ALTI ÇİZİLİ kitap kapağı

14. bölüm / 23

ALTI ÇİZİLİ

ZİRVENİN ORTAKLARI

Vaveyla Yazarı: Aysunn ❄️

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 23Şu an: ZİRVENİN ORTAKLARI

Yıl 2022...
Lise son sınıftılar. Aylardan ocaktı. Ankara’nın o gri, kupkuru ayazından dışarıda yürürken bile insanların dişlerinin birbirine vurduğu o kış günlerinden biri yaşanıyordu. Sınıftaki gençler için mevsimlerin zaten pek bir önemi yoktu; tüm dünyaları sınav stresinden, soru bankalarının kalınlığından ve "Gelecekte ne olacağız?" düşüncesinden ibaretti.
Okulun o kalorifer kokan koridorlarında ise haftalardır tek bir geyik dönüyordu: Bu haftaki denemede kim birinci olacak? Efe mi, yoksa Aslı mı?
Büyük bir rekabet vardı aralarında. Ama arkadan iş çeviren cinsten değil; birbirlerinin sınırlarını zorlayan, her fırsatta birbirini delirten, o hırsı eğlenceye çeviren cinsten bir dostluk bağıydı bu. Şanslarına, o günkü büyük denemede isim sırasına göre yan yana düşmüşlerdi. Duvar kenarındaki sondan bir önceki sıradaydılar.
Sıraya oturdukları an Efe, insanı ister istemez güldüren yarım gülüşüyle Aslı’ya doğru dönmüştü. Siyah kapüşonlusunun kollarını dirseklerine kadar sıyırmış, kurşun kalemini parmaklarının arasında profesyonel bir kumarbaz gibi çeviriyordu.
"Aslı Hanım," demişti, optik formu masaya hafifçe vurarak hizalarken. "Görüyorum ki yine stresten tırnaklarını kemirme aşamasına gelmişsin. Sınavda yanımda öyle derin derin nefes alıp vererek dikkatimi dağıtma, ağlayacaksan da koridora çık lütfen."
Aslı, kaleminin arkasıyla Efe'nin omzunu sertçe dürterek cevap vermişti: "Sen kendine bak Efecan! Sorulara küfredip benim dikkatimi dağıtma asıl."
Efe, gözlerini Aslı'nın gözlerine dikip o tanıdık meydan okuyan bakışıyla mırıldanmıştı:
"Kopya çekmeye kalkma sakın."
"Kim kopya çekiyo ya pardon?"
"Ne bileyim hep ikincilik üçüncülük falan. Hani zirveden bakıyorum ya, işte ne bileyim aşağıya bakmaktan boynum ağrıdı."
"Tamamdır, zirveden uça uça arşa çık o zaman. Yüksele yüksele bi tarafın arşa değsi-"
"Şşş! Ayıp ama."
"Ha seninki ayıp değil yani? Üf ne yaparsan yap ya!"

Deneme sınavı başlamak üzereydi. Aslı kalemliğini sıranın ortasına koydu. Efe "Alanımı daralttın," diyerek kalemliği ittirdi. Aslı ise tam ortaya tekrar kalemliğini koydu ve Efe'ye ters bir bakış attı.
"Sus!"
"Peki."

Gözetmen hocanın "Sınav başlamıştır, başarılar," demesiyle herkes önündeki kitapçıklara gömüldü.
İlk bir saat her şey ritminde ilerliyordu. Aslı Türkçe ve Sosyal’i bitirmiş, Matematik testinin ortasına gelmişti. Şakaklarında baskıyı hissediyor, kalemi neredeyse kıracak gibi sıkıyordu. Efe ise her zamankinden farklı olarak daha ilk dakikalardan itibaren derin ve sık nefesler almaya başlamıştı.
O esnada, Aslı’nın parmaklarının arasından kayan o beyaz silgi sıraya çarptı, oradan önlerindeki çocuğun sandalyesine vurdu ve zıplaya zıplaya, ta dört sıra öndeki boşluğa kadar gitti. Aslı içinden "Şansa bak ya," diyerek kalemliğine baktı. Yedek silgisi yoktu. Kafasını milimetrik bir açıyla sola, Efe’ye doğru eğerek sesini sadece onun duyabileceği bir fısıltıya ayarladı.
"Efe… Silgim uçtu gitti ya. Seninkini ortak kullansak?"
Normalde Efe’nin bu fırsatı asla kaçırmaması gerekirdi. Kitapçığın üzerinden bakıp Aslı'yı sinir edecek, dikkatini dağıtmak için elinden geleni yapması lazımdı. Ama Efe’den ses çıkmadı. Aslı gözünün ucuyla ona baktığında, Efe'nin sağ elini alnına bastırmış olduğunu gördü. Kolu yüzünü kapattığı için ifadesini seçememişti.
"Efe?" diye fısıldadı Aslı tekrar.
Efe ona dönmedi. Sadece çok kısık, ruhsuz bir "Hm," sesi çıktı dudaklarından. Sağ elini alnından çekmeden, sol eliyle masanın üzerindeki silgiyi tamamen körleme bir hareketle Aslı’ya doğru itti. Aslı'nın içine tuhaf, buz gibi bir kurt düşse de "Belki de soruya odaklanmıştır. Dikkatini dağıtmayayım," diye düşünerek önüne döndü. Silgiyi alıp çözmeye devam etti ama zihninin bir köşesi o andan sonra hep sağ tarafındaki o ağır sessizliğe takılı kaldı.

