ALTI ÇİZİLİ kitap kapağı

8. bölüm / 24

ALTI ÇİZİLİ

RİCA EDİYORUM SUS!

Vaveyla Yazarı: Aysunn ❄️

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 24Şu an: RİCA EDİYORUM SUS!

ASLI

Gülmekten ölüyorum galiba. Yani gerçekten, şu an biri karşıma geçip “Son arzun ne?” diye sorsa, hiç düşünmeden “Bir daha Burak’ı şu halde görmek,” derim.
Elimdeki çay bardağı titriyor, bir yudum bile içemiyorum. Çünkü her kafamı kaldırdığımda o sahne gözümün önüne geliyor ve ben tekrar patlıyorum. Burak tam karşımda, tostunu kemiriyor. Ama öyle böyle bir kemirmek değil; sanki tost değil, tabağındaki intikamı yiyor. Gözleri kısık, kaşları çatık... Bir kez daha gülersem beni tost makinesine basacakmış gibi bakıyor.
Gamze mutfak tezgahına dönmüş ama omuzları sarsılıyor. İrem çayını karıştırıyor ama kaşığı hep aynı noktada dönüyor; belli ki o da kendini kaybetmiş durumda. Arda ise zaten ruhen yok, sadece bir kahkaha sesi olarak masada yankılanıyor. Burak bir anda kafasını kaldırdı ve o tarihi cümleyi kurdu:
— Hepinizle tanıştığım güne lanet olsun!
Bu cümleyle birlikte yine koptum. “Ya sus ama yaa—” dedim ama devam edemedim. Nefesim kesildi. Burak parmağını bana doğru uzatarak isyan etti:
— Bak hâlâ gülüyor! Bak ya!
— Tamam tamam sustum… ciddiyim… bak sustum, dedim ve masaya kapandım. İki saniye sürdü. Arda bana baktı, ben Arda’ya. Gamze hafifçe “pff” diye bir ses çıkarınca baraj kapakları yine açıldı. Tekrar patladık. Arda tam “Kanka—” diyecekken, Burak lafı ağzına tıktı:
— SUS LAN!
Mutfakta bir anlık ölüm sessizliği oldu. Sonra Burak iki elini masaya vurdu: — HERKES BİR KERE KORKAR TAMAM MI?! Ne var bunda?!
İrem, her zamanki soğukkanlılığıyla sordu:
— Bir kere mi?
Gamze omuzları titreyerek kafasını eğdi. Ben ise artık masanın altındaydım. O sırada kapıdan biri girdi: Efe. Saçları darmadağın, gözleri yarı kapalı, elinde kahvesiyle… Sanki bu evde yaşanmakta olan o büyük travmadan tamamen habersiz bir adam gibi süzüldü içeriye:
— Noluyor ya… Sabah sabah niye herkes bu kadar mutlu?
Sesi sabah pürüzüyle doluydu.
Burak kollarını kavuşturdu. Bir kurban daha gelmişti.
— Güneşli hava etkisi kanka, dedi İrem.
Efe pencereye baktı:
— Hava da güzelmiş ha…
Gamze daha fazla dayanamadı ve çaktırmadan gözleriyle Burak'ı işaret etti:
— Güneşli ama bazıları için karanlık olabilir tabii...
Efe kaşlarını çatıp yavaşça Burak’a döndü:
— Noldu lan?
Burak dudaklarını sıkarken Gamze bombayı bıraktı:
— Dün gece Burak–
— SUS!
Burak bağırmıştı, ama çok geçti. Bayrağı ben devraldım:
— Burak dün gece odasında uyuyamamış… Önce Arda’nın odasına, sonra da senin odaya gitmiş. Hatta ben gördüm kanka. Gölge falan değil, yüz kiloluk bir rüzgar gibi geçti yanımdan!
Burak, “YUH ASLI!” diye kükrerken, Efe elindeki kahveyi yavaşça tezgaha bıraktı. Dudaklarını içe doğru bastırıyordu. Gülmemek için büyük bir mücadele veriyordu ama o da gidiciydi:
— Bir dakika... Ben doğru mu anladım? Bu dev… benim yanımda mı uyudu?
Burak yönünü başka yere çevirip çayından bir yudum aldı:
— Yanında değil… yakınında.
Efe bir anda patladı:
— Ne fark eder lan!
Kafasını arkaya atıp kahkahayı bastı:
— Ha, dünkü korku filminden sonra gelen o tırsma hali!
Arda elini kaldırdı:
— Ben gönderdim. Korkudan zangır zangır titriyordu.
Masada kahkahalar havada uçuşurken Burak dişlerini sıktı, gözlerini kısarak Efe'ye baktı:
— Hee… gül sen.
Efe’nin omuzları hâlâ sarsılıyordu. Tam tabağından bir parça peyniri ağzına atacakken, Burak bombanın pimini çekti:
— Sen de uykunda sayıklıyorsun kanka. Birilerinin adını sayıklayarak hem de… O neydi canısı öyle?
Efe’nin ağzındaki peynir kalakaldı. Çiğnemeyi unuttu. O an mutfaktaki o gürültülü neşe, yerini keskin bir sessizliğe bıraktı. Ben kaşığımla çikolata kremasını ekmeğin üstüne yayarken kaşlarımı kaldırdım.
— Oha… Efe, sen uykunda mı sayıklıyorsun ya?
