Zorbam kitap kapağı

18. bölüm / 23

Zorbam

18. Bölüm: Başa Sar

Vaveyla Yazarı: Nisalie <3

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 23Şu an: 18. Bölüm: Başa Sar

Dil belasını hiç duydunuz mu?
Keşke dersin.
Keşke böyle olsaydı.
Daha sonra…
Gerçekleşir.
Tekrar keşke dersin
Ama bu sefer farklı.
Keşke demeseydim.
Dil belası budur.
Ettiğin beddua gerçekleşir ama seni bulur.
Canından can götürür.
Benim hayatım keşkelerle ve pişmanlıklarla dolu.
Son zamanlarda gözlerimi yeni bir güne açınca ilk yaptığım şey ağlamak.
Gün içerisinde yaptığım şey ağlamak.
Her gece gözlerimi kapamadan önce yaptığım tek şey ağlamak.
Şansıma, hayatıma, yalnızlığıma ağlıyorum.
Çünkü öyle şeyler oldu, öyle şeyler yaşandı ki kimsede psikoloji diye bir şey kalmadı.
Ben Deniz Soysal.
Dalgalı bir deniz gibi, asla dinginleşmem.
Aldığım her darbede daha da sağlam basarım yere.
Omuzlarımı düşüremem, gerçekleri söyleyemem, acıyı dışımda yaşayamam.
Böyle bir lüksüm yok.
Hayatın acımasızlıklarına karşı aklımı yitirmek istemiyorsam güçlü durmalıyım.
Omuzlarım her zaman dik durmalı.
Gerçekler her zaman gizli kalmalı.
Acım içimde kalmalı.
Yüzümde her zaman maske olmalı.
Bazı şeyler için her şeyi göze aldım.
Bu yüzden güçlü durmalıyım.
Ben böyle yapmazsam her şey çok daha kötü olur.
Bilmediğiniz çok şey var.
Ama öğreneceksiniz.

Okul koridorunda dolapların orada Asena ile birlikte gülüşerek resim defterlerimizi ve malzemelerimizi alıyorduk.
Bugün ilk ders resimdi.
Asena da benim gibi resime düşkündü.
Dövme ve kına tarzı şeyler çizmeyi seviyordu ama benim gibi karakalem de yapıyordu.
Dolabın kapağını kapatınca koridorda gördüğüm kişiyle defteri elimden düşürdüm.
Demir…
Aylar sonra görmüştüm onu.
Değişmiş miydi?
Görünüş olarak hayır.
Ama ruh olarak kesinlikle kendini baştan yaratmıştı.
Asena’ya baktım.
O da bana baktı.
“Deniz…” cümlesini devam ettiremedi.
Tekrar Demir’e döndüm.
Tüm ekip yanındaydı. Gülüşüyorlardı.
Ben yoktum.
Bir an üzerindeki bakışları hissetmiş gibi bana döndü.
Göz göze geldik.
Az önce gülen ifadesi dondu.
Gülümsemesi soldu.
Nefretle, öfkeyle, en önemlisi de acımazlıkla baktı bana.
“Asena… gidelim buradan.”
Merdivenlere doğru yönelip aşağı kata indik.
Resim atölyesine girdiğimiz an kapıyı arkamdan kapatıp sırtımı yasladım.
Asena üzgün bir ifadeyle bana baktı. “Bugünün geleceğini ikimiz de biliyorduk.”
“Ama…” gözümden bir damla yaş düştü. “Ama son gördüğüm halinden sonra…”
“DENİZ!”
Sesi kulaklarımda yankılanınca gözlerimi yumup sessizce ağlamaya başladım. Asena yanıma gelip sımsıkı sarıldı. Bende ona sımsıkı sarıldım.
“Yapamam Asena… Nolur bir fikir ver bana ya…”
“Sakin ol. Sana verebileceğim tek fikir bu. Panik yaparsan daha beter batırırız.”
“Herkesin gözünde iki kötü insan olucaz… Bizden nefret edecekler…”
Umursamazca omuz silkip kollarını göğsünde birleştirerek ağırlığını tek ayağına verdi. “Öyle değil miyiz zaten? İnsanlar bizi iki şıllık olarak görüyor.” Göz devirdi. “Çokta sikimdeydi…”
Asena’yı seviyordum.