Yarım saat sonra...
"Evet arkadaşlar, süre bitti. Kalemleri bırakın, kitapçıklar arkadan öne doğru gelsin."
Hocanın sesiyle Aslı derin bir "Of!" çekerek ayağa kalktı. Sırtı kas katı kesilmişti, bir an önce koridora çıkmak istiyordu. Duvar kenarında oturduğundan, Efe'den kalkmasını rica etmek için sağa döndü.
"Efe, çekilsene bi geçmem lazım."
Efe hareket etmedi. Başını kollarının arasına almış, sınav biter bitmez derin bir uykuya dalmış gibi sıraya gömülmüştü. Saçları darmadığındı.
Aslı sesini biraz yükseltti: "Efe? Hadi kalk hoca gitmeden vereyim şunu. Matematik neydi öyle ya."
Yine tık yoktu. Sınıftaki herkes ayağa kalkmış, gürültüyle sınavı tartışıyordu ama Efe’nin bu hareketsizliği o gürültünün ortasında çok yabancıydı. Aslı eğildi, elini Efe'nin omzuna koyup hafifçe sarstı: "Efe, sen iyi misin?"
İşte o an, kollarının arasından yana doğru kayan o cansız yüz ortaya çıktı. Efe’nin o her zamanki yüzünden eser kalmamıştı. Gözlerinin altı mor, dudakları kupkuru ve teni duvardaki kireç beyazına dönmüştü. Şakaklarından aşağı soğuk ter damlaları süzülüyordu.
"Efe!" diye bağırdı Aslı.
Bu seferki ses tonu saf bir korku ve panik barındırıyordu. Sınıftaki o hararetli sınav muhabbeti, o çığlıkla bıçak gibi kesildi. Aslı onu omzundan tutup kendine doğru çekmeye çalıştı ama Efe'nin dizlerinden güç çekilmiş gibiydi; bedeni Aslı'nın ellerinden kayıp geriye yığıldı. Başı arkaya düştü; gözleri yarı açık, sadece beyazları görünecek şekilde arkaya doğru gitti. Çocuk bilincini tamamen kaybetmişti.
"Hocam! Hocam koşun, Efe’ye bir şey oldu!" diye haykırdı Aslı, sesi koridorda yankılandı.
Gözetmen hoca ne yapacağını bilemeyerek sıraya doğru koştu. Sınıfın kapısı ardına kadar, duvara çarpacak şekilde hızla açıldı. Koridorun diğer ucundaki sınıflarda sınavı biten ve o çığlıkla neye uğradığını şaşıran Arda ve Burak içeri fırladı.
"Ne oluyor lan?" diye bağırdı Burak, nefes nefese. Fakat Efe’nin o halini gördüğü an, o her zamanki gevşek ve neşeli yüz ifadesi dehşetle kasıldı. "Efe! Oğlum!" diyerek sıraya doğru çullandı.
Arda hiçbir şey sormadan ileri atıldı. Efe’nin sıranın arkasına doğru düşen başını iki elinin arasına aldı. "Efe! Bak bana. Bak buradayız kardeşim, hadi aç gözünü," diyerek sarstı onu.
Aslı ne yapacağını bilemez bir halde, ellerini darmadağın olmuş saçlarının arasına geçirip geriye doğru çekilmişti. "Bayıldı... Bir anda gitti, kafasını bir kaldırdım böyleydi..." diye sayıklıyordu kendi kendine. Genç kızın parmakları zangır zangır titriyor, nefes almakta güçlük çekiyordu.
Burak, gözetmen hocaya döndü; ses tonu tüm sınıfı titretmişti: "Hocam ne duruyorsunuz, ambulans çağırın! Koşun, ambulans!"
Hoca panikle koridora fırlarken, sınıftaki diğer çocuklar da ne yapacaklarını bilemeden kapının ağzına birikmişti. Burak, Efe’nin önüne diz çöktü, elleriyle arkadaşının buz kesmiş yanaklarına hafifçe vurdu. "Efe, hadi aslanım, hadi kardeşim benim, bak buradayız. Korkutma lan bizi, şaka de oğlum, kalk hadi!" Burak'ın sesindeki o ağlamaklı tonu, oradaki herkes hayatında ilk kez duyuyordu.
