ANNEME NASIL KIYDINIZ kitap kapağı

14. bölüm / 29

ANNEME NASIL KIYDINIZ

BÖLÜM 14

Vaveyla Yazarı: Murat Canpolat

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: BÖLÜM 14

‘Mahkeme salonundan çıktıktan sonra Lokman’ın boğazına sarıldım’ dedi Üzeyir Bey ‘Güvenlik görevlileri bizi zor ayırdılar. O korkak adam benden şikâyetçi olduğu için birkaç gün nezarethanede kaldım. Çıktıktan sonra kasabaya geri döndüm, ama kurulan tuzaktan habersizdim. Kasabanın girişine yakın Lokman’ın adamları bana pusu kurmuşlar. Tam kasabaya girecektim ki dört bir taraftan ateş açtılar. Birkaç dakika sonra ağır yaralı bir şekilde yere yığıldım. Bana tuzak adamlar öldü diye bırakıp gittiler. Kan kaybından dolayı gözlerim karardı ve ondan sonrasını hatırlamıyorum. Gözlerimi açtığımda hastanede yoğun bakım odasında yatıyordum’
‘Seni hastaneye kim getirmiş?’
‘Şu anki eşim olan Filiz Hanım bulmuş beni’ dedi Üzeyir Bey ‘O zamanlar çobanlık yapıyormuş Filiz Hanım, keçileriyle birlikte oradan geçerken beni kanlar içerisinde görmüş. Görür görmez babasına haber vermiş, babası da ambulansı çağırmış. Doktorlar son anda yetiştirdiklerini söylemiş onlara. Birkaç dakika daha geç kalınsaymış kan kaybından ölebilirmişim’
‘Ne iyi insanlarmış onlar’ dedi Fikri Bey.
‘Tam bir ay komada kalmışım, kendime geldiğimde filiz Hanım’ı gördüm. Şefkatle bana bakıyordu, öyle güzel bakıyordu ki onun bakışları karşısında eridim. Bir anda yaşadıklarım kafamdan uçup gitti’
‘Âşık oldun desene’ dedi Fikri Bey.
‘İlk eşim olan Saadet Hanım’dan sonra âşık olacağımı hiç düşünmüyordum, ama onun bakışı var ya beni benden aldı götürdü’
‘Senin şu anki gözlerinde ışıltı, gerçekten de Filiz Hanıma âşık olduğunu fevkalade anlatıyor’
‘Birkaç gün daha yoğun bakım odasında kaldıktan sonra beni normal odaya aldılar. Normal odada tedavi görürken Filiz Hanım ve babası Emre Bey sık sık ziyaretime geldiler. Tedavim bitip hastaneden çıktıktan sonra Filiz Hanım’ı babasından istedim. İki ay sonra da düğünümüz oldu. Bu evlilikten de…’ dediği anda içeriye kızı Şifanur girdi.
‘Baba, yine nerelere kayboldun?’ dedi serzenişli bir ifadeyle ‘Yoksa yine Serkan abimin peşinde misin?’
‘Hangi gün peşinde değildim ki kızım’ dedi Üzeyir Bey.
‘Baba’ dedi Şifanur, babasına sarılarak ‘Umarım, bir gün abimle beraber böyle sarmaş dolaş oluruz’
‘İnşallah Kızım, inşallah’
Bölüm 10
‘Umarım o moruk adamla karşılaşmam’ dedi Serkan, bu sözü söyledikten sonra da içini huzursuzluk kaplamıştı. ‘Ah baba ah!’ dedi kendi kendine ‘Beni düşürdüğün duruma bak. Kan davası uğruna yaşlı kadını öldürdüm. O yetmezmiş gibi birde kızını öldürmemi istiyor. Bugüne kadar huzur bulamadım, bundan sonra da bulacağımı zannetmiyorum’ dedikten sonra da hastaneye vardı. Belindeki silahı göstermeden Ayşe’nin yattığı servise çıktı. Sağına soluna bakındıktan sonra da ‘İyi bari o yaşlı adam yok. Geçen sefer onun yüzünden işimi bitirememiştim’ dedikten sonra birkaç adım atmıştı ki bir kızla çarpıştı. Bu çarpmayla beraber az kalsın silahını yere düşürüyordu.
‘Önüne baksana be adam’ dedi kız.
‘Asıl sen bana çarptın, ben değil’ dedi Serkan, sinirle.
‘Senin lügatinde özür dileme diye bir şey yok mu?’ dedi kız.
‘Sen benim başımın belası mısın?’ dedi Serkan, elini kaldırarak.
‘İmdat! Yetişin bu adam beni öldürecek’ dedi kız, siner gibi yaparak.
‘Bağırma, ne bağırıyorsun’ dedi Serkan, sus işareti yaparak.
‘Yardım edecek kimse yok mu, bu adam beni öldürecek’ dedi kız, yerinde tepinerek.
‘Ne çıngar çıkartıyorsun’ dedi Serkan, kızın ağzını eliyle kapatmaya çalışarak.
‘Bırak beni bırak, bırakmazsan herkese rezil ederim seni’ dedi kız.
‘Sayende rezil oldum senden’ dedi Serkan, ardından kaçarcasına servisten çıktı.
Hastaneden çıktıktan sonra ‘Bu nasıl iş, önce yaşlı adam sonra da tiz sesli bir kız’ dedi kendi kendine. Daha sonra da Lokman’a telefon açarak durumu bildirdi.
Lokman küplere binmişti, son duyduğu sözden dolayı. Bundan önce de son sattığı malların geri geldiğini duymuştu. Malların neden geri geldiğini sorsa da her hangi bir neden söylememişlerdi, işte bu yüzden sinir üstüne sinir katlanmıştı.
‘Ne oldu, yine neye sinirlendin?’ dedi eşi Berna Hanım.
‘Ne olacak, sattığımız mallar yine geri gelmiş’ dedi, suratı asık bir şekilde.
‘Ah Lokman ah! Ben sana ne diyeyim’ dedi Berna Hanım, düşünceli bir şekilde ‘Sana kaç defa söyledim bu işlere girme diye, ama sen beni dinlemedin. Şimdi de yaptıklarının cezasını çekiyorsun. Üstelik seninle beraber bizde çekiyoruz’
‘Sus be kadın’ dedi Lokman, tükürürcesine ‘susmazsan ayaklarımın altına alıp çiğnerim seni’

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.