21. bölüm / 29
ANNEME NASIL KIYDINIZBÖLÜM 21
Bölümler 29Şu an: BÖLÜM 21
- 1 BÖLÜM 1602 kelime
- 2 BÖLÜM 2823 kelime
- 3 BÖLÜM 3815 kelime
- 4 BÖLÜM 4700 kelime
- 5 BÖLÜM 5627 kelime
- 6 BÖLÜM 6860 kelime
- 7 BÖLÜM 7647 kelime
- 8 BÖLÜM 8491 kelime
- 9 BÖLÜM 9512 kelime
- 10 BÖLÜM 10746 kelime
- 11 BÖLÜM 11499 kelime
- 12 BÖLÜM 12774 kelime
- 13 BÖLÜM 13674 kelime
- 14 BÖLÜM 14618 kelime
- 15 BÖLÜM 15447 kelime
- 16 BÖLÜM 16653 kelime
- 17 BÖLÜM 17807 kelime
- 18 BÖLÜM 18881 kelime
- 19 BÖLÜM 19563 kelime
- 20 BÖLÜM 20598 kelime
- 21 BÖLÜM 21505 kelime · Okuduğun bölüm
- 22 BÖLÜM 22541 kelime
- 23 BÖLÜM 23607 kelime
- 24 BÖLÜM 24650 kelime
- 25 BÖLÜM 25520 kelime
- 26 BÖLÜM 26645 kelime
- 27 BÖLÜM 27438 kelime
- 28 BÖLÜM 28498 kelime
- 29 BÖLÜM 29616 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Şifanur, düştüğü yerden kalkarak üzerindeki tozları temizledi. Daha sonra da:
‘Yok, yok bir şeyim yok’ dedi, ona bakmadan.
‘Hanımefendi özür dilerim sizden, biraz dikkatsizdim’
‘Asıl ben sizden özür dilerim’ dedi Şifanur, Mehmet’in gözlerinin içine bakarak.
Bu ilk bakış, ikisinin de kalbine kor ateşi düşürmüştü. Şifanur’un ela gözleri, Mehmet’in de mavi gözleri. Hani derler ya gözler kalbin aynası. İşte ikisi de gözleriyle aşık oldum dercesine bakıyorlardı.
O sırada Şifanur’un sesini duyan Serkan, sinirle yattığı odasından kalkarak kapının önüne çıktı. Onu görünce de:
‘Yine mi sen’ dedi sinirle.
Şifanur, yönünü Serkan’a döndürünce sus pus oldu. Onun hastanede olduğunu bilmediğinden sus pus olmuştu.
‘Bu var bu hep böyle, önüne gelene çarpıp duruyor’ dedi Serkan, Mehmet’e bakarak.
‘Beyefendi onun bir suçu yok, asıl dikkatsiz olan bendim’ dedi Mehmet Bey
‘Bunun yüzünden işim yarım kaldı’ dedi Serkan, elini yumruk yaparak. Ardından da Şifanur’un üzerine yürüyecekken Mehmet onu durdurdu.
‘Hop, orada dur bakalım’ dedi Mehmet, çakmak çakmak gözlerle.
‘Ne yapacaksın, dövecek misin beni’
‘Gerekirse evet’
‘Sanırım canın dayak istiyor’ dedi Serkan, dedikten sonra da tam Mehmet’in üzerine yürüyecekken ikisinin de kulakları birileri tarafından tutuldu. Onların kulaklarını tutan Üzeyir Bey’di.
‘Siz ikiniz derhal kavgayı bırakın’ dedikten sonra Şifanur’a dönerek ‘Kızım sana demedim mi hastaneye gelme diye’
Onların baba kız olduğunu öğrenen Serkan:
‘Oh ne ala dünya’ dedi, eliyle hareket ederek ‘Babası neredeyse kafamı kırsın, kızı da beni sapık yerine koysun’
‘Abi, yapma böyle’ dedi Sifanur.
‘Ne abisi, sen neden bahsediyorsun?’ dedi Serkan, duydukları karşısında.
‘Sus kızım, şimdi sırası değil’ dedi Üzeyir Bey, eliyle sus işareti yaparak.
‘O benim abim baba’ dedi Şifanur ‘Artık daha fazla saklamak istemiyorum’ dedikten sonra da Serkan’a dönerek ‘Evet, sen benim öz abimsin. O baba dediğin alçak yıllar evvel seni kaçırmış, anlıyor musun?’
‘Ne abisi, ne kaçırması siz neden bahsediyorsunuz?’ dedi Serkan, duyduklarına inanamazcasına.
‘Kızım, ne olur şimdi sırası değil. Zamanı gelince her şey ortaya çıkacak zaten’
‘Susmayacağım baba, susmayacağım’ dedi Şifanur, babasına diklenerek ‘Onun baba dediği adam, yengemi yani Elif Hanımı öldürmedi mi?’
‘Kızım, doğru ama şimdi sırası değil’
‘Ayşe ablam, onun yüzünden neredeyse aklını kaybediyordu’ dedi Şifanur, sitemli bir şekilde ‘kalkmış bana şimdi sırası değil diyorsun. Şimdi sırası değilse ne zaman baba’
Bağırtıları duyan Ayşe’de yattığı odasından kalmış koridora çıkmıştı ve Şifanur’un söylediklerini duymuştu.
‘Durun bir dakika’ dedi Ayşe ‘Siz annemi nereden tanıyorsunuz?’
‘Açıkla bakalım Şifanur Hanım’ dedi Üzeyir Bey, kızına, ayıkla pirincin taşını der gibi ona bakarak.
‘Sen amcamın kızısın’ dedi Şifanur, ona dönerek.
‘Benim hiç akrabam yok ki, sen neden bahsediyorsun’
‘Ayşe, evet biliyorum açıklaması zor bir durum ama hakikat bu’ dedi Şifanur ‘Sen benim amcamın kızısın’
Serap Hanım araya girerek:
‘Sen onun amcanın kızıysan ispatla o zaman’
Burada Üzeyir Bey, devreye girerek:
‘Kızım babanı hatırlıyor musun?’
‘Nasıl hatırlayabilirim ki, ben bebekken babam ölmüş’
‘Annen mi anlattı bunları sana’
‘Evet, başka kim anlatabilir ki’
‘Senin baban ölmedi kızım, o yaşıyor fakat durumu oldukça kritik’
‘Size inanmıyorum bayım’
‘Peki, öyleyse mademki bana inanmıyorsun sana ispatlayacağım’ dedi Üzeyir Bey, daha sonra da yıllardır cüzdanında sakladığı fotoğrafı çıkarıp Ayşe’ye gösterdi.
‘Babamın fotoğrafı sizde ne işi var?’ dedi Ayşe, gözlerine inanamamış bir şekilde.
‘Bu fotoğraftan babanda da vardı’
Bölüm etkileşimi
