4. bölüm / 31
YEDİ SANİYE3.BÖLÜM
Bölümler 31Şu an: 3.BÖLÜM
- 1 1.BÖLÜM600 kelime
- 2 2.BÖLÜM345 kelime
- 3 3.BÖLÜM456 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4.BÖLÜM1.002 kelime
- 5 5.BÖLÜM834 kelime
- 6 6.BÖLÜM752 kelime
- 7 7.BÖLÜM1.079 kelime
- 8 8.BÖLÜM1.931 kelime
- 9 9.BÖLÜM1.367 kelime
- 10 10.BÖLÜM1.379 kelime
- 11 11.BÖLÜM924 kelime
- 12 12.BÖLÜM1.452 kelime
- 13 13.BÖLÜM1.220 kelime
- 14 14.BÖLÜM536 kelime
- 15 15.BÖLÜM1.080 kelime
- 16 16.BÖLÜM1.473 kelime
- 17 17.BÖLÜM1.351 kelime
- 18 18.BÖLÜM2.042 kelime
- 19 19.BÖLÜM1.046 kelime
- 20 20.BÖLÜM872 kelime
- 21 21.BÖLÜM860 kelime
- 22 22.BÖLÜM941 kelime
- 23 23.BÖLÜM1.137 kelime
- 24 24.BÖLÜM1.140 kelime
- 25 25.BÖLÜM975 kelime
- 26 26.BÖLÜM1.958 kelime
- 27 27.BÖLÜM1.002 kelime
- 28 28.BÖLÛM1.011 kelime
- 29 29.BÖLÜM898 kelime
- 30 🥀FİNAL🥀1.312 kelime
- 31 🌹TEŞEKKÜRLER🌹145 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
.......TEHLİKEYE YÜRÜMEK............
AREL
Elyndra'nın ormanları hakkında anlatılanların çoğuna inanmazdım.
Ağaçların geceleri fısıldadığına, gölgelerin insanları takip ettiğine, ormanın içine girenlerin yollarını kaybettiğine...
Ama şu an, karanlığın içinde ilerlerken fikrimi değiştirmeye başladığımı kabul etmek zorundaydım.
"Bir daha böyle bir görevi kabul edersek beni öldürün."
Arkamdan gelen Roan'ın sesiyle durdum.
"Bunu her tehlikeli görevden önce söylüyorsun."
"Hayır, bundan öncekilerde en azından nereye gittiğimizi biliyorduk."
Kieran alaycı bir şekilde güldü.
"Şu an da biliyoruz. İleri."
Roan ona ters ters baktı.
"Ne kadar zekice."
Elera'nın dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu. Veyra ise konuşmadan etrafı izliyordu.
Beşimiz günlerdir birlikte yolculuk ediyorduk.
Ve bu yolculuğun sonunda ne yapacağımızı hepimiz biliyorduk.
Bir prensesi öldürmek.
Onun gözlerini almak.
Sonra da bu krallıktan sağ çıkmaya çalışmak.
Kolay görünüyordu.
Tabii ki değildi.
Bir elimi pelerinimin yakasına götürerek durdum.
Diğerleri de hemen sustu.
"Ne oldu?" diye fısıldadı Elera.
Başımı hafifçe kaldırdım.
Uzakta...
Ağaçların arasından Elyndra Sarayı'nın kuleleri görünüyordu.
"Geldik."
Hepimiz aynı anda saraya baktık.
Kieran'ın yüzündeki alaycı ifade kayboldu.
"Şimdi geri dönmek için hâlâ zamanımız var."
Roan ona döndü.
"Sen mi söylüyorsun bunu?"
"Hayır. Sadece Elera'nın birazdan fikrini değiştirebileceğini düşündüm."
Elera kaşlarını kaldırdı.
"Fikrimi değiştirmeyeceğim."
"Emin misin?"
"Kieran."
"Ne?"
"Konuşmayı kes."
Roan kıkırdadı.
Veyra ilk kez konuştu.
"Muhafızlar."
Hepimiz sustuk.
Sarayın çevresinde devriye gezen birkaç muhafız vardı.
Arel olarak öne doğru eğildim ve diğerlerine baktım.
"Planı hatırlıyorsunuz."
Kieran başını salladı.
"Sessizce içeri gireceğiz."
"Prensesi bulacağız, diye devam etti Elera."
Roan omuzlarını gerdi.
"Ve işi bitirip çıkacağız."
Veyra'nın sesi karanlığın içinde yankılandı.
"Gözlerine bakmadan."
Hepimizin yüzündeki ifade değişti.
Görev verilmeden önce bize söylenen en önemli şey buydu.
Prenses Liyana'nın gözlerine bakmayacaktık.
Ne olursa olsun.
Kieran bana baktı.
"Gerçekten gözleriyle insanları kontrol edebildiğine inanıyor musun?"
"İnansak da inanmasak da, denemeyeceğiz."
Roan sessizce başını salladı.
Elera ise gözlerini saraydan ayırmadı.
"Bence bu görevin bize anlatılandan daha fazlası var."
Ona döndüm.
"Ne demek istiyorsun?"
"Beş kişiyiz. Bir krallığın prensesini öldürmek için sadece beş kişi göndermeleri normal değil."
Veyra ekledi:
"Çünkü bizim sıradan savaşçılar olmadığımızı biliyorlar."
Kısa bir sessizlik oldu.
Haklıydı.
Her birimiz farklı görevlerde birlikte savaşmıştık. Birbirimizi tanıyorduk. Güveniyorduk.
Ve belki de en büyük avantajımız buydu.
Başımı saraya doğru çevirdim.
"Bu gece bitecek."
Roan hafifçe güldü.
"Umarım dediğin gibi olur."
"Olacak."
Kieran yanıma yaklaştı.
"Bu kadar emin olmanı sağlayan ne?"
Bir süre cevap vermedim.
Sonra ona baktım.
"Başka seçeneğimiz yok."
Beşimiz yeniden yürümeye başladık.
Fakat ben henüz birkaç adım atmıştım ki ensimde garip bir his belirdi.
Sanki...
Biri bizi izliyordu.
Bir anda durdum.
"Arel?"
Elera'nın sesini duydum ama cevap vermedim.
Ormanın derinliklerine baktım.
Karanlıktan başka hiçbir şey yoktu.
Yine de içimdeki huzursuzluk geçmemişti.
Birileri bizi bekliyordu.
Ve nedense...
O kişinin bizi bulmak için acele etmediğini hissediyordum.
Sanki nereye gittiğimizi zaten biliyordu.
Ve ben o anda henüz farkında değildim.
Biz Elyndra'ya gizlice girdiğimizi sanıyorduk.
Oysa birileri, attığımız ilk adımdan beri bizi izliyordu.
Bölüm etkileşimi