Ama ağzı çok bozuktu.
Onun yanında dura dura rolüme daha iyi çalışıyordum.
Kendisi maske takma konusunda profesyoneldi.
“Sana kaç defa dedim benim yanımda küfür etme diye!”
Güldü. “Konunun dağılmasını sağladı mı? Sağladı. Gerisini boşver şekerim. Hadi yerlerimize geçelim. Birazdan diğerleri gelir.”
Onun yanında istesemde negatif enerji saçamıyordum.
Masalardan birine oturduk.
“Hadi resim tamamlama yapalım. İlk sen başla.” Dedim heyecanla.
“Okey!” Dedi Asena sırıtarak.
Başlamadan önce ikimizin de sevdiği bir playlisti açıp bir kulaklık onda bir kulaklık bende şarkı dinlemeye başladık.
Defterini açıp bir insan portresinin taslağını çizdi. Yapısına bakılırsa bir erkek çizmişti.
Kağıdı bana verdiğinde önce tişört çizdim. Daha sonra da kıvırcık saçlar.
En son Asena eline alıp yüz hatlarını çizdi. Ortaya çıkan kişiyi görünce defterimi iki elimle tutup Asena’nın kafasına geçirdim.
“Beni kandırdın kızıl şeytan!” Dedim alaycı bir sinirle.
Kahkaha attı. “Kırdın kafamı Deniz Kızı!”
Evet, Demir’i çizmişti.
O yüzden Deniz Kızı demişti.
Bir anda sınıfa öğrenciler dolmaya başlayınca gülerek sayfayı çevirmişti.
Fakat bir kişinin gözüne takılmıştı
Eda.
Umursamadık.
Kulaklıkta yeni çalan şarkıyı duyunca ister istemez gözlerim doldu.
Başa sar…
Asena bana baktı. Defterini alıp Demir’i çizdiği resmi açtım. Kulağımda şarkının sözleri çalarken resmine uzun uzun baktım.
“Çok zor, bi’ de bana sor”
“Başladığı gibi bak yaklaşıyo’ son”
“Rüyalarını bi’ kenara koy”
“Uyandığında çünkü hiç dönüşü yok”
“Kapıldım olur olmaz düşüncelere”
“Belki zaman zaman bahanelere”
“Teker teker, çareler tükendi birer birer”
“Durdum dedim, ‘Daha nereye?’”
“Ama başa sar çünkü”
“Elimdekiler kalmadı düştü”
“Bir anda tersine döndü”
“Gerçeği gördüm, hayalime küstüm”
Gözümden bir damla yaş düşüp çizimin boş olan beyaz kısmına damladı.
Asena omzumu tutup beni kendine çekerek sarıldı.
“Geçecek…”
“Geçmeyecek…”
“Söz veriyorum Denom… geçecek. Şimdi kendini toparlaman kazım çünkü birazdan seninkiler içeri girecek.”
“Onlar artık benimkiler değil… Hepsi benden nefret ediyor…”
“Nedenini bilmiyorum ama… Senin onlara yaşattıklarından sonra kim olsa aynı tepkiyi verirdi. Yanlış anlama ben her zaman senin yanındayım ama gerçek arkadaşlar her şeyi pohpohlayan değil, doğruyu da yanlışı da söyleyen, yol gösterendir.”
“Biliyorum. O yüzden iyi ki eskiden sandığım gibi biri değilmişsin. Yoksa ciddi anlamda yalnız kalırdım.”
Bir anda yanımıza Ahmet oturdu. “Napıyorsun kuzi? Napıyorsun aşkım?”
Asena bakışlarını hızla Ahmet’e çevirdi. “Sana ne lan yarram?” Dedi cümlenin sonunu bastırarak. “Bak sırf Deniz’in hatrına ağzını burnunu dağıtmıyorum, sana katlanıyorum diye böyle samimi samimi davranma çakarım şamarı ağzının üstüne! Bas git len gözüm görmesin seni!”
“Tamam kuzen be… Deniz’im çıkışta birlikte bir şeyler yaparız değil mi?”
Ben ağzımı yeni açarken Asena cevap verdi. “Hayır! Bizim planlarımız var ikimiz takılıcaz.”