Efe’nin kirpikleri hafifçe titredi. Gözleri tam açılmadı, sadece kirpiklerinin arasından o odaksız bakışı göründü. Dudakları aralandı ama nefesi o kadar dardı ki, ciğerlerine hava gitmiyordu sanki. Kupkuru dudaklarının arasından sadece bir fısıltı döküldü.
"İ-İrem..."
Burak başını daha da eğdi Efe’ye doğru. "Ne? Ne dedin Efe? Buradayız kardeşim, söyle."
"İrem’i..." dedi Efe, göğsü hızla kalkıp inerken. Gözleri tekrar kapandı kapanacaktı, bilinci tamamen gitmek üzereydi. "...çağırın...İlaç..."
"Tamam kanka, tamam çağırdık, yolda, geliyor!" diye bağırdı Arda koridora doğru kafasını çevirip. "İrem! İrem neredesin, koş lan!"
Kapıdaki kalabalığı yararak Gamze ve İrem içeri döküldü. Gamze, Efe’nin o sıradaki halini görür görmez kapının eşiğinde donakaldı. Adım atamadı. Ellerini ağzına kapattı, sadece "Efe..." diyebildi; dizlerinin bağı çözülmüş gibi kapının pervazına tutundu.
İrem ise... İrem, Efe’nin o halini gördüğü an ileri atıldı. Efe’nin yanına, beton zemine dizlerinin üzerine öyle bir çöktü ki, diz kemiğinin yere vurma sesi sınıfta yankılandı ama genç kız canının acısını hissetmedi bile.
"Efe! Efe buradayım!" dedi İrem.
Ellerini hemen montunun iç cebine attı. O her zaman, ne olur ne olmaz diye yanında taşıdığı, o küçük plastik ilaç kutusunu çıkardı. Kutuyu açarken elleri öyle titriyordu ki, o küçük, yuvarlak dil altı haplarından biri yere düşüp sıranın altına yuvarlandı. "Siktir, siktir!" diye bağırdı İrem. Diğer hapı hızla parmaklarının arasına aldı.
"Arda, başını kaldır! Burak, dik tutun Efe’yi, dilinin altına koymam lazım!"
Burak ve Arda hemen Efe’nin o ağırlaşmış bedenini yukarı doğru kaldırdılar. İrem hapı Efe’nin kupkuru dudaklarına yaklaştırdı. "Efe, hadi aç ağzını. Yutma sakın, sadece dilinin altına koyacağım, hadi..."
Ama Efe’nin kafası tamamen geriye düştü. Bilinci o saniyede tamamen kapanmıştı. Çenesi kasılmış, dişleri birbirine kenetlenmişti. İrem titreyen parmaklarıyla Efe'nin dudaklarını aralamaya çalıştı ama çocuk ağzını açamıyordu.
"Çenesi kilitlenmiş..." dedi İrem. Sesi kısıldı, o güçlü durmaya çalışan kızın içindeki bütün dünya o an yıkıldı. "Açamıyorum Burak... Dilinin altına koyamıyorum, tamamen gitti!"
İrem elindeki hapla kalakaldı. O an sınıftaki herkesin nefesi kesildi. Zaman durdu.
Dışarıdan ambulans sireni duyuldu.
Ses, okul koridorlarında yankılanarak sınıfa kadar ulaştı. Ambulans gelmişti. Merdivenlerden yukarı doğru koşan sağlıkçılar ve paramedikleri yönlendiren hocaların bağırışları sınıf kapısına kadar ulaştı. Ama oradaki gençler için o an, Efe’nin o sıradaki hareketsizliğiyle adeta dünyanın sonu gibiydi...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

278okunma 28beğeni 7yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18