15. bölüm / 29
ANNEME NASIL KIYDINIZBÖLÜM 15
Bölümler 29Şu an: BÖLÜM 15
- 1 BÖLÜM 1602 kelime
- 2 BÖLÜM 2823 kelime
- 3 BÖLÜM 3815 kelime
- 4 BÖLÜM 4700 kelime
- 5 BÖLÜM 5627 kelime
- 6 BÖLÜM 6860 kelime
- 7 BÖLÜM 7647 kelime
- 8 BÖLÜM 8491 kelime
- 9 BÖLÜM 9512 kelime
- 10 BÖLÜM 10746 kelime
- 11 BÖLÜM 11499 kelime
- 12 BÖLÜM 12774 kelime
- 13 BÖLÜM 13674 kelime
- 14 BÖLÜM 14618 kelime
- 15 BÖLÜM 15447 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 BÖLÜM 16653 kelime
- 17 BÖLÜM 17807 kelime
- 18 BÖLÜM 18881 kelime
- 19 BÖLÜM 19563 kelime
- 20 BÖLÜM 20598 kelime
- 21 BÖLÜM 21505 kelime
- 22 BÖLÜM 22541 kelime
- 23 BÖLÜM 23607 kelime
- 24 BÖLÜM 24650 kelime
- 25 BÖLÜM 25520 kelime
- 26 BÖLÜM 26645 kelime
- 27 BÖLÜM 27438 kelime
- 28 BÖLÜM 28498 kelime
- 29 BÖLÜM 29616 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
‘Hangi gün yapmıyorsun ki’ dedi Berna Hanım, serzenişli bir ifadeyle ‘Bugünde yapsan ne yazar, nasıl olsa alıştık’
Onun bu sözlerinden sonra Lokman, sinirlenip tekme tokat dövdü kadını. Onun elinden her zamanki gibi hizmetçiler almış yatağına götürmüşlerdi.
‘Yine mi annemi dövdün?’ dedi Serkan, sinirle.
‘He dövdüm, ne olmuş’ dedi Lokman, pişkin pişkin.
‘Birde pişkin pişkin dövdüm diyorsun baba, senin hiç acıman yok mu?’ dedi Serkan, babasının yüzüne sert bir şekilde bakarak ‘Zaten acıma olsaydı kan davası uğruna o yaşlı kadının canını aldırtmazdın. Üstelik bende sana alet olup can aldım’ bunu derken, öyle pişmanlıkla söylemişti.
‘Galiba seninde canın dayak istiyor’ dedi Lokman, hışımla Serkan’ın üzerine giderek.
‘Vur, zaten hep yaptığın bu değil mi baba’ dedi Serkan, bağırarak. Ortak onun için ok yaydan çıkmışı. Bundan sonra susmayacak, baba bildiği adamın zulmüne göz yummayacaktı.
Bölüm 11
‘Ne yaptın kızım?’ dedi Üzeyir Bey.
‘Seninle anlaştığımız gibi baba, önce çarptım sonra da önüne baksana dedim’ dedikten sonra da Serkan’la aralarında geçen konuşmayı anlattı Şifanur.
‘Aferim sana kızım’ dedi Üzeyir Bey, kızının alnından öperek.’
‘Baba, Ayşe ablam iyileşebilecek mi?’
‘İnşallah iyileşir kızım’ dedi Üzeyir Bey, büyük bir sevgi ile kızına sarılarak ‘Dün doktoruyla konuştum, iyileşme emareleri göstermeye başlamış’
‘Doktoru biliyor mu Ayşe ablamın senin yeğenin olduğunu?’
‘Biliyor kızım, her şeyi anlattım ona’
‘Doktoru, Serap ve İkram Bey’e söylemez mi?’
‘Şimdilik söylemeyecek kızım’
‘Baba, abime gerçekleri ne zaman söyleyeceğiz?’
‘Daha zamanı var kızım, o alçak adamı öyle bir kıvama getireceğim ki, ya kendisi söylemek zorunda kalacak ya da Serkan gerçekleri öğrenmek için araştırma yapacak’
‘Baba, Mustafa abi ne olacak’ dedi Şifanur ‘Babası onu daha iyi tedavi olur diye ….. hastanesine götürmüş. Ayrıca onları hakkında biraz araştırma yaptım, Ufuk Bey’in Mustafa abiden başka bir oğlu daha varmış. Oğluyla yıllar evvel iş meselesi yüzünden araları bozulmuş. Oğlu, kendisine ait olan mal varlığını alarak yurt dışına gitmiş. O günden sonra birbirlerini ne aramış ne de sormuşlar’
‘Şu işe bak’ dedi Üzeyir Bey ‘Ufuk Bey’le kaderimiz aynı. O oğlunun hasretini çekiyor, bende oğlumu gördüğüm halde ona söyleyemiyor, bu şekilde hasretini çekiyorum’
‘Baba, üzülme abimle inşallah en kısa sürede kavuşacağız’ dedi Şifanur, babasının sırtını okşayarak. Daha sonra da ‘müsaade edersen Ufuk Bey’in küs olan oğlunun peşine düşeceğim’
‘Niçin kızım?’
‘Eğer onu bulabilirsem babasıyla arasını düzeltmeye çalışacağım. Bilirsin bu işleri çok iyi yapıyorum’
‘Emin misin kızım?’
‘Eminim baba, yalnız senden bir isteğim olacak baba’
‘Nedir o kızım?’
‘Ufuk Bey’den oğlunun bir resmini almak baba’
‘İyi de kızım, Ufuk Bey’i doğru dürüst tanımıyorum ki’ dedi Üzeyir Bey ‘Onunla sadece bir sefer iş toplantımız oldu kadar’
‘Benim canım babam, ne yapar eder o resmi alırsın’ dedi Şifanur, babasına sırnaşarak.
‘Kızım yapma şunu, sen öyle yapınca dayanamıyor isteklerini yapıyorum’
‘Sen benim biricik babamsın’ dedi Şifanur, babasının yüzünü öperek.
‘Tamam deli kız, istediğin resmi alacağım’
Bölüm etkileşimi