Aslında plan yapmamıştık.
“İyi peki. Başka zamana artık güzellik.” Diyip yanağımdan öperek gitti.
“Bu neydi şimdi?” Dedim Asena’ya bakarak. “Neden izin vermedin gitmeme?”
“İstemiyorum çünkü. Bugün onsuz bir şeyler yap.”
“Peki…” dedim garipseyerek.
“Biz en son resim tamamlama oynuyorduk ya! Hadi onu devam ettirelim!”
“Tamamdır!”
Bir yandan şarkı dinleyerek resim çizerken bir yandan da çizdiğimiz komik çizime bakıp kıkırdıyorduk.
“Ooo Allah muhabbetinizi arttırsın kızlar!” Kutay’dı bu.
Her şeye rağmen yanımda olan can dostum.
“Napıyorsun Kuti?” Dedim gülümseyerek.
Asena da gülümsedi. “Naber Kuti?”
Karşımızdaki sandalyeyi çekip oturdu. “İyidir. Size bomba gibi bir haber vermeye geldim! Ezgi’yle sevgiliyiz.”
Sevinçle çığlık attım. “Ne!?” Herkes bize dönünce elimi ağzıma götürdüm. “Nasıl ya? Bildiğin sevgili mi oldunuz?”
“He valla.” Dedi sırıtarak.
Ayağa kalkıp sımsıkı sarıldım. “Aslanım be! Sonunda ettin şu çıkma teklifini oğlum! Turşunu kuracaktık az daha bekar kalsaydın.”
“Abartma be Denoş. Ettim bir şekilde.”
Sarılmayı bırakmadan sırtını sıvazladım. “Her ayrıntısını istiyorum! Tüm detaylarıyla anlatıcaksı-“
Masaların birinde oturan ekibin bize baktığını görünce elektrik çarpmış gibi hemen geri çekildim.
Demir ve Ezgi haklı olarak garip bakıyorlardı.
“Neyse Kuti. Sen sizinkilerin yanına git. Ama bu akşam üçümüz bizim evdeyiz tamam mı?”
“Denoşum… Çok gelmek isterdim ama günler öncesinden Leyla’lara söz verdim. Pijama partisi yapıcaz.”
Yüzüme sahte bir tebessüm yerleştirdim. “Sıkıntı değil. Başka zamana artık. Hadi bays.”
Yerime oturdum.
Asena kolumu dürttü. “Bir moralin bozuldu sanki?”
“Sen olsan seninkide bozulmaz mıydı?”
Önüne dönüp dilini damağına vurdu. “Cık! Daha zor şeyler yaşadım.”
“Aşkım bak ne zaman sorsam anlatmıyorsun şu konuyu. Lütfen azıcık anlat ya. Kerpetenle alıcam ağzından lafı!”
Güldü. “Kerpetenle bile alamazsın canım!”
Anlatmıyordu.
Geçmişinde büyük bir olay yaşamıştı ama bana söyleyemiyordu.
…..
Resim dersi bitmişti. Defterleri dolaplarımıza koyup sınıfa geçtik.
İki aydır Asena’nın yanında oturuyordum. Eda ile yer değiştirmiştim.
O, eskiden Demir’le benim oturduğum cam kenarındaki arka sırada tek başına oturuyordu. Tek başına oturmasının sebebi Demir’in okula gelmemesiydi.
Ben ve Asena ise o sıranın hizasındaki duvar kenarı en arka sıradaydık.
“Asenkuş! Çıkışta dondurma yemeye gidelim mi?”
“Kış geliyor Deno ne dondurması?”
Abartılı bir ifadeyle kolunu sarsmaya başladım. “Benim içim yanıyor içim! Dondurma istiyorum!”
“Merak etmeyin kızlar, içinizi ben soğuturum.”
Eda’nın sinsi sesini duyunca ikimizin de bakışları değişti. Aynı anda sıramızdan kalktık.
Asena kollarını göğsünde birleştirdi. “Ne söyleyeceksen söyle sonra kaybol.”
Alışmıştık artık.
Eda’nın zorbalıklarına da, Ondan daha kötü biri gibi davranmaya da.
“Söyleyeceğim değil ama göstereceğim çok şey var.” Elindeki defteri kaldırırken arkasında duran iki yalaka sırıtmakla meşguldü.
