ALTI ÇİZİLİ kitap kapağı

6. bölüm / 24

ALTI ÇİZİLİ

YAVAŞ YAVAŞ ALIŞIRKEN

Vaveyla Yazarı: Aysunn ❄️

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 24Şu an: YAVAŞ YAVAŞ ALIŞIRKEN

ASLI

Gözümü açtığımda burnuma temiz yağmur kokuları geliyordu. Pencereyi açıp odamı havalandırayım derken üç saat açık bırakmışım; uyuyakalmıştım.
Sabah erken saatlerde kalkıp odamı tamamen düzene koymuştum. Öğlen uykum geldiği için "yarım saat kestireyim" demiştim ama uyumuş kalmışım. Yatağımda doğruldum ve aynadaki yansımama baktım. Aslında bayağı dinlenmiş görünüyordum. Yüzüm beyazlamış, hatta parlamış gibiydi. Saçlarım dağılmıştı ama güzel bir dağınıklıktı bu. Sanki yüzümün rengi de yerine gelmişti.
Aynaya bakıp gülümsedim. Sonra pencereden gelen yağmur sesine odaklandım. En sevdiğim... Hava kapalı, yağmur yağıyor ama odaya giren rüzgâr soğuk değil, ılık. Ve o yağmur kokusu... Ay iyi ki açık unutmuşum pencereyi diye kendimle gurur duyacağım, şaka gibi.
Güzel bir kahve yapıp yağmuru izlemek istedim. Aşağı insem iyi olurdu. Bir kahve yapar, bir tane de kitap alır, penceremin önüne otururdum. Gerçekten o yağmuru izleyerek ve rahat bir kafayla sadece anı yaşamayı o kadar özlemiştim ki... Uzun zamandır bunu yapamıyordum. Sürekli zihnimdeki düşünceler susmuyordu çünkü. Geçmişi sorgulamalar, gelecek kaygısı, overthinking ve stres derken anı yaşamayı unutmuştum. Ama şimdi içimde bir umut vardı. Kahvemi alacaktım, kokusunu içime çekecektim ve düşündüğüm tek şey kahvenin tadının güzelliği ile yağmur sesinin verdiği sakinlik olacaktı. Bir de yoldan geçen insanları ve arabaları izlerdim belki. O zaman doğru mutfağa...
Bizimkiler ne yapıyordu acaba aşağıda? Ya da odalarındalar mıydı? Pek fazla ses de yoktu. Kapıdan çıktım, aşağı indim ve mutfağa geçerken salonda Burak ve Arda'nın sohbet ettiğini gördüm. Yani aslında sadece Burak konuşuyordu; Arda gözleri bayık bir şekilde, "Ya kanka tamam bitir artık," der gibi bakıyordu.
Mutfağa geçtiğimde kahve makinesinin yanında Efe'yi gördüm. O da mı yağmuru izlemek istemişti acaba? Saçları dağınık ama bakımlıydı. Üzerinde gri bir tişört vardı ama belli ki Burak'ın XXL tişörtüydü; çünkü üzerinde salaş ve yamuk duruyordu. O an gülesim geldi ama iyi görünüyordu. Neyse, kahve mi yapıyordu o? Önünde üç tane bardak vardı.
Beni mutfak kapısında görünce gülerek baktı:
— Aslı, bak zaten Arda da Burak da kahveyi bana kilitlediler. Neymiş efendim, en güzel kahveyi ben yapıyormuşum. Ben yapınca Burak kendini Paris'te latte içiyor sanıyormuş, öyle dedi. Tabii yersen... Gelip bir de sen 'Efecan, ben de kahve istiyorum,' deme sakın!
Sitem ediyor bir de... O an gerçekten gülesim geldi.
— Yok yok, ben yapacağım kahvemi, dedim gülerek. Uyuyakalmışım zaten, uykum açılsın, diyip yeni aldığım filtre kahveye uzandım.
— Uyandığın iyi oldu yoksa akşam Gamze zorla uyandırırdı seni. Yeni Kore dizisi bulmuş, onu hepimize zorla izletecek yine.
— Burak'ın bulduğu filmlere göre Gamze'nin Kore dizileri daha iyi en azından, dedim kahveden bir kaşık alırken.
Efe bardağa kahveleri doldururken sırıttı:
— En azından Amerikan filmlerinde macera aksiyon var, sizin gibi mıyış mıyış şeyler izlemiyoruz.
Hem haklı hem haksızdı aslında. Bakalım bugün Gamze hangi Koreliye aşık olacaktı?
Kahveleri hazırladıktan sonra Efe kupalardan birine bir iki saniye fazla baktı ve bana bakarak dedi ki:
— Burak'ın kahvesine çikolata tozu diye karabiber atsam, sonra da 'Fransız kahvesi böyle oluyor' diye yutturmaya çalışsam yer mi sence bunu?
Yüzünde hem ciddi hem de komik bir sinsilik vardı. Hiçbir şey diyemeden şaşkınlıkla yüzüne baktım.
— Ay uğraşma şu çocukla, zaten onun tişörtünü giymişsin, dedim gülerek.
— Evet, dolabından arakladım sayılır,
— Sebep? diye sordum.
Sinsi bir gülümsemeyle cevap verdi:
— Gıcıklık.
Kalakaldım. Bu çocuk... Yani... Hayır, şimdi dışarıda "Lucien" adının hakkını verip cool cool davranıyorken, grup içinde bu hale nasıl geliyor anlamıyorum. Türkçe dışında üç tane dil bilip hem de tıp okuyordu; hocalarla bile sınıfta sakin bir ses tonuyla felsefe konuşuyordu. Üstelik harika giyinirdi. Sarı saçları dağınık ama bakımlı olurdu; tarzı tamamen vintage'dı. Zaten beyaz tenli, yeşil gözlü ve uzun boyluydu. Dışarıdan gören biri onu Fransız filmindeki başrol sanırdı. Hatta Gamze ona ara sıra Adrien Agreste veya Loid Forger falan derdi ama haklıydı bence, tipi ve davranışları çok benziyordu. Dışarıda böyleydi ama evde Burak'ın XXL tişörtünü giyip kahvesine karabiber atma derdindeydi.
Hâlâ şaşkınlıkla ona bakıyordum. Karabiber fikrine "Bence iyi fikirdi ama neyse," diyerek kahveleri salona götürdü. "Hey Allah'ım," diyerek kahve makinesini çalıştırdım.
Tam o sırada kapı çaldı. Kim gelmişti ki? Kapıyı açtığımda bir kurye vardı; elinde küçük bir kutuyla "Efe Yalçın," dedi. Ne sipariş etmişti acaba? "Efe!" diye seslenmeme gerek kalmadan salondan geldiğini gördüm. Yüzünde sevdiği bir şeye kavuşacakmış gibi bir ifadeyle, "Şey, kargom geldi de," diyerek kapıya geldi, kutuyu aldı ve kuryeye teşekkür etti. Kutuda "Cilt Bakımı" bilmem ne yazıyordu. Yine şaşkınlıkla baktım yüzüne. Fark etmiş olacak ki gülerek "Sen kahveni unutma," dedi bana; sanki merak ettiğimi anlamış gibi.
Ne aldığını merak etmiştim aslında:
— Ben de bakabilir miyim Efecan?
Efe gülerek arkasına baktı, "Gelebilirsin," der gibi. Mutfağa gidip kahve makinesini kapattım ve merdivenlerden çıktım. Efe'nin artık genlerinden miydi yoksa nasıl başarıyordu bilmiyorum ama gördüğüm en kusursuz yüze sahipti; beyaz ve pürüzsüz. Ben cilt bakımı yapsam bile "Süreyya Hanım'ın Muhteşem Değişimi" oluyordu.
Efe odasına girdiğinde kapısını açık bırakmıştı. Kapıdan içeri usulca girdim. Bir yandan Efe'ye bir yandan odasına baktım. Gri, lacivert ve beyaz tonlarındaydı. Düzenli bir odası vardı; köşeye çalışma masasını koymuş, kitapları düzenli bir şekilde yerleştirmişti. Çalışma masasının yan tarafında anatomi posteri vardı ve baya estetik duruyordu. Fransızca kitaplar bir rafta, Türkçe kitaplar bir rafta... Sonra duvarda film afişlerini gördüm; "Midnight in Paris" afişi dikkatimi çekmişti çünkü onu izlemiştim. Ve galiba izlediğim en güzel filmlerdendi.
Derken Efe kutuyu özenle açmaya başladı. Üzerinde Korece bir şeyler yazan şık ürünleri masasına koydu. Bir tane sandalyeyi aldım ve yanına oturdum. Efe her bir ürünü anlatmaya başladı:
— Bak bu essence var ya... Cildi cam gibi yapıyor.
Sanki her ürün evladıymış gibi davranıyordu:
— Cildime yatırım yaptım Aslı. Geleceğime yatırım. Ve hayır bu bir sponsorluk değil ama keşke olsa.
Ben başımı yana eğerek onu izliyordum. Sonra yüz temizleme jeli ya da benim öyle zannettiğim bir ürünü elime aldım kokusuna bakmak için. Efe sanki önemli bir şeyi açıklıyormuş gibi elimdekini gösterdi:
— Bak şimdi... Bu low pH cleansing gel. Sabahları uyanınca kullanılır, cildi yormaz. Bu da essence, nem manyağı yapıyor insanı. Bu bebek de sleeping mask; bunu sürüp uyuyorsun, sabah aynada kendini görünce 'Sen kimsin ya?' diyorsun.
O an hem güldüm hem de cidden Efe'nin kendine ne kadar iyi baktığını fark ettim. Öyle olmalıydı insan ya; resmen terapi gibi geliyordu bence kendine bakım yapmak. Efe en son kutudan bir şey daha çıkardı; saç bandanası tarzı bir şeydi. Muhtemelen yüzünü yıkarken saçını ıslatmasın diye... Ve düşünün ki bugüne kadar ben bile hiç saç bandanası kullanmamıştım! Bu çocuk gerçekten kendini seviyor. Her şeye rağmen hem hayatını hem de kendini...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

319okunma 38beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18