3. bölüm / 29
ANNEME NASIL KIYDINIZBÖLÜM 3
Bölümler 29Şu an: BÖLÜM 3
- 1 BÖLÜM 1602 kelime
- 2 BÖLÜM 2823 kelime
- 3 BÖLÜM 3815 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 BÖLÜM 4700 kelime
- 5 BÖLÜM 5627 kelime
- 6 BÖLÜM 6860 kelime
- 7 BÖLÜM 7647 kelime
- 8 BÖLÜM 8491 kelime
- 9 BÖLÜM 9512 kelime
- 10 BÖLÜM 10746 kelime
- 11 BÖLÜM 11499 kelime
- 12 BÖLÜM 12774 kelime
- 13 BÖLÜM 13674 kelime
- 14 BÖLÜM 14618 kelime
- 15 BÖLÜM 15447 kelime
- 16 BÖLÜM 16653 kelime
- 17 BÖLÜM 17807 kelime
- 18 BÖLÜM 18881 kelime
- 19 BÖLÜM 19563 kelime
- 20 BÖLÜM 20598 kelime
- 21 BÖLÜM 21505 kelime
- 22 BÖLÜM 22541 kelime
- 23 BÖLÜM 23607 kelime
- 24 BÖLÜM 24650 kelime
- 25 BÖLÜM 25520 kelime
- 26 BÖLÜM 26645 kelime
- 27 BÖLÜM 27438 kelime
- 28 BÖLÜM 28498 kelime
- 29 BÖLÜM 29616 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Onun düşecek olma hali Ayşe’nin gülümsemesine sebep olmuştu. Fakat yanlış anlaşılmasın diye gülümsemesini gizlemişti. Birkaç adım attıktan sonra da durdu ve gözlerine inanamamış bir şekilde:
‘Sen’ dedi şaşkınlıkla. Ardından ona ‘Aman Allah'ım! Mustafa, seni yerde ararken gökte buldum’ dedi, sevgi ile ona bakarak:
‘Ayşe bu sen misin?’ dedi Mustafa, ‘Ne kadar da büyümüş güzelleşmişsin’ derken yüzü kızarmıştı.
Mustafa'nın babası, bir oğluna bakıyor bir Ayşe’ye bakıyordu ‘nereden tanışıyorsunuz’ dercesine.
Mustafa, babasının tuhaf şekilde kendilerine baktığını görünce gülümseyerek:
‘Baba, hatırlarsan eğer 12 sene önce bir kız çocuğunu boğulmaktan son anda kurtarmış, günün kahramanı olmuştum’
‘Evet, hatırladım’ dedi babası ‘Yoksa bu o mu?’ diye sordu, heyecan içerisinde,
‘Evet, baba bu o’ dedi Mustafa, gözleri ışıldayarak;
‘Mustafa’ dedi babası ‘Aradan onca zaman geçmesine rağmen nasıl tanıdın’ diye sorunca Mustafa:
‘Onun her iki yanaklarında da kalbe benzer bir ben vardı, oradan tanıdım’ dedi oğlu.
Oğluna sorup kafasındaki düşünceyi giderdikten sonra bu seferde Ayşe’ye dönerek:
‘Kızım, sen nasıl tanıdın?’ diye sordu. Bu soru üzerine Ayşe:
‘Bende onu kafasındaki birçok kırıktan ve gözlerinin renginden tanıdım’ dedi, onun merakını gidermek için.
Mustafa’nın babası, nasıl tanıştıklarını öğrendikten sonra:
‘Kızım, mademki birbirilerinizi tanıyorsunuz o zaman…’ dediği anda Ayşe, onun sözünü keserek:
‘Amca, istediğinizi yapmasını yaparım ama…’ dedi, sıkılgan bir iadeyle. O, bu sözle sanki bir şeyler demek istiyor, fakat diyemiyordu.
‘Âmâsı ne kızım, ağzındaki baklayı çıkarda bizde ne olduğunu öğrenelim’
‘Şey, annem! Annem, bakıma muhtaç, benden başka bakacak kimsesi olmadığı için onu bırakamıyorum. O yüzden istemeyerek de olsa teklifinizi geri çeviriyorum’
Onun son sözleri başta Mustafa ve babasını hem şaşırtmış hem de üzmüştü.
Ayşe konuşmasını bitirip kalkacakken Mustafa onu durdurarak:
‘Ayşe, beni böyle bırakıp gidersen beni hayata tamamen küstürmüş olursun' dedi kendini acındırarak.
‘Mustafa, hayat küsmeye değmez, kaldı ki benim gibi birine. Belki bir başkası karşına çıkacak onu seveceksin. Belki o seni hayata tutunmana daha çok vesile olacak’
Mustafa, ona sus dercesine işaret yaparak:
‘Ayşe, seni ilk gördüğümden beri aklımda hep sen vardın ama yanımda değildin. Senin boşluğunu bir başkasıyla denedim ama olmadı. Onlar da zaten hep alay edip durdular. Bu yüzden de hayata küstüm, ta ki sen tekrar karşıma çıkana kadar’ dedi sulu gözlerle ‘Ayşe, tekrar karşıma çıkmışken ne olur beni tekrar o acılara gark etme’
Ayşe, bu sözlerden sonra yumuşamış gardını indirmişti.
