ANNEME NASIL KIYDINIZ kitap kapağı

29. bölüm / 29

ANNEME NASIL KIYDINIZ

BÖLÜM 29

Vaveyla Yazarı: Murat Canpolat

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: BÖLÜM 29

‘Maşallah barekallah, çifte kumrular’ dedi alkışlayan. Bunu diyen Mehmet’ti ve onları gözleri parlayarak izliyordu.
İkisi de dönüp ona baktılar ve bir anda donakaldılar. Yıllardır yollarını bekledikleri büyük oğulları karşılarındaydı.
‘Ne o beklemiyordunuz beni herhalde’ dedi Mehmet ‘Beni istemiyorsanız geri giderim’
‘O, o oğlum’ dedi Gamze Hanım yutkunarak, ardından da koşarak oğluna sarıldı. Bu öyle bir sarılıştı ki yılların hasretini giderircesine.
‘Anne, beni boğuyorsun’ dedi Mehmet, kahkaha atarak ‘küçüklüğümde de böyle sarılıyordun, demek ki sarılman hiç değişmemiş’
Ufuk Bey, Mustafa’nın iyileşmesine mi yoksa Mehmet’in geri dönmesine mi sevinecekti bilemiyordu. İkisi de çifte mutluluk yaşıyorlardı.
‘Baba, sarılmayacak mısın bana?’ dedi Mehmet.
Oğlunun sözlerinden sonra o da tıpkı Gamze Hanım gibi koşarak oğluna sarıldı.
‘Oğlum, oğlum sen haklıydın, sen haklıydın’ dedi Ufuk Bey, hıçkırıklara boğularak.
Dışarıda gelen gülüşme ve ağlama seslerine kulak kesilen Mustafa, ne olduğunu merak ederek yattığı yerden doğruldu. Yavaş adımlarla odasının kapısının önüne vardı. Nihayet gelen sesleri net bir şekilde duyabiliyordu.
‘Bu, bu abim’ dedi kendi kendine. Ardından da ‘Abi’ dedi bağırarak.
Mehmet, yıllardır özlediği sesi duymuştu. İçi öyle özlem doluydu ki gözleriyle kardeşine özlemle bakmaktan kendini alamıyordu.
‘Abi, abi bu sen misin?’ dedi Mustafa ‘Seni o kadar özledim ki’
‘Evet, benim kardeşim’
Mustafa, yavaş adımlarla abisinin yanına giderek ona:
‘Neden beni yalnız başıma bıraktın. Sen gittikten sonra sorunlarımı tek başıma halletmeye çalıştım, ama olmadı yapamadım. Yapamayınca da her şeyi içime attım. Attıkça da psikolojim bozuldu. Bu yüzden yıllardır tedavi görüyorum’ dedi eliyle yumruk yaparak.
‘Mustafa’m gitmek zorundaydım, gitmeseydim babamla aramız daha da çok açılacaktı. Gittim, gittim ama buraları hiç unutmadım’ dediği anda telefonuna mesaj geldiğine dair bildirim geldi. Bildirim gelince de ‘Özür dilerim kardeşim, bu mesaja bakmak zorundayım’ dedi ve telefonunu eline alarak mesaja baktı. Bakar bakmaz rengi atmış, yüzü düşmüştü.
‘Ne oldu, niçin öyle durgunlaştın?’ dedi babası ‘Yoksa kötü bir şey mi oldu?’
Mehmet, gelen mesajı babasına gösterdikten sonra ‘Kardeşim, şimdi çıkıyorum ama geri geleceğim’ dedi ve hızlı adımlarla evden çıktı.
‘Ufuk, ne oluyor’ dedi Gamze Hanım
‘Mustafa’yı yerine yatır, ondan sonra konuşalım’
Gamze Hanım, Mustafa’nın koluna girerek onu odasına götürdü. Ardından da Ufuk Bey’in yanına geldi.
‘Ne oldu Ufuk, Mehmet neden telaşlı bir şekilde çıktı. Hem o mesajda ne yazıyordu ki senin de rengin attı’
‘Gamze, aşağıya inelim orada konuşalım, burada konuşursak Mustafa duyabilir’
Birlikte aşağıya indikten sonra Ufuk Bey, eşine:
‘Ayşe, Ayşe yaralanmış’
‘Ne demek yaralanmış?’
‘Tam olarak bende bilmiyorum, bildiğim tek şey onun ameliyatta olduğu’
Gamze Hanım, duydukları karşısında hem şok olmuş hem de üzülmüştü.
‘Ne duruyoruz burada bizde gidelim’
‘İkimiz birden çıkarsak Mustafa şüphelenebilir. O yüzden sen burada dur ve bizden haber bekle’ dedi Ufuk Bey, daha sonra da o da çıkıp hastaneye gitti.
Bölüm 24
‘Anne, babam ona baba bile diyemiyorum. Çünkü o benim babam değilmiş – değilmiş lafının üstüne basa basa söylemişti – neden yıllarca gözümüzün içine baka baka yalan söyledi’
‘Bilmiyorum oğlum, bilmiyorum. Artık hiçbir şey bilmiyorum. Yıllarca aynı yastığa baş koyduğumuz adamın bunları niçin yaptığını bilmiyorum’
‘Beni geçtim anne, kardeşimin başkasından alındığını da mı fark etmedin?’
‘O zaman yeni doğumdan çıkmıştım ve narkozun etkisi tam olarak geçmemişti. Hayal meyal hatırlıyorum, hemşire bana üzgün bir şekilde kızınız öldü demişti. Dediğim gibi narkozun etkisindeydim ve onun ne dediğini anlayamamıştım. O şekilde odama geldikten ve narkozun etkisinden çıktıktan sonra Lokman’a kızımızı sordum. O da bana kaçamak cevaplar vermiş ve kızımızın iyi olduğunu söylemişti. Oysaki Sezen’i annesinin elinden zorla almış’
‘Bu ne ya! Zorbalıktan başka bir şey değil’ dedi Serkan, daha sonra da ‘Sezen’in ailesi polise gitmemişler mi?’
‘Mevsimlik işçi oldukları için gidememişler’
‘Sen bunları nereden öğrendin?’
‘Lokman ortadan kaybolmadan evvel her şeyi açıkladı bana. Bunları başkasına anlatırsam gelip beni öldüreceğini söyledi. Daha sonrası da bildiğin gibi’
O sırada da Sezen kendine gelmiş polise ifadesini vermişti.
O ifadesini verdikten birkaç dakika sonrası…
‘Serbestsiniz’ dedi bir polis memuru nezarethanenin kapısını açarak.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.