Serkan karıştı.
‘Komiserim' dedi ‘O benim kardeşim. Onu evden kaçtı olarak biliyorduk'
‘Mademki evden kaçtı. O zaman niçin kayıp başvurusunda bulunmadınız?’
‘Babam izin vermedi komiserim'
Komiser, birden bire hiddetlenerek:
‘Yalan söylemeyin, zira bu sizin açınızdan daha kötü sonuçlar meydana getirebilir'
‘Yalan söylemiyorum komiserim. Size söylediğim gibi kardeşimin evden kaçtığını biliyorduk'
‘Öyleyse neden oradaydı, hem de aç ve susuz bir şekilde'
‘Bilmiyorum komiserim, bilmiyorum'
Beyhan Hanım, biraz da olsa kendine gelmişti. Komiser ile Serkan’ın konuşmalarını duymuş araya girmek istemişti. Fakat şimdiye kadar konuşmaya mecali olmadığı için konuşamamıştı.
‘Komiserim, bizim suçumuz yok’ dedi Beyhan Hanım ‘Bundan bir hafta evvel Sezen, evden kaçtı. Daha önceleri de evden kaçıyor, bir kaç gün geçtikten sonra da geri dönüyordu. Bu sefer geri dönmesi uzun sürünce polise gidip kayıp ihbarında bulunmak istedim fakat Lokman, yani kocam buna engel oldu’
‘Hanımefendi, doğruyu söyleyin kızınızı neden hapsettiniz?’ dedi Komiser, sert bir tavırla.
‘Komiserim, annem doğruyu söylüyor. Kardeşim evden kaçtıktan sonra onu aramamıza babam engel oldu' dedi Serkan.
‘İkide bir Lokman diyorsunuz, hani nerede o?’ dedi komiser elini masaya vurarak.
Onun eliyle masaya vurması her ikisini korkutmuştu.
‘Ne o korktunuz mu?’ dedi Komiser, karşındaki kişileri küçümseyerek. ‘Eğer gerçekleri anlatmazsanız daha çok korkarsınız'
‘İnanın doğruyu söylüyoruz komiserim’ dedi Serkan.
‘Komiserim, elimizde ne var ne yok her şey gitti’ dedi Beyhan Hanım ‘daha onun acısını bile yaşamadan buraya getirildik. İşlemediğimiz bir suçtan dolayı da sorgulanıyoruz. Söyleyin şimdi biz hangi birine yanalım’
‘Anne, sakin ol, elbet bizim suçsuz olduğumuz anlaşılacaktır'
‘Anlaşıldı, siz konuşmayacaksınız' dedikten sonra odadaki polis memuruna işaret ederek ‘atın şunları nezarethaneye orada belki akılları başlarına gelirde konuşurlar'
Bölüm 20
Şifanur, hastaneden ağlayarak gelmişti evine. Hiç kimseye bir şey demeden odasına kapandı. Şimdiye kadar hiç kimseden böyle ağır ithamlar işitmemişti.
Filiz Hanım, onun ağlayarak eve geldiğini görmüştü. Bu yüzden kızının odasına çıkarak kapısını çaldı. Ardından da ona:
‘Kızım, ne oldu hastanede mi sorun çıktı?
‘Anne rahat bırak beni’
‘Kızım, aç kapıyı da konuşalım'
‘Anne’ dedi Şifanur ağlayarak, daha sonra da kapıyı açtı. Ardından da annesine sarılarak ‘Serkan benim abim değil mi?’
‘O nasıl söz kızım, elbette ki senin abin’
‘Öyleyse hastanede neden o sözü söyledi?’
‘Kızım, hastanede neler oldu, tam olarak anlatır mısın?’
Şifanur, hastanede olanları atlattıktan sonra:
‘İşte anne, Serkan abim bana bunları söyledi’
‘Bak şunun söylediklerine' dedi annesi ‘kızım, sen onun dediklerine inandın mı?’
‘Hayır, tabii de, ama ne bileyim'
‘Kızım, o yıllardır bir yalana inandırılmış. Gerçeği hemen kabul etmesi elbette ki beklenemez'
‘Bende biliyorum anne, ama onun öyle söylemesi çok ağrıma gitti'
‘Haklısın kızım, senin yerinde kim olsa aynısını yapardı. O yüzden affet kızım abini’
‘Affetmesini affederim, fakat abim ne zaman gerçeği anlayacak onu bilmiyorum'
‘Her şeyi zamana bırak kızım, zamanı gelince o da gerçeği anlayacaktır'
‘Ya Ayşe ablam ona ne olacak’
‘Şimdilik bizde kalacak kızım, babası iyileşene kadar’
‘Ya amcam iyileşmezse, o zaman bir daha yıkılır Ayşe'
‘Dua edelim kızım, dua edelim ki amcan iyileşsin’
‘Elbette ki anne, duanın yapamayacağı şey yoktur. En dar zamanda dua sayesinde Allah Teâlâ kuluna yetişir'
‘Aynen kızım, dua öyle bir şeydir ki taş kalpleri bile yumuşatır’
‘Duanın önemi nedir anne?’
Bölüm etkileşimi