‘Peki, öyleyse gelin beni usulünce annemden isteyin’ dedi güler yüzle, ardından da müsaade isteyerek yanlarından ayrıldı.
Mustafa, oldukça mutlu olmuştu. Artık onu anlayacak, alay etmeyecek birisi vardı. Fakat bu mutluluğu sürekli mi olacaktı işte o meçhuldü.
Ayşe, yanlarından ayrılırken fark etmemişti ama onu uzaktan izleyen birileri daha vardı.
O, evlerine yaklaştıkça takip edildiğinin farkına varmış Mustafa’nın kendini takip ettiğini zannetmişti. Bundan dolayı da arkasını dönerek:
‘Mustafa’ dedi bir kaç kez, ama ne bir ses vardı ne de bir seda. Sanki o ses bir anda durmuştu.
Neydi kendisini takip eden, bir dost muydu düşman mıydı, işte bunu bilemiyordu.
Ayşe, evine geldiği zaman nefes nefese kalmıştı. İçeriye girdiğinde ise gördüğü manzara oldukça korkutucuydu. Evin içi darmadağınıktı.
Gördüğü manzara karşısında şaşıran Ayşe:
‘Anne, anne neredesin, bu evin hali ne böyle?’ dedi, endişeli bir şekilde.
‘Kızım, kızım oturma odasındayım’ dedi annesi, bunu derken sesi hırıltılı çıkmıştı.
Ayşe, annesinin seslenmesinden sonra adımlarını hızlandırarak annesinin yanına vardı. O sırada annesi yerde cenin pozisyonunda yatıyordu.
‘Anne, ne bu hal yoksa hırsız mı girdi?’ dedi Ayşe, annesini yerden kaldırarak.
‘Buldular, buldular bizi kızım’ dedi annesi inleyerek.
‘Kim, kim buldu bizi’
‘Onlar, onlar buldu'
‘Onlar kim anne, açıkça konuşsana’
‘Kanlılarımız buldu bizi?’
‘Ne diyorsun anne, ne kanlısı?’
‘Kızım, şimdi bunların sırası değil’ dedi annesi, daha sonra halıyı kaldırdı. Halının altında bir kapak vardı. Kapağı sert bir şekilde kaldırarak açtı. Açtığı yerden aşağıya doğru da merdivenler vardı.
‘Anne, burası da ne?’
‘Kızım, şimdi sırası değil. Çabuk gir şuraya yoksa yakalanacaksın’ dedi ve kızının aşağıya doğru inmesini izledi. Ardından da kapağı kapatıp üzerine de halıyı örttü. Tam düşündüğü gibi az sonra kanlıları çıkagelmişti.
‘Nerede o kızın çabuk söyle?’
‘Ne kızı, hangi kızdan bahsediyorsun?’ dedi, Ayşe'nin annesi.
‘Fatma, bizimle kafa mı buluyorsun?’ dedi kanlılarından Özgür ‘az önce kızını eve girerken gördüm'
‘Ne girmesi, siz neden bahsediyorsunuz. Kızım yok, olsa evde olur'
Serkan, diğerlerine evin her tarafını aramalarını söyledikten sonra:
‘Onu iki saattir izliyorum. Gencin biriyle buluştuktan sonra buraya geldi ve sen ona kapıyı açtın. Şimdi de hangi kız diyorsun'
‘Serkan Efendi, sana kız evde yok dediysem yoktur, anladın mı?’ dedi Ayşe'nin annesi diklenerek.
Serkan’la beraber evin altına üstüne getirdikten sonra:
‘Kızı evde bulamadık Serkan abi’ dediler.
Serkan, kızın evde bulunamaması üzerine yaşlı kadının boğazına sarılarak:
‘Nerede kızın söyle?’ dedi sinirle ‘sen söylemezsen biz onu bulur gerekeni yaparız’
‘Yok dedim işte yok. O geçen yıl vefat etti. Ölen birini mi sizin karşınıza çıkarayım' dedi Ayşe'nin annesi.
Serkan ve yanındakiler yaşlı kadının sözleri üzerine iyice sinirlenerek cam çerçeve ne varsa yere indirdiler.
‘Söyle kadın kızın nerede?’ dedi Serkan, burnundan soluyarak ‘kızın evde biliyorum. O kendi rızasıyla ortaya çıkarsa ne ala, yok eğer ben bulursam ikinizin de benden çekeceği var o zaman'
‘Yok diyorum anlamıyor musunuz yok. O beni bırakıp sevdiğine kaçtı. O yüzden evlatlıktan reddettim’
Bölüm etkileşimi