Bir saniye…
Asena’nın çizim defteri miydi o?
Asena küçümser bir ifade ile sırıttı. “Çizim yeteneğimi eleştirerek beni küçük duruma mı düşüreceksin?”
“Hayır tabikide tatlım. Aksine çok güzel çizmişsin. Baya bir detaylı…” derken defterin sayfalarını çeviriyordu. “Özelliklede sevgilimi tüm detaylarıyla çizmişsin bakıyorum da.”
Kaşlarımı çattım. “Senin sevgilin mi var be? Ne boş boş konuşuyorsun?”
Eda gülümsedi. “Aaa… Deniz bilmiyor mu yoksa? Hem benim sevgilim olduğunu bilmiyor, hemde senin sevgilime aşık olduğunu… Sizin nasıl aranızın bozulmadığını şimdi anladım! Arkanızdan çevirdiğiniz dolapları birbirinize söylemiyorsunuz. E gerçekler açığa çıksın o zaman…”
Asena ileri atıldı. “Ver şu defteri sarı çiyan!”
Eda defteri yukarı kaldırdı. “Nope! Herkes duysun! Bu kız, benim sevgilime aşık! Resimlerini çiziyor!”
İleri atıldım. “Ne diyorsun sen be? Düzgün konuş! Sana kim bakar ki? Daha doğrusu Asena senin baktığın birine bakar mı ki? Kendini kiminle kıyaslandığına dikkat et benim arkadaşımdan bahsediyorsun!”
Herkes çoktan başımıza toplanmıştı. Asena aşırı paniklemişti. Ama onu tanıyordum, sevgilisi olan birine his besleyecek biri asla değildi.
Korktuğu başka bir şey vardı.
Etrafımıza toplanan sınıftakilerden biri bize iğrenerek baktı. “Neler oluyor Eda? Bu iki varoş yine ne yaptı?”
“Varoş senin babandır be! Sen kime ne diyorsun yalaka!” Diye bağırdım.
Ezgi ve Leyla anlamaz bakışlarla bir Asena’yla bana, bir de cehennem meleklerine bakıyordu.
Aras ve Demir de kaşlarını çatmış ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
Kutay ise bir şey biliyor gibiydi. Dudağını ısırarak telaşla olacakları bekliyordu.
Eda’nın defterden bir sayfayı açıp havaya kaldırmasıyla nefesim kesildi.
Zaman benim için tamamen durdu.
Bu…
Bu Asena’yla az önce çizdiğimiz resimdi.
Demir’in resmi.
Yutkundum.
Hiçbir şeyi belli etmemeye çalışıyordum ama çok belli ediyordum.
Kalbimde büyüyen bu acı da neydi?
Derin nefesler alarak kendime gelmeye çalıştım.
Belli etmemeliydim.
“Herkes görsün! Bu kız, benim sevgilime aşık! Kızıl şeytan! Teoman sana bakar mı be?”
Onun adı Teoman değil.
“O-o resmi beraber çizdik biz. Kendi kafanda kurup durma.” Dedim soğukkanlılığımı korumaya çalışarak.
Asena dahil herkes bana bakıyordu şimdi.
Son olaylardan sonra Demir’i hangi cesaretle çizdiğimi sorguluyorlardı.
Asena ‘ne yaptın sen’ der gibi bir bakış attı.
“Hee… ikiniz birlikte çizdiniz yani. Buna kimse inanmaz Denizcik. Şu anda arkadaşını korumak için yalan söylüyorsun.”
“Sana yalan borcum mu var be yelloz! İkimiz birlikte çizdik işte! Saçma sapan anlamlar çıkarma kimse senin sevgilinin peşinde falan değil! Taş düşsün onun peşine!”
Ezgi, Leyla ve Aras’ın kaşlarını çattığını gördüm.
Hem suçlu hem güçlü diye geçiriyorlardır içinden.
“Kabul ediyorsun yani. Hadi bu orospuyu anladım… sende mi Teoman’a aşıksın? O yüzden mi arkadaşlığınız bozulmadı? Arkadaşı ne ki kendisi ne olsun... Senin mahvettiğin birini ben topladım! İkinizin de ondan hoşlanma gibi bir hakkı yok! Sevgilisi olan birini sevecek kadar aşağılıksınız!”
