10. bölüm / 29
ANNEME NASIL KIYDINIZBÖLÜM 10
Bölümler 29Şu an: BÖLÜM 10
- 1 BÖLÜM 1602 kelime
- 2 BÖLÜM 2823 kelime
- 3 BÖLÜM 3815 kelime
- 4 BÖLÜM 4700 kelime
- 5 BÖLÜM 5627 kelime
- 6 BÖLÜM 6860 kelime
- 7 BÖLÜM 7647 kelime
- 8 BÖLÜM 8491 kelime
- 9 BÖLÜM 9512 kelime
- 10 BÖLÜM 10746 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 BÖLÜM 11499 kelime
- 12 BÖLÜM 12774 kelime
- 13 BÖLÜM 13674 kelime
- 14 BÖLÜM 14618 kelime
- 15 BÖLÜM 15447 kelime
- 16 BÖLÜM 16653 kelime
- 17 BÖLÜM 17807 kelime
- 18 BÖLÜM 18881 kelime
- 19 BÖLÜM 19563 kelime
- 20 BÖLÜM 20598 kelime
- 21 BÖLÜM 21505 kelime
- 22 BÖLÜM 22541 kelime
- 23 BÖLÜM 23607 kelime
- 24 BÖLÜM 24650 kelime
- 25 BÖLÜM 25520 kelime
- 26 BÖLÜM 26645 kelime
- 27 BÖLÜM 27438 kelime
- 28 BÖLÜM 28498 kelime
- 29 BÖLÜM 29616 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
‘Siz’ dedi Ufuk Bey ‘şu ünlü çinili tabak markası olan … sahibi değil misiniz?’
‘Evet, ben oyum, yanımdaki de kardeşim gibi sevdiğim can dostum Fikri Bey’ dedi yaşlı adam.
‘Hatırladığım kadarıyla birçok ülkeye ihraç da yapıyorsunuz’
‘Evet, ürettiğimiz ürünleri birçok ülkeye ihraç ediyoruz’
‘Hastane de yakınınız mı var?’ dedi Ufuk Bey.
‘Hayır, sadece bir dostumu ziyarete gelmiştim’ dedi Üzeyir Bey, ardından da ‘Yapabileceğimiz bir şey var mı?’ diye sordu.
‘Teşekkür ederim, halimiz sormanız bile benim için çok büyük bir mutluluk’
‘Sizi tekrar ziyaret etmek isterim’ dedi Üzeyir Bey, daha sonra da ‘Geçmiş olsun’ deyip Fikri Bey’le beraber odadan çıktı.
Bölüm 7
‘Komiserim, her hangi bir delil bulabildiniz mi?’ dedi İkram.
‘Adli Tıptan gelen bilgiye göre cinayet … silahıyla işlenmiş. Katilin kim olduğunu öğrenebilmemiz için bu silah kimin üzerine kayıtlı olduğunu araştırıyoruz’
İkram, bir süre daha komiserle konuştu. Daha sonra da karakoldan çıktı. O çıktıktan birkaç dakika sonra da Üzeyir Bey karakola girdi.
‘Üzeyir amca, az önce İkram Bey geldi ve Fatma yengemi öldüreni bulup bulmadığımızı sordu’ dedi komiser Hamza.
‘Hamza, ağzından bir şey kaçırmadın değil mi?’ dedi Üzeyir Bey.
‘Hayır amca’
‘İyi güzel o zaman’ dedi Üzeyir Bey ‘Serkan’ın babasının bütün pislikleri çözmeden, ondan intikamımızı almadan asla bir şey söylemeyeceksin’
‘Tamam, amca yalnız müdürüm cinayetin ne aşamada olduğunu sorup duruyor, onu ne yapayım?’
‘Ben gider emniyet müdürü Şamil Erhan Bey’le konuşurum’
Emniyet Müdürlüğü…
‘Üzeyir Bey, sizi görmeyeli uzun zaman oldu’ dedi emniyet müdürü Şamil Bey ‘Normalde müdürlüğe değil de evime misafirliğe gelirdiniz. Buraya geldiğinize göre bir sorun olmalı’
‘Evet, bir sorun var, Şamil Bey’ dedi Üzeyir Bey, derin bir soluk alarak ‘Yeğenim Hamza’ya baskı yapıyormuşsunuz’
‘Doğru Üzeyir Bey, adli tıp raporu geldi çünkü. O rapora göre de…’
‘Şamil Bey, cinayetin kim tarafından işlenildiğini ikimizde gayet iyi biliyoruz’ dedi Üzeyir Bey ‘Serkan, cinayeti kendi işlediğini sanıyor, ama o değil’
‘Evet, Fatma Hanımı öldüren babası olacak o adam’ dedi Emniyet Müdürü.