Sesim gayet normaldi ama bir iki saniye kimse gülmedi. Başımı kaldırdım. Herkes Efe’ye bakıyordu. Ben de baktım. Efe’nin eli… hafif titriyordu. Kahvesini kaldırdı, son yudumu aldı. Boğazından zor geçti resmen. Ne yaşanıyordu şu an ya?
Gözleri bir anlığına Burak’a kaydı. Burak da ona bakıyordu. Ama öyle düz bir bakış değil. Hani “ben bir şey biliyorum” bakışı vardır ya… Aynen o. Sonra Burak bir anda omuz silkti, sanki hiçbir şey olmamış gibi konuştu:
— Fırıncıyla lan. Ahmet abiyle kavga ediyordun rüyanda. ‘Baguette’i öyle tutma’ falan diyordun.
Tostundan bir ısırık aldı ve devam etti:
— Ben de dedim bu ne ya… Adam rüyasında Fransız ihtilali başlatıyor.
Gamze direkt koptu:
— HAHAHAHA OĞLUM CİDDİ Mİ BU?
Arda masaya vurdu:
— LAN BU NE SEVİYE YA HAHAHAHA!
İrem bile gülmemeye çalışıp başını çevirdi. Ben de kahkaha attım:
— Manyak yaa. Normal insan "Bir ekmek alabilir miyim?" der, sen "baguette’i düzgün tut" diyorsun.
Efe zorla gülümsedi:
— Saçmalamayın ya...
Sesi normaldi ama fazla kontrollüydü. Tam olanları dinlerken çikolata kremasını fazla kaçırmıştım ve ekmekten taşıyordu. “Ya bir saniye…” dedim kendi kendime:
— Bu niye bu kadar akıyor ya?
Gamze bana baktı:
— Çünkü yarım kavanoz sürdün aşkım.
— Abartma ya... En fazla üç kaşık, dedim ciddiyetle.
Efe, üzerindeki o tuhaf gerginliği atmak istercesine sandalyesinde dikleşti:
— Üç kaşık mı? Aslı, o ekmeğin üzerinde şu an yeni bir tektonik tabaka oluşturdun, farkında mısın?
— Sanat yapıyorum şurada, lütfen vizyonuna sahip çık Lucien Efecan, dedim, ekmeğimden devasa bir ısırık alarak. Ağzım çikolata doluyken konuşmaya çalışınca Burak yine yüzünü ekşitti:
— İğrençsiniz ya, gerçekten. Biriniz rüyasında fırıncı tokatlar, biriniz kahvaltıda şeker komasına girer...
Masadaki o gergin hava dağılmış, yerini bildiğimiz "sabah kaosu"na bırakmıştı. Efe’nin az önceki o bembeyaz yüzünden eser kalmamıştı. Sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.
Tam o sırada Burak’ın bakışları dondu. Tostunu yavaşça tabağa bıraktı, gözlerini kısıp Efe’nin göğsündeki Star Wars logosuna odaklandı. Mutfaktaki hava bir anda fırtına öncesi sessizliğe büründü.
— Aferin kanka aferin, dedi Burak.
Sesi her an patlayacak bir yanardağ gibi derinden geliyordu:
— Bir yırtmadığın kaldı şu tişörtümü...
Efe, hiçbir şeyden habersizmiş gibi kaşlarını kaldırdı.
— Hangi tişört ya?
Burak, her kelimenin üzerine bastıra bastıra tekrar etti:
— ÜSTÜNDEKİ!
Efe hafiften gülerek tişörte baktı. Tam o an ikisi de aynı şeyi gördü: Star Wars logosunun tam ortasında, galaksiler arası bir facia gibi duran parlak kırmızı bir ketçap lekesi. Burak sinirden dudaklarını ısırmaya başlarken, Efe son derece sakindi. Rahat, hatta profesyonel bir oyuncu gibi arkasına yaslandı:
— Kanka sen bunu bana hediye etmemiş miydin yaa?
Sesinde yapay bir masumluk vardı. Valla Burak'ın yerinde olsam kızardım ben. Sen git habersizce dolaptan tişört arakla. Olacak şey mi ya? Burak da gürledi zaten:
— Kanka kim dedi sana hediye tişört verdiğimi?
Efe omuz silkti:
— Ama ben öyle hissettim. Umut vermiştin bana.
Burak sandalyeden fırlayacak gibi oldu:
— Nasıl olmuş o?
— Gözler kalbin aynasıdır kanka...
Gayet pişkin bir tavırla bakıyordu bir de! Burak masadan kalkmaya yeltenince Efe çevik bir hareketle mutfak kapısına doğru süzüldü:
— Ben o an bana hediye etmek istediğini hissettim.
— Hissine başlatma şimdi! Gel buraya, çıkar o tişörtü!
Burak, Efe’nin peşinden koridora fırlarken biz yine kahkahalara boğulmuştuk. Masadaki çikolata savaşları bitmiş, yerini her zamanki ev kovalamacalarına bırakmıştı. Pazartesi günü okul başlayacaktı, stres kapıdaydı ama şu an bu mutfakta, bu saçma kavgaların arasında her şey olması gerektiği gibiydi.
Huzurlu... ve biraz çikolata kokulu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

304okunma 32beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18