Bendeki tüm şalterler koptu.
Asena’ya baktım.
Gözleri dolmuştu.
İlk defa üzgün görüyordum onu.
O kız ikimize de yollu demişti.
Dolan gözlerine rağmen kararlı bakışlarla onaylar anlamda gözlerini yumup açtı.
Tekrar önüme baktım.
Hiçkimseyi görmüyordum.
Sadece Eda’yı.
Bilerek yapmıştı.
Canımı yakmak için Demir’i kullanıyordu.
Gözüm tamamen karardı. Çevik adımlarla ileri atılıp sarı saçlarından tuttuğum gibi yere yatırıp üzerine çıktım.
“SENİ ÖLDÜRÜRÜM LAN DUYUYOR MUSUN BENİ! SEN KİM KÖPEK ASENA’YA LAF EDİYORSUN!”
“Bırak saçımı bırak!”
Göz ucuyla Melis ve Gizem’in bana doğru geldiğini gördüm.
Asena sırıtarak yumruk yaptığı ellerini büküp göğüs hızasına getirdi. Dövüş pozisyonu alıp dudağının sağ kenarını kıvırdı. “Denemeyin bile. Canına susayan varsa buyurun önden!”
Bu kızın saçını yolmak bana yetmiyordu. 12 yılın kininin de etkisiyle saçlarını elime dolayıp kafasını sert zemine vurmaya başladım.
Gözüm hiçbir şey görmüyordu.
Kontrolümü kaybetmiştim.
“GEBERTİRİM SENİ! DUYDUN MU GEBERTİRİM SENİ! SENİ DE YALAKALARINI DA TEK TEK SİKİCEM BEKLE SEN! HAYATIMI KARARTTIN BENİM DAHA NE İSTİYORSUN? HER ŞEYİMİ ELİMDEN ALDIN DAHA NE İSTİYORSUN SÖYLE!”
Birinin belimden tutup beni havaya kaldırmasıyla çırpındım.
“BIRAK! BIRAKIN BENİ ÖLDÜRÜCEM ONU!”
“Durmazsan o da olacak zaten!”
Kulağıma dolan sesle dondum.
Demir tutmuştu beni.
Ayaklarımı yere basıp kaşlarımı çatarak ona döndüm.
O da aynı çatık kaşlarla bana bakıyordu.
“İşime karışma!”
“İşine falan karıştığım yok zaten ama sevgilimi dövmene izin vermem!”
Sevgilimi…
Dile kolay kalbe zor gelen kelime.
Arkamı dönüp son kez Eda’ya baktım.
Melis ve Gizem’den tutunarak ayağa kalkıyordu.
O an ne yaptığımı farkettim.
Yüzünden akan kanlara bakılırsa az daha onu öldürüyordum.
Öfkeme hakim olamayıp katil olacaktım…
Yutkundum. “Asena… Gidelim buradan.”
Asena’nın kolundan tutundum. Birkaç adım attım fakat geri durdum.
İntikam isteyen o Deniz tekrar kapladı içimi.
Hırsla Eda’ya baktım.
“Son olarak…” birkaç adım atıp kırmızılaşmış bir tutam saçını kulağının arkasına attım. Daha sonra gözlerine baktım.
“Benim artık kaybedecek hiçbir şeyim yok… Kaybetmek istemediğim her şeyi sen elimden aldın. Şimdi…” kulağına yaklaştım. “Kendin yarattığın canavarı izle…”
Geri çekildiğimde korkuyla bakarak yutkunduğunu gördüm.
Bencede korkmalıydı.
Arkamı dönüp kapıya doğru ilerledim.
Bundan sonra ona yapacağım her şey, sadece bir rol olmayacaktı.
Küçükken beni kapattığı karanlık odada attığım çığlıkları ona attırmadan, o gün korktuğum kadar onu korkutmadan durmayacaktım.
Gün geldi, devran döndü.
Sana sözüm olsun Bodrum.
Deniz Soysal kimmiş herkes görecekti.
Özelliklede kendi ailemi bile benden soğutan o kız, çetesi ve diğerleri.
Onlara bu dünyada nefes aldırmayacaktım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

342okunma 16beğeni 13yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18