‘Bir dakika Şamil Bey’ dedi Üzeyir Bey, ona çıkışarak ‘Lokman, Serkan’ın babası değil. O daha bebekken Lokman olacak o adam evimi basıp Serkan’ı kaçırdı’
‘Haklısın Üzeyir Bey, özür dilerim. Ağız alışkanlığı işte’ dedi Şamil Bey ‘O senin oğlun’
‘İşte bundan dolayı biraz daha beklemeni rica ediyorum. Lokman’dan intikamımı almak ve oğlumu ondan kurtarmak için istiyorum senden’
‘İyi de Serkan’ın babası olduğunu bilmesi onun da hakkı değil mi?’
‘Şimdilik bilmesi hem benim açımdan hem de kendisi açısından bilmesi doğru değil. Biliyorsun Lokman’ın sağı solu belli olmaz’
‘Ya Ayşe, ona da söylemeyecek misin gerçekleri’ dedi Şamil Bey.
‘Hele bir kendine gelsin o zaman alıştıra alıştıra söyleyeceğim. Zaten onun benden başka akrabası kalmadı’
‘Bunca zaman neden ortaya çıkmadın Üzeyir Bey’ dedi Şamil Bey ‘Ortaya çıksaydın belki Fatma Hanım ölmezdi’
‘Çıkamadım Şamil’im çıkamadım’ dedi Üzeyir Bey, üzgün bir şekilde. ‘Çıksaydım o Lokman denen alçak adam oğluma zarar verebilirdi’
‘Çıkmadın da ne oldu, olan Fatma Hanım’a oldu’ dedi Şamil Bey ‘Yıllarca sersefil bir şekilde oradan oraya sürüklendi. Sonunda ne oldu korktuğu başına geldi’
‘Lokman olacak o adam kandırmasaydı, bütün bunlar başına gelmezdi’ dedi Üzeyir Bey ‘Kocan ailemi öldürdü, bende sizi öldüreceğim değip kandırmış Emine Hanımı. O da bu yalana inanıp oradan oraya sürüklenmiş, oysaki işin aslı bambaşka. Niyeti onu kandırıp bütün mal varlığına konmakmış. Kocası da ortalık da yok ya, bunun fırsat bilip bu yalanı uydurup Emine Hanım’ın bütün mal varlığına konmuş’
‘Kocası, yani kardeşin Suat Bey o sıralarda neredeydi?’ dedi Şamil Bey.
‘Suat, o sıralarda yurt dışında iş gezisindeydi’
‘Kafam iyice karıştı’ dedi Şamil Bey ‘Fatma Hanım, kocasının yurt dışında olduğunu bilmiyor muydu?’
‘Biliyordu, fakat yengem çok çabuk kanan bir yapıya sahipti’ dedi Üzeyir Bey ‘kim ne derse hemen inanıyordu. Onun bu zaafını bilen Lokman, kardeşimin yurt dışına çıkmasını beklemiş ve onu kandırmış. Ondan sonrası da malum zaten’
‘Üzeyir, biliyorsun seninle dostluğumuz o günlerde başladı. Yalnız, yıllardır sormama rağmen söylemedin’ dedi Şamil Bey ‘Kardeşinle neden aranız bozuldu ve bu yüzden mi Fatma Hanımla görüşmüyordun?’
‘Ah kardeşim ne sen sor ne de ben söyleyeyim’ dedi Üzeyir Bey, iç çekerek.
‘Neden, anlatılması zor bir durum mu?’
‘Kardeşimle çok iyi geçiniyorduk. Yediğimiz içtiğimiz ayrı düşmezdi, ta ki kardeşim Fatma Hanımla evlenene kadar. Onunla evlendikten sonra aramız açıldı. Sebep az önce de söylediğim gibi, onun her şeye kanmasıydı. Yine lokman yüzünden oldu her şey’
‘Sizden ne istiyor bu adam?’ dedi Şamil Bey.
‘Aslında onun sorunu bizimle değildi. Onun sorunu Fatma Hanımım babasıylaydı’ dedi Üzeyir Bey.
‘Kafam, çorbaya döndü’ dedi Şamil Bey ‘Şu Lokman dediğin adam neyin nesi ki her seferinde karşınıza çıkıyor’
‘Zamanı gelince onu da anlatacağım, yalnız şimdi sırası değil’ dedi Üzeyir Bey ‘Senden ricam, biraz daha beklemen’
‘Peki, öyle olsun’ dedi Şamil Bey.
Bölüm etkileşimi
